Dava İhbar Edilen Kişi Ne Yapabilir? Fer’i Müdahale Hakkı ve Hukuki Yarar: HMK Madde 63

Davanın ihbarı (m. 61–62) tek taraflı bir bildirimdir; ihbar edilen kişiyi ne taraf yapar ne de davayı kabul etmeye zorlar. HMK Madde 63, ihbar edilen kişiye tanınan seçim hakkını düzenlemektedir: Bu kişi davayı kazanmasında hukuki yararı olan tarafın yanında fer’i müdahil olarak davaya katılabilir. Dikkat çekici olan nokta şudur: Kanun, “ihbarda bulunan tarafın yanında” değil, “hukuki yararı olan tarafın yanında” demektedir. Bu fark önemlidir; ihbar edilen kişi, kendisini ihbar eden tarafın değil, davayı kazanmasında çıkarı bulunan tarafın yanında yer alabilir hatta bu farklı bir taraf da olabilir.


HMK Madde 63: Kanun Metni

(1) Dava kendisine ihbar edilen kişi, davayı kazanmasında hukuki yararı olan taraf yanında davaya katılabilir.

6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi

Maddede, ihbar üzerine kendisine ihbarda bulunulan üçüncü kişinin yargılamada nasıl yer alacağı açıklığa kavuşturulmuştur. Bu düzenlemeye göre, kendisine ihbarda bulunulan üçüncü kişi, mutlaka ihbarda bulunan tarafın değil, hukukî yararı bulunuyorsa diğer tarafın da yanında yer alabilecektir.

1086 sayılı Kanunda ihbar üzerine üçüncü kişi, taraf yanında veya onun yerine davayı takip yetkisiyle birlikte davada yer alabilmekteydi. Yapılan yeni düzenlemeyle, ihbarı alan üçüncü kişinin, sadece hukukî yararı olan taraf yanında yargılamada yer alması kabul edilmiştir. Zira, taraf yerine geçerek davayı takip etmek, uygulamada hemen hemen hiç kullanılmamaktaydı. Ayrıca bu durum, davada temsil ve bunun için tanınan avukatlık tekelini de ihlâl eden bir sonuç doğurmaktaydı. Belirtilen sebeplerle, ihbar üzerine üçüncü kişinin, hukukî yararı olan yanında davaya katılması kabul edilmiştir.


Hukuki İncelemeler

İhbar Edilen Kişinin Üç Seçeneği

Dava kendisine ihbar edilen kişi, tebligatı aldıktan sonra üç yoldan birini seçebilir:

Seçenek Açıklama Hukuki Sonuç
Fer’i müdahale talebi Hukuki yararı olan yanında katılır Karar bağlayıcı; m. 69 etkisi tam
Dilekçe vermek / duruşmaya katılmak Müdahale talebi olmaksızın Taraf sıfatı yok; m. 69 etkisi tartışmalı
Hareketsiz kalmak Tebligata rağmen katılmaz Karar bağlayıcı; “haberdar değildim” savunması yapılamaz

“Hukuki Yararı Olan Taraf” — Kritik Bir İncelik

Madde 63’ün en önemli özelliği, ihbar edilen kişinin ihbarda bulunan tarafın yanına değil, hukuki yararı olan tarafın yanına katılabilmesidir. Bu iki durum çoğunlukla örtüşse de her zaman aynı değildir:

Örnek: Davalı müteahhit, malzeme tedarikçisine davayı ihbar etmiştir. Tedarikçinin inceleme yapması sonucunda asıl sorumluluğun kendisinde değil davacı projesinde olduğu kanısına varması hâlinde, teorik olarak davacı tarafını destekleme seçeneği de mevcuttur. Kanun, hukuki yararı belirleyici kılarak ihbar edilen kişiye bu özgürlüğü tanımıştır.

HMK ile 1086 HUMK Arasındaki Temel Fark — “Taraf Yerine Geçme” Kaldırıldı

1086 sayılı HUMK döneminde ihbar edilen kişi, yalnızca fer’i müdahil olarak değil, tarafın yerine geçerek davayı bizzat takip etme yetkisiyle de katılabiliyordu. HMK bu imkânı iki gerekçeyle kaldırmıştır:

  1. Kullanılmayan bir hak: Uygulamada taraf yerine geçme neredeyse hiç kullanılmamaktaydı.
  2. Avukatlık tekeli: Bir kişinin başkasının yerine geçerek hukuki temsil yapması, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’ndaki avukatlık tekeline aykırı sonuçlar doğurmaktaydı.

Bu değişiklik, ihbar edilen kişiyi artık yalnızca “yardımcı” konumuna yerleştirmiş; asıl taraf sıfatını bir yana bırakmıştır.

İhbar Tebligatı Tamamlanmadan Hüküm Kurulamaz

Yargıtay 22. HD’nin içtihadına göre, ihbar dilekçesinin ilgili kişiye usulüne uygun biçimde tebliğ edilmesi ve tebligatın dosyaya alınması beklenmeden karar verilmesi hatalıdır. Bu tebliğ zorunluluğu, ihbar edilen kişinin — katılmak isteyip istemediği konusunda — bilinçli bir karar verebilmesi için zorunludur. Tebliğ gerçekleşmeden hüküm kurulması, savunma haklarını ve hukuki dinlenilme hakkını zedeler.

Avukat Görüşü: İhbar Edildiyseniz Hareketsiz Kalmayın

Kendisine dava ihbar edilen birçok kişi “bana ne, ben taraf değilim” düşüncesiyle hareketsiz kalmaktadır. Ancak bu strateji genellikle aleyhine sonuç doğurur: m. 64 uyarınca, ihbar edilen kişi müdahil olmasa dahi davanın sonucu ilerideki rücu ilişkisinde bağlayıcı olabilir. Öte yandan davaya fer’i müdahil olarak katılmak, yargılama sürecine aktif biçimde dahil olmayı, dayanaksız delillere itiraz etmeyi ve hatalı savunmaları düzeltmeyi mümkün kılar. Rücu riski taşıyan her durumda müdahale hakkının kullanılması, ilerideki rücu davasında savunma pozisyonunu güçlendirir.


Öne Çıkan Yargıtay Kararları Özeti

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2016/5579 E. , 2019/2855 K.

ÖZET (Asıl İşveren — Alt İşveren İhbarı — Tebliğ Tamamlanmadan Hüküm Kurulması Hatalı): İşçi, üst işveren konumundaki davalı kuruma karşı kıdem ve ihbar tazminatı davası açmıştır. Davalı asıl işveren cevap dilekçesinde, 2001’den itibaren taşeron olarak işi alan şirketlerin isim ve adreslerini bildirerek davanın bu şirketlere ihbar edilmesini talep etmiştir. Mahkemece ilgili şirketlere tebligat çıkarılmış; ancak bir şirkete çıkarılan tebligat “bilâ ikmal” iade edilmiştir. Mahkeme aynı duruşmada o şirkete TK m. 35 uyarınca tebligat kararı vermiş; ancak tebliğin gerçekleştiğine dair parça dosyaya alınmadan aynı celsede hüküm kurulmuştur. Aynı zamanda davacının özlük dosyası ve ödeme belgelerinin alt işverenlerden istenmesi talebi de dikkate alınmamıştır. Yargıtay oybirliğiyle bozmuştur. Bozma gerekçeleri: (1) HMK m. 63 uyarınca ihbar edilen kişi hukuki yararı olan tarafın yanında davaya katılabilir; bunun için önce ihbar dilekçesinin tebliği tamamlanmalıdır. (2) Tebliğ gerçekleşmeden hüküm kurulması, ihbar edilen şirketin m. 63 kapsamındaki katılma ve savunma hakkını ortadan kaldırmaktadır. (3) Dayanılması gereken işlem sırayla şöyledir: ihbar dilekçesi eksiksiz tebliğ edilecek → tebligat parçası dosyaya alınacak → ihbar olunanların sunmaları hâlinde beyan dilekçeleri ve delilleri değerlendirilecek → katılmıyorlarsa özlük dosyası ve ödeme belgeleri kendilerinden istenerek esas hakkında karar verilecek. Karar, m. 63’teki ihbar prosedürünün yerine getirilmesindeki usul sırasını somut olarak ortaya koymaktadır.


HMK Madde 63 (İhbarda Bulunulan Kişinin Durumu) Sıkça Sorulan Sorular

İhbar edilen kişi ihbarda bulunan taraf yerine mi geçebilir?

Hayır. 1086 HUMK döneminde bu mümkündü; ancak HMK bu imkânı kaldırmıştır. İhbar edilen kişi yalnızca fer’i müdahil olarak davaya katılabilir — asıl taraf sıfatını kazanmaz, taraf yerine geçerek davayı yürütemez.

İhbar edildiğim tarafın değil, karşı tarafın yanında yer alabilir miyim?

Evet. HMK m. 63 “hukuki yararı olan taraf” demektedir; bu, ihbarda bulunan taraf olmak zorunda değildir. Hukuki yararınız hangi tarafın kazanmasındaysa o tarafın yanında yer alabilirsiniz.

İhbar tebligatı almadan önce mahkeme karar verirse ne olur?

Yargıtay 22. HD’ye göre tebligat tamamlanmadan hüküm kurulması usul hatasıdır ve bozma nedenidir. İhbar edilen kişinin m. 63’teki katılma hakkı, önce usulüne uygun tebligat yapılmasını gerektirmektedir.

Davaya katılmak için ne kadar sürem var?

HMK m. 63 ve m. 66 birlikte değerlendirildiğinde, ihbar edilen kişi tahkikat sona erinceye kadar fer’i müdahale talebinde bulunabilir. Tahkikat tamamlandıktan sonra yapılan müdahale talebi kabul edilmez.


UYARI

Web sitemizde yayımlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka internet sitelerinde yayımlanması halinde derhal hukuki ve cezai süreç başlatılacaktır.

Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.

Sitemizde yer alan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Burada sunulan hiçbir bilgi, herhangi bir yasal veya profesyonel tavsiye niteliğinde değildir. Bu paylaşım, hiçbir şekilde avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Bu nedenle ziyaretçilerimizin, profesyonel ve resmi anlamda hukuki yardım almadan herhangi bir işlemde bulunmamaları önemle tavsiye olunur.