Kanuni Kesin Süreler: HMK Madde 90 Sürelerin Belirlenmesi
Hukuk yargılamasında “Zaman” en acımasız ve en belirleyici kavramdır. Haklı olmanız tek başına yetmez, haklılığınızı “süresi içinde” ileri sürmeniz gerekir. HMK Madde 90, yargılamadaki süre rejiminin kalbidir ve sürelerin kaynağını ikiye ayırır: Kanuni Süreler ve Hakimin Belirlediği Süreler. Kanunun bizzat koyduğu süreler (örneğin 2 haftalık cevap süresi, 2 haftalık istinaf süresi) değiştirilemez. Hakimin bu süreleri kendi kafasına göre 10 güne düşürme veya 20 güne çıkarma yetkisi -kanundaki istisnai zorunluluk halleri (örneğin HMK m.314) haricinde- yoktur. Ancak yargılamanın akışı içerisinde kanunun sessiz kaldığı operasyonel noktalarda (örneğin bilirkişi ücretini yatırma süresi) süreyi hakimin kendisi takdir eder. İşte hakim, kendi yarattığı bu sürelerde esneme payına sahiptir; eğer tarafın haklı ve gerçekten ikna edici bir mazereti varsa, hakim bu süreyi baştan artırabilir ya da sonradan uzatabilir.
HMK Madde 90: Kanun Metni
(1) Süreler, kanunda belirtilir veya hâkim tarafından tespit edilir. Kanunda belirtilen istisnai durumlar dışında, hâkim kanundaki süreleri artıramaz veya eksiltemez.
(2) Hâkim, kendisinin tespit ettiği süreleri, haklı sebeplerle artırabilir veya eksiltebilir; gerekli gördüğü takdirde, bu konudaki kararından önce tarafları da dinler.
6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi
1086 sayılı Kanunun 159 uncu madde metni dil yönünden güncelleştirme yapılarak ve madde iki fıkraya ayrılarak yeniden düzenlenmiştir. Birinci fıkrada, sürelerin kanunda belirtileceği veya hâkim tarafından tespit edileceği kuralı benimsenmiştir. Kanunda belirtilen istisnalar dışında sürelerin, hâkim tarafından artırılıp eksiltilemeyeceği açıklıkla belirtilmiştir. Maddenin ikinci fıkrasındaki düzenlemeye göre ise hâkim, kendi tespit ettiği süreleri, haklı sebepler varsa artırıp, eksiltebilecek ve bu konudaki kararını vermeden önce gerekli görürse tarafları da dinleyebilecektir.
Hukuki İncelemeler
Kanuni Süreler ile Hakimin Verdiği Süreler Arasındaki Kopuş
HMK sistematiğinde bir sürenin niteliğini tespit edebilmek hayati önem taşır. Eğer o süre (Cevap dilekçesi verme süresi, temyiz süresi vb.) bizzat Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından yasa metninde “Şu kadar gündür” şeklinde yazılmışsa, bu süre “Kesin Süre”dir. Hakim mazeretiniz ne kadar inandırıcı olursa olsun, “Sen çok mağdurmuşsun sana 3 gün daha temyiz süresi veriyorum” diyemez. Ancak, hakim dosyayı incelerken “Bana eksik olan x belgesini getirmek için tarafa 2 haftalık kesin süre verilmesine” diyorsa, bu Hakimin Belirlediği Süredir. HMK M. 90/2 bu sürelere nefes aldırır. Taraflar, o 2 haftalık sürede belgeyi kurumlardan toplayamayacaklarını ispat ederlerse (“haklı sebep”), hakim süreyi uzatma kararı alabilir.
Uzman Avukat Görüşü: Hakimin Süresini Uzatabilmek Mümkün Mü?
Mahkemede en sık yapılan hata, hakimin tutanağa geçirdiği “kesin süreyi” kaçırdıktan SONRA uzatma (ek süre) talep etmektir. HMK Madde 90/2 hakime “Kendi verdiğin süreyi eksiltip artırabilirsin” yetkisi vermişse de bu sınırsız değildir. Yargıtay’ın istikrar kazanmış içtihadına göre; hakimin vermiş olduğu süre dolmadan “Makul mazeretle” süre uzatım talep etmelisiniz. Eğer hakim süre bitmeden karar vermese bile, sürenin dolmasından önce verilen dilekçe iyi niyetli kabul edilip incelenir. Ancak süre bittikten sonra “Hakim bey benim hastam vardı getiremedim, ek süre verin” derseniz, hakim yetkisine rağmen bunu reddedecektir, zira hakkınız o an itibariyle (“kesin süre” kuralı gereği) düşmüştür. Süre rejiminde her şey dakik saatler ile çalışır.
Öne Çıkan Yargıtay Kararları Özeti
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (HGK) Esas: 2021/30, Karar: 2022/663 (Kanuni Sürenin Başlangıcı “Öğrenme” ile midir “Tebligat” ile midir?)
ÖZET: Taraflar arasındaki tazminat davasında mahkeme kararını vermiş ve kararın gerekçesine bir taraf (davacı vekili) UYAP üzerinden gizlice girip bakıp öğrenmiştir. Üstelik kararı alıp icraya da koymuştur. Ardından haftalar sonra mahkeme bu kararı zarfta usulünce postayla (tebligatla) göndermiştir. Davacı, bu tebligat geldikten sonra “süresi içinde” (2 haftalık kanuni süre) İstinaf (itiraz) başvurusu yapmıştır. İstinaf Mahkemesi şuna takılmıştır: “Avukat Bey, siz kararı haftalar önce UYAP’tan zaten almış ve icraya da koymuşsunuz (öğrenmişsiniz). Kanuni süre o ‘öğrenme’ gününüzde başlamıştı, kâğıt tebligatı beklediğiniz için artık süre kaçtı, istinaf davanızı süre aşımından (HMK 90 ve devamı) usulden reddediyoruz” demiştir.
Kararın Esası: Direnme kararının önüne geldiği Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, hukuk güvenliği adına çok kritik bir çizgi çekmiştir. “HMK madde 90 ve devamındaki sürelerin başlangıcı, UYAP’tan görmeye veya haberdar olmaya (öğrenmeye) değil, resmi tebligata bağlıdır.” Hakimlerin ve mahkemelerin kanun tarafından belirlenen “tebliğ” işlemini es geçerek, avukatın UYAP’taki işlem hareketlerinden tarih çıkarıp “kanuni hak düşürücü süreyi” erken başlatamayacağına, dolayısıyla davanın süre aşımından usulden reddinin hatalı olduğuna hükmederek İstinaf Mahkemesinin davasını BOZMUŞTUR.
HMK Madde 90 (Sürelerin Belirlenmesi) Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Hakim istinaf süresimi veya temyiz başvurusu süresini uzatabilir mi?
Kesinlikle hayır. HMK 345 ve devamında sayılan istinaf ve temyiz başvuru süreleri bizzat “Kanunla” getirilen sürelerdir (Örneğin 2 haftadır). HMK Madde 90/1 çok açıktır: Hakim kanundaki süreleri artıramaz ve eksiltemez. Mazeretiniz ne kadar büyük olursa olsun kanuni süre kaçırıldığında hakim size özel o kanunu değiştiremez. (Eski hale getirme kurumunun aşırı zor şartları saklı kalmak kaydıyla).
Hakim “bilirkişi ücretini 1 hafta içinde yatırın” dedi ama param yok. Ek süre isteyebilir miyim?
Evet isteyebilirsiniz. Kanunda bilirkişi masrafının “1 hafta içinde yatırılacağına” dair emredici bir gün rakamı yoktur; gün rakamını “Hakim” davanın selametine göre kendisi tayin etmektedir (Bkz: HMK m. 90/2). Dolayısıyla, hakimin kendisinin verdiği bu süreyi, henüz “Süre dolmadan önce” mazeretinizi somut delille sunarak (Örneğin; maaş günümün gelmesine daha 10 gün var) dilekçeyle, “süre uzatımı / ek süre” olarak talep etme hakkınız vardır. Takdir yetkisi ile ek süre verilebilir.
Hakim, bana ‘kesin süre’ verdiğini nasıl hissettirmelidir?
Hakim süre tayin ederken, o sürenin hukuki sonuçlarını da belirtmek zorundadır. Yargıtay kararlarına göre hakim “1 haftalık kesin süre verilmesine, bu süre içerisinde işlem yapılmazsa o eylemi yapma ve delilden yararlanma hakkından vazgeçmiş sayılacağının kendisine ihtar edilmesine…” şeklinde uyarıda bulunmadan sadece “Süre verilmesine” yazarsa, o süre teknik olarak “Hak düşürücü cezai kesin süre” hükmünde sayılmayacaktır.
UYARI
Web sitemizde yayımlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka internet sitelerinde yayımlanması halinde derhal hukuki ve cezai süreç başlatılacaktır.
Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.
Sitemizde yer alan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Burada sunulan hiçbir bilgi, herhangi bir yasal veya profesyonel tavsiye niteliğinde değildir. Bu paylaşım, hiçbir şekilde avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Bu nedenle ziyaretçilerimizin, profesyonel ve resmi anlamda hukuki yardım almadan herhangi bir işlemde bulunmamaları önemle tavsiye olunur.