Yargıtay İçtihatları, Avukat Murat ÖCAL, Bodrum Avukat, Datça Avukat, Marmaris Avukat, Fethiye Avukat, Çeşme Avukat, Aydın Avukat, Kuşadası Avukat, Alanya Avukat, Antalya Avukat, Adana Avukat, Mersin Avukat, Çeşme Avukat, Balıkesir Avukat, Çanakkale Avukat, Ankara Avukat, İstanbul Avukat, Yozgat Avukat, Sivas Avukat

Delillerin toplanması

HMK Madde 432

(1) Taraflardan biri, hakem veya hakem kurulunun onayı ile delillerin toplanmasında mahkemeden yardım isteyebilir.

6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi

Hakem veya hakem kurulunun, yargı gücüne doğrudan sahip olmamaları ve tahkimin sözleşmesel niteliği gereği, tahkim sözleşmesinin tarafı olmayan kişilere karşı herhangi bir yetkileri olmaması sebebiyle, sözleşmenin tarafı olan ancak hakem veya hakemlerle işbirliği yapmak istemeyen bir tarafın veya tahkim sözleşmesinin tarafı olmayan bir kişinin elindeki delillerin toplanması için, ancak mahkemeden yardım istemesi mümkündür. Bu maddeye göre, bu hakkın kötüye kullanımının önlenmesi için, mahkemeden yardım istenmesi, hakem veya hakem heyetinden onay alınması ön şartına bağlanmıştır.

HMK Madde 432 Delillerin toplanması

Yargıtay İçtihatları

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2020/737E. , 2021/1783K.

  • HMK Madde 432
  • Delillerin toplanması

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki sigorta tahkim davası hakkında İtiraz Hakem Heyetinin 04.02.2019 tarih ve 2019/KİT-29 Karar sayılı kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü;

-K A R A R-

Davacı (başvuran) vekili; müvekkiline ait mesken olarak kullanılan bağımsız bölümün DASK tarafından teminat altına alındığını, 24.05.2014 tarihinde meydana gelen deprem sonucu taşınmazın kullanılamaz hale geldiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 50.000,00 TL tazminatın depremin meydana geldiği tarihten itibaren avans faizi ile karşı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 10.11.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile talep değerini 71.400,00 TL’ye artırmıştır.

Davalı (karşı taraf) vekili, başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İtiraz Hakem Heyetince, uyulan Dairemiz bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, bozma ilamında belirtilen hususların incelenmesi, yerinde keşif yapılmasını, bina ve emsal bina projelerinin istenilmesini gerektirdiği, mahallinde keşif yapılmasının ve istinabenin elverişli olmadığı, yasada öngörülen sürede de itirazın değerlendirilmesi ve sonuçlandırılmasının mümkün olmadığı gerekçesi ile işten el çekilmesine ve dosyanın sigorta tahkim komisyonuna iadesine, tarafların uyuşmazlığın çözümü için genel mahkemeye başvurmalarında serbest olmalarına karar verilmiş, karar davacı (başvuran) vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Uyuşmazlık, deprem nedeniyle DASK poliçesine dayanan tazminat istemine ilişkindir. İtiraz hakem heyetince davanın kısmen kabulüne dair verilen karar Dairemizin 26.02.2018 tarih 2016/11927 E. 2018/1311 K. sayılı ilamıyla poliçe tanziminden sonra gerçekleşen deprem nedeniyle binanın ağır hasar gördüğü, resmi makamlarca ağır hasarlı olarak yıkım kararı alındığı ve bu şekilde kayıtlara geçtiği, başvuru sahibine ait bağımsız bölümün bulunduğu binadaki diğer bağımsız bölümlere ilişkin emsal olarak gösterilen dosyalardaki davacılara ait taleplerin kabulüne ilişkin kararların da Dairemizce onanmış oldukları, teminat gereği ödenmesi gereken gerçek zarar olan rizikonun gerçekleştiği yer ve tarihte benzer yapı özellikleri göz önünde bulundurularak binanın piyasa rayiçlerine göre hesaplanan yeniden yapım maliyetinin tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesinden bahisle bozulmuş, itiraz hakem heyetince bozma ilamına uyularak, bozma kararında belirtilen hususların incelenmesi, yerinde keşif yapılmasını, yıkılan binanın yerine bina yapılmış ise projesi ile birlikte yerinde incelenmesini, emsal bina projelerinin istenmesini ve değerlendirilmesini gerektirdiği, tahkim yargılamasının yerinde keşif yapılmasına, keşif mahalli … ili olduğundan bir başka yargı kurumunun istinabe edilmesine elverişli olmadığı, yasada öngörülen itiraz inceleme süresinin bu işlemlerin yapılması için de yeterli olmadığı gerekçesiyle işten el çekilmesine ve dosyanın sigorta tahkim komisyonuna iadesine, tarafların uyuşmazlığın çözümü için genel mahkemeye başvurmalarında serbest olmalarına karar verilmiştir. Yazılı gerekçe ile karar verilmiş ise de varılan sonuç isabetli değildir.

5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 30/23 maddesinde kanunda hüküm bulunmayan hallerde HUMK hükümlerinin sigortacılıktaki tahkim hakkında da kıyasen uygulanacağı benimsenmiş olup HMK’nın 431. maddesinde hakem heyetinin bilirkişi seçimine karar verebileceği düzenlenmiştir. HMK’nın 432. maddesinde de hakem heyetinin mahkemeden yardım isteyebileceği kabul edilmiştir. Bu halde hakem heyetinin Dairemizin bozma ilamında belirtilen belgeleri getirterek bilirkişi atamasında ve inceleme yaptırmasında yasal bir engel bulunmamaktadır.

Diğer taraftan Sigortacılık Kanunu’nun 30/15. maddesi “…Seçilen sigorta hakemi mücbir nedenler ve umulmayan haller hariç olmak üzere görevi reddedemez…” hükmünü haiz

olup, madde hükmünde belirtilen haller somut olayda gerçekleşmemiştir. Bu durumda hakemlerin Yüksek Mahkeme bozma ilamında istenildiği gibi gerekli inceleme ve araştırmalar yapılarak bir karar vermesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile yukarıda yazılı şekilde dosyadan el çekilmesine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 23/02/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.

HMK Madde 432 Delillerin toplanması

Yargıtay İçtihatları

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2016/1895E. , 2018/5822K.

  • HMK Madde 432
  • Delillerin toplanması

MAHKEMESİ :… Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki şikayetin yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde şikayetçi vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Şikayetçi vekili, şikayet dışı borçlu adına kayıtlı aracın ….500 TL. bedelle satıldığını, … müdürlüğünce hazırlanan derece kararında, aracın satış bedelinin anılan muhafaza masraflarını dahi karşılamadığını, para kalmadığından aracın aynından doğan … borcuna ödeme yapılamayacağına karar verildiğini, motorlu taşıtlar vergisi alacağının aracın aynından doğduğundan rüçhan hakkına sahip olduğunu, Adalet Bakanlığınca çıkartılan ilgili yönetmelik ve ücret tarifelerinin özel depo ve garajlarda da uygulanmasının zorunlu olduğunu ileri sürerek … …. … Müdürlüğünün 2014/7558 E. sayılı dosyasından düzenlenen derece kararının iptalini talep ve şikayet etmiştir.

Şikayet olunan vekili, şikayetin reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia savunma ve dosya kapsamına göre, İİK 138/… maddesinde haciz, paraya çevirme ve paylaştırma gibi bütün alacaklıları alakadar eden masrafların satış tutarından öncelikle ödeneceğinin düzenlendiği, aracın satış bedelinin anılan muhafaza masraflarını dahi karşılamadığı, … müdürlüğünün 03.07.2015 tarihli sıra cetveli kararında bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine dair kararı şikayetçi vekilinin temyiz etmesi üzerine Mahkemece 02.02.2016 tarihli Ek karar ile gerekçeli kararın davalıya ……..2015 tarihli duruşmada yüzüne karşı tefhim edildiği, davalı vekilinin kararı 31…..2015 tarihinde temyiz ettiği, temyize başvuru süresinde yapılmadığından HMK 432-426/ F maddeleri gereğince temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Ek Kararı, şikayetçi vekili temyiz etmiştir.

…-Tarafların tüm delilleri toplanıp, incelendikten ve son sözleri dinlenip duruşmanın bittiği bildirildikten sonra hakimin, HMK’nın 298/…. (HUMK’nın m. 388.) maddesi uyarınca kararı, gerekçesi ile birlikte yazması ve hüküm sonucunu HMK’nın 294/…. (HUMK’nın m. 389.) maddesinde öngörülen biçimde oluşturarak tefhim etmesi asıldır. Ne var ki uygulamada HMK’nın 294/…. (HUMK’nın m. 381/son ) fıkra hükmüne dayanılarak zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucu (çoğu kez anılan madde hükmüne uygun olarak hazırlanmadan) tutanağa geçirilip, tefhim edilmekte, gerekçeli karar daha sonra yazılmaktadır.

Somut olayda yargılama sonunda şikayetin reddine ilişkin kısa karar, taraf vekillerinin yüzüne karşı ……..2015 tarihinde tefhim edilmiş ise de gerekçeli karar tüm unsurlarıyla tefhim edilmemiştir. İİK’nın 363. maddesi uyarınca tefhimden itibaren temyiz süresinin başlaması hükmün HMK’nın 298/… ve 294/…. maddeleri uyarınca yazılıp, tefhimine bağlıdır. Gerekçeli karar şikayetçi vekiline ……..2015 tarihinde tebliğ edilmiş olup, şikayetçi vekili 31…..2015 tarihinde temyiz harcı yatırarak kararı temyiz etmiştir. Bu durumda mahkemenin temyiz süresinin tefhimden başlayacağı ve şikayetçi vekilinin temyiz dilekçesini yasal süresi geçtikten sonra verdiğine ilişkin gerekçesinde isabet bulunmadığından, şikayetçi vekilinin ek karara yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile 02.02.2016 tarihli ek kararın kaldırılmasına karar verilerek ……..2015 tarihli gerekçeli karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine geçilmiştir.

…-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre şikayetçi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

…-… Müdürlüğünce düzenlenen sıra cetvelinde şikayet olunana ait yedieminlikten kaynaklanan alacağın İİK’nın 138. maddesi kapsamında öncelik taşıdığı için mahcuz aracın satışından elde edilen tüm bedelin şikayet olunana verilmesi cihetine gidilmişse de, ihale tarihinde geçerli Adalet Bakanlığına Ait Depo ve Garajlarda Muhafaza Edilen Mahcuz Mallar İçin Alınacak Ücret Tarifesi Hakkında Tebliğ’in …. maddesinde mahcuz aracın günlük muhafaza ücreti belirlenmiş, …. maddesinde ise alınacak bedelin azami haddi tespit edilmiştir. Mahkemece anılan tebliğ uyarınca sıra cetvelinde muhafaza bedeli kapsamında belirlenen ve öncelikle ödenen bedelin anılan tarifeye uygun olarak düzenlenip düzenlenmediği denetlendikten sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile sonuca varılması yerinde görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (…) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, şikayetçi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 02.02.2016 tarihli ek kararın kaldırılmasına, (…) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, şikayetçi vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine (…) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün şikayetçi yararına BOZULMASINA, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, ……..2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.