Hâkimin Hukuki Sorumluluğu Davası Nerede Açılır? HMK 47 Görevli Mahkeme

Hâkimlerin yargılama faaliyetlerinden dolayı Devlet aleyhine açılacak tazminat davalarında “görevli mahkeme” tayini, yargı bağımsızlığını koruyan en kritik usul kuralıdır. HMK Madde 47, bu davaların sıradan bir tazminat davası gibi yerel mahkemelerde görülmesini engelleyerek, denetim yetkisini doğrudan Yargıtay‘a vermiştir. 2015 yılında yapılan köklü değişiklikle birlikte, artık ilk derece mahkemesi hâkimlerinin hataları için dahi davanın açılacağı tek adres Yargıtay ilgili hukuk dairesidir. Bu düzenleme, “hâkimlerin hâkimi” prensibini en üst düzeyde işleterek, yargısal faaliyetlerin denetiminde uzmanlık ve tarafsızlık güvencesi sağlar.


HMK Madde 47: Kanun Metni

Davaların açılacağı mahkeme

MADDE 47- (1) (Değişik: 1/4/2015-6644/3 md.) Devlet aleyhine açılan tazminat davası, ilk derece ve bölge adliye mahkemesi hâkimlerinin fiil ve kararlarından dolayı, Yargıtay ilgili hukuk dairesinde; Yargıtay Başkan ve üyeleri ile kanunen onlarla aynı konumda olanların fiil ve kararlarından dolayı Yargıtay Dördüncü Hukuk Dairesinde ilk derece mahkemesi sıfatıyla görülür. Dava, bu dairenin Başkan ve üyelerinin fiil ve kararlarından dolayı ise yargılama Yargıtay Üçüncü Hukuk Dairesinde yapılır. Verilen kararların temyiz incelemesi Hukuk Genel Kurulunca yapılır. Temyiz incelemesine, kararı veren başkan ile üyeler katılamaz.

(2) Devletin sorumlu hâkime karşı açacağı rücu davası, tazminat davasını karara bağlamış olan mahkemede görülür.

6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi

Maddede hâkimin kusurlu davranışları nedeniyle, açılacak tazminat ve rücu davasında, görevli ve yetkili mahkeme düzenlenmiştir. Hâkimlerin sorumluluğu nedeniyle açılan tazminat davası, sıradan bir tazminat davası gibi değerlendirilmemelidir. O nedenle, gerek Devlet aleyhine açılan tazminat davasında, gerekse Devlet tarafından hâkime karşı açılabilecek rücu davasında, hâkimler için ayrıca bir teminat oluşturmak amacıyla, 1086 sayılı Kanunun 575 inci maddesinin, 5236 sayılı Kanunla değişik ikinci fıkrasındaki sistemden ayrılınmış, bu davalar için Yargıtayın görevli olması kabul edilmiştir. Bu düzenlemeler yargı bağımsızlığı ile de doğrudan doğruya ilgilidir. Ayrıca, bu mahkeme, tazminat davasını inceleyip, karara bağlayarak, uyuşmazlık hakkında zaten en iyi şekilde bilgi sahibi olmuş durumdadır. O nedenle, bu mahkeme, rücu davasını da kısa süre içinde gerçeğe uygun bir şekilde karara bağlayabilecektir.


Hukuki İncelemeler

Hâkimin Hukuki Sorumluluğu Davası Görevli Mahkeme: Yargıtay Yetkisi

HMK Madde 47’nin 2015 yılında değişen metni uyarınca, davanın hangi derecedeki hâkim için açıldığına bakılmaksızın (ilk derece veya BAM); görevli yer Yargıtay ilgili hukuk dairesidir. Örneğin, bir Asliye Hukuk Mahkemesi hâkiminin m. 46 kapsamındaki bir eylemi için dava açılacaksa, davanın konusu hangi hukuk dairesinin görev alanına giriyorsa o dairede (ilk derece mahkemesi sıfatıyla) görülür. Bu, yargı hiyerarşisinde üst denetimin doğrudan Yargıtay nezdinde başlaması anlamına gelir.

BAM ve İlk Derece Mahkemesi Hâkimleri İçin Dava Usulü

Eski düzenlemede ilk derece mahkemesi hâkimleri için Bölge Adliye Mahkemeleri görevliyken, güncel metinde bu ayrım ortadan kaldırılmıştır. Yargıtay Başkan ve üyeleri aleyhine açılacak davalarda ise Yargıtay 4. Hukuk Dairesi görevlidir. Eğer dava bizzat 4. Hukuk Dairesi üyeleri içinse, bu durumda tarafsızlığı sağlamak adına görev Yargıtay 3. Hukuk Dairesi‘ne geçer. Bu kararların temyiz incelemesini ise Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (HGK) yapar.

Avukat Görüşü: Görevli Mahkeme Seçiminde Yapılan Kritik Hatalar

Uygulamada düşülen en büyük hata, 2015 öncesi metinde kalan “BAM görevlidir” bilgisiyle hareket etmektir. Yanlış mahkemede açılan dava, kamu düzenini ilgilendiren görev kuralı nedeniyle doğrudan usulden reddedilecektir. Ayrıca, makalenin devamında yer alan HGK içtihatlarında da vurgulandığı üzere; davanın doğrudan “Hâkime” değil “Devlet (Adalet Bakanlığına izafeten Hazine)” aleyhine açılması şarttır. Hâkime husumet yöneltilmesi durumunda dava “pasif husumet yokluğu” nedeniyle reddedilir ve m. 49 uyarınca disiplin para cezası riski doğabilir.


Öne Çıkan Yargıtay Kararları Özeti

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2014/387 E. , 2015/813 K.

ÖZET (Husumet ve Devletin Sorumluluğu): Davacı, ceza yargılamasındaki gizli tanık dinleme usulü nedeniyle ilgili hâkime doğrudan dava açmıştır. Yargıtay HGK, 6110 sayılı Kanun ve HMK hükümleri uyarınca hâkimler aleyhine “kişisel kusur” iddiasıyla dahi olsa doğrudan dava açılamayacağını, davanın mutlaka Devlet (Hazine) aleyhine açılması gerektiğini vurgulamıştır. Hâkime yöneltilen davanın husumet yokluğundan reddi yerinde bulunmuştur.


HMK Madde 47 (Sorumluluk Davası Görevi) Sıkça Sorulan Sorular

Davayı Ankara Yargıtay dairelerinde mi açmalıyım?

Evet. HMK m. 47 kapsamındaki tazminat davaları doğrudan Ankara’da, Yargıtay’ın ilgili hukuk dairesinde ilk derece mahkemesi sıfatıyla açılır.

Yargıtay dairesinin verdiği kararı nerede temyiz edebilirim?

Yargıtay hukuk dairelerinin tazminat davası sonucunda verdiği kararlara karşı temyiz inceleme yeri Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (HGK)‘dur.

Yanlış hâkime dava açarsam ne olur?

Davanın husumet yokluğu nedeniyle reddedilmesinin yanı sıra, HMK m. 49 uyarınca davanın esastan reddi halinde para cezasıyla karşı karşıya kalabilirsiniz. Bu nedenle davanın Devlet (Hazine) aleyhine açılması emredicidir.


UYARI

Web sitemizde yayımlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka internet sitelerinde yayımlanması halinde derhal hukuki ve cezai süreç başlatılacaktır.

Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.

Sitemizde yer alan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Burada sunulan hiçbir bilgi, herhangi bir yasal veya profesyonel tavsiye niteliğinde değildir. Bu bilgilerin paylaşılması, hiçbir şekilde avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Bu nedenle ziyaretçilerimizin, profesyonel ve resmi anlamda hukuki yardım almadan herhangi bir işlemde bulunmamaları önemle tavsiye olunur.