Zımni Rıza ve İtiraz: HMK Madde 78 Vekilin Vekâlet Veren Huzurundaki Beyanı

Yargılama hukukunda tarafın davayı bizzat takip etmesi ile avukat aracılığıyla takip etmesi arasında ciddi usuli farklar vardır. Avukat (vekil), kural olarak müvekkili adına bağlayıcı beyanlarda bulunur. Ancak bazen davanın tarafları da avukatlarıyla birlikte duruşma salonunda hazır bulunurlar. HMK Madde 78, tam da bu “birlikte bulunma” hali için kilit bir kural getirmiştir. Maddenin özü tamsil hukukundaki “sükut ikrardan gelir” kuralının duruşma salonuna uyarlanmış halidir. Müvekkil, kendi huzurunda konuşan avukatının beyanlarının gerçeğe aykırı olduğunu, eksik olduğunu veya kendi iradesini yansıtmadığını düşünüyorsa, buna derhal itiraz etmek zorundadır. Aksi takdirde, sessiz kalışı, avukatının o beyanını hukuken peşinen onayladığı (rıza gösterdiği) anlamına gelecektir.


HMK Madde 78: Kanun Metni

(1) Kendisinin de hazır olduğu duruşmada, vekili tarafından yapılan açıklamalara derhâl ve açıkça itiraz etmeyen taraf, bu açıklamalara rıza göstermiş sayılır.

6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi

1086 sayılı Kanunun 69 uncu maddesinde olduğu gibi, vekâlet verenin kendi huzurundaki vekil beyanının sonuçları maddede gösterilmiştir.


Hukuki İncelemeler

Duruşmada Sessiz Kalmanın (Zımni Rıza) Hukuki Sonuçları

Davacı veya davalı asil, vekili ile birlikte duruşmadayken vekilin hakim karşısında sunduğu beyanlar doğrudan asili bağlar. Örneğin; avukat duruşmada “Evet, karşı tarafın o iddiasını kabul ediyoruz” veya “Şu tanığımızın dinlenmesinden vazgeçiyoruz” dediğinde, müvekkili buna o an müdahale edip “Hayır, ben kabul etmiyorum” demezse yapılan işlem kesinleşir. Mahkeme “Müvekkilin sesi çıkmadı, demek ki avukatına rıza gösterdi” şeklinde tutanağa geçirir.

İtirazın Şartları: “Derhâl” ve “Açıkça” Olması

Kanun itirazın geçerli olabilmesi için çok katı iki şart getirmiştir. Birincisi itiraz derhâl yapılmalıdır. Duruşma bittikten bir saat sonra dilekçe verip “Ben avukatımın sözlerine aslında karşıydım” demek geçersizdir. İkincisi itiraz açıkça (tereddüde yer vermeyecek şekilde sözlü olarak) yapılmalıdır. Müvekkilin mimiklerle itiraz etmesi veya avukatıyla fısıldaşması yeterli değildir; duruşmayı yöneten hakimin duyacağı şekilde kayda (tutanağa) geçirilmesi gerekir.

Avukat Görüşü: Avukat-Müvekkil İhtilafı Duruşmayı Nasıl Etkiler?

HMK Madde 78’in uygulaması en çok asil ile vekil arasında iletişim kopukluğu olduğunda ortaya çıkar. Müvekkilin hakime dönerek “Avukatım yanlış söylüyor, doğrusu böyledir” demesi halinde hakim, vekilin değil bizzat asilin beyanına (kendi tasarrufu olduğundan) itibar etmek zorundadır. Ancak bu durum usul ekonomisi ve Mahkeme nezdindeki taraf saygınlığı açısından sıkıntılıdır. Bu nedenle bir avukat ile müvekkilinin duruşmaya girmeden önce tüm stratejiyi ve söylenecek sözleri önceden koordine etmesi son derece elzemdir.


HMK Madde 78 (Vekilin Huzurdaki Beyanı) Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Duruşma sırasında avukatımın sözünü kesip düzeltebilir miyim?

Evet. HMK Madde 78 size bu hakkı verir. Avukatınızın beyanı sizin iradenize ve maddi gerçeğe aykırı ise, söz alarak duruşma zaptına geçecek şekilde derhal itiraz edip düzeltmek zorundasınız.

Duruşma bitti, mahkemeden çıktık. Avukatımın tutanağa geçen sözlerine şimdi itiraz edebilir miyim?

Kural olarak hayır. Madde 78’de aranan itiraz şartı “derhâl” (o anda) yapılmasıdır. Duruşma salonundan (hakim huzurundan) rıza göstererek veya sessiz kalarak ayrıldıktan sonra sonradan vereceğiniz “ben rıza göstermiş sayılmam” dilekçesi kural olarak usuli işlemleri (kabul, feragat vb. hariç) geriye döndürmez.

Avukatımın açık hatasında da sessiz kalırsam sorumluluk kimdedir?

Eğer o hatalı beyan yapılırken siz de oradaysanız ve duyup itiraz etmediyseniz, karşı taraf ve mahkeme yönünden beyan tamamen geçerli olur ve siz bağlanırsınız. Ancak aranızdaki özel vekalet ilişkisi nedeniyle, avukatınızın bu kusurlu işinden doğan zararınızı (şartları varsa) avukatınıza rücu etme hakkınız saklı kalır.


UYARI

Web sitemizde yayımlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka internet sitelerinde yayımlanması halinde derhal hukuki ve cezai süreç başlatılacaktır.

Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.

Sitemizde yer alan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Burada sunulan hiçbir bilgi, herhangi bir yasal veya profesyonel tavsiye niteliğinde değildir. Bu paylaşım, hiçbir şekilde avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Bu nedenle ziyaretçilerimizin, profesyonel ve resmi anlamda hukuki yardım almadan herhangi bir işlemde bulunmamaları önemle tavsiye olunur.