İstinaf Hâkimini Reddetmek ve Yargıtay’a Başvurmak:

HMK Madde 44 (Temyiz Yolu)

Hukuk muhakemesi sistemimizde sadece ilk derece mahkemelerinin değil, üst derece mahkemeleri olan Bölge Adliye Mahkemeleri (BAM) hâkimlerinin de tarafsızlığı denetime tabidir. HMK Madde 44, istinaf mahkemesi hâkimlerinin reddi halinde merciin vereceği kararlara karşı “Temyiz” (Yargıtay) yolunu düzenler. Bu madde, istinaf aşamasındaki yargılamanın güvenilirliğini sağlamak adına Yargıtay’ın denetim yetkisini belirler. Özellikle 2020 yılında eklenen fıkralarla iyice netleşen bu süreç, davanın niteliğine göre temyiz hakkını sınırlandırarak adaleti ve hızı dengelemeyi amaçlar. Aşağıda, ret talebinizin Yargıtay tarafından incelenip incelenemeyeceğini belirleyen o kritik baremleri bulacaksınız.


HMK Madde 44: Kanun Metni

Ret talebine ilişkin kararların temyizi

MADDE 44- (1) Esas hüküm bakımından temyiz yolu kapalı bulunan dava ve işlerde, bölge adliye mahkemesi başkan ve üyelerinin reddine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararları kesindir.

(2) Esas hüküm bakımından temyiz yolu açık bulunan dava ve işlerde ise ret talebi hakkındaki karar, (…) tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz edilebilir. Bu hâlde 347 nci madde hükmü uygulanmaz. Yargıtayın bu husustaki kararı kesindir.

(3) Bölge adliye mahkemesi hâkiminin reddine ilişkin talebin reddi konusundaki kararın temyizi üzerine Yargıtayca bozulması veya ret talebinin kabulüne ilişkin kararın Yargıtayca onanması hâlinde, ret sebebinin doğduğu tarihten itibaren reddedilen hâkimce yapılmış olan ve ret talebinde bulunan tarafça itiraz edilen esasa ilişkin işlemler, davaya daha sonra bakacak olan bölge adliye mahkemesi tarafından iptal olunur.

6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi

Madde, 1086 sayılı Kanuna 2494 sayılı Kanunla eklenen, 36/A ve 36/B maddelerinin kısmen karşılığıdır. Bölge adliye mahkemelerinin kurulması sebebiyle, temyiz yolu, sadece bu mahkemelerde görev yapan hâkimlerin reddi talepleri konusundaki kararlara karşı mümkün olacağından, buna uygun bir düzenleme yapılmıştır. Bölge adliye mahkemelerinde görülen ve esas hüküm bakımından temyiz yolu kapalı olan dava ve işlerde, hâkimin reddi isteminin incelenmesine ilişkin kararlara karşı temyiz yoluna gidilemeyecektir.

Adalet Komisyonu Değişiklik Gerekçesi

Tasarının 49 uncu maddesinin ikinci fıkrasında geçen “yedi gün” ibaresi, sürelerin hesabında kolaylık sağlanması ve uygulamadan kaynaklanan sorunların giderilmesi amacıyla “bir hafta” olarak, ayrıca Tasarının 351 inci maddesine yapılan atıf da teselsül nedeniyle 353 üncü madde olarak değiştirilmiş ve madde teselsül gereği 50 nci madde olarak kabul edilmiştir.


Hukuki İncelemeler

İstinaf Hâkimi Reddedildiğinde İnceleme Nasıl Yapılır?

Bölge Adliye Mahkemesi’nde görevli bir hâkim (başkan veya üye) reddedildiğinde, incelemeyi yapacak merci yine aynı BAM dairesindeki diğer hâkimler veya BAM başkanlığınca belirlenen dairelerdir. Bu inceleme sonucunda verilen ret veya kabul kararının denetimi ise doğrudan Yargıtay’a tabidir. Ancak burada kritik bir güvence mevcuttur: Eğer Yargıtay hâkimin reddi kararını onarsa, o hâkimin ret sebebinin doğduğu andan itibaren yaptığı işlemler (karşı tarafın itirazı üzerine) yeni heyetçe iptal edilebilir. Bu, davanın “kafa karıştıran işlemlerden” arındırılmasını sağlar.

Temyiz Sınırı ve “Kesinlik” Kavramı

HMK m. 44 uyarınca Yargıtay’a (temyize) gitmek için temel barem, ana davanın niteliğidir:

  • Temyiz Yolu Kapalıysa: Davanın konusu (miktar veya mahiyeti gereği) zaten Yargıtay incelemesine gidemiyorsa, BAM’ın ret talebi hakkında verdiği karar kesindir.
  • Temyiz Yolu Açıksa: Eğer ana dava Yargıtay denetimine tabiyse, reddi hâkim kararına karşı iki hafta içinde temyiz dilekçesi verilebilir.
  • Yargıtay Kararının Nihai Olması: Yargıtay’ın bu konudaki kararı nihaidir; bu aşamadan sonra bir “karar düzeltme” veya başka bir itiraz yolu bulunmamaktadır.

Avukat Görüşü: BAM Aşaması Stratejik Hatalar

Uygulamada, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen reddi hâkim sebeplerinin “ilk kez” istinaf aşamasında sunulması sıkça yapılan bir hatadır. Yargıtay’ın emsal kararlarında vurguladığı üzere; tarafın ilk derecedeyken bildiği bir ret sebebini suskunlukla geçiştirip ancak istinaf aşamasında ileri sürmesi “dürüstlük kuralına aykırılık” olarak değerlendirilebilir. Ayrıca, HMK m. 44/3’teki “işlemlerin iptali” mekanizmasını tetiklemek için, reddedilen hâkimin yaptığı işlemlere mutlaka açıkça itiraz edilmelidir. Sadece hâkimi reddetmek yetmez; itiraz edilmeyen işlemler, ret kararı kesinleşse dahi geçerliliğini koruyabilir. Bu nedenle stratejik bir planlama ile hem ret talebinin hem de işleme itirazların eş zamanlı yürütülmesi hayati önem taşır.


Öne Çıkan Yargıtay Kararları Özeti

İstanbul BAM 13. Hukuk Dairesi 2019/945 E. , 2020/1578 K.

ÖZET (İstinaf Aşaması Ret Usulü): Temyiz yolu açık olan uyuşmazlıklarda, BAM hâkiminin reddi talebinin merci tarafından reddedilmesi üzerine m. 44 uyarınca Yargıtay incelemesi yapılabilir. Ancak ilk derece mahkemesinde ileri sürülmesi gereken vakaların istinaf aşamasında “yeni bir sebep” gibi sunulması usul ekonomisine aykırıdır. Ayrıca sırf istinaf dilekçesi içine serpiştirilen şikayetler, HMK m. 38 anlamında usulüne uygun (ayrı dilekçe ve harçla) bir reddi hâkim talebi olarak kabul edilemez.


HMK Madde 44 (Temyiz Yolu) Sıkça Sorulan Sorular

BAM hâkimi için reddi hâkim isteyince dava durur mu?

BAM aşamasında da ilk derecedeki prensipler uygulanır. Merci kararına kadar kural olarak esasa etkili yeni işlem yapılamaz; ancak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde ivedi kararların alınmasına engel bir durum yoktur.

Yargıtay’ın kararına itiraz edebilir miyim?

Hayır. HMK m. 44/2 son cümle uyarınca “Yargıtayın bu husustaki kararı kesindir.” Bu aşamadan sonra herhangi bir kanun yolu mevcut değildir.

Hâkim reddedilirse eski kararları ne olur?

Eğer ret talebi haklı bulunur veya Yargıtay ret kararını onarsa; ret sebebinin doğduğu tarihten itibaren o hâkimin yaptığı ve tarafınızca itiraz edilen esasa ilişkin işlemler yeni bir Bölge Adliye Mahkemesi heyeti tarafından iptal edilir.


UYARI

Web sitemizde yayımlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka internet sitelerinde yayımlanması halinde derhal hukuki ve cezai süreç başlatılacaktır.

Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.

Sitemizde yer alan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Burada sunulan hiçbir bilgi, herhangi bir yasal veya profesyonel tavsiye niteliğinde değildir. Bu bilgilerin paylaşılması, hiçbir şekilde avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Bu nedenle ziyaretçilerimizin, profesyonel ve resmi anlamda hukuki yardım almadan herhangi bir işlemde bulunmamaları önemle tavsiye olunur.