Azleden Asilin Takip Yükümlülüğü: HMK Madde 83 Vekilin Azli
Avukatlık sözleşmesi, karşılıklı güven esasına dayanır. Çeşitli anlaşmazlıklar veya güven kaybı sonucunda müvekkil, dilediği zaman avukatını tek taraflı olarak görevden alabilir (azledebilir). Ancak, usul kanunumuz yargılamanın intizamını korumak için, “Avukatımı azlettim, o halde yargılama dursun, mahkeme beni beklesin” şeklindeki kötü niyetli veya davanın uzamasına neden olabilecek yaklaşımların önüne geçmiştir. HMK Madde 83, avukatını azleden tarafın sorumluluğuna odaklanır. Madde, avukatını görevden alan asilin derhal davasına fiziken ve hukuken sahip çıkmak zorunda olduğunu; aksi takdirde iki haftalık süre içinde kendisi takip etmez veya yeni bir vekil atamazsa, mahkemenin tarafın “yokluğu” kapsamında (davanın düşürülmesi veya tek taraflı devamı gibi) ağır yaptırımları devreye sokacağını emreder.
HMK Madde 83: Kanun Metni
(1) Vekil ile takip edilen davada, vekilin azli hâlinde vekâlet veren, davayı takip etmez ve iki hafta içinde bir başka vekil de görevlendirmez ise tarafın yokluğu hâlinde uygulanacak hükümlere göre işlem yapılır.
6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi
1086 sayılı Kanunun 68 inci maddesinde düzenlenen avukatın azline paralel olarak maddede düzenleme getirilmiştir. Hüküm, vekilin azlinin davayı uzatma amaçlı kullanılmasını önlemek üzere, vekâlet veren tarafın onbeş gün içinde başka bir vekil görevlendirmesini veya davayı kendisinin takibini öngörmekte, kurala uyulmaması hâlinde, tarafın yokluğu hâlindeki hükümlerin uygulanmasını gerektirmektedir.
Adalet Komisyonu Değişiklik Gerekçesi
Tasarının 88 nci maddesinin birinci fıkrasında geçen “onbeş gün” ibaresi, sürelerin hesabında kolaylık sağlanması ve uygulamadan kaynaklanan sorunların giderilmesi amacıyla “iki hafta” olarak değiştirilmiştir. 76 ncı maddenin müzakeresi sırasında zorunlu avukatlıkla ilgili verilen değişiklik önergesinin reddedilmiş olması sebebiyle, bu önergeyle paralellik arzeden 88 inci maddenin müzakeresi sırasında verilen değişiklik önergesi Komisyonumuzca işleme alınmamış ve madde teselsül nedeniyle 89 uncu madde olarak kabul edilmiştir.
Hukuki İncelemeler
Avukatını Azleden Tarafın Takip Yükümlülüğü
Avukat azledildiğinde, azilnamenin (mahkemeye ulaşmasıyla, bkz. HMK. m. 81) o ana kadar avukatın yürüttüğü usuli işlemlerin sorumluluğu tamamen müvekkile (asile) geri döner. Müvekkilin kanunen kullanabileceği iki haftalık bir opsiyonu vardır: Ya vakit kaybetmeden davasını yeni bir vekile (avukata) devredecektir ya da o iki haftalık süreden itibaren duruşmalara bizzat katılıp süreli işlemleri kendi yürütecektir.
HMK 83 ve Yokluk Hükümleri (Müracaata Kalma)
Davacı bir asil avukatını azleder, o iki hafta içinde yeni bir avukat da atamaz ve akabindeki duruşmaya dahi gelmezse HMK m. 150 gereği “tarafın yokluğu” oluşur. Davalı taraf o celse geldiğinde “Ben de davayı takip etmiyorum” derse, iddialı ve kritik davanız saniyeler içinde “İşlemden Kaldırılır” (müracaata bırakılır). Yani davanız durur ve bir nevi ceza alırsınız. Bu cezanın temel felsefesi “azli davayı uzatma aracı olarak kullanmak isteyenlere karşı” sistemin korunmasıdır.
Avukat Görüşü: Hâkim, Görevden Alınan Avukat İçin Asile Özel Tebligat Gönderir Mi?
Hukuk pratiğimizde en çok düşülen hatalardan biri şudur: Vatandaş avukatına kızıp onu azleden noter kağıdını mahkemeye sunduktan sonra, “Mahkeme nasıl olsa bana ‘avukatın azledildi, süren başladı, haberin olsun’ diye bir yeni yazı / tebligat gönderir” yanılgısına girer. Oysa HMK m. 83’ün yapısında ve ruhunda mahkemenin işlemi re’sen (kendi kendine) yapan asile ek bir ihbarname gönderme yükümlülüğü yoktur. Kendi eylemiyle vekilsiz kalan kişi, sonucuna doğrudan katlanmak zorundadır (Aşağıdaki Yargıtay kararı bu spesifik yanılgıyı konu almaktadır).
Öne Çıkan Yargıtay Kararları Özeti
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2016/20545E. , 2018/8189K. (27.06.2018 Tarihli Karar)
ÖZET (Azleden tarafa ek tebligat yollanmaz, dosyanın işlemden kaldırılması yasaldır): Bir boşanma davasında, davacı kadın avukatını azletmiş, azilname de avukat aracılığıyla dosyaya sunulmuştur. Azlin hemen ertesi günü olan duruşmaya, davacı kadın (kendisi bizzat) da azledilen (artık eski olan) avukat da katılmamıştır. Hakim, taraflar olmadığından “dosyanın işlemden kaldırılmasına (düşürülmesine)” karar vermiştir. Ertesi gün hakim bu kararından dönüp “davacı asile tebligat göndermedik ki, ona tebligat atayım da ondan sonra süresi işlesin” diyerek hatasından dönmeye çalışmıştır.
Kararın Esası: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi hakimin bu “iyiniyetli ama usule aykırı” düzeltmesini bozmuştur. Yargıtay, “HMK m. 83 gereğince, azil hâlinde azleden tarafın davayı derhal takip etme yükümlülüğü vardır. Mahkemece davacı asile tebligat yapılamadığından bahisle dosyanın işlemden kaldırılması kararıdan geri dönülmesi usule açıkça aykırıdır” demiştir. Yani, mahkeme azleden kişiye ek süre veya özel “ikaz mektubu” göndermek/tebliğ etmek zorunda değildir. Azlediyorsan davanın o günkü tarihli duruşmasına bizzat katılmak asilin boynunun borcudur.
HMK Madde 83 (Vekilin Azli) Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Avukatımı azlettikten sonra hakim bana yeni avukat tutmam için özel bir zaman/süre mi verir?
Hayır, kanun metninde geçen “iki hafta içinde yeni bir avukat görevlendirmez ise” ifadesi, hakimin size ekstradan iki hafta kesin süre tanıması anlamına gelmez. Sizin azilden itibaren iki hafta içinde durumu çözmeniz kanuni bir ödevdir, aksi takdirde o boşlukta süresi geçen şeye itiraz edilemez, duruşma varsa aleyhinize görülür.
Duruşmadan bir gün önce avukatımı azledersem yarın duruşmaya gitmeli miyim?
Kesinlikle gitmelisiniz. Yargıtay içtihatları son derece nettir; azleden kişi o saniye davayı takip yükümünü devralır. O duruşmaya gitmezseniz karşı taraf “ben de davayı takip etmiyorum” deyip usul kurallarını işletebilir ve davanız ertesi gün işlemden kaldırılır.
Davalıyım ve avukatımı azlettim ama hiçbir şey yapmadım, ne olur?
Yokluk hükümlerine göre davanız gıyabınızda ilerler. Karşı tarafın (davacının) iddialarına cevap verme veya delil sunma haklarınızı kaybedebilir, savunma yapmadığınız için davayı aleyhinize sonuçlandırabilirsiniz. İki hafta kuralına ve dosya takibine muhakkak riayet edilmelidir.
UYARI
Web sitemizde yayımlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka internet sitelerinde yayımlanması halinde derhal hukuki ve cezai süreç başlatılacaktır.
Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.
Sitemizde yer alan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Burada sunulan hiçbir bilgi, herhangi bir yasal veya profesyonel tavsiye niteliğinde değildir. Bu paylaşım, hiçbir şekilde avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Bu nedenle ziyaretçilerimizin, profesyonel ve resmi anlamda hukuki yardım almadan herhangi bir işlemde bulunmamaları önemle tavsiye olunur.