Fer’i Müdahale Dilekçesi Nasıl Yazılır? Talep ve İnceleme Usulü — HMK Madde 67
Fer’i müdahale hakkı (m. 66) soyut bir olanak olarak kalmaması için usule kavuşturulmuş bir form gerektirir. HMK Madde 67, bu formu belirler: dilekçe zorunluluğu, dilekçenin içeriği ve mahkemenin inceleme rejimi. Kurumun kötüye kullanılmasını engellemek için dilekçede yalnızca “müdahil olmak istiyorum” demek yetmez; hangi tarafın yanında, hangi sebeple ve hangi dayanaklara göre müdahil olunmak istendiğinin açıkça ortaya konulması gerekir. Mahkeme, dilekçeyi taraflara tebliğ ettikten sonra karar verir; taraflar ya da üçüncü kişi davet edilmesine rağmen gelmese bile usul durmaz ve müdahale hakkında karar verilir. Öte yandan, Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre mahkeme, başvuru olmaksızın kendiliğinden fer’i müdahillik kararı veremez.
HMK Madde 67: Kanun Metni
(1) Müdahale talebinde bulunan üçüncü kişi, yanında katılmak istediği tarafı, müdahale sebebini ve bunun dayanaklarını belirten bir dilekçeyle mahkemeye başvurur.
(2) Müdahale dilekçesi, davanın taraflarına tebliğ edilir. Mahkeme, gerekirse taraflarla birlikte üçüncü kişiyi de dinlemek üzere davet eder, gelmeseler dahi müdahale talebi hakkında karar verir.
6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi
Maddenin birinci fıkrasında, fer’î müdahale hakkının kötüye kullanılmaması ve istenen sonucu sağlayabilmesi, yargılamanın daha sağlıklı yürütülebilmesi için, müdahilin, yanında katıldığı tarafı, müdahale sebebini ve bunun dayanaklarını müdahale talebinde açıkça belirtmesi aranmıştır. Böylece, müdahilin hangi taraf yanında fer’î olarak katılacağı konusunda tereddüt olmayacaktır. Üçüncü kişinin, fer’î müdahil olarak davada yer alması için, bu konuda hukukî yararı mevcut olmalıdır. Bu sebeple, müdahale sebebi ve müdahale sebebine ilişkin somut dayanakları da dilekçesinde yer almalıdır.
İkinci fıkraya göre, müdahale dilekçesi, tarafların haberdar olmaları için taraflara tebliğ edilmelidir. Bu aynı zamanda hukukî dinlenilme hakkının unsuru olan yargılama faaliyeti hakkında tarafların bilgilendirilmesinin de bir gereğidir. Mahkeme, ayrıca gerekli ise müdahale talebini incelemek için tarafları ve üçüncü kişiyi davet eder. Ancak, fer’î müdahale sebebiyle davanın gecikmesine engel olmak için, davet edilenler gelmeseler dahi müdahale hakkında karar verileceği hususu kabul edilmiştir.
Hukuki İncelemeler
Müdahale Dilekçesinin Zorunlu İçeriği
m. 67/1 uyarınca müdahale dilekçesinde şu üç unsur açıkça yer almalıdır:
| Unsur | Açıklama | Eksik Kalırsa |
|---|---|---|
| Yanında katılmak istenen taraf | Davacı mı, davalı mı? | Tereddüt oluşur; müdahilin hangi tarafı desteklediği belirsiz kalır |
| Müdahale sebebi | Neden bu davaya katılmak isteniyor? Hukuki yarar nedir? | Talep reddedilebilir |
| Dayanaklar | Hukuki yararı gösteren somut olgular ve belgeler | Soyut iddia yetersiz sayılabilir |
Kanun gerekçesine göre bu içerik gereklilikleri, fer’i müdahale hakkının kötüye kullanılmasını önlemek ve yargılamanın sağlıklı yürütülmesini sağlamak amacıyla öngörülmüştür.
Tebliğ Yükümlülüğü — Hukuki Dinlenilme Hakkının Gereği
m. 67/2 uyarınca müdahale dilekçesi, davanın mevcut taraflarına tebliğ edilmek zorundadır. Bu yükümlülük iki temel ilkeyi yansıtır:
- Hukuki dinlenilme hakkı (m. 27): Tarafların yargılama faaliyetleri hakkında bilgilendirilmesi bu hakkın özünü oluşturur. Müdahale dilekçesi tebliğ edilmeden karara gidilmesi, tarafların “müdahaleye itiraz” hakkını ortadan kaldırır ve bozma sebebi oluşturur.
- Taraf kontrolü: Her iki taraf, müdahilin “hukuki yararı” bulunmadığını ya da müdahalenin zamanlama bakımından uygunsuz olduğunu ileri sürerek itiraz edebilir.
“Gelmedilerse Dahi Karar Verilir” Kuralının Anlamı
Mahkeme, gerekli görürse tarafları ve üçüncü kişiyi dinlemek üzere davet edebilir. Ancak davet edilenler —davacı, davalı ya da müdahale talep eden kişi— gelmeseler dahi mahkeme, müdahale talebi hakkında karar vermek zorundadır. Bu kural, müdahale sürecinin yargılamayı bloke etmesini önlemek amacıyla getirilmiştir: Usul ekonomisi ilkesi, tarafların gelmemesini gerekçe göstererek müdahale kararını ertelemeye izin vermez.
Kendiliğinden Fer’i Müdahillik Kararı Verilemez
Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre mahkeme, hiçbir başvuru olmaksızın bir kişiyi re’sen fer’i müdahil ilan edemez. Bu kural şu anlama gelir:
- Mahkeme, taraflardan birinin ihbarı üzerine bile, ihbar edilen kişinin müdahale talebinde bulunup bulunmadığını beklemek durumundadır.
- Bir üçüncü kişiyi mahkemenin kendiliğinden “davalı” konumuna getirerek hakkında hüküm kurması mümkün değildir.
- Fer’i müdahalle katılım, üçüncü kişinin iradesine bağlı bir haktır; mahkeme bu iradeyi ikame edemez.
Müdahale Talebi Hakkında Karar Verilmeden Hüküm Kurulamaz
Yargıtay içtihadı, müdahale talebinin olumlu ya da olumsuz bir kararla karara bağlanması gerektiğini emredici biçimde ortaya koymaktadır. Müdahale talebi henüz sonuçlandırılmadan asıl dava hakkında hüküm kurulması bozma sebebi oluşturur. Zira müdahale talebinin kabulü halinde müdahil, kabul kararından itibaren davayı bulunduğu noktadan takip etme hakkı kazanmakta; bu hakkın fiilen kullanılabilmesi için kararın hükümden önce verilmiş olması gerekmektedir.
Avukat Görüşü: Dayanaksız Dilekçe Talebi Öldürür
Pek çok müdahale talebi, “bu davada hukuki yararım bulunduğundan” gibi soyut bir cümleyle sonlanmakta ve mahkemelerce reddedilmektedir. m. 67’nin ruhuna uygun bir dilekçe için şunlar önerilir: (1) Müdahale sebebini somutlaştıran sözleşme, belge ya da hukuki ilişkiye dilekçe ekinde yer verilmesi; (2) Müdahalenin ilerideki rücu, kefalet ya da dayanışma ilişkisiyle bağlantısının gösterilmesi; (3) “Hukuki yarar” kavramının m. 66 ve m. 69 ile birlikte okunarak nasıl gerçekleştiğinin kısa biçimde ortaya konulması. Kabul kararından önce mahkemede yapılan usul işlemleri müdahile bağlayıcı olmadığından, geç kalınan her duruşma müdahilin savunma imkânını fiilen daraltmaktadır.
Öne Çıkan Yargıtay Kararları Özeti
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi 2015/11827 E. , 2016/8910 K.
ÖZET (Kamulaştırmasız El Atma — Müdahale Talebi Hakkında Olumlu/Olumsuz Karar Verilmeden Hüküm Kurulamaz — Bozma): Davalı idare, bir taşınmaza kamulaştırmasız el atmış; bedel davası açılmıştır. Yargılama sürerken bir kişi müdahale talebinde bulunmuş; mahkemece bu talep hakkında olumlu ya da olumsuz hiçbir karar verilmeden hüküm kurulmuştur. Yargıtay 18. HD, bu gerekçeyle kararı bozmuştur. Bozma gerekçesi: HMK m. 67 uyarınca müdahale dilekçesinin öncelikle taraflara tebliğ edilmesi; m. 68 uyarınca ise müdahale talebinin kabulü halinde müdahalin dosyayı “bulunduğu noktadan itibaren” takip edebileceği ve yanında katıldığı tarafın yararına olan iddia ve savunma araçlarını ileri sürme hakkı bulunduğu nazara alınarak, gösterilmesi halinde delillerin toplanması gerekir. Müdahale talebi hakkında karar verilmeden hüküm kurulması usule aykırıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2014/25702 E. , 2016/4055 K.
ÖZET (SGK Rücu — Başvuru Olmaksızın Mahkemece Kendiliğinden Fer’i Müdahillik Kararı Verilemez — Bozma): SGK, iş kazası nedeniyle işverene rücu davası açmıştır. Yargılama sırasında davalı işveren, sigortalının meslekte kazanma gücü kayıp oranına itiraz etmiş; mahkeme, “hak alanını ilgilendirdiği” gerekçesiyle bir talep olmaksızın sigortalıyı kendiliğinden fer’i müdahil ilan etmiş, sonrasında onu “davalı” konumuna getirmiş ve aleyhine hüküm kurmuştur. Yargıtay 10. HD oybirliğiyle bozmuştur. Bozma gerekçesi: HMK m. 66–67 hükümleri uyarınca fer’i müdahillik başvuru (istem) olmaksızın mahkemece kendiliğinden sağlanamaz. Sigortalının fer’i müdahil olarak davada yer alması mümkün olsa da bunun yöntemi, ilgili kişinin bizzat müdahale talebinde bulunmasıdır. Üstelik fer’i müdahil hakkında hüküm bile kurulamaz; sigortalıyı “davalı” konumuna getirip aleyhine hüküm tesis edilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
HMK Madde 67 (Fer’i Müdahale Talebi ve İncelenmesi) Sıkça Sorulan Sorular
Müdahale dilekçesi verince hemen duruşmaya katılabilir miyim?
Hayır. Dilekçeyi sunmanız müdahil sıfatını kendiliğinden kazandırmaz. Mahkeme, dilekçeyi taraflara tebliğ edip inceledikten sonra kabul veya ret kararı verir. Kabul kararından itibaren ve yalnızca “dosyanın bulunduğu noktadan itibaren” davayı takip edebilirsiniz. Bu nedenle müdahale dilekçesini mümkün olan en erken aşamada sunmak stratejik açıdan önemlidir.
Taraflar müdahaleme itiraz ederse otomatik olarak reddedilir miyim?
Hayır. Tarafların itirazı mahkemeyi bağlamaz. Mahkeme yalnızca m. 66’daki koşulları —özellikle “hukuki yararı”— değerlendirir. Hukuki yarar bulunduğuna kanaat getirilirse taraflar itiraz etse de müdahale talebi kabul edilir.
Hakim beni fer’i müdahil olarak atayabilir mi?
Hayır. Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre mahkeme, başvuru olmaksızın re’sen fer’i müdahillik kararı veremez. Bu karar, ancak ilgili kişinin kendi iradesiyle müdahale talebinde bulunması üzerine verilebilir.
Müdahale talebim reddedilirse ne yapabilirim?
Ret kararına karşı ayrıca ve hemen itiraz yolu kapalıdır; bu kararı ancak asıl hükümle birlikte istinaf veya temyiz aşamasında itiraz konusu yapabilirsiniz. Bu nedenle anlamlı dayanaklar içeren güçlü bir dilekçe hazırlamak kritik önem taşır.
UYARI
Web sitemizde yayımlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka internet sitelerinde yayımlanması halinde derhal hukuki ve cezai süreç başlatılacaktır.
Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.
Sitemizde yer alan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Burada sunulan hiçbir bilgi, herhangi bir yasal veya profesyonel tavsiye niteliğinde değildir. Bu paylaşım, hiçbir şekilde avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Bu nedenle ziyaretçilerimizin, profesyonel ve resmi anlamda hukuki yardım almadan herhangi bir işlemde bulunmamaları önemle tavsiye olunur.