
Ret talebinin incelenmesi
HMK Madde 42
(1) Hâkimin reddi talebine ilişkin karar, dosya üzerinden inceleme yapılarak da verilebilir.
(2) (Ek:22/7/2020-7251/5 md.)(5) Ret sebebi sabit olmasa bile, merci bunu muhtemel görürse, ret talebini kabul edebilir.
(3) (Ek:22/7/2020-7251/5 md.)(5) Ret sebepleri hakkında yemin teklif olunamaz.
(4) Reddi istenen hâkim, ret hakkında merci tarafından karar verilinceye kadar o davaya bakamaz. Şu kadar ki, gecikmesinde sakınca bulunan iş ve davalar bunun dışındadır. Daha önce hakkındaki ret talebi mercice reddolunan hâkimin, aynı durum ve olaylara dayanarak yeniden reddedilmesi hâli, hâkimin davaya bakmasına engel oluşturmaz.
(5) Ret talebinin merci tarafından kabul edilmemesi hâlinde, reddi istenen hâkim davaya bakmaya devam eder.
(6) Ret talebinin, kötüniyetle yapıldığının anlaşılması ve esas yönünden kabul edilmemesi hâlinde, talepte bulunanların her biri hakkında beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar disiplin para cezasına hükmolunur.
(7) Hâkim hakkında aynı davada aynı tarafça ileri sürülen ret talebinin reddi hâlinde verilecek disiplin para cezası, bir önceki disiplin para cezasının iki katından az olamaz.
(8) Disiplin para cezasının tahsili için, davaya bakan mahkeme, dosyanın geliş tarihinden başlayarak iki hafta içinde gereğini yapar.
____________
(1)22/7/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanunun 5 inci maddesiyle, bu maddeye birinci fıkradan sonra gelmek üzere fıkralar eklenmiş ve diğer fıkralar buna göre teselsül ettirilmiştir.
6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi
Madde, 1086 sayılı Kanunun 36 ncı maddesini karşılamaktadır. Bu düzenlemenin dört ve altıncı fıkraları yeni hükümler içermektedir. Maddenin birinci fıkrasında işin niteliği icabı hâkimin reddi talebine ilişkin kararların, duruşma yapılmaksızın da verilebileceği açıklanmıştır.
İkinci fıkrada ise ret talebi üzerine, işe bakan hâkimin hangi işlemleri yapabileceği düzenlenmiştir.
Üçüncü fıkrada, ret talebinin merci tarafından reddedilmesi üzerine, engel bulunmadığı anlaşılacağından hâkimin davaya bakmaya devam edeceği açıkça vurgulanmıştır.
1086 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında hâkimin reddi isteğinin merci tarafından usul ve esas yönünden kabul edilmemesi hâlinde, istekte bulunanlar aleyhine para cezasına hükmolunacağı öngörülmüş iken, bu düzenlemenin dördüncü fıkrasında “ret talebinin kötüniyetle yapıldığının anlaşılması ve esas yönünden kabul edilmemesi” durumunda para cezasına hükmolunacağı düzenlenmiştir. Davaya bakan hâkimlerin birden çok olması ve bu sebeple birden çok hâkim hakkında ret talebinde bulunulmasından dolayı, cezanın ağırlaştırılması, hakkaniyete uygun görülmemiş, 1086 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinin dördüncü fıkrası olan son cümle bu düzenlemeye alınmamıştır.
Maddenin beşinci fıkrasında tevali eden ret durumu, cezanın artırılma sebebi olarak kabul edilmiştir.
1086 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinde, para cezasının hüküm kesinleşmeden tahsili ve hükmün bozulması hâlinde ilgilinin isteği üzerine iade edileceği düzenlenmiş iken, maddenin altıncı fıkrasında para cezasına ilişkin karar kesinleşmedikçe tahsil edilemeyeceği gösterilmiştir. Davaya bakan mahkemenin, dosyanın gelişi tarihinden itibaren onbeş gün içinde para cezasının tahsili için gereğini yapacağı düzenlenmiştir. Böylece Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddesinde yer alan adil yargılanma hakkına ilişkin kurala uyum sağlanmıştır.
Adalet Komisyonu Değişiklik Gerekçesi
Tasarının 47 nci maddesinin altıncı fıkrasında geçen “onbeş gün” ibaresi, sürelerin hesabında kolaylık sağlanması ve uygulamadan kaynaklanan sorunların giderilmesi amacıyla “iki hafta” olarak değiştirilmiş ve madde teselsül gereği 48 inci madde olarak kabul edilmiştir.
HMK Madde 42 Ret talebinin incelenmesi
Yargıtay İçtihatları
20. Hukuk Dairesi 2013/1932E. , 2013/3512K.
- HMK Madde 42
- Ret talebinin incelenmesi
Taraflar arasında görülen dava sırasında davalı M…. Y….. tarafından reddi hakim yoluna başvurulmuştur.
Bu konuda verilen kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmiş olmakla, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Taraflar arasında görülen dava sırasında davalı tarafından 14.11.2012 tarihli dilekçe ile “…davacı S….. T….. Ltd. Şti.’nin paravan şirket olduğu, vekaletnamesi olmadan dava açıldığı ve davanın düşürülmesinin gerektiği, davacıların Alman Sigorta Şirketinden aldıkları paranın görmezden gelindiği, gayrimenkullerine konan ihtiyati tedbirin kaldırılarak ihtiyati hacze çevrilmesi, itiraza rağmen kaldırılmaması, adresi yurtdışı merkezli olan S….. T….. Ltd. Şti.’nin teminat yatırması ve teminatın Merkez Bankası’na döviz cinsinden depo edilmesi gerekirken, mahkemece, diğer davacı şirketin yatırdığı teminat miktarı gözetilerek düşük teminatın mahkeme veznesine yatırtılması, ihtiyati haciz kararının gerekçesinde davalı C……’in şirketin güvenini kazanarak paraları akrabalarına aktardığını yazmasının davacılara yol gösterilmek ve görüşünü açıklamak olduğu…” gerekçesiyle reddi hakim yoluna başvurulmuştur.
Reddedilen Hakim S…… 14.11.2012 tarihli celsede 2 nolu ara karar ile “..Hakimin reddi talebinin HMK 41. maddesi gereğince reddine” karar verdikten sonra, H.M.K.’nun 38/5. uyarınca talebin reddinin gerektiğine ilişkin yazılı görüşü ile birlikte dosyayı talebi incelemeye yetkili merciye göndermiş, merci tarafından “…reddi hakim talebinin H.M.K.’nun 41. maddesi gereğince reddedildiği ve bu karara karşı ancak esas hakkındaki hükümle birlikte temyiz kanun yoluna başvurulabileceği…” gerekçesiyle reddi hakim talebi hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA ilişkin verilen karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Merci tarafından, reddi hakim talebinin H.M.K.’nun 41. maddesine göre geri çevrildiği kabul edilerek talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de, anılan madde uyarınca geri çevrilme kararı verilebilmesi için, ret talebinin süresinde yapılmaması, ret sebebi ve bu sebebe ilişkin inandırıcı delil veya emarelerin gösterilmemesi ve davayı uzatmak amacıyla yapıldığının açıkça anlaşılması gerekmekte olup, mahkemece, karar verilirken bu üç hal nedeniyle talebin geri çevrilmesi kararı verilmesi gerekir.
Somut olayda, reddi hakim talebine ilişkin mahkemece H.M.K.’nun 41. maddesi gereğince talebin reddine karar verilmiş olup, kararın gerekçesi belirtilmediğinden ve reddedilen hakim tarafından H.M.K ‘nun 39. maddesi uyarınca red talebi hakkında görüş belirtilerek talebin incelenmesi için H.M.K. 40 ve 42. maddesi uyarınca merciye gönderildiğine göre, reddi hakim talebinin H.M.K.’nun 41. madde uyarınca geri çevrildiğinden söz edilemez. Bu nedenle, merci tarafından H.M.K. 36. maddesi uyarınca reddi hakim şartlarının bulunup bulunmadığı H.M.K.’nun 42. maddesi uyarınca incelenip olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olduğundan bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarında açıklanan nedenlerle; davalı tarafın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 01.04.2013 günü oy birliği ile karar verildi.
HMK Madde 42 Ret talebinin incelenmesi
Yargıtay İçtihatları
20. Hukuk Dairesi 2014/7848E. , 2014/10329K.
- HMK Madde 42
- Ret talebinin incelenmesi
Taraflar arasında görülen dava sırasında davalı vekili tarafından reddi hâkim yoluna başvurulmuştur.
Red talebini inceleyen merci tarafından verilen kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiş olmakla, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Taraflar arasında görülen dava sırasında davalı vekili tarafından 06.06.2014 tarihli dilekçe ile özetle “…beyanlarının duruşma zaptına eksik yazıldığı, dinlenen tanığa sorulmasını istedikleri hususların dikkate alınmadığı halde ara kararına geçildiğinden itiraz ettikleri ve beyanlarının zapta yazıldıktan sonra ara karara geçilmesini istedikleri halde, hâkim tarafından aleyhlerine tutanak tutularak suç duyurusunda bulunulduğundan, hâkimin tarafsızlığından şüphe duyulduğu…” gerekçesiyle reddi hâkim yoluna başvurulmuştur.
Reddedilen Hâkim .’in, talebin reddinin gerektiği yönündeki görüşü üzerine, dosyayı inceleyen merci tarafından reddi hâkim talebinin reddine ve ret talebinde bulunan tarafın HMK 42/4. maddesi uyarınca 1500.- TL disiplin para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin verilen karar davalı vekili Av. U.. M.. tarafından temyiz edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına göre, davalı vekili tarafından aleyhine düzenlenen 03.06.2014 tarihli tutanak tutulması ve hakkında suç duyurusunda bulunulması nedeniyle reddi hâkim isteminde bulunduğu, ret nedeni olarak ileri sürülen hususun davalı vekilinin kendisinden kaynaklandığı, vekilin, vekaletnamede belirlenen yetkiler çerçevesinde, vekil edeni adına ve hesabına olarak davada hareket ettiği, davanın tarafı olmadığı, reddi hâkim isteminin davanın taraflarına ilişkin olarak bulunması gerektiği nazara alınarak istemin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Merci tarafından, davalı aleyhine HMK 42/4. maddesi uyarınca disiplin para cezasına hükmedilmiş ise de, ret sebebinin vekilden kaynaklanması, davalı asil yönünden ret nedeni bulunmadığından, talebinin esasının incelenemeyeceğine göre davalı aleyhine disiplin para cezasına hükmedilmesi doğru görülmediğinden, merci kararının disiplin para cezasına ilişkin olarak bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile merci kararının disiplin para cezasına yönelik olarak BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 09/12/2014 günü oy birliği ile karar verildi.
HMK Madde 42 Ret talebinin incelenmesi
Yargıtay İçtihatları
20. Hukuk Dairesi 2015/12636E. , 2015/12084K.
- HMK Madde 42
- Ret talebinin incelenmesi
Taraflar arasında görülen dava sırasında davalı vekili tarafından reddi hâkim yoluna başvurulmuştur.
Ret talebini inceleyen merci tarafından verilen kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiş olmakla, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Taraflar arasında görülen dava sırasında davalı vekili tarafından 01.06.2015 havale tarihli dilekçe ile özetle; “…tarafları aynı olan … Aile Mahkemesinin 2014/366 E. sayılı boşanma davasında ekli dilekçeler mahkemeye sunulmak sureti ile mahkeme hâkimin reddedildiği ve ret sürecinin o dosyada işlediği, taraflar arasındaki boşanma davasının da aynı mahkemede sürmekte olup katkı payı alacağı davası yönünden bekletici mesele yapıldığı, katkı payı alacağına ilişkin 2014/374 E. sayılı dosyada hâkimin HMK’nın 389 vd. özellikle de 391. maddesine uygun şekilde karar verilmeksizin davacı yanın talebi ile doğrudan müzekkereler yazılıp ayrıca davacı vekiline elden tebliğ edilmek sureti ile infaz sürecinin başlatılmasının hâkimin tarafsızlığı konusunda şüpheyi gerektiren önemli bir sebep olduğu, yargılamanın taraflarının aynı olması, katkı payı alacağı dosyasının, boşanma davasını bekletici mesele olarak beklemesi ve yargılamanın aynı hâkim tarafından yürütülmesi ile o dosyadaki hâkimin tarafsızlığında şüpheyi gerektiren, davacı lehine önemli olumsuz bir davranışın gerçekleşmiş olması sebebi ile boşanma davası sürecinde de yargılamaya bu şekilde devam edilmesinin hukuken mümkün olmaması ve davalının bu dosya için de hâkimin tarafsızlığından şüphe duyduğu…” gerekçesi ile reddi hâkim talebinde bulunmuştur.
Reddedilen hâkim tarafından, istemin reddinin gerektiği yönünde görüş belirtilmesi üzerine, dosyayı inceleyen merci tarafından reddi hâkim talebinin reddine ve ret talebinde bulunan davalının HMK’nın 42/4. maddesi uyarınca 1500.-TL disiplin para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına göre, hakimin reddi için ileri sürülen hususlar HMK’nın 36. maddesinde tanımı yapılan sebeplerden değildir. Açıklanan nedenlerle yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının …’a yükletilmesine 03/12/2015 günü oy birliği ile karar verildi.