HMK Madde 115: Dava Şartlarının İncelenmesi ve Usulden Red Kararı
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 115. maddesi, bir önceki maddede (HMK 114) sayılan dava şartlarının mahkemece nasıl ve ne zaman inceleneceğini düzenler. Türk medeni usul hukukunda dava şartları, davanın esasına girilebilmesi için bulunması zorunlu ön koşullardır. Bu nedenle HMK 115, mahkemeye bu şartların tam olup olmadığını yargılamanın her aşamasında re’sen (kendiliğinden) araştırma yükümlülüğü getirmiştir. Eğer bir dava şartı eksikliği tespit edilirse ve bu eksiklik sonradan giderilebilecek nitelikteyse (örneğin vekâletname sunulmamış olması veya gider avansının yatırılmamış olması), mahkeme davacıya bu eksikliği gidermesi için kesin süre verir. Eksiklik verilen sürede tamamlanmazsa veya eksikliğin baştan itibaren giderilmesi hukuken mümkün değilse (örneğin ortada kesin hüküm veya derdestlik varsa), mahkeme davayı esastan değil, usulden reddeder.
HMK Madde 115: Kanun Metni
(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.
(2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.
(3) Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez.
6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi
Maddenin birinci fıkrasında, dava şartlarının mevcut olup olmadığı hususunun, davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden gözetilebileceği; taraflarca da bu bağlamdaki eksikliğin her zaman ileri sürülebileceği açıkça vurgulanmıştır. Genel dava şartlarının inceleme sırasının ne olacağı hususu ise pozitif bir düzenlemeye elverişli bir nitelik taşımaması sebebiyle, tümüyle doktrin ve yargı uygulamasına bırakılmıştır. Maddenin ikinci fıkrasında, mahkemenin dava şartı noksanlığını tespiti hâlinde, vereceği kararın usule ilişkin bir nihaî karar olan davanın usulden reddi kararı olacağı hususu vurgulanmış; dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise usul ekonomisi ilkesine uygunluk sağlanabilmesi için, hâkimin usulden ret kararı vermeden önce, eksikliğin tamamlanması yönünde ilgilisine kesin süre vermesi esası benimsenmiştir. Maddenin üçüncü fıkrasında ise davanın esasına girilmesinden önce, dava şartı noksanlığının fark edilmemiş; taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmiş ise usul ekonomisi ilkesine uygunluk sağlanması açısından, artık başlangıçtaki dava şartı noksanlığından dolayı davanın usulden reddedilmemesi gerektiği hususu açıkça hüküm altına alınmıştır.
Hukuki İncelemeler
Dava Şartlarının Re’sen İncelenmesi ve İncelenme Zamanı
HMK m. 115/1 hükmüne göre mahkeme, dava şartlarının tam olup olmadığını davanın başından sonuna kadar kendiliğinden (re’sen) incelemekle yükümlüdür. Kural olarak, dava şartları öncelikle davanın ön inceleme aşamasında (HMK m. 137 uyarınca) incelenip karara bağlanmalıdır. Ancak, ön incelemede gözden kaçan bir dava şartı eksikliği tahkikat (duruşmalar), sözlü yargılama ve hatta kanun yolu (istinaf/temyiz) aşamalarında da tespit edilip karar verilebilir. Tarafların da dava şartı eksikliğini bildirmesi belirli bir süreye (örneğin cevap dilekçesi süresine) tabi değildir; dava sonuçlanıncaya kadar her zaman ileri sürülebilir.
Giderilebilir ve Giderilemez Dava Şartı Eksiklikleri
HMK m. 115/2, mahkemenin dava şartı eksikliği karşısında nasıl davranması gerektiğini açıkça iki ihtimale ayırmıştır:
- Giderilmesi Mümkün Olmayan Eksiklikler: Şayet eksik olan dava şartının sonradan tamamlanması hukuken veya fiilen imkânsız ise (Örneğin, aynı davanın daha önce başka bir mahkemede açılmış olması (derdestlik) veya daha önce kesin hükme bağlanmış olması), mahkeme hiçbir süre vermeden davayı doğrudan usulden reddeder.
- Giderilmesi Mümkün Olan Eksiklikler: Şayet eksiklik tarafın yapacağı bir işlemle sonradan tamamlanabiliyorsa (Örneğin, gider avansının yatırılmamış olması, avukatın vekâletnamesinin sunulmamış olması veya taraf ehliyetindeki geçici bir eksiklik), mahkeme davacıya bu eksikliği gidermesi için kesin bir süre (genellikle 2 hafta) verir. Kesin süreye rağmen eksiklik giderilmezse, dava usulden reddedilir.
HMK 115/3 Kapsamında “Dava Şartı Noksanlığının Sonradan Giderilmesi” İstisnası
Kanun koyucu, usul ekonomisi (yargılamanın gereksiz yere uzatılmaması) ilkesi gereği önemli bir istisna getirmiştir. Şayet davanın başında bir dava şartı eksikliği (örneğin tarafın dava ehliyeti yokken) varken bu durum mahkemece veya taraflarca fark edilmemiş, yargılamaya devam edilmiş ve hüküm verilme anına kadar bu eksiklik kendiliğinden ortadan kalkmışsa (örneğin davanın tarafı ergin olmuşsa), mahkeme sırf “davanın başında eksiklik vardı” diyerek davayı usulden reddedemez. Hüküm anındaki güncel durum esas alınarak davanın esası hakkında karar verilir.
Avukat Görüşü: Hukuki Yarar Yokluğu Nedenine Dayalı Usulden Ret
HMK m. 114 kapsamında “hukuki yarar” bir dava şartı olup, yokluğu halinde HMK m. 115/2 gereğince dava esastan değil, usulden reddedilir. Aşağıda özeti verilen Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında da görüleceği üzere, bankanın kredi kullananın ölümü sonrasında, poliçedeki sigorta şirketine karşı tüm yasal yolları tüketmeden doğrudan mirasçılara takip ve dava açmasında “güncel bir hukuki yararı” bulunmamaktadır. Bu tür durumlarda davanın (henüz şartları olgunlaşmadan) erken açılmış bir dava olduğu kabul edilir. Erken açılan davalar esastan reddedilmez (yani davacının hakkı tamamen ortadan kalkmaz); hukuki yarar yokluğundan (dava şartı yokluğundan) usulden reddedilir. Usulden ret kararı maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmediğinden, davacı hukuki yarar şartını sağladıktan (sigorta şirketine başvuru yollarını tükettikten) sonra davayı yeniden açabilir.
Öne Çıkan Yargıtay Kararları Özeti
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Esas: 2021/416, Karar: 2022/1767 (Krediye Bağlı Hayat Sigortasında Mirasçılara Karşı Erken Açılan Dava ve Hukuki Yarar Yokluğundan Usulden Ret)
ÖZET: Davacı banka, kredi borçlusunun ölümü sonrasında ödenmeyen kredi bakiye borcunun tahsili amacıyla ölenin mirasçılarına karşı icra takibi başlatmış, itiraz üzerine itirazın iptali davası açmıştır. Kredi çekilirken bankanın dain ve mürtehin (rehin alacaklısı) olduğu bir hayat sigortası poliçesi yapılmıştır. Banka, mirasçılara takip başlatmadan önce sigorta şirketine başvurmuş, ancak sigorta şirketi “kredi çekenin kanser hastalığını gizlediğini ve ölümünün bu nedenle olduğunu” belirterek ödeme yapmayı reddetmiştir. Bunun üzerine banka, doğrudan mirasçılara yönelmiştir.
İlk Derece Mahkemesi: Ölüm ile kanser hastalığı arasındaki illiyet bağının tam kurulamadığı ve mirasçıların “öncelikle sigortaya gidilmesi” itirazlarının haklı olduğu gerekçesiyle davayı reddetmiştir.
Kararın Esası (Yargıtay HGK): Krediye bağlı hayat sigortalarında banka, poliçenin asli alacaklısı konumundadır. Rizikonun (ölümün) gerçekleşmesi hâlinde bankanın öncelikle sigorta bedelini tahsil etmek için sigorta şirketine karşı hukuki yolları (dava açma vb.) sonuna kadar tüketmesi zorunludur. Sigorta şirketi “hastalığı gizledi” diyerek ödeme yapmaktan kaçınsa dahi, banka bu iddianın haklı olup olmadığını sigortaya açacağı davada tespit ettirmelidir. Bu yollar tüketilmeden doğrudan mirasçılara karşı açılan dava erken açılmış dava niteliğindedir. Vadesi gelmemiş veya koşulları olgunlaşmamış alacaklar için dava açmakta davacının (bankanın) “hukuki yararı” yoktur. Bu nedenle mahkemece davanın esastan değil, HMK m. 114/1-h ve 115/2 uyarınca hukuki yarar (dava şartı) yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekir.
HMK Madde 115 (Dava Şartlarının İncelenmesi) Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Dava şartı eksikliği davanın her aşamasında ileri sürülebilir mi?
Evet. HMK 115/1 uyarınca dava şartı noksanlığı sadece ilk itirazlar gibi cevap dilekçesiyle sunulmak zorunda değildir. Mahkeme bunu kendiliğinden incelemekle yükümlüdür ve taraflar da hüküm kesinleşinceye kadar (istinaf ve temyiz aşamaları dâhil) davanın her aşamasında bu eksikliği ileri sürebilirler.
Mahkeme dava şartı eksikliğini tespit ederse hemen davayı reddeder mi?
Bu durum, eksikliğin giderilebilir nitelikte olup olmadığına bağlıdır. HMK 115/2’ye göre eğer eksiklik sonradan tamamlanabilecek bir eksiklikse (örneğin gider avansının tamamlanması), mahkeme hemen ret kararı vermez; tarafa eksikliği gidermesi için kesin süre verir. Süre içinde eksiklik giderilmezse davayı usulden reddeder. Giderilmesi imkânsız bir eksiklik (kesin hüküm gibi) varsa doğrudan reddeder.
Dava usulden reddedilirse yeniden dava açılabilir mi?
Evet. Usulden ret kararları “maddi anlamda kesin hüküm” oluşturmaz. Örneğin eksik harç veya vekâletname sunmama sebebiyle dava usulden reddedilmişse, usuli eksiklikler tamamlandıktan sonra aynı dava (zamanaşımı ve hak düşürücü sürelere dikkat edilerek) yeniden açılabilir.
Dava şartı eksikliği sonradan giderilmişse yine de ret kararı verilir mi?
Hayır. HMK 115/3 uyarınca, başlangıçta var olan ancak mahkeme veya taraflarca fark edilmeyen bir dava şartı eksikliği, kararın verileceği (hüküm) anında kendiliğinden giderilmişse veya tamamlanmışsa, artık mahkeme “en başta eksiklik vardı” diyerek usulden ret kararı veremez.
UYARI
Web sitemizde yayımlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka internet sitelerinde yayımlanması halinde derhal hukuki ve cezai süreç başlatılacaktır.
Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.
Sitemizde yer alan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Burada sunulan hiçbir bilgi, herhangi bir yasal veya profesyonel tavsiye niteliğinde değildir. Bu paylaşım, hiçbir şekilde avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Bu nedenle ziyaretçilerimizin, profesyonel ve resmi anlamda hukuki yardım almadan herhangi bir işlemde bulunmamaları önemle tavsiye olunur.