Süreyi Kaçıranlar İçin Son Şans: HMK Madde 95 Eski Hale Getirme

Hukuk yargılamasında süreler katıdır; acımaz, beklemez ve esnemez. Ancak hukuk sistemimiz aynı zamanda vicdanlıdır. Bir taraf, davasını kasten veya ihmal ederek değil de; ağır bir kaza geçirmesi, yolda mahsur kalması, yoğun bakıma alınması veya doğal afet gibi “elde olmayan sebepler” (mücbir sebep) yüzünden takip edemez ve o kesin süreyi kaçırırsa ne olacaktır? İşte HMK Madde 95, bizzat kanunun veya hakimin “kesin” dediği süreleri, kimsenin karşı koyamayacağı meşru mazeretler yüzünden kaçıran kişilere verilen “son ve telafi edici” bir şanstır. Buna Hukuk terminolojisinde Eski Hâle Getirme (restitutio in integrum) denir. Eğer bu talep kabul edilirse, kaçan süreniz yaşanmamış gibi size geri verilir. Ancak bu şansı kullanabilmenin altın kuralı: O hatayı kurtarabilecek “başka hiçbir hukuki çarenin/yolun” kalmamış olmasıdır.


HMK Madde 95: Kanun Metni

(1) Elde olmayan sebeplerle, kanunda belirtilen veya hâkimin kesin olarak belirlediği süre içinde bir işlemi yapamayan kimse, eski hâle getirme talebinde bulunabilir.

(2) Süresinde yapılamayan işlemle ulaşılmak istenen aynı sonuca, eski hâle getirme dışında, başka bir hukuki yoldan ulaşılabiliyorsa, eski hâle getirme talebinde bulunulamaz.

6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi

Elde olmayan bir sebeple, yani kusur olmaksızın gerçekleşen bir sebepten dolayı, kanunda belirtilen veya hâkim tarafından belirlenen kesin süre içinde yapılması gereken işlem yapılamazsa, eski hâle getirme yoluna başvurulabileceği kabul edilmiştir.

Maddede, 1086 sayılı Kanunun 166 ncı maddesinde olduğu gibi “bu kanun” şeklinde bir ifadeye yer verilmeyip, genel olarak “kanun” denildiği için, sadece Hukuk Muhakemeleri Kanununda değil, medenî yargılamaya ilişkin diğer kanunlarda belirlenen kesin sürelerin kaçırılması hâlinde de, eski hâle getirme yoluna başvurulabileceği kabul edilmiştir. Örneğin, aile mahkemeleri veya tüketici mahkemelerine ilişkin özel hükümlerle getirilen sürelerin elde olmayan sebeplerle kaçırılmış olması halinde de bu hükümler uygulanacaktır.

Maddenin ikinci fıkrasına göre, süresinde yapılamayan işlemle ulaşılmak istenen aynı sonuca bir başka hukukî yoldan ulaşılabiliyorsa, eski hâle getirme yoluna başvurulamayacaktır. Aslında bu hüküm, 1086 sayılı Kanunun 167 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan düzenlemenin, farklı bir açıdan yeniden düzenlenmiş şeklidir. Hükmün daha kolay anlaşılması ve uygulanması sağlanmak istenmiştir.


Hukuki İncelemeler

Hangi Durumlar “Elde Olmayan Sebep” Sayılır?

HMK Madde 95’teki ‘Elde Olmayan Sebep’, kişinin davasını ciddiye almamasından veya unutkanlığından tamamen bağımsız, karşı konulamaz fiziksel veya objektif engellerdir. Trafiğin her zamankinden biraz sıkışık olması, “avukatın çalar saatinin çalmaması”, ofisteki çalışanın unutması veya hafif bir nezle elde olmayan sebep SAYILMAZ (Bunlar kişisel ihmaldir). Ancak deprem (Örn: 6 Şubat depremi sonrası çıkartılan özel kararnameler), ani bir kalp krizi ile hastaneye kaldırılma, yolların çığ düşmesi yüzünden tamamen ulaşıma kapanması, kişinin ağır bir salgın (Covid-19) nedeniyle yasal karantinaya alınması tartışmasız elde olmayan sebepler (mücbir sebep) statüsündedir.

Avukat Görüşü: Alternatif Yollar Tükenmeden Eski Hale Getirme İstenemez

Eski hale getirme kurumu yargılamanın olağan akışını yırtan “istisnai” bir cerrahi müdahaledir. Bu nedenle HMK 95’in 2. fıkrası (Tali nitelik) şunu emreder: Eğer kaçırdığın o eylemi başka bir yasal formülle halledebiliyorsan bana gelme. Örneğin; bir belge sunma süresini kaçırdınız ancak o belge aslında karşı tarafın elinde olan bir belgeydi (HMK Belge ibrazı mekanizmasıyla istenebilecek) veya aynı süreyi kaçırdınız ancak karşı taraf açıkça kendi dilekçesinde ikrar (kabul) ederek sizi kurtardı. Eğer kaçırdığınız fırsata ulaşmanın alternatif bir yasal otoyolu (başka bir dava, feragat, ıslah vb.) mevcutsa mahkeme eski hale getirme talebinizi “ikincillik kuralı” gereği doğrudan reddedecektir.

Eski Hale Getirme Kurumu ‘Diğer’ Mahkemelerdeki Süreleri Kurtarır Mı?

Eski HUMK döneminde bu kavram sadece hukuk muhakemesindeki süreler için geçerli kabul edilirdi. Yeni HMK m. 95’in gerekçesi bu sınırı tamamen kaldırmıştır. Artık iş mahkemelerinde, aile mahkemelerindeki boşanma sürelerinde, hatta icra mahkemelerindeki şikayet sürelerinde ve Tüketici mahkemesindeki o özel hızlı prosedürlerin birinde dahi ağır bir kaza geçirdiğiniz için süreyi kaçırırsanız; HMK’ya yollama yapılarak “Eski hale getirme” talep edebilme hakkınız mevcuttur.


Öne Çıkan Yargıtay Kararları Özeti

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi Esas: 2022/8480, Karar: 2022/10783 (Covid-19 Pozitif Olduğu İçin Duruşmayı Kaçıran Tarafın Eski Hale Getirme Hakkı)

ÖZET: Bir hizmet tespiti davasında (İş Mahkemesi); davacı asil, peş peşe yapılan duruşmalara katılmaz. Davalı da onu takip etmediği için hakim, davanın “açılmamış sayılmasına” karar verir. Oysa davacı, kendi duruşma gününden (3 Mart 2022) tam bir gün önce (2 Mart’ta) Covid-19 virüsüne yakalanmış (PCR testi pozitif) ve devlet tarafından zorunlu izolasyona / karantinaya alınmıştır. Dışarı çıkması yasal olarak yasaktır. Davacı “açılmamış sayılma” kararını duyunca hemen elinde Sağlık Bakanlığı aşı/karantina belgeleriyle mahkemenin kapısını çalıp davasının devamını ister, ancak yerel mahkeme dinlemez.

Kararın Esası:  Yargıtay, ilk derece mahkemesinin bu katı kararını bozmuştur: “Davacının temyiz dilekçesi ekinde sunduğu belgeye göre tam duruşma günü öncesi PCR testinin pozitif çıktığı aşikârdır. Bu kişi bulaşıcı ve ölümcül bir pandemi hastalığına yakalanmış olup evden çıkma imkânı ‘elde olmayan sebeple’ engellenmiş durumdadır. Mahkemenin davacıyı doğrudan ekarte etmesi yerine, bu mazereti inceleyip HMK 95-101 (Eski Hale Getirme Kurumu) doğrultusunda eski hale getirme şartlarının varlığını tartışarak, davacının düşürülmüş davasını geri vermesi gerekirdi!”


HMK Madde 95 (Eski Hale Getirme Talebi) Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Eski hale getirme talebimi süreyi kaçırdıktan ne kadar zaman sonra yapabilirim? Sonsuza kadar hakkım var mı?

Hayır. HMK sistemi burada çok dikkatli davranmak zorundadır (Aksi takdirde yıllar sonra ‘ben komadaydım’ diyerek bitmiş davalar açılırdı). Engelin kalktığı tarihten (örneğin karantinadan çıktığınız, yoğun bakımdan odaya alındığınız ve aklınızın başınıza geldiği tarihten) itibaren kanun size 2 haftalık bir şans verir. Bu 2 hafta içinde mahkemeye başvurup durumu delilleriyle izah etmek zorundasınızdır (Bkz HMK. m. 96).

Avukatım duruşma saatini ajandasına yanlış kaydetmiş ve gittiğinde duruşmanın bittiğini öğrenmiş. Buradan eski hale getirme talebi çıkar mı?

Çıkmaz. Avukatın veya katibin işi takipteki organizasyonel hatası (ajanda hatası, unutkanlık, başka işin uzaması) HMK madde 95 anlamında “Elde olmayan” (Mücbir) bir sebep değildir. Bu durumda uğradığınız hak kaybından dolayı ancak avukatınıza karşı tazminat davası açabilirsiniz; mahkeme usulü “eski hale” getirmez.

Cüzdanım çalındı, param bitti, taksi bulamadım, bu yüzden saatinde delil avansını yatıramadım. Mazeret midir?

Ekonomik yetersizlikler, anlık hırsızlık vakaları veya ticari darboğaz (iflas dahi), kural olarak sürelerin kaçırılmasında Yargıtay tarafından “elde olmayan sebep” bağlamında yeterli görülmemektedir (Özellikle Adli Yardım şartlarının bulunmadığı spesifik ihtimallerde). Eski hale getirme kurumu daha çok ağır fiziki, tıbbi ve doğa kaynaklı imkansızlıklar için çalışır.


UYARI

Web sitemizde yayımlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka internet sitelerinde yayımlanması halinde derhal hukuki ve cezai süreç başlatılacaktır.

Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.

Sitemizde yer alan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Burada sunulan hiçbir bilgi, herhangi bir yasal veya profesyonel tavsiye niteliğinde değildir. Bu paylaşım, hiçbir şekilde avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Bu nedenle ziyaretçilerimizin, profesyonel ve resmi anlamda hukuki yardım almadan herhangi bir işlemde bulunmamaları önemle tavsiye olunur.