Davanın İhbarı Nasıl Yapılır? Yazılı Şekil Zorunluluğu ve Erteleme Yasağı: HMK Madde 62

HMK m. 61’de düzenlenen “davanın ihbarı” hakkı, m. 62’de usul ve şekil kurallarına kavuşmaktadır. İki temel ilke bu maddeyi özetlemektedir: Yazılılık zorunluluğu ve yargılamayı ertelememe yasağı. İhbar, sözlü olarak yapılamaz; sebepleriyle birlikte yazılı dilekçeyle mahkemeye sunulmalıdır. Öte yandan ihbar, davanın önünde bir engel değil; yalnızca bildirim işlemidir — mahkeme ihbar nedeniyle duruşmayı ileri bir tarihe bırakamaz. Yargıtay HGK’nın 2018 tarihli kararı, bu yasağın kapsamını ve mahkeme dışı ihbarın usul hukukundaki konumunu netleştirmiştir.


HMK Madde 62: Kanun Metni

(1) İhbar yazılı olarak yapılır; ihbar sebebinin gerekçeleriyle birlikte açıklanması ve yargılamanın hangi aşamada bulunduğunun belirtilmesi gerekir.

(2) Davanın ihbarı sebebiyle yargılama bir başka güne bırakılamaz ve ihbarın tevali etmesi gibi zorunlu olan durumlar dışında süre verilemez.

6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi

Bu maddede ihbarın şekli ve nasıl yapılacağı düzenlenmiştir.

Birinci fıkrada, ihbarın yazılı olarak yapılacağı öngörülmüş, bunun dışında bir sınırlama getirilmemiştir. İhbar yapılırken, gerek kötü niyetli davranışların önüne geçmek gerekse ihbar edilen üçüncü kişinin doğru ve sağlıklı karar vermesini sağlayabilmek için, ihbar sebebinin ve yargılamanın bulunduğu aşamanın açıkça belirtilmesi aranmıştır.

İkinci fıkrada, davanın ihbarı ile yargılamanın başka bir güne bırakılamayacağı açıkça öngörülerek, yargılamanın gereksiz uzaması ve kötü niyetli ihbarda bulunulmasının da önüne geçilmeye çalışılmıştır. Ancak, ihbarın tevalisi gibi, zorunlu hâllerde bir süre verilerek yargılamanın başka güne bırakılması kabul edilmiştir. Böylece, zorunluluğu hâkim takdir ederek süre verebilecek, ancak ihbar sebebiyle yargılamanın uzamasının da önüne geçilmiş olacaktır. 1086 sayılı Kanunda ihbarın tevali etmesi hâlinde hâkimin mutlaka süre vereceği, ancak teminat alabileceği öngörülmüştür. Hâkime tanınan yetki ve konulan kural sebebiyle teminat alınması gerekli değildir. Zira hukukî dinlenilmenin bir uzantısı olan ihbar için, teminat alınması uygun olmadığı gibi, uygulamada da ortaya çıkan güçlükler sebebiyle süre verilmesi durumunda, teminat alınmasından vazgeçilmiştir.


Hukuki İncelemeler

Birinci Fıkra — İhbarın Yazılı Yapılması ve Dilekçenin İçeriği

İhbar sözlü olarak yapılamaz. Mahkemeye yazılı bir dilekçeyle başvurulması zorunludur. Bu dilekçede şu iki unsur mutlaka bulunmalıdır:

  1. İhbar sebebi ve gerekçesi: Neden ihbar yapıldığı — hangi rücu ilişkisine dayanıldığı — açıkça yazılmalıdır. Soyut “ihbar ediyorum” beyanı yeterli değildir.
  2. Yargılamanın aşaması: Davanın o an hangi aşamada bulunduğu — hangi delillerin toplandığı, hangi aşamaya gelindiği — ihbar dilekçesinde gösterilmelidir. Bu bilgi, ihbar edilen kişinin katılıp katılmama kararını bilinçli vermesine imkân tanır.

Mahkeme ihbar dilekçesini alınca, ihbar şartlarını denetlemeksizin karşı tarafa ve ihbar edilmek istenen üçüncü kişiye tebliğ eder. Mahkemenin ihbar talebini reddetme ya da kabul etme yetkisi yoktur.

İkinci Fıkra — İhbar Nedeniyle Yargılamayı Ertelemek Yasaktır

Maddenin ikinci fıkrası, ihbar kurumunun kötüye kullanılmasına karşı en önemli güvencedir. İki kural birlikte düzenlenmiştir:

  • Erteleme yasağı: İhbar nedeniyle duruşma başka güne bırakılamaz; yargılama kaldığı yerden devam eder.
  • Süre yasağı (istisna hariç): Kural olarak ihbar nedeniyle ek süre de verilemez. İstisna: ihbarın zincir hâlde devam etmesi (tevali) gibi zorunlu durumlarda hâkim takdir yetkisiyle süre verebilir.

Bu kural, 1086 sayılı HUMK’tan farklıdır: Eski kanunda ihbarın tevali etmesi hâlinde hâkimin süre vermesi zorunluydu ve teminat alabiliyordu. HMK’da hâkim takdir yetkisine kavuşmuş, teminat zorunluluğu kaldırılmıştır.

Mahkeme Dışı İhbar Mümkün mü?

Yargıtay HGK’nın içtihadına göre davanın ihbarı mahkeme aracılığıyla yapılabileceği gibi mahkeme dışı vasıtalarla (noter, e-posta, taahhütlü mektup vb.) da yapılabilir. Ancak usul hukuku kapsamındaki ihbar etkisi — özellikle m. 64’te düzenlenen rücu davasındaki bağlayıcılık — yalnızca mahkeme aracılığıyla yapılan ve usulüne uygun tebliğ edilen ihbarla sağlanır. Mahkeme dışı ihbar, HMK m. 67/2 uyarınca ihbar edilen kişinin davaya fer’i müdahil olarak katılmasına zemin oluşturabilir; ancak resmi ihbarın tüm usul etkilerini doğurmaz.

İhbar Dilekçesi Hazırlarken Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar

  • Dilekçe tahkikat kapanmadan önce sunulmalıdır (m. 61).
  • Rücu ilişkisini gösteren sözleşme, poliçe veya belge dilekçeye eklenmelidir.
  • Yargılamanın hangi aşamada olduğu açıkça belirtilmelidir.
  • İhbarın mahkeme dışı yapılması hâlinde ek olarak mahkemeye de dilekçe verilmesi ihbarın usul hukukundaki etkisini güvence altına alır.
  • İhbar talebinin kabulüne ya da reddine mahkeme karar vermez; tebliğ işleminin yapılması yeterlidir.

Avukat Görüşü: İhbar Dilekçesi Erteleme Aracı Değildir

Uygulamada zaman zaman ihbar dilekçesi, yargılamayı geciktirme taktiği olarak kullanılmaya çalışılmaktadır. HMK m. 62/2’deki erteleme yasağı bunu engeller. Hâkim, ihbar dilekçesinin sunulması üzerine duruşmayı erteleyemez; tebliğ işlemini başlatır ve yargılamayı sürdürür. İhbar edilen kişi ise tebligatı aldıktan sonra kendi kararını verir: katılmak istiyorsa fer’i müdahale dilekçesi sunar, katılmak istemiyorsa hareketsiz kalabilir. Bu özgürlük, ihbarın yargılamayı bloke etme aracına dönüşmesini önler.


Öne Çıkan Yargıtay Kararları Özeti

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2015/1643 E. , 2018/200 K.

ÖZET (İşçilik Alacağı — Alt İşveren İhbarı — Erteleme Yasağı ve Mahkeme Dışı İhbar): Devlet hastanesinde yüklenici şirketler bünyesinde çalışan işçi, kıdem tazminatı alacağı için üst işveren konumundaki Bakanlığa karşı dava açmıştır. Davalı Bakanlık, ihaleli dönemlerde işi alan alt işveren şirketlere davanın ihbar edilmesini talep etmiştir. Mahkemece, bilinen adreslere tebligat yapılmış; tebligatı iade edilen şirketlerin adreslerinin ticaret odalarından araştırılması talebi ise HMK m. 62/2 uyarınca (“ihbar nedeniyle yargılama başka güne bırakılamaz”) reddedilerek esas hakkında hüküm kurulmuştur. Özel Daire, iade edilen şirketlerin adreslerini araştırmadan ve delillerini toplamadan karar verilmesini savunma hakkının kısıtlanması sayarak bozmuştur. Yerel mahkeme direnceyle kararını onamıştır. HGK, oy çokluğuyla direnme kararını yerinde bularak Özel Daireye geri göndermiştir. HGK’nın temel tespitleri: (1) İhbar sebebiyle yargılama ertelenmez (m. 62/2); bilinen adreslere tebliğ yeterlidir. (2) Davanın ihbarı mahkeme aracılığıyla yapılabileceği gibi mahkeme dışı vasıtalarla da yapılabilir. (3) İhbar olunanların “bildirecekleri delillerin toplanması” ilkesi, HMK m. 25’teki taraflarca getirilme ilkesine aykırıdır; mahkeme, ihbar olunan adına kendiliğinden delil toplayamaz. Karar, m. 62’nin iki temel amacını — ihbarı kolaylaştırmak ve yargılamayı uzatmamak — somut örnekle netleştirmiştir.


HMK Madde 62 (İhbarın Şekli) Sıkça Sorulan Sorular

İhbar dilekçesini sözlü olarak duruşmada yapmak mümkün mü?

Hayır. HMK m. 62/1 açıkça “yazılı” şekil şartı aramaktadır. Duruşmada sözlü ihbar talebinde bulunulmuş olsa dahi ayrıca yazılı dilekçe sunulması ve mahkeme aracılığıyla tebliğ edilmesi gerekir; aksi hâlde m. 64’teki bağlayıcılık etkisi doğmaz.

İhbar dilekçesi verildiğinde mahkeme duruşmayı erteler mi?

Hayır. m. 62/2 uyarınca ihbar nedeniyle yargılama başka güne bırakılamaz. Yalnızca ihbarın tevali etmesi (zincir ihbar) gibi zorunlu durumlarda hâkim takdir yetkisiyle süre verebilir. Bu istisna da kural değil, istisnai bir yetkidir.

İhbar dilekçesinde hangi bilgiler mutlaka yer almalıdır?

İki zorunlu unsur vardır: (1) İhbar sebebi ve gerekçesi — hangi rücu ilişkisine dayanıldığı; (2) Yargılamanın o anki aşaması — hangi delillerin toplandığı, davanın hangi safhasında bulunulduğu. Bu iki unsuru taşımayan ihbar dilekçesi, ilerideki rücu davasında bağlayıcılık etkisini riske atar.

Mahkeme dışı ihbar (noter aracılığıyla) hukuki sonuç doğurur mu?

Yargıtay HGK’ya göre mahkeme dışı ihbar da mümkündür. Ancak usul hukukundaki tam bağlayıcılık etkisi (m. 64) için mahkeme aracılığıyla yapılmış ve usulüne uygun tebliğ edilmiş ihbar aranmaktadır. Mahkeme dışı ihbar, karşı tarafın rücu davasında bilgisizlik savunmasını engelleyebilir; fakat usul hukukunun aradığı tüm etkileri sağlamaz.


UYARI

Web sitemizde yayımlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka internet sitelerinde yayımlanması halinde derhal hukuki ve cezai süreç başlatılacaktır.

Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.

Sitemizde yer alan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Burada sunulan hiçbir bilgi, herhangi bir yasal veya profesyonel tavsiye niteliğinde değildir. Bu paylaşım, hiçbir şekilde avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Bu nedenle ziyaretçilerimizin, profesyonel ve resmi anlamda hukuki yardım almadan herhangi bir işlemde bulunmamaları önemle tavsiye olunur.