Altın Kural: HMK Madde 97 Eski Hale Getirme Talebinin Şekli

Hukuk davalarında mücbir bir sebeple (hastalık, kaza, doğal afet) kaçırılan bir sürenin telafisi için başvurduğumuz “Eski Hale Getirme” kurumunun (HMK m. 95) prosedürel şekli ve ispat eşiği bizzat HMK Madde 97 ile düzenlenmiştir. Yasa koyucu, mahkemelerin bu istisnai taleple oyalanmasını ve yargılamanın asılsız mazeretlerle sürüncemede bırakılmasını engellemek için çok katı bir “Aksiyon zorunluluğu” getirmiştir. Sadece “Hastaydım, belgeleri ekte sunuyorum, süreyi lütfen geri verin” diye verilen çok inandırıcı bir talep dilekçesi dahi esasa girilmeden anında reddedilir. Çünkü HMK 97. madde, mazeret bildiren o dilekçenin yanına mutlaka “Kaçırdığınız o işlemi / eylemi (Örn: temyiz dilekçesi, bilirkişi ücreti dekontu vb.)” fiilen eklemenizi emreder. Amacınız süreyi geri kazanıp “sonra” o işlemi yapmak değildir; işlemi “şimdi” yapıp mahkemenin işlemi geçmişe dönük kabul etmesini sağlamaktır.


HMK Madde 97: Kanun Metni

(1) Eski hâle getirme, dilekçeyle talep edilir. Dilekçede, talebin dayandığı sebepler ile bunların delil veya emareleri gösterilir. Süresinde yapılamayan işlemin de eski hâle getirme talebinde bulunmak için öngörülen süre içinde yapılması zorunludur.

6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi

Maddede, eski hâle getirme talebinin dilekçe ile yapılacağı belirtilmiş ve dilekçede özel olarak bulunması gereken hususlar gösterilmiştir. Ayrıca, süresinde yapılamayan işlemin de, eski hâle getirme süresi içinde yapılması öngörülmüştür. Süresinde yapılamayan işlem, şüphesiz eski hâle getirme talebiyle birlikte yapılabilir, buna bir engel yoktur; ancak, bu işlemin eski hâle getirme dilekçesiyle birlikte yapılması zorunlu olmayıp, onbeş günlük (yeni kanunla ‘iki hafta’) süre içinde olmak kaydı ile daha sonra yapılması da mümkündür. Bu durumda, talepte bulunan, işlemi yapmak için onbeş günlük süreye sahip hâle gelmektedir. Böylece, bir taraftan, işlemin yapılması için ilgiliye onbeş günlük süre tanınırken, diğer taraftan, eski hâle getirme talebinin kabulünden sonra, işlemin yapılabilmesi için tekrar bir süre verme zorunluluğu kaldırılarak, yargılamada çabukluk ilkesi gerçekleştirilmek istenmiştir.


Hukuki İncelemeler

Sadece Mazeret Değil, Delili (‘Emare’) de Dilekçede Sunulmalıdır

HMK Madde 97’nin ilk cümlesi, avukatların veya asillerin mahkemeye “sözlü” mazeret bildirmesini kesinlikle yasaklar; bu talep mutlak surette yazılı bir dilekçeyle yapılmalıdır. Dahası, “Ben hastanedeydim, komadaydım, depremde mahsur kaldım” şeklindeki beyanların hiçbir hukuki geçerliliği yoktur. Dilekçe verilip, hastane epikriz raporları, kamu kurumundan alınan afet belgesi veya emniyet tutanakları gibi “Delil veya hiç değilse Emareler” dilekçenin mutlaka ekinde olmak zorundadır. Mahkeme, delili olmayan hiçbir eski hale getirme talebinde, “dur ben ilgili hastaneye yazı yazıp araştırayım” şeklinde bir re’sen (kendiliğinden) araştırma yükümlülüğüne girmez; ispat yükü talep edendedir.

Avukat Görüşü: Kaçırılan İşlemin Bizzat İfası Katı Kuralı

Diyelim ki 2 haftalık temyiz süresinin son gününde çok ağır bir trafik kazası geçirdiniz ve komada yattınız. Bir ay sonra taburcu oldunuz (engel kalktı) ve eski hale getirme süreniz (2 hafta) işlemeye başladı. Bu 2 hafta içerisinde iyi bir dilekçe hazırladınız, hastane raporlarını ve polis tutanaklarını ekleyip mahkemeye sundunuz. Fakat yapılması lazım gelen istinaf, temyiz, ıslah vb. işlemi için harçları ikmal etmediniz. Talebiniz reddedilir! Neden? Çünkü HMK Madde 97 şunu emreder: O mazeret dilekçesini verdiğiniz 2 haftalık periyotta, “Kaçırmış olduğunuz o temyiz dilekçesini ve temyiz harçlarını” da bizzat dosyaya koymak zorundasınız. Hakim eski hale getirme talebini kabul ederse, size “Aferin seni haklı buldum, hadi şimdi sana temyiz dilekçeni yazman için süre veriyorum” demez. Hakim sadece geçmişte gecikmeli olarak dosyaya koyduğunuz o “Temyiz dilekçesinin zamanında verilmiş gibi kabul edilmesine” karar verir.


Öne Çıkan Yargıtay Kararları Özeti

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi Esas: 2020/1482, Karar: 2020/3594 (Aksiyon Yapılmadan Verilen Eski Hale Getirme Dilekçesinin Reddi)

ÖZET: İstinaf (BAM) kararı, davalı şirketin avukatına elektronik (e-tebligat) yolla tebliğ edilir. Avukat kararı süresinde temyiz eder ancak Yargıtay’a gitmesi için zorunlu olan nispi harcın ve posta pulunun çok küçük bir kısmını yatırır. Mahkeme eksik harcı tamamlaması için avukata e-tebligatla “Muhtıra” (Kesin Süre) gönderir. UYAP okundu bilgisinden avukatın o muhtırayı gördüğü anlaşılır ancak avukat o parayı verilen sürede yatırmaz. İş işten geçtikten sonra avukat dosyaya bir hastalık (doktor) raporu sunar ve hastalık nedeniyle süreyi kaçırdığını belirtip HMK m. 95 (eski hale getirme) talep eder.

Kararın Esası: Yargıtay, talebi iki şok edici gerekçeyle reddetmiştir: 1) UYAP ekranından e-tebligatı açıp okuyabilen bir hastanın, internet bankacılığından da o harcı yatırmaya engel “acze düşürücü” (mücbir sebep) nitelikte bir hastalığı olduğu kabul edilemez. 2) Hadi diyelim hastalık çok ağırdı; Avukat yasaya uymayarak büyük bir hata yapmış ve o süreyi eski hale getirmek için dilekçe sunarken, HMK m. 97 uyarınca “yatırmadığı o nispi harcı ve pulu” dilekçesiyle birlikte mahkeme veznesine yatırmamıştır! Kaçırılan işlem (para yatırma) eski hale getirme talebi esnasında fiilen yapılmadığı için, talebin esasa dahi girilmeden reddi gerekmiştir. Sonuç: Temyizden vazgeçilmiş sayılması.


HMK Madde 97 (Eski Hale Getirme Talebi) Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Eski hale getirme mazeret dilekçemi verdim ancak kaçırdığım bilirkişi ücretini henüz yatırmadım. Sürem daha dolmadı (2 Haftam bitmedi), yarın yatırsam olur mu?

Olur. HMK Madde 97 gerekçesinde de açıkça vurgulandığı üzere, kaçırılan işlemin (Örn: ücreti yatırmanın) eski hale getirme mazeret dilekçesiyle “aynı saniyede / aynı gün” yapılması şartı yoktur. Önemli olan, engelin kalkmasından itibaren işlemeye başlayan o kanuni 2 HAFALIK süre zarfında, “hem talebin (dilekçenin) hem de işlemin (para yatırmanın)” gerçekleştirilmesidir.

Mazeretimin çok haklı olduğunu mahkeme kalem müdürüne gösterdim, hakim bey de beni gördü, yine de yazılı dilekçe vermek zorunda mıyım?

Kesinlikle zorundasınız. HMK 97/1 uyarınca eski hâle getirme kurumu şekli bir müessesedir ve sadece usulüne uygun sunulan yazılı bir dilekçeyle (delilleriyle birlikte) Yargıtay veya ilgili derece mahkemesinin önüne getirilebilir. Mahkeme önünde sözlü beyanla bu mekanizma işletilemez.

Eski hale getirme talebime eklediğim hastane raporunu karşı taraf sahte olmakla suçluyor. Ne olacak?

Sizin HMK 97 uyarınca dosyaya koyduğunuz mazeret delilleriniz (emareler), birer kesin hüküm taşımaz. Karşı tarafın (veya bizzat mahkemenin yetkisiyle) bu raporların teyidi alınabilir, ilgili hastaneye veya emniyete yazı yazılarak raporun gerçekliği, kaza veya koma durumunun sizi o iddia edilen tarihlerde gerçekten kısıtlayıp kısıtlamadığı tespit edilir. Sahte raporla süre uzatımı alınmaya çalışılması hem davanın kaybedilmesine hem de TCK kapsamında “resmi/özel belgede sahtecilik” suçundan yargılanmanıza yol açar.


UYARI

Web sitemizde yayımlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka internet sitelerinde yayımlanması halinde derhal hukuki ve cezai süreç başlatılacaktır.

Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.

Sitemizde yer alan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Burada sunulan hiçbir bilgi, herhangi bir yasal veya profesyonel tavsiye niteliğinde değildir. Bu paylaşım, hiçbir şekilde avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Bu nedenle ziyaretçilerimizin, profesyonel ve resmi anlamda hukuki yardım almadan herhangi bir işlemde bulunmamaları önemle tavsiye olunur.