Duruşma Disiplini: HMK Madde 79 Uygun Olmayan Tutum ve Davranışlar
Mahkeme salonları, adaletin tecelli ettiği ve yargılama faaliyetinin ciddiyetle yürütüldüğü resmi mekanlardır. Nitekim duruşmanın düzenini sağlama ve inzibati tedbirleri alma yetkisi hakime aittir. Ancak HMK Madde 79, duruşma düzeni sağlanırken yargının kurucu unsuru olan savunma makamı (avukat) ile davayı bizzat takip eden vatandaş (asil) arasında önemli bir usul ayrımı yapmıştır. Madde hükmü, avukatların savunma görevini baskı altında kalmadan ifa edebilmesi adına avukatlar için “salondan çıkarılma” yaptırımını kaldırarak durumu baro şikayetine ve tutanağa bağlarken; aynı taşkınlığı yapan asil tarafın ise (dürüstlük ve yargı ciddiyetini korumak adına) salondan çıkartılarak davasını zorunlu olarak bir vekil (avukat) aracılığıyla takip etmesine hükmetmiştir.
HMK Madde 79: Kanun Metni
(1) Vekil, duruşma sırasında uygun olmayan tutum ve davranışta bulunursa, hâkim tarafından uyarılır; vekil uyarıya uymaz ve fiil disiplin suçu veya adlî suç teşkil eder nitelikte görülürse, duruşma salonunda bulunan kişilerin kimlik bilgileri, adresleri de yazılarak olay tutanağa geçirilir ve duruşma ertelenir. Vekil hakkında gerekli yasal işlem yapılmak üzere mahkemece vekilin kayıtlı olduğu baroya ve gerekiyorsa Cumhuriyet başsavcılığına bildirimde bulunulur.
(2) Davasını kendisi takip eden kimse, duruşmada uygun olmayan tutum ve davranışta bulunursa, hâkim kendisini uyarır; bu uyarılara uyulmaz ve gerekli görülürse kendisini vekil ile temsil ettirmesine karar verip, hemen duruşma salonundan dışarıya çıkartılmasını sağlar; vekil ile temsil ettirmemesi hâlinde, tarafın yokluğu hâlinde uygulanacak hükümlere göre işlem yapılır.
6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi
1086 sayılı Kanunun 70 inci maddesinde olduğu gibi maddede, bizzat tarafın veya vekilin uygun olmayan bir hâl veya davranışta bulunması durumunda uygulanacak kurallar, iki ayrı fıkrada düzenlenmiştir. Birinci fıkrada, genel olarak uygunsuz davranışta bulunan vekile uygulanacak hükümler ve vekâlet verene yapılacak tebligat gösterilmiştir. İkinci fıkrada ise davasını bizzat takip eden kişinin uygunsuz davranışlarda bulunması hâlinde ona uygulanacak hükümler yer almakta ve ona bir vekil aracılığı ile davasını takip zorunluluğu getirilmektedir.
Adalet Komisyonu Değişiklik Gerekçesi
Tasarının 84 üncü maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki gerekçeler doğrultusunda değiştirilmiş ve madde teselsül nedeniyle 85 inci madde olarak kabul edilmiştir. “Yargılama sisteminde avukat (vekil), yargının kurucu unsurudur. Yürürlükteki Kanunda ve Tasarıda öngörülen duruşmadan çıkarılma yaptırımı, savunma kurumu ve kurucu unsur kriteriyle bağdaştırılamaz. (Avukatlık Kanunu m. 1/2) Ayrıca vekilin mesleğinin gereği olarak müvekkilinin hak ve hukukunu korumak amacıyla duruşmada bulunduğu, salondan çıkartılma endişesini taşımadan görevini rahatça yapabileceği ortamın sağlanmasının gerekli olduğu düşünülerek, maddenin birinci fıkrasında yer alan “avukatın duruşma salonundan çıkartılması” imkânı kaldırılmış, bunun yerine vekilin uygunsuz davranışlarının disiplin suçu veya adli bir suç teşkil etmesi durumunda olayın yetkili makama bildirilmesi yönünde bir düzenleme yapılmıştır.”
Hukuki İncelemeler
Hâkim, Avukatı Duruşma Salonundan Çıkarabilir Mi?
Eski Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda (HUMK) ve HMK’nın ilk yasa tasarısında avukatın da tıpkı asiller gibi duruşmadan cıkarılabileceği yazılıydı. Ancak Adalet Komisyonu tutanaklarında açıkça belirtildiği üzere, avukatlar yargının kurucu unsurudur ve ceza tehdidi/atılma korkusu altında “savunma yetkisi” gereği gibi icra edilemez. Bu nedenle HMK m. 79 çok nettir: Hâkim, duruşmada taşkınlık yapsa dahi avukatı zorla duruşma salonundan çıkartamaz. Hâkimin yetkisi; avukatı uyarmak, uyarıya uyulmazsa olayı tutanağa bağlayarak duruşmayı ertelemek ve durumu ilgisine göre Baro ve Cumhuriyet Başsavcılığına bildirmekle sınırlıdır.
Davasını Bizzat Takip Eden Asilin Duruşmadan Çıkarılması
Avukatların aksine, davasını kendi kendine takip eden vatandaşın (asilin) duruşma düzenini bozması halinde yaptırım derhal uygulanır. Hâkim asili uyarır. Asil tutumuna devam ederse hakim, tarafın zorla duruşma salonundan dışarı atılmasına karar verir. İşlem bununla da kalmaz; hakim asilin artık o dosyayı kendi başına takip edemeyeceğine kanaat getirerek kişiyi “bir vekil (avukat) tutmaya” mecbur bırakır.
Avukat Görüşü: Asilin Avukat Tutmama İnadının Somut Sonucu Nedir?
HMK m. 79/2’ye göre duruşmadan atılan asile, vekil tutması için süre verilir. Eğer asil inat edip avukat tutmazsa ve kendisi de bir daha duruşmaya alınmazsa ne olacaktır? Kanun bu çıkmazı “tarafın yokluğu halinde uygulanacak hükümlere” bağlamıştır (HMK m. 150). Yani davacı asil duruşmadan atılır ve avukat da tutmazsa davası düşer (açılmamış sayılır). Davalı asil atılır ve avukat tutmazsa, karşı taraf iddialarını onun yokluğunda rahatça kanıtlar ve sırf bir duruşma ihtilafı yüzünden asil davayı kaybedebilir. Bu durum davanın doğrudan bir uzman eliyle yürütülmesinin önemini kanıtlamaktadır.
HMK Madde 79 (Duruşma Disiplini) Sıkça Sorulan Sorular
Duruşmada avukatım hakimle tartışırsa benim davam zarar görür mü?
HMK Madde 79’a göre hakimin avukatla olan tartışması avukatın şahsını, Baro ve Başsavcılık boyutunda ilgilendirir. Hakimin duruşmayı başka güne ertelemesi dışında bu taşkınlık müvekkilin somut haklılığını doğrudan etkileyemez; hakim maddi vakıalara göre karar vermek zorundadır.
Davamı bizzat takip ediyorum, mahkemede sesimi yükseltirsem ne olur?
Hakim tarafından derhal uyarılırsınız. İhlale devam ederseniz HMK m. 79/2 gereği polis marifetiyle dışarı çıkartılırsınız ve davayı bizzat takip hakkınız elinizden alınarak mecburi avukat tutmanız istenir.
Hâkim uyarı yapmadan direkt tutanak tutup erteleyebilir mi?
Hayır. Kanun lafzı kesin bir sıralama öngörmüştür: Önce “uyarı” yapılır (Uyarının zapta geçirilmesi gerekir). Davranış uyarıya rağmen halen devam ediyorsa ikinci aşama olan tutanak veya dışarı çıkartılma uygulanır.
UYARI
Web sitemizde yayımlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka internet sitelerinde yayımlanması halinde derhal hukuki ve cezai süreç başlatılacaktır.
Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.
Sitemizde yer alan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Burada sunulan hiçbir bilgi, herhangi bir yasal veya profesyonel tavsiye niteliğinde değildir. Bu paylaşım, hiçbir şekilde avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Bu nedenle ziyaretçilerimizin, profesyonel ve resmi anlamda hukuki yardım almadan herhangi bir işlemde bulunmamaları önemle tavsiye olunur.