Bildirim Zorunluluğu: HMK Madde 81 Vekilin Azli ve İstifasının Şekli
Bir avukat (vekil) ile müvekkili arasındaki temsil ilişkisi aralarındaki özel bir sözleşmeye (vekalet sözleşmesine) dayansa da, bu ilişkinin mahkeme nezdinde sona ermesi katı usul kurallarına tabidir. Çoğu zaman taraflar kendi aralarında sözlü olarak anlaşıp yollarını ayırdıklarını, hatta noterden bir ihtarla ilişkilerini kestiklerini düşünebilirler; ancak bu durumun yargılamayı yürüten mahkemeyi hukuken bağlayabilmesi için HMK Madde 81 usulünün işletilmesi şarttır. Kanun tasarrufunda, vekilin azledilmesinin ya da dosyadan istifa etmesinin “mahkeme ve karşı taraf için” geçerli olabilmesi; ancak bu yöndeki kararın mahkemeye bir dilekçe ile sunulmasına veya bizzat duruşmada tutanağa geçirilmesine bağlanmıştır. Aksi halde eski avukata yapılacak tebligatlar ve işlemler yasal varlığını (ve süreleri kesme özelliğini) korumaya devam eder.
HMK Madde 81: Kanun Metni
(1) Vekilin azli veya istifasının, mahkeme ve karşı taraf bakımından hüküm ifade edebilmesi için, bu konudaki beyanın dilekçeyle bildirilmesi veya tutanağa geçirilmesi ve gerektiğinde ilgilisine yapılacak tebligat giderinin de peşin olarak ödenmesi zorunludur.
6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi
Madde düzenlemesinde 1086 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin dilinde güncelleştirme yapılmış, azil ve istifa suretiyle davayı uzatmaya yönelik davranışlar önlenmeye çalışılmıştır. İlgilinin yokluğunda yapılan azil ve istifaya yönelik işlemin hüküm ifade edebilmesi için, ilgilisine yapılacak tebligat giderinin de işlemi yapan tarafından peşin olarak ödenmesi zorunluluğu getirilmiştir.
Hukuki İncelemeler
Azil veya İstifa Mahkemeye Nasıl Bildirilir?
HMK Madde 81 çok net bir şekil şartı öngörür: Dosyadan çekilme veya avukatı görevden alma hali mahkemeye “dilekçe ile” veya “duruşma sırasında beyanla tutanağa geçirilerek” bildirilmelidir. Örneğin, bir asilin noterden “Avukatımı azlettim” şeklinde bir ihtarname (azilname) çekmesi kendi aralarındaki ilişkiyi bitirebilir; ancak o ihtarname UYAP üzerinden veya fiziken dava dosyasına sunulana kadar avukatın o dosyadaki yetkileri, sürelere karşı sorumluğu ve tebligat alma ehliyeti mahkeme gözünde devam eder.
Tebligat Masrafının Peşin Ödenmesi Zorunluluğu
Kanun koyucu bu maddede, yargılamayı kasıtlı olarak sürüncemede bırakmak isteyen kötü niyetli tarafları engellemeyi hedeflemiştir. İstifa eden bir avukat veya avukatını azleden bir taraf, bu dilekçesini sunduğu an asıl (müvekkil veya karşı taraf) bilgilensin diye tebligat yapılmalıdır. Bu tebligatın PTT masrafını dilekçeyi veren taraf “peşin olarak” ödemek (veya avansından kestirmek) zorundadır. Masraf ödenmediği ve taraflara belge tebliğ edilmediği sürece azil/istifa prosedürü tamamlanmış sayılmaz.
Avukat Görüşü: Kendi Arasında İmzalanan Azil Protokolü Mahkemeyi Bağlar Mı?
Avukat ve müvekkil bazen bir araya gelip adi yazılı (kağıt üzerinde) bir fesih/azil protokolü imzalayarak yollarını ayırırlar. Ancak bu belgenin mahkemeye derhal sunulmadığı durumlarda büyük hak kayıpları yaşanır. Kural açıktır: Harici olarak yapılan iptaller, dosyaya usulünce (vekalet harçlı/masraflı) sunulmadığı sürece HMK kapsamında mahkemeye ve karşı tarafa karşı ileri sürülemez. Bu nedenle mahkemeden avukata gelen bir karar, asili bağlar ve derhal itiraz süresini (temyiz/istinaf vd.) başlatır.
Öne Çıkan Yargıtay Kararları Özeti
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2021/818E. , 2021/1467K. (18.11.2021 Tarihli Emsal Karar)
ÖZET (Harici Azil Protokolünün Geçersizliği ve Temyiz Süresinin Kaçırılması): Asliye Hukuk Mahkemesindeki inşaat sözleşmesinin iptali davasında; mahkemenin verdiği karar davalının avukatına yasal süresi içinde (12.01.2021) geçerli olarak tebliğ edilmiştir. Davalı asil, karar kesinleştikten çok sonra gelip “Ben aslında vekilim Av. … ile çok daha öncesinde (27.11.2020’de) protokol imzalayarak aramızdaki vekalet ilişkisine son vermiştim, temyiz hakkımı kullanmak istiyorum” şeklinde itirazda bulunmuştur.
Kararın Esası: Yargıtay HGK bu itirazı çok net bir şekilde reddetmiştir. Kararda, HMK Madde 81 atıf yapılarak; vekillik görevinin sona erdiğine yönelik iddia edilen ilgili protokolün, her zaman düzenlenebilecek “adi yazılı” belge niteliğinde olduğu; bu belgenin mahkemeye usulünce sunulmadığı anlaşılmıştır. HMK m. 81 uyarınca, azil/istifa usulüne uygun şekilde mahkemeye bildirilmedikçe karşı taraf ve mahkeme karşısında hüküm ifade etmez. Davalı vekiline yapılan tebligat tamamen geçerlidir ve o süre içinde yapılmayan temyiz istemi süreden ötürü reddedilmek zorundadır.
HMK Madde 81 (Vekilin Azli ve İstifası) Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Avukatımı noter aracılığıyla azlettim, mahkemeye ayrıca dilekçe vermeli miyim?
Kesinlikle evet. Noterden çektiğiniz azilnameyi elinize alır almaz ya kendiniz ya da yeni tuttuğunuz avukatınız aracılığıyla derhal mahkeme dosyasına şerh ettirmeli (sunmalı) ve tebligat masrafını yatırmalısınız. Aksi takdirde mahkeme halen eski avukatınıza tebligat göndermeye devam eder ve süreleri kaçırırsanız hak kaybına uğrarsınız.
Avukat davadan istifa ettiğini duruşmada tutanağa geçirirse işlem geçerli olur mu?
Evet, HMK Madde 81 açıkça “tutanağa geçirilmesi” yolunu da usule uygun bulmuştur. Avukat duruşmada hakime “Ben müvekkilimin dosyasından gördüğüm lüzum üzerine istifa ediyorum” der ve bu sözler zaptın (tutanağın) içine yazılıp imzalanırsa, istifa mahkeme nezdinde geçerli hale gelir.
Avukatım istifa ettiğine dair dilekçe verdi. Davamdaki işlemler hemen durur mu?
Hayır hemen durmaz. İşlemlerin güvenliği ve sizin zarar görmemeniz için HMK Madde 82/1 uyarınca, istifa eden vekilin temsil yetkisi (zorunluluğu) istifa dilekçesinin size tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta daha zorunlu olarak devam eder. Bu iki haftada sizin mağdur olmamanız için süreli işlemleri yapmak zorundadır.
UYARI
Web sitemizde yayımlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka internet sitelerinde yayımlanması halinde derhal hukuki ve cezai süreç başlatılacaktır.
Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.
Sitemizde yer alan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Burada sunulan hiçbir bilgi, herhangi bir yasal veya profesyonel tavsiye niteliğinde değildir. Bu paylaşım, hiçbir şekilde avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Bu nedenle ziyaretçilerimizin, profesyonel ve resmi anlamda hukuki yardım almadan herhangi bir işlemde bulunmamaları önemle tavsiye olunur.