Kendiliğinden İnceleme ve Araştırma Yükümlülüğü: HMK Madde 86 Teminat Kararı

Hukuk davalarında teminat gösterilmesi ihtimali, yalnızca davalı tarafın talep etmesi kaydıyla işleyen lüks bir kural değildir. Çünkü usul hukukumuzda “Teminat gösterme yükümlülüğünün yerine getirilmesi”, davanın esasına girilebilmesi için şart olan temel “Dava Şartlarından” (Bkz. HMK m. 114) biridir. HMK Madde 86, dava şartlarının doğası gereği mahkemenin (hakimin) önüne düşen bir dosyada teminat ihtimalini “kendiliğinden (re’sen)” değerlendirmesi gerektiğini emreder. Ancak bu emredici yetki, hakime “her yabancıdan veya her iflas edenden ezbere teminat iste” yetkisi vermez. Maddenin devamında, hakime teminat tutarını belirmeden veya zorunlu tutmadan önce tarafları dinlemesi tavsiye edilmiş, böylece “Türkiye’de malvarlığının olması” yahut “Ülkeler arası anlaşmalar sayesinde muafiyet” gibi (HMK 85 vb.) hassas filtrelerin işletilmesine olanak sağlanmıştır.


HMK Madde 86: Kanun Metni

(1) Yargılama giderlerini karşılayacak teminata, mahkemece kendiliğinden karar verilir. Hâkim, teminat kararı vermeden önce tarafları veya müdahale talebinde bulunan kişiyi dinleyebilir.

6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi

Maddede yer alan düzenlemeyle, dava açılması hâlinde yargılama giderlerini, davacı yanında fer’î müdahil sıfatıyla yer alma hâlinde ise müdahale giderlerini karşılayacak olan teminata mahkemece re’sen karar verileceği; hâkimin bu konuda karar almadan önce, sağlıklı ve doğru bir değerlendirme yapabilmesini mümkün kılmak amacıyla tarafları ve müdahale isteminde bulunanı dinleyebileceği hususu hüküm altına alınmıştır. Hâkime teminat konusunda re’sen karar verme yetkisinin tanınmasının temelinde, teminat kararının gereğinin yerine getirilmesinin, “Dava şartları” başlıklı 119 uncu (Yasalaşan metinde madde 114’tür) maddenin (ğ) bendinde dava şartı sayılması yatmaktadır.


Hukuki İncelemeler

Teminat Kararının Re’sen (Kendiliğinden) Verilmesi Nedir?

HMK kapsamında bir şeyin “re’sen” yapılması, karşı taraf (davalı) bunu hiç talep etmese, dilekçesinde unutsa veya avukatı bilmese bile Hakimin bu durumu dosyadan kendiliğinden fark edip karara bağlaması demektir. Teminat yatırmak HMK Madde 114 uyarınca resmen bir “Dava Şartı” olduğu için, hakim duruşmalara başlamadan önceki hazırlık (Tensip / Ön İnceleme) aşamasında davacının yurt dışı kütüğünü veya iflas kayıtlarını şüpheli görürse kendiliğinden teminat isteyebilir.

Karar Öncesi “Tarafların Dinlenmesi” ve Araştırma

Kanun hakime “re’sen” karar de yetkisi verse de, ezbere karar verilemez. Özellikle uluslararası ticari davalarda veya yabancıların taraf olduğu takiplerde, “Siz Türkiyede yaşamıyorsunuz, yabancısınız hemen şu kadar parayı vezneye yatırın” demek büyük usul hataları doğurur. Hakim, teminat zaptı kurmadan önce taraflara durumu sormalı ve “Acaba yatırmamasının gecerli bir muafiyeti var mı?” diye uluslararası antlaşmaları veya tapu kayıtlarını (HMK M. 85 istisnalarını) araştırmalıdır.

Avukat Görüşü: Karşılıklılık (Mütekabiliyet) Şartı Unutulmamalı

Özellikle icra mahkemelerinde ve ticaret mahkemelerinde açılan davalarda hakimler, eğer davacı bir Fransız, Alman veya Amerikan firması ise doğrudan “MÖHUK 48 ve HMK 84 gereğince teminat yatır” diye kesin süre verme eğilimindedir. Oysa HMK 86’daki “tarafları dinleme / değerlendirme” kuralı gereğince, Türkiye Cumhuriyeti’nin bu ülkelerle imzaladığı “Adli Yardımlaşma Sözleşmeleri / Mütekabiliyet” kuralı vardır. Çoğu Avrupa ülkesi vatandaşı, karşılıklı sözleşmeler gereği Türk mahkemelerinde (tıpkı Türklerin o ülkelerde muaf olduğu gibi) “Teminattan Muaftır”. Bu anlaşmalar incelenmeden teminat istemek esastan bozma sebebidir.


 Öne Çıkan Yargıtay Kararları Özeti

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2012/14712E. , 2012/31472K. (Mütekabiliyet Araştırılmadan Teminat İstenemez)

ÖZET: Fransa merkezli yabancı bir şirket, Türkiye’de bir icra takibi (alacak takibi) başlatmıştır. Borçlu vekili icra mahkemesine başvurup “Bu şirket yabancıdır, MÖHUK ve HMK gereğince teminat yatırmadı, takibi iptal edin” demiştir. Mahkeme, dosyayı inceleyerek hızla “Evet yabancı şirket, %15 teminat yatırılmazsa takibi iptal edeceğim” şeklinde kesin süre kararı (teminat kararı) vermiştir.

Kararın Esası: Yargıtay bu yerel mahkeme kararını çok temel bir usul eksikliğinden bozmuştur. Kararda özetle; Önüne gelen dosyada yabancı şirket gören hakimin hemen teminata hükmetmesinin hatalı olduğu, öncelikle taraflara savunma hakkı verilmesi / dinlenmesi gerektiği ve “Alacaklının tabiiyetinde bulunduğu Fransa devleti ile Türkiye arasında karşılıklılık (mütekabiliyet) esasına dayalı bir anlaşma olup olmadığının Adalet Bakanlığı veya uluslararası sözleşmeler üzerinden araştırılması” gerektiği belirtilmiştir. Bu araştırma yapılmadan re’sen teminat istenmesi usul ve yasa ihlalidir.


HMK Madde 86 (Teminat Kararı) Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Davalı olarak ben teminat talep etmeyi unuttum, mahkeme kendiliğinden (re’sen) davacıdan teminat alabilir mi?

Evet isteyebilir ve istemelidir. HMK Madde 86 açıkça “Mahkemece kendiliğinden karar verilir” hükmü taşır. Teminat meselesi kamu düzenini ve yargılamanın ciddiyetini ilgilendiren bir ‘Dava Şartı’ olduğu için mahkeme ilk celselerde bu eksiği görürse davacıdan mutlaka teminat bedelini depo etmesini ister.

Almanya’daki bir firma bana Türkiye’de dava açtı, kesin olarak teminat yatıracak mıdır?

Büyük ihtimalle hayır. Her ne kadar yabancı olsa da (veyahut mutat meskeni Hollanda, Almanya, Fransa gibi ülkelerde olan bir Türk vatandaşı da olsa), Türkiye’nin bu ülkelerle imzaladığı Adli İşbirliği ve Mütekabiliyet (Karşılıklılık) sözleşmeleri yüzünden kanunen peşin teminat ödemekten muaf tutulacaklardır.

Hâkim teminat miktarını hangi kritere göre belirler?

Kanunda sabit bir faiz veya oran yoktur (Dava değerinin %10’u veya %15’i gibi pratikler icra hukukunda yaygın olsa da). HMK temelinde hakim teminat miktarını; “Davalının yapacağı olası posta giderleri, bilirkişi-keşif masrafları ve davanın reddedilmesi halinde karar verilecek Baro Asgari Vekalet Ücretini” göz önünde bulundurarak hakkaniyetli bir TL tutarı olarak kendisi belirler.


UYARI

Web sitemizde yayımlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka internet sitelerinde yayımlanması halinde derhal hukuki ve cezai süreç başlatılacaktır.

Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.

Sitemizde yer alan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Burada sunulan hiçbir bilgi, herhangi bir yasal veya profesyonel tavsiye niteliğinde değildir. Bu paylaşım, hiçbir şekilde avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Bu nedenle ziyaretçilerimizin, profesyonel ve resmi anlamda hukuki yardım almadan herhangi bir işlemde bulunmamaları önemle tavsiye olunur.