Temsil veya İzin Belgelerinin Verilmesi Zorunluluğu: HMK Madde 54

Bir davayı açmak ya da yargılama sürecinde işlem yapmak için taraf olmak tek başına yeterli değildir; bunun yanı sıra o işlemi kimin adına ve nasıl yapıldığının belgelerle mahkemeye ispatlanması gerekmektedir. HMK Madde 54, kanuni temsilcilere ve tüzel kişilerin yetkili organlarına; dava açarken ya da cevap dilekçesi verirken temsil veya izin belgelerini mahkemeye sunma yükümlülüğü getirmektedir. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde dava açılmamış sayılmakta; gecikmesinde sakınca bulunan durumlarda ise mahkeme koşullu olmak üzere işlem yapılmasına izin verebilmektedir. Bu makalemizde maddenin tüm boyutlarını ve Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarını ele alıyoruz.


HMK Madde 54: Kanun Metni

(1) Kanuni temsilciler, davanın açılıp yürütülmesinin belli bir makamın iznine bağlı olduğu hâllerde izin belgelerini, tüzel kişilerin organları ise temsil belgelerini, dava veya cevap dilekçesiyle mahkemeye vermek zorundadırlar; aksi takdirde dava açamaz ve yargılamayla ilgili hiçbir işlem yapamazlar. Şu kadar ki, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde mahkeme, kanuni temsilcilerin veya tüzel kişilerin organlarının, yukarıda belirtilen eksikliği gidermeleri şartıyla dava açmalarına yahut davayla ilgili işlem yapmalarına izin verebilir.

(2) İzin belgesinin alınması için mahkemeye müracaat edilmesi gerekiyorsa ilgiliye, müracaatı için kesin süre verilir. Bu süre içinde mahkemeye başvurulması hâlinde bu konuda karar verilinceye kadar beklenir.

(3) Süresi içinde belgelerin ibraz edilmemesi veya mahkemeye başvurulmaması hâlinde, dava açılmamış veya gerçekleştirilen işlemler yapılmamış sayılır.

6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi

Bu maddede, kanunî temsilcilerin temsil belgesini veya davanın takibinin izne bağlı olduğu hâllerde izin belgesini verme zorunluluğu getirilmiştir. Ayrıca, bu belgelerin usul ekonomisi açısından dava veya cevap dilekçesi ile birlikte mahkemeye verilmesi zorunluluğu kabul edilmiştir.

İkinci fıkrada, izin belgesinin alınması için mahkemeye başvurunun zorunlu olduğu hâllerde, mahkemenin bir süre vereceği ve bu sürenin de kesin olacağı düzenlenmiştir. Verilen kesin süre içinde mahkemeye başvurulması yeterli olup ayrıca mahkemenin bu süre içinde karar vermesi zorunlu değildir; mahkeme karar verinceye kadar beklenecektir.

Üçüncü fıkrada ise gerek birinci fıkraya göre sunulması gereken belgelerin sunulmaması, gerekse ikinci fıkraya göre mahkemeye başvurulması gereken durumlarda başvurulmamasının sonuçları düzenlenmiştir. Süresinde belirtilen işlemler yapılmadığında dava açılmamış, şayet herhangi bir işlem yapılmışsa işlemler de yapılmamış sayılacaktır.


Hukuki İncelemeler

Temsil ve İzin Belgesi Zorunluluğunun Kapsamı

HMK m. 54’te iki ayrı belge yükümlülüğü düzenlenmiştir:

  • İzin Belgesi: Kanuni temsilcilerin (vasi, kayyım gibi) temsil ettikleri kişi adına dava açabilmek için bazı hâllerde ilgili makamın (genellikle sulh hukuk mahkemesinin) iznini almaları gerekmektedir. Örneğin, TMK m. 462/8 uyarınca bir vasinin temsil ettiği kişi adına dava açabilmesi mahkeme iznine tabidir; bu izni gösteren belge mahkemeye sunulmalıdır.

  • Temsil Belgesi: Tüzel kişilerin (şirket, dernek, vakıf vb.) organlarının (yönetim kurulu, genel müdür vb.) o tüzel kişiyi temsil etme yetkisini kanıtlayan belgedir. Şirket için bu genellikle imza sirküleri ve ilgili karar örgütü kararını kapsayacaktır.

Her iki belge de dava dilekçesiyle birlikte sunulmak zorundadır. Bu zorunluluk, usul ekonomisi ilkesi ve mahkemenin tarafların dava ehliyetini en başından denetleyebilmesi amacıyla getirilmiştir.

Gecikmesinde Sakınca Bulunan Hâller ve Mahkemenin İzni

Birinci fıkranın son cümlesi, belge ibrazından önce acil bir işlem yapılması gereken durumlar için bir istisna öngörmektedir. Mahkeme, belgeyi henüz sunamamış olan kanuni temsilci ya da tüzel kişi organının işlem yapmasına; eksikliği gidermesini emrederek koşullu olarak izin verebilir. Bu durum özellikle ihtiyati tedbir ya da delil tespiti gibi acil usul işlemlerinde uygulama alanı bulmaktadır.

Kesin Süre ve “Dava Açılmamış Sayılma” Sonucu

İkinci ve üçüncü fıkralar birlikte değerlendirildiğinde şu sonuç ortaya çıkmaktadır: Belge ibrazı için mahkemeye başvurulması gerekiyorsa, hâkim kesin süre verir. Bu sürede mahkemeye başvurulması yeterlidir; mahkemenin süre içinde karar vermiş olması şart değildir — karar verilinceye kadar yargılama beklenir.

Ancak kesin süreye uyulmazsa sonuç ağırdır: Dava açılmamış sayılır ya da yapılan işlemler hiç yapılmamış kabul edilir. Bu sonuç bir usulden ret kararı niteliğindedir ve hak düşürücü süreyle bağlantılı davalarda telafi edilemez zararlara yol açabilir. Bu nedenle vekillerin ve kişilerin bu kesin süreye azami özen göstermesi gerekmektedir.

Avukat Görüşü: Temsil Belgesi Eksikliğinin Pratikte Yaratabileceği Riskler

Uygulamada avukatlar ve şirket yetkilileri zaman zaman temsil belgelerini dava dilekçesine eklemeyi ihmal etmektedir. Bu ihmal, özellikle ticari dava ve şirket alacak davalarında “davanın açılmamış sayılması” kararıyla sonuçlanabilmekte ve zamanaşımı ile hak düşürücü süreler bakımından telafisi güç hukuki kayıplara neden olmaktadır. Bunun önlenmesi için dava açılmadan önce şu belgelerin hazır tutulması önerilir: Şirket adına açılan davalarda güncel tarihli imza sirküleri, yönetim kurulu kararı ve ticaret sicil gazetesi; vasi ya da kayyımlar için mahkeme izin kararı; dernekler için genel kurul ya da yönetim kurulu yetki kararı. Bu belgeleri son dakikaya bırakmak, hem davanın açılmamış sayılma riskini hem de müvekkille hukuki sorumluluk doğurabilecek durumları beraberinde getirir.


Öne Çıkan Yargıtay Kararları Özeti

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2012/3762 E. , 2012/3371 K.

ÖZET (Vasi Atanmasında Temsil Belgesinin Beklenmesi): Davacı, babasının malını vekâletname hilesiyle davalıya devrettiğini ileri sürerek tapu iptali istemiştir. Baba hakkında vasi tayini davası devam etmekteydi. Yerel mahkeme, davacının sıfatı olmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Yargıtay, gerek HMK m. 54/1 gerekse HUMK m. 39 ve m. 42 çerçevesinde, temsil belgesinin tamamlanması için beklenmesi gereken hâllerde davanın reddedilemeyeceğini; mahkemenin vasiye davayı ihbar ederek TMK m. 462/8 kapsamında husumete izin kararı alındıktan sonra yargılamayı yürütmesi gerektiğini belirterek BOZMA kararı vermiştir.

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2015/4167 E. , 2016/2535 K.

ÖZET (İİK m. 94 Yetkisi Alınmadan Dava Açılamaz): Davacı, alacaklı sıfatıyla borçlunun tescil ettirmediği gayrimenkul haklarını kendi adına tescil ettirmek için dava açmıştır. Ancak İİK m. 94/2 uyarınca bu tür davalarda icra dairesinden önceden yetki alınması gerekmektedir. Yargıtay, bu yetkinin alınmadan davanın esasına girilmesinin hukuka aykırı olduğunu; HMK m. 52, 53, 54 ve 77/1 çerçevesinde davacıya kesin süre verilerek eksikliği tamamlaması istenilmesi, süre içinde tamamlanamazsa davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğine hükmederek BOZMA kararı vermiştir.


HMK Madde 54 (Temsil veya İzin Belgelerinin Verilmesi) Sıkça Sorulan Sorular

Temsil belgesi dava dilekçesiyle birlikte verilmezse ne olur?

HMK m. 54/3 uyarınca dava açılmamış sayılır ya da yapılan işlemler hiç yapılmamış kabul edilir. Bu bir usul reddi kararıdır ve davanın esasına girilmez; zamanaşımı ya da hak düşürücü süre dolmuşsa ciddi hak kayıplarına yol açabilir.

Belge ibrazı için mahkemeden izin alınması gerekiyorsa süre nasıl işler?

HMK m. 54/2’ye göre mahkeme kesin süre verir. Bu süre içinde mahkemeye başvurulması yeterlidir; mahkemenin aynı sürede karar vermiş olması zorunlu değildir. Davacı başvuruyu yaptıktan sonra mahkeme karar verinceye kadar yargılama beklenir.

Tüzel kişiler hangi belgeleri sunmak zorundadır?

Şirketler için imza sirküleri ve yönetim kurulu yetki kararı; vakıf ve dernekler için yönetim kurulu kararı; kooperatifler için genel kurul yetki kararı gibi belgeler temsil belgesi niteliğinde kabul edilmektedir. Sunulan belgenin güncel olması ve yetkinin dava tarihini kapsaması gerekmektedir.

Gecikmesinde sakınca bulunan hâl nedir?

İhtiyati tedbir, delil tespiti veya acil el koyma gibi çok kısa süre içinde işlem yapılması gereken durumlar bu kapsamda değerlendirilebilir. Mahkeme bu hâllerde eksikliği sonradan gidermek şartıyla işlem yapılmasına izin verebilir.


UYARI

Web sitemizde yayımlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka internet sitelerinde yayımlanması halinde derhal hukuki ve cezai süreç başlatılacaktır.

Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.

Sitemizde yer alan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Burada sunulan hiçbir bilgi, herhangi bir yasal veya profesyonel tavsiye niteliğinde değildir. Bu paylaşım, hiçbir şekilde avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Bu nedenle ziyaretçilerimizin, profesyonel ve resmi anlamda hukuki yardım almadan herhangi bir işlemde bulunmamaları önemle tavsiye olunur.