Avukatların Bağımsız Yetkisi: HMK Madde 75 Birden Fazla Vekil Görevlendirilmesi

Hukuk davalarında bir tarafın kendini temsil ettirmek için mutlaka tek bir avukatla çalışma zorunluluğu yoktur; davanın büyüklüğü veya uzmanlık gereksinimi gibi nedenlerle aynı anda birden fazla avukata vekalet verilebilir. HMK Madde 75, birden fazla vekil görevlendirildiğinde bu vekillerin mahkeme ve karşı taraf karşısındaki yetkilerinin nasıl kullanılacağını düzenler. Maddenin temel felsefesi “bağımsız işlem yetkisi”dir. Yani avukatlar her ne kadar aynı tarafı temsil etseler de, her biri diğerinin onayına veya imzasına ihtiyaç duymadan kanuni yetkilerini tek başına kullanabilir. Bu kural, yargılamanın herhangi bir tıkanıklığa uğramadan hızlı ve şeffaf bir şekilde ilerlemesini teminat altına alır.


HMK Madde 75: Kanun Metni

(1) Dava için birden fazla vekil görevlendirilmiş ise vekillerden her biri, vekâletten kaynaklanan yetkileri, diğerinden bağımsız olarak kullanabilir. Aksi yöndeki sınırlamalar, karşı taraf bakımından geçersizdir.

6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi

1086 sayılı Kanunun 64 üncü maddesinde olduğu gibi, birden çok vekilin bulunması hâlinde her bir vekilin, bağımsız olarak hareket edebileceği ve karşı taraf bakımından yetkilerinin sınırlanamayacağı hükmü kabul edilmiştir.


Hukuki İncelemeler

Birden Fazla Vekilin Bağımsız Hareketi Ne Demektir?

Aynı davada görev alan A ve B adlı iki avukat olduğunu varsayalım. HMK m. 75 uyarınca, A avukatı tek başına duruşmaya girebilir, delil sunabilir veya kanun yoluna başvurabilir; bunun için B avukatının imzasına veya iznine ihtiyaç duymaz. Her vekil, vekaletnamesindeki yetkileri (özel yetki gerektiren haller sınırlamasına uymak kaydıyla) davanın her aşamasında tam ve bağımsız olarak kullanır.

Yetki Sınırlandırmalarının Karşı Taraf Yönünden Geçersizliği

Müvekkil ile vekiller kendi aralarında “Sadece A avukatı duruşmalara girecek, B avukatı sadece dilekçe yazacak” veya “İkisinin ortak imzası olmadan işlem yapılamaz” şeklinde özel sözleşmeler yapabilirler. Ancak HMK 75. maddenin açık hükmü gereğince, bu tür iç sınırlamalar karşı tarafı veya mahkemeyi bağlamaz. Karşı taraf, B avukatının girdiği bir duruşmayı usulsüz ilan edemez. Bu kuralın amacı, usul işlemlerinde iyi niyeti korumak ve karşı tarafı vekillerin aralarındaki sözleşmeyi araştırmaktan kurtarmaktır.

Avukat Görüşü: Çoklu Vekaletnamede Tebligat Nereye Yapılır?

Birden fazla avukatın olduğu dosyalarda en sık yaşanan usuli uyuşmazlık tebligat konusundadır. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, dosyada birden fazla vekil varsa tebligatın bu vekillerden sadece birine yapılması davanın yürütülmesi ve sürelerin başlaması için yeterlidir (Tebligat Kanunu m. 11, HMK m. 73). Ancak mahkeme pratiklerinde bazen birden fazla vekile tebligat çıkarıldığı görülür. Bu durumda, hukuki sonuçlar (örneğin temyiz süresi) ilk tebligatın yapıldığı tarihten itibaren başlar. Eğer vekillerden biri istifa eder veya azledilirse, yetkisi devam eden diğer vekile veya vekillere tebligat yapılmaya devam edilir.


HMK Madde 75 (Birden Fazla Vekil) Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Davada iki avukatım varsa duruşmaya ikisi de girmek zorunda mı?

Hayır. HMK Madde 75’e göre avukatlarınızdan her biri yetkisini bağımsız olarak kullanabilir. Duruşmaya sadece birinin veya ikisinin aynı anda girmesinde hukuken bir engel veya zorunluluk yoktur.

Vekillerden biri davadan feragat ederse bu geçerli olur mu?

Eğer o vekilin vekaletnamesinde (HMK m. 74 uyarınca) “özel feragat yetkisi” varsa, tek başına yaptığı feragat geçerlidir ve diğer vekilin veya asilin buna sonradan itiraz etmesi işlemi geçersiz kılmaz. Karşı taraf bakımından yetki tamdır.

Karar tebliğ edildiğinde süre hangi avukata göre başlar?

Tebligat hangi avukata daha önce ulaşmışsa yasal süre (istinaf, temyiz vb.) o avukatın tebliğ aldığı tarihte işlemeye başlar. Her avukata ayrı ayrı tebligat yapılması süreleri uzatmaz.

Avukatlardan biri istifa ederse diğeriyle davaya devam edebilir miyim?

 Evet. Vekillerden birinin istifası veya vekaletten azli, diğer vekilin yetkilerini sona erdirmez. Diğer vekil davayı tek başına takip etmeye devam edebilir.


UYARI

Web sitemizde yayımlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka internet sitelerinde yayımlanması halinde derhal hukuki ve cezai süreç başlatılacaktır.

Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.

Sitemizde yer alan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Burada sunulan hiçbir bilgi, herhangi bir yasal veya profesyonel tavsiye niteliğinde değildir. Bu paylaşım, hiçbir şekilde avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Bu nedenle ziyaretçilerimizin, profesyonel ve resmi anlamda hukuki yardım almadan herhangi bir işlemde bulunmamaları önemle tavsiye olunur.