Mecburi Dava Arkadaşlığı Nedir? Birlikte Dava Açılmazsa Ne Olur? HMK Madde 59

Bazı hukuki ilişkiler, birden fazla kişiyi o denli sıkı biçimde birbirine bağlar ki bu kişilerden yalnızca biri ya da bir kısmına karşı açılan bir dava geçerli bir hükmü doğuramaz. HMK Madde 59, bu durumu “mecburi dava arkadaşlığı” kavramıyla düzenlemektedir: Maddi hukuka göre hakkın birden fazla kişi tarafından birlikte kullanılması ya da birden fazla kişiye karşı birlikte ileri sürülmesi gerekiyorsa ve mahkemenin tüm bu kişiler hakkında tek bir hüküm vermesi zorunluysa, aralarında mecburi dava arkadaşlığı vardır. Bu durum yalnızca maddi hukuktan — elbirliği mülkiyeti ve miras ortaklığı bunların en yaygın örnekleridir — doğan bir zorunluluktur; usul hukukunun öngördüğü istisnai ile karıştırılmamalıdır.


HMK Madde 59: Kanun Metni

(1) Maddi hukuka göre, bir hakkın birden fazla kimse tarafından birlikte kullanılması veya birden fazla kimseye karşı birlikte ileri sürülmesi ve tamamı hakkında tek hüküm verilmesi gereken hâllerde, mecburi dava arkadaşlığı vardır.

6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi

Bu maddede, yapılan düzenleme maddî bakımdan mecburi dava arkadaşlığıdır. Burada 1086 sayılı Kanundan farklı olarak maddî bakımdan mecburî dava arkadaşlığından ne anlaşılması gerektiği açıkça ifade edilmiştir. Buna göre, mecburî dava arkadaşlığı, maddî hukuka göre bir hakkın birden fazla kimse tarafından birlikte kullanılması veya birden fazla kimseye karşı birlikte ileri sürülmesi ve tamamı hakkında tek hüküm verilmesi zorunlu olan hâllerde söz konusudur.


Hukuki İncelemeler

Mecburi Dava Arkadaşlığının Unsurları

HMK m. 59’un uygulanabilmesi için birlikte bulunması gereken üç unsur vardır:

  1. Maddi hukuktan doğan zorunluluk: Mecburiyet, kanundan veya maddi hukuk kurallarından kaynaklanmalıdır; usul hukukunun takdirine bırakılmamıştır.
  2. Hakkın birlikte kullanılması ya da birlikte ileri sürülmesi: Hak, tek başına kullanılabilecek nitelikte değildir; ortakların tümü birlikte hareket etmek durumundadır.
  3. Tüm ilgililer hakkında tek hüküm verilmesi: Davanın sonucunun tüm ortaklara aynı şekilde uygulanması zorunludur; farklılaşan kararlar hukuki güvensizlik yaratır.

Maddi Anlamda ve Şekli Anlamda Mecburi Dava Arkadaşlığı

Yargıtay HGK içtihadında mecburi dava arkadaşlığı iki alt kategoride ele alınmaktadır:

Maddi Mecburi Dava Arkadaşlığı Şekli Mecburi Dava Arkadaşlığı
Dayanak Maddi hukuk (TMK, TBK vb.) Kanunun usul zorunluluğu
Hüküm Tüm arkadaşlar için tek karar zorunlu Aynı şekilde tek karar zorunlu değil
Hareket Birlikte hareket zorunluluğu var Bağımsız hareket mümkün
Örnek Elbirliği mülkiyeti, miras ortaklığı Kanunun taraf olmasını zorunlu kıldığı özel haller

HMK m. 59, maddi anlamda mecburi dava arkadaşlığını düzenlemektedir.

Mecburi Dava Arkadaşlığının En Yaygın Uygulama Alanları

  • Elbirliği (iştirak hâlinde) mülkiyeti: TMK m. 701–703 kapsamında ortakların belirlenmiş payları bulunmadığından mülkiyet bir bütün olarak hepsine aittir. Bu taşınmaza ilişkin her türlü tasarruf işlemi ve davada tüm ortakların birlikte hareket etmesi zorunludur.
  • Miras ortaklığı: Murisin ölümüyle mirasçılar arasında TMK m. 640 uyarınca terekeye elbirliğiyle sahip oldukları bir ortaklık doğar. Terekedeki haklara ilişkin davalarda tüm mirasçıların taraf olması gerekir.
  • Birden fazla kiralayanın tahliye talebi: HGK 2015/789 K. ile netleşen içtihat uyarınca tahliye bölünemez bir eda niteliği taşıdığından tüm kiralayanların birlikte dava açması zorunludur.
  • Eş zamanlı borçluluk: Kanunun tüm borçluların birlikte dava edilmesini gerektirdiği haller.

Mecburi Dava Arkadaşı Eksikse Mahkeme Ne Yapar?

Mecburi dava arkadaşı olmaksızın dava açılması, “dava sıfatının eksikliği” anlamına gelir. Ancak bu durum, davanın doğrudan reddini gerektirmez. Yargıtay HGK’nın yerleşik içtihadına göre mahkemenin izlemesi gereken yol şudur:

  1. Mahkeme, eksik mecburi dava arkadaşını tespit eder.
  2. Davacıya, davayı eksik dava arkadaşlarına da teşmil etmesi (yöneltmesi) için kesin süre verir.
  3. Davacı bu süre içinde eksikliği giderirse yargılamaya devam edilir.
  4. Giderilmezse dava, taraf sıfatı yokluğu nedeniyle reddedilir.

Bu süreç kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkeme tarafından re’sen denetlenmesi zorunludur; taraf ileri sürmese bile hakim eksikliği gözetmek zorundadır.

Avukat Görüşü: Mirasçı Davası Açarken Tüm Ortakları Dahil Edin

Uygulamada en sık hata, elbirliği mülkiyeti ya da miras ortaklığı söz konusu olduğunda mirasçılardan yalnızca bir kısmına karşı — hatta bazen yalnızca birbirine dargın olunana karşı — dava açılmasıdır. Yargıtay HGK bu hatayı bir kat karşılığı inşaat davasında somutlaştırmıştır: Diğer mirasçıların satış yetkisi verdiği, yalnızca davalının vermediği gerekçesiyle dava tek mirasçıya yöneltilmiş; HGK, elbirliği mülkiyetinin tüm mirasçılar arasında mecburi dava arkadaşlığı doğurduğunu ve tüm mirasçılara dava açılmadan taraf teşkilinin sağlanamayacağını vurgulamıştır. Avukatların dava açmadan önce müvekkilin karşı taraftaki tüm hak sahiplerini ve paylaşım durumunu belgelemesi bu nedenle kritik önem taşımaktadır.


Öne Çıkan Yargıtay Kararları Özeti

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2019/302 E. , 2022/710 K.

ÖZET (Kat Karşılığı İnşaat — Elbirliği Mülkiyeti — Tüm Mirasçılara Dava Açılması Zorunluluğu): Davacı yüklenici şirket, kat karşılığı inşaat sözleşmesinin arsa sahibi tarafını oluşturan murisin ölümü üzerine, mirasçılarından yalnızca birine karşı satış yetkisi verilmesi ve tazminat istemiyle dava açmıştır. Diğer mirasçılar satış yetkisi içeren vekaletname vermiş; yalnızca davalı mirasçı reddetmiştir. Yerel mahkeme, davayı kabul etmiş; Özel Daire (Kapatılan 23. HD), murisin terekeye ilişkin tüm haklarının elbirliğiyle mülkiyet hükümlerine tabi olduğunu, bu nedenle tüm mirasçılara dava açılarak taraf teşkilinin sağlanması gerektiğini belirterek bozmuştur. Yerel mahkeme, diğer mirasçıların satış yetkisi vererek sözleşmeye katılımlarını onayladıklarını, bu nedenle hukuki yararın bulunmadığını gerekçe göstererek direnerek önceki kararında ısrar etmiştir. Hukuk Genel Kurulu, oy birliğiyle direnme kararını bozmuştur. HGK’ya göre: TMK m. 640 uyarınca murisin ölümüyle oluşan miras ortaklığı, TMK m. 701 vd. kapsamında elbirliği (iştirak hâlinde) mülkiyet hükümlerine tabidir. Bu mülkiyet türünde ortaklık tasfiye edilinceye kadar ortakların ayrı payları bulunmayıp, hak sahibi bir bütün olarak ortaklıktır. Dolayısıyla arsa sahibi murisin tüm mirasçıları arasında HMK m. 59 kapsamında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmakta; bazı mirasçıların satış yetkisi vermesi bu zorunluluğu ortadan kaldırmamaktadır. Mahkemece, davacı tarafa dava dışı mirasçılara da dava açması için süre verilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekmektedir.


HMK Madde 59 (Mecburi Dava Arkadaşlığı) Sıkça Sorulan Sorular

Mirasçılardan biri davaya katılmak istemiyorsa dava açabilir miyim?

Dava açabilirsiniz; ancak mahkeme m. 59 uyarınca katılmak istemeyen mirasçıyı da dahil etmeniz için size kesin süre verecektir. Diğer mirasçıyı davaya dahil etmenin yolu, ona ayrı bir dava açarak eldeki davayla birleştirmektir. Eksiklik giderilmezse davanız sıfat yokluğundan reddedilir.

Mecburi dava arkadaşlarından biri temyize giderse diğerleri de bundan yararlanır mı?

Evet. Mecburi dava arkadaşlığında ortakların sıkı bağlılığı nedeniyle birinin lehine gerçekleşen bir usul işlemi (temyiz, istinaf) diğerlerini de kapsar. Buna karşılık ihtiyari dava arkadaşlığında bu etki yoktur.

Mecburi dava arkadaşlığının ihtiyari dava arkadaşlığından temel farkı nedir?

İhtiyari dava arkadaşlığında her kişi bağımsız hareket edebilir ve ayrı dava açabilir; mahkeme her biri için ayrı hüküm kurabilir. Mecburi dava arkadaşlığında ise tüm ortakların birlikte taraf olması zorunludur; mahkeme tüm arkadaşlar hakkında tek ve aynı hükmü kurmak zorundadır; birinin katılmaması dava şartı eksikliğine yol açar.

Elbirliği mülkiyeti ile paylı mülkiyet arasındaki fark neden önemlidir?

Paylı mülkiyette her paydaşın belirli bir hissesi vardır ve dava açarken diğer paydaşların izni gerekmez. Elbirliği mülkiyetinde ise ortakların belirlenmiş payı olmayıp hak bir bütün olarak ortaklığa aittir; bu nedenle tasfiye dışındaki tüm işlemlerde ortakların oybirliğiyle hareket etmesi ve dava açarken tamamının taraf olması zorunludur.


UYARI

Web sitemizde yayımlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka internet sitelerinde yayımlanması halinde derhal hukuki ve cezai süreç başlatılacaktır.

Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.

Sitemizde yer alan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Burada sunulan hiçbir bilgi, herhangi bir yasal veya profesyonel tavsiye niteliğinde değildir. Bu paylaşım, hiçbir şekilde avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Bu nedenle ziyaretçilerimizin, profesyonel ve resmi anlamda hukuki yardım almadan herhangi bir işlemde bulunmamaları önemle tavsiye olunur.