
Reddi Hâkim Talebi Reddedilirse İtiraz Edilebilir mi? HMK Madde 43 (İstinaf Yolu)
Hukuk davalarında hâkimin tarafsızlığından şüphe duyan tarafın “reddi hâkim” talebinde bulunması (HMK m.36) ve bu talebin bir “yetkili merci” tarafından incelenmesi (HMK m.40) yeterli bir adalet güvencesi sağlamayabilir. Zira kararı veren yetkili merci de hukuka aykırı veya hatalı bir değerlendirme yapmış olabilir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) Madde 43, itiraz hakkını güvence altına alan bir denetim yoludur. Tarafların, haklarındaki bu ret ya da kabul kararlarına karşı bir üst mahkemeye (Bölge Adliye Mahkemesi – İstinaf) başvurarak kararın yeniden incelenmesini isteme hakkı, adil yargılanma prensibinin vazgeçilmez bir unsurudur.
HMK Madde 43
(1) Esas hüküm bakımından istinaf yolu kapalı bulunan dava ve işlerde, hâkimin reddi talebiyle ilgili merci kararları kesindir.
(2) Esas hüküm bakımından istinaf yolu açık bulunan dava ve işlerde ise ret talebi hakkındaki merci kararlarına karşı tefhim veya tebliği tarihinden itibaren bir hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir; bu hâlde 347 nci madde hükmü uygulanmaz. Bölge adliye mahkemesinin bu husustaki kararları kesindir.
(3) Ret talebinin reddine ilişkin merci kararının bölge adliye mahkemesince uygun bulunmayarak kaldırılması veya ret talebinin kabulüne ilişkin merci kararının bölge adliye mahkemesince uygun bulunması hâlinde, ret sebebinin doğduğu tarihten itibaren reddedilen hâkimce yapılmış olan ve ret talebinde bulunan tarafça itiraz edilen esasa etkili işlemler, davaya daha sonra bakacak hâkim tarafından iptal olunur.
HMK Madde 43: Ret Kararına Karşı İstinaf Başvurusu ve Süresi
Kanun, istinaf kanun yoluna başvuruyu iki ayrı senaryo üzerinden düzenler. Eğer bulunduğunuz davanın esas hükmü (miktarı veya niteliği itibarıyla) istinafa başvurmaya zaten kapalıysa, hâkimin reddi için verilen merci kararı da baştan kesindir; hiçbir gecikmeye mahal verilmeden anında kesinleşir ve dava aynı hâkimle devam eder. Ancak eğer davanız İstinafa açık bir davaysa, hakkınızdaki merci kararına karşı da istinaf yoluna gidebilirsiniz.
Bu noktada Kanunun getirdiği süre çok keskindir: Ret talebi hakkındaki karara karşı, size tebliğ veya tefhim (yüzünüze okunma) edildiği tarihten itibaren tam olarak “bir hafta (7 gün)” içinde itiraz/istinaf dilekçesi vermeniz emredilmiştir. Bölge Adliye (İstinaf) mahkemesi itirazınızı inceler ve vereceği karar artık kesin olur. (Yargıtay aşaması yoktur).
Avukat Görüşü: Bir Haftalık Kesin Süre ve Usul Tuzakları
Vekil olan bir meslektaşımızın yahut asil vatandaşlarımızın “Hâkimi reddetme” sürecinde en çok düştükleri hukuki hata, genel kararlardaki 2 haftalık (14 günlük) mutat istinaf sürelerine güvenmeleridir. HMK Madde 43 gereğince, sırf bu “ara duruma (reddi hâkim dosyasına)” mahsus olarak kanun yolu başvurusu özel ve çok hızlı işletilen “bir haftalık” süreye bağlanmıştır. Dilekçe verilmesinde bu kritik süre 1 gün dahi kaçırılırsa, talebinizin esası ne kadar haklı olursa olsun, üst merci dosyanın kapağını bile kaldırmadan usul yönünden kesin olarak (süre aşımı sebebiyle) talebinizi reddedecektir.
6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi
Esas hüküm bakımından istinaf yolu kapalı bulunan dava ve işlerde, hâkimin reddi talebiyle ilgili merci kararlarının, kesin olması ilkesi benimsenmiştir. Esas hüküm bakımından istinaf yolu açık bulunan dava ve işlerde ise ilk derece mahkemesi hâkimleri hakkındaki ret talepleriyle ilgili kararlara karşı, sadece istinaf yolu kabul edilmiştir. Hâkimin reddi konusundaki kararın kesinleşmesinden sonra, ret sebebinin doğduğu tarihten itibaren reddedilen hâkimce yapılmış olan ve ret talebinde bulunan tarafça itiraz edilen esasa etkili işlemlerin, davaya daha sonra bakacak hâkim tarafından iptal olunması öngörülmüştür.
Adalet Komisyonu Değişiklik Gerekçesi
Tasarının 48 inci maddesinin ikinci fıkrasında geçen “yedi gün” ibaresi, sürelerin hesabında kolaylık sağlanması ve uygulamadan kaynaklanan sorunların giderilmesi amacıyla “bir hafta” olarak, ayrıca Tasarının 351 inci maddesine yapılan atıf da teselsül nedeniyle 353 üncü madde olarak değiştirilmiş ve madde teselsül gereği 49 uncu madde olarak kabul edilmiştir.
HMK Madde 43 İle İlgili Sıkça Sorulan Sorular
Ret talebimin reddedildiğini öğrendim. İtiraz (istinaf) etmek için ne kadar sürem var?
Zaman kaybetmeden işlem yapmanız gerekmektedir. HMK Madde 43/2 hükmüne göre, ret veya kabul kararına karşı itirazlarınızı (Bölge Adliye Mahkemesine) sunmak için süreniz, kararın size tefhim (yüzünüze okunduğu) veya adresinize tebliğ edildiği tarihten itibaren tam olarak bir (1) haftadır. Bu süre bittiği an, istinafa başvuru hakkınız düşmektedir.
İstinaf Mahkemesi (Bölge Adliye), hâkimi reddetme talebimi sırf 1 hafta kuralı yüzünden reddederse veya esastan kabul etmezse Yargıtay’a (Temyize) gidebilir miyim?
Hayır, gidemezsiniz. HMK Madde 43 çok kesin bir ifade kullanmaktadır: “Bölge adliye mahkemesinin bu husustaki kararları kesindir.” Bu nedenle İstinaf makamında alınan onay veya ret kararları için artık Yargıtay temyiz kurumu işletilemez, karar hukuk sisteminde kesinleşir.
Hâkim beni “reddi hâkim” talebi süresince haksız yere mağdur etti. İstinaf Mahkemesi hâkimi nihayet değiştirdi. Peki, eski hâkimin o yetkisizken aldığı tüm kararlar geçerli mi kalacak?
Kesinlikle hayır. HMK Madde 43/3 fıkrası uyarınca, itirazlarınız (istinaf merciince) haklı bulunup eski hâkim tamamen reddedildikten sonra, davanıza atanan yeni hâkim süreci geriye dönük inceler. Eski (reddedilen) hâkimin ret olayının başladığı tarihten bu yana yaptığı tüm ‘esasa etkili işlemler’ iptal edilir. Adalet yeniden tesis edilir.
HMK Madde 43 Ret talebine ilişkin kararlara karşı istinaf
Yargıtay İçtihatları
5. Hukuk Dairesi 2021/5369E. , 2021/9973K.
ÖZET (Hakimin Yanlış Süre Vermesinin Tarafın Aleyhine Kullanılamayacağı): Ticaret Mahkemesinde görülen bir davada, davalı vekili bazı tanıklarının dinlenmediği / eksik dinlendiği gerekçesiyle reddi hâkim talep etmiştir. Yetkili merci bu talebi usulden reddetmiş ancak kararının sonuna “Kararın tebliğinden itibaren 2 HAFTA içerisinde İstinaf yolu açıktır” şeklinde yanlış bir süre yazmıştır. Davalı vekili, mahkemenin yazdığı süreye güvenerek 7 gün geçtikten sonra (fakat iki hafta dolmadan) istinafa başvurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) ise HMK 43’e göre sürenin kanun gereği sadece ‘bir hafta’ olduğunu belirterek başvuruyu süre aşımından kesin olarak iptal etmiştir. Yargıtay, temel hukuk güvenliğini ve adil yargılanma / mahkemeye erişim hakkını gözeterek; bir mahkemenin resmî kararında vatandaşın başvuracağı kanun yolu süresini yanlış yazması halinde, bu “hatalı bilgilendirmenin faturasının” vatandaşa / avukata kesilemeyeceğini ifade etmiştir. Bu çerçevede davalının, mahkemenin yanlış ihbar ettiği ‘2 haftalık’ süreye uyarak yaptığı istinaf başvurusunun haklı ve geçerli sayılması gerektiği hükme bağlanmış ve İstinaf dairesinin kararı bozulmuştur.
- HMK Madde 43
- Ret talebine ilişkin kararlara karşı istinaf
HMK Madde 43 Ret talebine ilişkin kararlara karşı istinaf
Yargıtay İçtihatları
2. Hukuk Dairesi 2012/10603E. , 2013/6588K.
ÖZET (Merci Kararının Avukata Savunma (Temyiz) Şansı Verilmeden Yok Sayılamayacağı): Bir boşanma davasında koca (davalı/karşı davacı) tarafı mahkeme hâkimini reddetmiştir. Dilekçeyi inceleyen farklı merci makamı (Kadıköy 2. Aile) bu ret talebini hukuka uygun bulmayarak “isteminin reddine” hükmetmiştir. Oysaki davanın asıl hâkimi; ‘mercinin ret kararı verip itiraz hakkının doğmasını’ beklemeden, üstelik merciin bu ret kararını davalı tarafa tebliğ dahi ettirmeden duruşmalara geçmiş ve davanın bütününe dair nihai (esas) hüküm vermiştir. Yargıtay, HMK Madde 43 gereğince tarafın merci kararına karşı kanun yollarına (istinaf/temyiz) gitme hakkı olduğunu, karar tebliğ edilmeden tarafların bu hakkının bir nevi ellerinden (usulsüz) alındığını vurgulayarak, bu şekilde yürütülen yargılamanın sonunda verilen asıl boşanma kararını usul ve yasaya aykırı bulup tamamen bozmuştur.
- HMK Madde 43
- Ret talebine ilişkin kararlara karşı istinaf
UYARI
Web sitemizde yer alan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka web sitelerinde yayımlanması halinde hukuki ve cezai yollara başvurulacaktır.
Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.