Avukatın Yetki Sınırı: HMK Madde 73 Davaya Vekâletin Kanuni Kapsamı ve Tebligat Zorunluluğu
Hukuk muhakemesinde tarafların bir avukat tarafından temsil edilmesi, sadece bir irade beyanı değil; aynı zamanda usul işlemlerinin teknik bir disiplinle yürütülmesini sağlayan hukuki bir statüdür. HMK Madde 73, “Davaya vekâletin kanuni kapsamı”nı belirleyerek, bir vekilin (avukatın) dava dosyasında hangi işlemleri yapmaya peşinen yetkili olduğunu ve bu yetkinin sınırlarını tayin eder. Maddenin en can alıcı noktası, vekaletnamenin kapsamının daraltılsa dahi bu kısıtlamaların mahkeme ve karşı taraf üzerinde etkisiz kalacağı kuralıdır. Bu durum, yargılama güvenliğini ve savunma hakkının kesintisiz kullanılmasını garanti altına almaktadır.
HMK Madde 73: Kanun Metni
(1) Davaya vekâlet, kanunda özel yetki verilmesini gerektiren hususlar saklı kalmak üzere, hüküm kesinleşinceye kadar, vekilin davanın takibi için gereken bütün işlemleri yapmasına, hükmün yerine getirilmesine, yargılama giderlerinin tahsili ile buna ilişkin makbuz vermesine ve bu işlemlerin tamamının kendisine karşı da yapılabilmesine ilişkin yetkiyi kapsar.
(2) Belirtilen bu yetkiyi kısıtlamaya yönelik bütün sınırlandırıcı işlemler, karşı taraf yönünden geçersizdir.
6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi
Tasarının bu maddesinde 1086 sayılı Kanunun 62 nci maddesinde olduğu gibi vekilin vekâlet kapsamında yapabileceği işler belirtilmiştir.
Hukuki İncelemeler
Davaya Vekaletin Kapsamı Neleri İçerir?
HMK m. 73 uyarınca davaya vekalet, avukata davanın açılmasından hükmün kesinleşmesine (İstinaf ve Temyiz dahil) kadar her türlü usuli işlemi yapma yetkisi verir. Bu yetki sadece duruşmalara katılmayı değil, mahkeme kararının icraya konulmasını (infaz), yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin tahsil edilerek makbuz verilmesini de kapsar. Ayrıca, davanın takibi için gereken her türlü dilekçenin sunulması da bu kanuni kapsam içindedir.
Tebligatın Vekile Yapılması Zorunluluğu
Maddede yer alan “bu işlemlerin tamamının kendisine karşı da yapılabilmesine” ifadesi, tebligat hukukunu doğrudan etkiler. Eğer bir taraf kendini vekil ile temsil ettiriyorsa, dava ile ilgili tüm bildirimlerin asıla değil, vekile yapılması zorunludur. Vekil varken asıla yapılan tebligatlar usulsüz sayılır ve büyük hak kayıplarına (sürelerin kaçması vb.) sebebiyet verebilir.
Öne Çıkan Yargıtay Kararları Özeti
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2014/961E. , 2016/329K. (16.03.2016 Tarihli Karar)
ÖZET (Vekil ile Takip Edilen İşlerde Tebligatın Vekile Yapılması Zorunluluğu): Konya 3. İcra Mahkemesi’nde görülen bir “ihalenin feshi” davasında, borçlu şirket vekili hacze konu kule vincin satışı için düzenlenen ilanın vekile değil, borçlu asıla tebliğ edildiğini ileri sürerek ihalenin feshini talep etmiştir.
Kararın Esası: HGK kararında; “7201 Sayılı Tebligat Kanunu m. 11 ve HMK m. 73 gereğince vekil ile takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması zorunludur. Somut olayda borçlu tarafın avukatı icra dosyasında daha önce işlem (103 davetiyesine itiraz) yapmış olmasına rağmen, satış ilanı vekil yerine asıla tebliğ edilmiştir. Bu durum usulsüzdür ve ihalenin feshi sebebidir.” denilerek HMK 73’teki vekaletin kapsamının tebligat usulünü doğrudan belirlediği vurgulanmıştır.
HMK Madde 73 (Davaya Vekalet Kapsamı) Sıkça Sorulan Sorular
Avukat davanın kesinleşmesinden sonra icra takibi açabilir mi?
Evet. HMK m. 73/1 gereğince vekaletname “hükmün yerine getirilmesini” de kapsar. Yani aynı vekaletname ile borçluya karşı icra takibi başlatılabilir; yeni bir vekaletnameye gerek yoktur.
Vekaletnamede özel yetki yoksa avukat her şeyi yapabilir mi?
Hayır. m. 73 “kanuni kapsamı” (genel işlemleri) belirler. Ancak m. 74’te sayılan sulh olma, feragat, kabul veya yemin gibi işlemler için avukatın mutlaka “özel yetki”ye (vekaletnamede bu hususların açıkça yazılmasına) sahip olması gerekir.
Vekalet varken mahkeme kağıdı neden asıla değil avukata gelir?
Bu bir kanuni zorunluluktur. HMK 73 uyarınca tüm tebligatlar vekile yapılır. Bunun amacı, davanın hukukçu olmayan asıl tarafından takibi sırasında oluşabilecek hak kayıplarını önlemektir.
UYARI
Web sitemizde yayımlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka internet sitelerinde yayımlanması halinde derhal hukuki ve cezai süreç başlatılacaktır.
Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.
Sitemizde yer alan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Burada sunulan hiçbir bilgi, herhangi bir yasal veya profesyonel tavsiye niteliğinde değildir. Bu paylaşım, hiçbir şekilde avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Bu nedenle ziyaretçilerimizin, profesyonel ve resmi anlamda hukuki yardım almadan herhangi bir işlemde bulunmamaları önemle tavsiye olunur.