Her İki Tarafa Birden “Bu Hak Benimdir” Demek: Asli Müdahale Davası — HMK Madde 65
İki kişi arasında görülen bir dava, bazen davadan haberdar olmayan üçüncü bir kişiyi de doğrudan ilgilendiren bir hak veya şey üzerinde kurulmuş olabilir. HMK Madde 65, bu kişiye seyirci kalmama hakkı tanımaktadır: “davanın konusu olan şey aslında benimdir” diyen üçüncü kişi, her iki tarafa birden karşı — asıl davanın açıldığı mahkemede — ayrı bir dava açabilir. Bu asli müdahale kurumu; çelişkili kararları önlemek, gerçeğin ortaya çıkmasını sağlamak ve muvazaalı yargılamaların önüne geçmek gibi çok katmanlı bir amaca hizmet eder. Kurumun fer’i müdahaleden temel farkı şudur: Fer’i müdahilde bir tarafın “yanında” yer alırsınız; asli müdahalede ise her iki tarafa “karşı” durur, davanın konusu üzerinde bağımsız bir hak talebinde bulunursunuz.
HMK Madde 65: Kanun Metni
(1) Bir yargılamanın konusu olan hak veya şey üzerinde kısmen ya da tamamen hak iddia eden üçüncü kişi, hüküm verilinceye kadar bu durumu ileri sürerek, yargılamanın taraflarına karşı aynı mahkemede dava açabilir.
(2) Asli müdahale davası ile asıl yargılama birlikte yürütülür ve karara bağlanır.
6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi
Bu maddede, doktrin ve uygulamada tereddüt etmeden kabul edilen ve bazı kanunlarımızda açıkça veya dolaylı olarak zikredilen (örneğin, Kadastro Kanunu), ayrıca yabancı ülke kanunlarında da yer verilen aslî müdahale kurumu düzenlenmiştir. Aslî müdahale, çelişkili kararların önüne geçmek, gerçeğin ortaya çıkartılması, usul ekonomisi, hukukî dinlenilme hakkının tam gerçekleştirilmesi, muvazaalı yargılamaların önüne geçmek gibi amaçlara hizmet eden bir kurumdur.
Birinci fıkrada, öncelikle davaya aslî müdahale değil, yargılamaya müdahale ifadesi kullanılmıştır. Zira, fer’î müdahale çekişmesiz yargıda mümkün değilken, aslî müdahale çekişmesiz yargıda da mümkündür ve aslî müdahalede bulunulmasıyla çekişmesiz yargı işi kural olarak çekişmeli yargıya dönüşür. Zaman bakımından, hüküm verilinceye kadar aslî müdahalede bulunulması kabul edilmiştir. Özellikle konusu aynı olan davalardaki hak veya şeyle ilgili çelişkili kararların önüne geçmek bakımından, hükme kadar müdahalenin mümkün olduğu kabul edilmiştir.
Aslî müdahale davasını diğer davalardan ayıran temel özellik, aslî müdahalede bulunmakta hukukî yararı olan kimsenin, ilk davanın veya yargılamanın görüldüğü mahkemede, ilk davanın veya yargılamanın taraflarını davalı göstererek dava açması ve bu iki davanın birlikte görülmesidir. Bu sebeple, birinci fıkrada bu durum açıkça belirtilmiştir. Ancak, aslî müdahale şartları oluşsa da, hak iddiasında bulunan üçüncü kişi, yetkili ve görevli olmak kaydıyla ilgili mahkemede ilk davanın taraflarına karşı bağımsız bir dava da açabilir. Yani, aslî müdahale bir zorunluluk değil, üçüncü kişiye tanınan bir imkândır. Bu sebeple, üçüncü kişinin dava açacağı şeklinde mutlak ifade kullanılmayıp dava açabileceği belirtilmekle yetinilmiştir.
Maddenin ikinci fıkrasında, asıl yargılamayla, müdahale davasının birlikte görülüp karara bağlanacağı belirtilmiştir. Her iki yargılamaya ilişkin tahkikatın birlikte yürütülüp yürütülmeyeceği veya birinin diğeri için bekletici sorun yapılıp yapılamayacağına, yargılamanın özelliğine göre, mahkemece karar verilecektir. Ancak her hâlde yargılamaların birlikte yürütülmesi ve kararın da ayrı ayrı değil, aynı anda birlikte verilmesi gerektiği fıkrada açıkça belirtilmiştir.
Hukuki İncelemeler
Asli Müdahalenin Şartları
m. 65 uyarınca asli müdahale yoluyla dava açılabilmesi için şu koşulların bulunması gerekir:
- Görülmekte olan bir dava: Asli müdahale, hüküm verilinceye kadar açılabilir; kesinleşmiş davada asli müdahale mümkün değildir.
- Davanın konusu üzerinde hak iddiası: Asli müdahil, ilk davanın konusu olan hak veya şey üzerinde kısmen ya da tamamen hak sahibi olduğunu ileri sürmelidir.
- Her iki tarafa karşı dava açmak: Asli müdahil, mevcut davanın hem davacısını hem davalısını davalı konumuna koyarak yeni bir dava açar.
- Aynı mahkeme: Dava, asıl yargılamanın görüldüğü mahkemede açılır — o mahkemenin asli müdahale davası bakımından da görevli ve yetkili olması gerekinir.
- Harç yatırma zorunluluğu: Asli müdahale bir dava niteliği taşıdığından, ilgili harcın yatırılması zorunludur. Harç yatırılmadan yapılan başvuru asli müdahale sayılmaz.
- Hukuki yarar: Her davada olduğu gibi asli müdahile de müdahale davası açmakta hukuki yararının bulunması gerekir.
Asli Müdahale Bir Zorunluluk Değil, Bir İmkândır
Kanun gerekçesinde açıkça vurgulandığı üzere, asli müdahale şartları gerçekleşmiş olsa bile üçüncü kişi bu yola başvurmak zorunda değildir. Görevli ve yetkili mahkemede, asıl davanın taraflarına karşı bağımsız bir dava da açabilir. Asli müdahale yolunu seçmek bir tercih meselesidir; kanun “dava açabilir” demekte, “dava açmak zorundadır” dememektedir.
Birinci Fıkranın Önemli Bir Ayrıntısı — “Yargılamaya” Müdahale
Kanun metni dikkat çekici biçimde “davaya müdahale” değil, “yargılamaya müdahale” ifadesini tercih etmiştir. Bu terminolojik seçim bilinçlidir: Fer’i müdahale yalnızca çekişmeli yargıda (dava) mümkünken, asli müdahale çekişmesiz yargıda da mümkündür. Dahası, çekişmesiz yargıda görülen bir işleme asli müdahalede bulunulmasıyla birlikte, o çekişmesiz yargı işi kural olarak çekişmeli yargıya dönüşür.
İkinci Fıkra — Birlikte Yürütme ve Birlikte Karar
Asli müdahale davası asıl yargılamayla birlikte yürütülür ve her ikisi aynı anda karara bağlanır; mahkeme iki ayrı talep hakkında ayrı ayrı hüküm kurar. Tahkikatların birlikte mi yürütüleceği yoksa birinin diğeri için bekletici sorun sayılıp sayılmayacağı ise yargılamanın özelliğine göre mahkemenin takdirine bırakılmıştır. Her hâlde her iki dava hakkında karar ayrı ayrı değil, aynı anda verilmelidir.
Asli Müdahale ile Fer’i Müdahale Karşılaştırması
| Özellik | Asli Müdahale (m. 65) | Fer’i Müdahale (m. 66) |
|---|---|---|
| Amaç | Davanın konusu üzerinde kendi hakkını korumak | Bir tarafın kazanmasına yardımcı olmak |
| Kimle dava açılır? | Her iki tarafa karşı | Yalnızca karşı taraf aleyhine (bir tarafa yardım) |
| Bağımsız dava mı? | Evet — ayrı harç gerektirir | Hayır — talep dilekçesiyle katılım |
| Çekişmesiz yargıda mümkün mü? | Evet | Hayır |
| Zorunlu dava arkadaşlığı | Var (asıl davanın tarafları birlikte davalı) | Yok |
| Hüküm kime yönelik? | Asli müdahile ayrıca karar verilir | Esas taraf için verilir; müdahil için ayrı karar yoktur |
Avukat Görüşü: Asli Müdahaleyi Fer’i Müdahaleyle Karıştırmayın
Pratikte en sık rastlanan hata, asli müdahale niteliği taşıyan taleplerin mahkemece —ya da taraflarca— yanlışlıkla fer’i müdahale olarak değerlendirilmesidir. HGK’nın içtihadına göre, bir kişinin “karşı dava” adı altında harç yatırarak sunduğu dilekçe, talep içeriğine göre asli müdahale ya da fer’i müdahale olarak nitelendirilebilir. Harç yatırmak tek başına asli müdahale hakkı vermez; önemli olan talepte bulunan kişinin davanın konusu üzerinde mi hak iddia ettiğidir.
Öne Çıkan Yargıtay Kararları Özeti
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2015/1643 E. , 2022 (22.09.2022 tarihli karar)
ÖZET (Sıra Cetveline İtiraz — Asli Müdahil mi Fer’i Müdahil mi — Harç Yatırmak Asli Müdahale Hakkı Vermez): Birden fazla alacaklının yer aldığı sıra cetveline itiraz davalarında, takip alacağını temlik eden müdahil, harcını yatırarak ve “karşı dava” adını koyduğu bir dilekçeyle diğer alacaklıların sıra cetvelinden çıkarılmasını talep etmiştir. Mahkemece bu talep fer’i müdahale olarak kabul edilmiş; Özel Daire ise mahkemenin asli müdahale talebini karara bağlamadığını belirterek bozmuştur. Yerel mahkeme direnme kararında şu gerekçeyi ortaya koymuştur: Alacağını temlik etmiş kişinin, alacak üzerinde artık hakkı bulunmadığından asili müdahil sıfatı kazanamaz; olsa olsa temlik ettiği tarafın yanında fer’i müdahil olabilir. Harç yatırmış olması bu hakkı vermez. HGK oybirliğiyle direnmeyi onamıştır. Kararın m. 65 bakımından temel ilkeleri: (1) Asli müdahale, ilk davanın konusu olan hak veya şey üzerinde hak iddia edilmesiyle kurulur; alacağı temlik eden kimsenin o alacak üzerinde artık hakkı yoktur, dolayısıyla asli müdahil sayılamaz. (2) Harç yatırmak, yapılan talebini otomatik olarak asli müdahale haline getirmez; talepte bulunan kişinin gerçekten davanın konusu üzerinde hak iddia edip etmediği belirleyicidir. (3) Asli müdahale ve fer’i müdahale arasındaki sınır, kullanılan sözcüklerle değil, talebin hukuki niteliğiyle çizilir. Karar, asli müdahale kurumunun sınırlarını pratik bir olay üzerinden netleştirmektedir.
HMK Madde 65 (Asli Müdahale) Sıkça Sorulan Sorular
Asli müdahale davası açmak için harç ödemek zorunlu mudur?
Evet. Asli müdahale bağımsız bir dava niteliği taşıdığından, davanın değerine göre ilgili harç (nispi veya maktu) yatırılmadan açılan başvuru asli müdahale olarak işlem görmez. Mahkeme, harç yatırılmaksızın yapılan başvuruyu en fazla bildirim niteliğinde değerlendirebilir.
Asli müdahale davası ile asıl dava aynı anda karara bağlanmak zorunda mıdır?
Evet. m. 65/2 uyarınca asli müdahale davası asıl yargılamayla birlikte yürütülür ve aynı anda karara bağlanır. Asıl dava sonuçlanmadan asli müdahale davasını ayrıca sonuçlandırmak ya da asli müdahale talebini karara bağlamadan asıl davayı bitirmek usule aykırıdır.
Asıl dava feragat veya kabul ile son bulursa asli müdahale davası ne olur?
Asli müdahale bağımsız bir dava olduğundan asıl davanın feragat, kabul veya sulhla son bulması asli müdahale davasını kendiliğinden sona erdirmez. Mahkeme asli müdahale davası hakkında ayrıca karar vermek zorundadır.
Asli müdahale şartları oluşmuşsa o mahkemede mi dava açmam zorunludur?
Hayır. Kanun gerekçesine göre asli müdahale bir zorunluluk değil, üçüncü kişiye tanınan bir imkândır. Şartları taşıyan kişi, yetkili ve görevli olmak kaydıyla başka bir mahkemede asıl davanın taraflarına karşı bağımsız bir dava da açabilir.
UYARI
Web sitemizde yayımlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka internet sitelerinde yayımlanması halinde derhal hukuki ve cezai süreç başlatılacaktır.
Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.
Sitemizde yer alan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Burada sunulan hiçbir bilgi, herhangi bir yasal veya profesyonel tavsiye niteliğinde değildir. Bu paylaşım, hiçbir şekilde avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Bu nedenle ziyaretçilerimizin, profesyonel ve resmi anlamda hukuki yardım almadan herhangi bir işlemde bulunmamaları önemle tavsiye olunur.