Kimler Teminattan Muaftır: HMK Madde 85 Teminat Gerektirmeyen Hâller

Bir önceki HMK Madde 84 düzenlemesinde, özellikle iflas etmiş olanlar veya yurt dışında yaşayan “mutat meskeni olmayanlara” davalının masraflarını garanti altına almak için yargılama teminatı zorunluluğu getirilmiştir. Ancak hukuk, katı kurallardan ibaret değildir. “Adalete erişim hakkı” en temel insan haklarından biridir ve katı maddi kurallar bu hakka mani olmamalıdır. Bu dengeyi sağlamak için HMK Madde 85, “Kimlerden teminat istenemeyeceğini” tek tek sayarak istisnalar yaratmıştır. Kanun; baro/devlet destekli adli yardımdan faydalanan fakir vatandaşlardan, davayı sırf bir çocuğun (küçüğün) üstün menfaati için açanlardan veya elinde zaten bir mahkeme ilamı/kesinleşmiş kararı bulunanlardan teminat talep edilmesini yasaklar. En önemlisi; kişi yurt dışında yaşıyor olsa bile, eğer Türkiye’de muhtemel masrafları karşılamaya yetecek tapulu bir evi, arsası varsa hakim ondan nakit teminat yatırmasını isteyemez.


HMK Madde 85: Kanun Metni

(1) Aşağıda sayılan hâllerde teminat istenemez: a) Davacının adli yardımdan yararlanması. b) Davacının, yurt içinde istenen teminatı karşılamaya yeterli taşınmaz malının veya ayni teminatla güvence altına alınmış bir alacağının bulunması. c) Davanın, sırf küçüğün menfaatlerini korumaya yönelik olarak açılmış olması. ç) İlama bağlı alacak için ilamlı icra takibi yapılmış olması.

6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi

Maddede yer alan düzenlemeyle, teminattan muafiyeti gerektiren hâllerin neler olduğu sayılmak suretiyle hüküm altına alınmıştır. Bu çerçevede;

– Adli yardım, tüm dava ve takip giderlerinden muafiyet sağladığı için, davacı adli yardımdan yararlanan konumunda ise yargılama giderleri bağlamında teminat göstermekten de muaf tutulacaktır. Bu düzenleme, “Adli yardımın kapsamı” başlıklı 339 uncu maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan kuralın teminat çerçevesinde bir kez daha ifade edilmesi anlamını taşımakta olup, (a) bendindeki düzenleme ise takip açılması hâlinde takip giderleri ve davacı yanında fer’î müdahil sıfatıyla yer alma durumunda ise fer’î müdahale giderleri bakımından da işlerlik kazanacaktır.

– Davacının yargılama giderlerini karşılayacak tutar ve yeterlilikte, Türkiye’de taşınmaz malı, yahut aynî teminatla güvence altına alınmış bir alacağı mevcutsa yine ortada yeterli bir güvencenin mevcudiyeti sebebiyle teminat bağlamında muafiyet gündeme gelecektir.

– Çocuğun (küçüğün) menfaati hem millî, hem de milletlerarası plânda en ziyade himayeye mahzar menfaat olarak kabul edilmiştir. Dolayısıyla, salt küçüğün yani onsekiz yaşını doldurmamış olan gerçek kişinin menfaatinin korunması için dava açılması hâlinde, gösterilmesi gereken teminattan muaf tutulmasının sağlanması gerekir.

– İlâma bağlı alacağın varlığı konusunda herhangi bir tartışma ve kuşku mevcut değildir. Dolayısıyla, ilâma bağlı alacak için ilâmlı takibe müracaat edilmesi hâlinde, alacağının varlığı sabitlik kazanmış bulunan alacaklının teminattan muaf tutulması uygun olur. Sözü edilen muafiyetten ancak, ilâma bağlı olan alacaklar yararlanacak; ilâm niteliğinde belgeye bağlı alacaklar için ilâmlı takip yapılması hâlinde ise belirtilen istisna işlerlik kazanamayacaktır.


Hukuki İncelemeler

Fakirlik ve “Adli Yardım” Durumunda Adalete Erişim Kesilemez

Mahkeme, “Davayı kaybedersen, karşı taraf avukatının vekalet ücretini nasıl ödeyeceksin?” diye teminat isteyebilir. Ancak davacı, davasını Türkiye Barolar Birliği ve devletin sağladığı (muhtardan alınan fakirlik kağıtları vb. ile bağlanan) Adli Yardım kurumu aracılığıyla açmışsa olay rengini değiştirir. Adli yardımdan faydalanan biri zaten harçları yatırmaktan muaf tutulmuştur. Bu sistemdeki temel felsefe “Fakirler adalete erişemez” eleştirisini çürütmektir. Bu yüzden yasa bizzat HMK m. 85/1-a bendi ile, hukuken fakir kabul edilen bu kişilerden hiçbir suretle teminat istenemeyeceğini güvence altına almıştır.

Yurt İçinde Taşınmazı Olanlar Teminattan Neden Muaftır?

HMK 84 uyarınca “yurt dışında yaşayanlardan” teminat istenmesinin asıl nedeni parasızlıktan ziyade; ileride parası/malı olsa dahi “Türk mahkemesinin o parayı yurt dışından bulup tahsil etmesinin hukuken çok zor olmasıdır” (İcra edebilirlik sorunu). Fakat işte tam da burada HMK m. 85 araya girerek, “Eğer bu yurt dışında yaşayan kişinin (Örn. Almanya’da bir gurbetçinin) kendi memleketinde veya Türkiye’nin herhangi bir ilinde tapulu bir arsa veya evi varsa, sen davayı kazandığın an o tapuya doğrudan haciz şerhi koydurup paranı şak diye alabilirsin” der. Harici güvence sağlayan bu mal varlığı ortadayken, vatandaşı nakit para bulup yatırmaya zorlamak hakkaniyete aykırıdır.

Sırf Çocuğun Menfaati İçin Açılan Dava Ne Demektir?

Türkiye’nin imzaladığı uluslararası çocuk hakları sözleşmelerinin ve aile hukukunun özü “Çocuğun Üstün (Yüksek) Menfaati” kuralıdır. Örneğin; yurt dışında yaşayan bir anne, Türkiye’de yaşayan babaya karşı çocuğu için bir nafaka, iştirak davası açacak olabilir. Mesele paranın, yetişkinler arası bir çıkar kavgasından ziyade sırf çocuğun eğitim veya sağlık hayatı olması durumunda, devlet prosedürel kuralları kenara bırakarak teminattan vazgeçer.

Avukat Görüşü: “İlama Bağlı Alacaklarda” Teminat Olmaz

İcra uygulamalarında sıkça karşılaştığımız bir usul hatasıdır: Vatandaş elinde “Kesinleşmiş Mahkeme Kararı (İlam)” olmasına rağmen icra başlattığında, borçlu taraf “Bu kişi yurt dışında yaşıyor / veya iflas etmiş, teminat yatırmadan bana haciz yollayamaz” diye itiraz edip takibi durdurmaya çalışmaktadır. HMK Madde 85/1-ç bendi bu kötü niyetli savunmayı peşinen kesip atar. Elinde Yüce Türk Milleti adına verilmiş resmi bir mahkeme ilamı olan kişiden -maddi veya coğrafi statüsü ne olursa olsun- hakkını alması için ekstra bir teminat (güvence parası) yatırması istenemez. Adaletin (ilamın) zaten tesis edildiği yerde, gereksiz güvence paranoyasına yer yoktur.


Öne Çıkan Yargıtay Kararları Özeti

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2014/2721E. , 2014/10520K. (Tapulu Evi Olan Gurbetçinin Teminat Davası)

ÖZET (Şişli’deki Evi Sebebiyle Teminattan Kurtulma): Yurt dışında yaşayan (mutat meskeni Türkiye’de olmayan) davacı Türk vatandaşı, mahkemede bir dava açmıştır. Yerel Aile Mahkemesi HMK madde 84’ü dümdüz okuyarak, “Sen yurt dışında yaşıyorsun, hemen bana 1.400,00 TL teminat yatır” demiş, davacı yatıramayınca da davasını usulden (esasa bile girmeden) reddedip kapatmıştır. Davacı bu kararı temyiz etmiştir.

Kararın Esası: Yargıtay incelemesinde UYAP (Takbis/Tapu) sistemi üzerinden bir sorgu yapılmıştır. Görülmüştür ki; davacının her ne kadar mutat meskeni başka ülkede olsa da, İstanbul ili Şişli/Teşvikiye’de kendine ait tapulu bir apartman dairesi (bağımsız bölümü) bulunmaktadır! Yargıtay derhal kararı bozarak şunu söylemiştir: “Mahkemenin talep ettiği 1400 TL olan ufacık teminatı, Şişli’deki bu devasa daire fazlasıyla ihtiva etmektedir. Ortada HMK M.85/1-b bendi varken hakim davacıdan asla nakit teminat isteyemez ve bu yüzden davayı reddedemez.”


HMK Madde 85 (Teminat Gerektirmeyen Haller) Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Yurt dışında yaşıyorum ama Ankara’da değer biçilmemiş bir arsam, tarlam var. Dava açarken mahkeme benden nakit teminat ister mi?

İstememesi gerekir. HMK m. 85 bendi çok açıktır. Eğer hakim arsanızdan / tarlanızdan haberdar değil de sizden teminat isterse; derhal (verilen kesin süre içerisinde) itiraz dilekçesi sunup arsanızın tapu örneğini dosyaya koydurun ve değerinin talep edilen teminattan çok daha fazla olduğunu (gerekirse keşif isteyerek) belirtin. Nakit nakit ödemekten yasal olarak kurtulursunuz.

Benim adıma haciz işlemi / icra yollamışlar, ben de onlara karşı borçlu olmadığıma dair (menfi tespit) dava açıyorum. Elimde bir mahkeme ilamı var mı?

Kararı bir “Mahkemeden (Hakim İmzasından)” almışsanız bu bir ilamdır (HMK m. 85/1-ç). Örneğin, bir iş mahkemesi kazanıp elinize kağıt aldığınızda o ilamdır ve hiçbir icra müdürü sizden teminat isteyemez. Ama elinizdeki şey sadece senet, bono veya çek ise bunlar “İlam” DEĞİLDİR, ilamsız takiplerdir ve duruma göre teminat gerekebilir.

Şirketimin iflasına karar verildi ama elimde gayrimenkuller var teminattan kurtarır mı?

Eğer şirketinizin malvarlığı / taşınmazı üzerinde hacizlerce ipotek dizilmemiş boş arazisi / fabrikası varsa, sırf iflas halinde olduğunuz için istenen teminattan (arsaların masraf ve vekalet ücretini rahatça karşılayacağı gerekçesiyle) HMK 85’e dayanarak kurtulabilirsiniz.


UYARI

Web sitemizde yayımlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka internet sitelerinde yayımlanması halinde derhal hukuki ve cezai süreç başlatılacaktır.

Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.

Sitemizde yer alan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Burada sunulan hiçbir bilgi, herhangi bir yasal veya profesyonel tavsiye niteliğinde değildir. Bu paylaşım, hiçbir şekilde avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Bu nedenle ziyaretçilerimizin, profesyonel ve resmi anlamda hukuki yardım almadan herhangi bir işlemde bulunmamaları önemle tavsiye olunur.