Dava Dilekçesinin Davalıya Tebliği ve Cevap Süresi (HMK Madde 122)
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 122. maddesi, bir davanın açılmasından sonraki ilk ve en kritik usuli işlemi düzenler: Dava dilekçesinin davalıya tebliği. Yargılamada “silahların eşitliği” ve “hukuki dinlenilme hakkı” (HMK m. 27) ilkelerinin hayata geçmesi, davalının kendisine karşı açılan davadan usulüne uygun şekilde haberdar edilmesine bağlıdır. Dava dilekçesi mahkemece tebliğe çıkarılır ve asıl önemlisi, tebliğ zarfının üzerinde davalının “iki hafta içinde davaya cevap verebileceği” ihtarı mutlaka yer alır. Bu ihtarı içeren tebligatın davalıya ulaşmasıyla birlikte hem davanın davalıya yöneltilmesi işlemi tamamlanır hem de hak düşürücü nitelikteki iki haftalık yasal cevap süresi işlemeye başlar.
HMK Madde 122: Kanun Metni
MADDE 122- (1) Dava dilekçesi, mahkeme tarafından davalıya tebliğ edilir. Davalının iki hafta içinde davaya cevap verebileceği tebliğ zarfında gösterilir.
6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi
Madde ile, cevap süresi, Kanun tarafından düzenlenmiş kesin bir süre hâline getirilmiştir. Böylece, cevap süresinin kanunî cevap süresinden daha uzun bir müddet olarak davacı tarafından belirlenebilmesi esasından vazgeçilmiştir. Cevap süresinin onbeş güne çıkarılması (Not: TBMM Komisyonunda iki hafta olarak değiştirilmiştir) ile davalı tarafın hak arama özgürlüğünü daha geniş bir süre içinde kullanması amaçlanmıştır.
Adalet Komisyonu Değişiklik Gerekçesi
Tasarının 127 nci maddesinde geçen “onbeş gün” ibaresi, sürelerin hesabında kolaylık sağlanması ve uygulamadan kaynaklanan sorunların giderilmesi amacıyla “ iki hafta” olarak değiştirilmiş ve madde teselsül nedeniyle 128 inci (yasalaşan metinde 122 nci) madde olarak kabul edilmiştir.
Hukuki İncelemeler
Mahkeme Tarafından Tebliğ ve Hukuki Dinlenilme Hakkı
HMK m. 122 uyarınca tebligat, tarafların kendi aralarında yapabileceği bir işlem değil, mahkemenin resmi bir işlemidir. Mahkeme bu tebliği Tebligat Kanunu (m. 10 vd.) ve Tebligat Yönetmeliği hükümlerine göre yapar. Usulüne uygun yapılmayan bir tebligat (örneğin mernis adresine doğrudan 21/2 yapılması veya vekil varken asile tebligat çıkarılması), davalının savunma hakkını kısıtlayacağından yargılamanın ilerleyen aşamalarında ağır usul ihlali (mutlak bozma sebebi) sayılır.
Tebliğ Zarfındaki “İki Haftalık İhtar”ın Önemi
Kanun koyucu, davalının hukuki süreçleri bilmeyebileceğini öngörerek mahkemeye özel bir yükümlülük yüklemiştir: Tebliğ zarfının üzerinde, dava dilekçesinin eklendiği ve davalının “iki hafta içinde cevap verebileceği” açıkça matbu olarak yazmalıdır. Eğer tebliğ zarfında bu yasal uyarı (ihtarat) yoksa, davalı süreleri kaçırsa dahi sırf bu eksiklik sebebiyle hak kaybına uğratılamaz; zira mahkeme yasadan kaynaklanan aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmemiştir.
Uzman Avukat Görüşü: 2 Haftalık Sürenin Hesaplanması ve Başlangıcı
Davalının en çok mağduriyet yaşadığı konu 2 haftalık cevap süresinin hesabıdır. HMK m. 92 uyarınca, süre hafta olarak belirlenmişse, başladığı güne son haftada karşılık gelen günün tatil saatinde biter. Süre, tebligatın yapıldığı günün ertesi günü işlemeye başlar. Örneğin; tebligat Salı günü yapılmışsa, süre Çarşamba günü başlar ve iki hafta sonraki Salı günü mesai bitiminde sona erer. Eğer son gün resmi tatile (örneğin bayrama veya hafta sonuna) denk gelirse, süre takip eden ilk iş günü mesai bitimine kadar uzar (HMK m. 93). Tarafların bu hesaplamada Tebligat Kanunu kurgularını (özellikle e-tebligatta 5. günün sonunda okunmuş sayılma kuralını) çok dikkatli uygulamaları gerekmektedir.
Öne Çıkan Yargıtay Kararları Özeti
Sitenizin ilgili sayfasında yer alan emsal Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarının HMK 122 prensipleri ve usul hukuku bağlamındaki özetleri:
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Esas: 2017/144, Karar: 2021/834 (Usulüne Uygun Tebligat ve Savunma Hakkının Düşmesi)
ÖZET: Hukuk Genel Kurulu’nun bu kararında; mahkemece davalıya usulüne uygun şekilde dava dilekçesi tebliğ edilmesine rağmen, davalının yasal “iki haftalık” sürede cevap dilekçesi vermemesi halinin sonuçları irdelenmiştir.
Kararın Esası: Karara göre; dava dilekçesi HMK m. 122 uyarınca tebliğ edilen davalı, iki haftalık süresi içinde cevap vermezse HMK m. 128 gereği davanın temelini oluşturan vakıaları tamamen inkâr etmiş sayılır. Ancak bu durum, davalıya sonradan (örneğin tahkikat veya bilirkişi aşamasında) “yeni bir vakıa” (somut olayda: “zaten mandalinalar bozuktu” savunması) ileri sürme hakkı vermez. Zira süresinde cevap dilekçesi vermeyerek yasal hakkını kullanmayan davalının sonradan yeni vakıalar ileri sürmesi savunmanın genişletilmesi yasağına (HMK m. 141) tabidir. Usulüne uygun tebligat, hak düşürücü sürelerin acımasızca işlemesini başlatır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Esas: 2019/231, Karar: 2020/487 (Dava Şartları ve Görev İtirazı)
ÖZET: Haksız haciz işlemine dayalı tazminat talepli bu dava, mutlak/nispi ticari dava kavramları ile “Asliye Hukuk mu Asliye Ticaret Mahkemesi mi görevlidir?” uyuşmazlığına ilişkindir.
Kararın Esası: Yargıtay HGK, davacının dava dilekçesini Asliye Hukuk Mahkemesine vermesi üzerine başlayan süreçte, davanın her iki tarafının da tacir olması ve uyuşmazlığın ticari işletmeden kaynaklanması (nispi ticari dava) nedeniyle görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna hükmetmiştir. Bu karar, dava dilekçesi tebliğ edildikten sonra (HMK m. 122) davalının süresi içinde yapacağı en önemli savunmalardan birinin de “görev” ve “yetki” gibi dava şartı ve ilk itirazlar (HMK m. 114, 116) olduğunu göstermektedir.
HMK Madde 122 (Dava Dilekçesinin Tebliği) Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Dava dilekçesi elime ulaştı, 2 haftalık süre ne zaman başlar?
Süre, tebligat evrakını PTT memurundan teslim aldığınız (veya muhtara bırakıldığı) günün ertesi günü işlemeye başlar. İki hafta sonraki aynı günün mesai bitiminde sona erer. Son gün tatile rastlarsa, takip eden ilk iş gününe uzar.
E-Tebligat (UETS) ile gelen dava dilekçelerinde süre nasıl hesaplanır?
UETS sistemine gönderilen e-tebligatlarda kural şudur: Tebligat, sisteminize düştüğü tarihi izleyen 5. günün sonunda yapılmış sayılır (Tebligat Kanunu m. 7/a). Dolayısıyla 2 haftalık cevap süreniz, bu 5 günlük sürenin dolduğu günden sonraki gün işlemeye başlar. (Ancak tebligatı ilk gün açıp okusanız bile 5 günlük kural lehinize işlemeye devam eder).
İki haftalık sürede cevap dilekçemi yetiştiremiyorum, ne yapmalıyım?
Davanın konusu veya evrakların çokluğu nedeniyle iki hafta içinde cevap hazırlamak çok zor veya imkânsız ise, bu iki haftalık süre dolmadan önce mahkemeye başvurarak (HMK m. 127) “ek cevap süresi” talep etmelisiniz. Mahkeme uygun görürse bir defaya mahsus ve 1 ayı geçmemek üzere size ek süre verecektir.
Dava dilekçesi muhtara bırakılmış ama haberim olmadı, süreyi kaçırdım. Ne olacak?
Tebligat Kanunu m. 21/1 veya 21/2 uyarınca usulüne uygun olarak muhtara yapılan tebligatlar geçerlidir ve haberiniz olmasa dahi 2 haftalık cevap süreniz işlemeye başlar. Ancak kapınıza ihbarname yapıştırılmamışsa veya usulsüz bir işlem varsa, durumu öğrendiğiniz tarihten itibaren “usulsüz tebligat şikayeti” ile tebliğ tarihinin düzeltilmesini talep etmeniz gerekir.
UYARI
Web sitemizde yayımlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka internet sitelerinde yayımlanması halinde derhal hukuki ve cezai süreç başlatılacaktır.
Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.
Sitemizde yer alan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Burada sunulan hiçbir bilgi, herhangi bir yasal veya profesyonel tavsiye niteliğinde değildir. Bu paylaşım, hiçbir şekilde avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Bu nedenle ziyaretçilerimizin, profesyonel ve resmi anlamda hukuki yardım almadan herhangi bir işlemde bulunmamaları önemle tavsiye olunur.