Yargıtay İçtihatları, Avukat Murat ÖCAL, Bodrum Avukat, Datça Avukat, Marmaris Avukat, Fethiye Avukat, Çeşme Avukat, Aydın Avukat, Kuşadası Avukat, Alanya Avukat, Antalya Avukat, Adana Avukat, Mersin Avukat, Çeşme Avukat, Balıkesir Avukat, Çanakkale Avukat, Ankara Avukat, İstanbul Avukat, Yozgat Avukat, Sivas Avukat

Yeniden yargılama veya hükmün iptali

HMK Madde 380

(1) İnceleme sonunda, dayanılan yargılamanın iadesi sebebi sabit görülürse, yeniden yargılama yapılarak ortaya çıkacak duruma göre verilmiş olan karar onanır veya kısmen yahut tamamen değiştirilir. Ancak, davacının açık veya zımni muvafakati olmaksızın vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması yahut 375 inci maddenin birinci fıkrasının (ı) bendine dayalı olarak yargılamanın iadesi dilekçesi kabul olunursa, başka bir inceleme yapılmaksızın hüküm iptal edilir.

(2) Bu husus, iade yoluyla incelenmesi istenen hükmün bütün nüshalarında gösterilir.

6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi

1086 sayılı Kanunun 450 nci maddesini karşılamaktadır. Yargılamanın iadesini isteme şartları oluştuğu takdirde hâkimin yapacağı iş bu maddede açıklanmıştır.

“Yargılamanın iadesi sebepleri” başlıklı 379 uncu maddenin (c) bendinde gösterildiği üzere, davacının açık veya zımnî muvafakati veya talimatı olmadan veya davacının vekili olmayan kimse tarafından dava açılmış olması hâlinde, davacının iradesiyle açılmış bir dava bulunmadığından, bu hâlin tespiti durumunda hüküm iptal edilecektir. Başkaca bir işlem yapılmayacaktır. Ancak davalıyı temsil eden kişinin onun vekili olmaması hâlinde yargılamanın iadesi talebi kabul edildiği takdirde, yargılamaya devam edilecek, sonucuna göre ve birinci fıkranın birinci cümlesinde gösterildiği üzere karar verilecektir. Sözü edilen 379 uncu maddenin (ı) bendindeki hâl gerçekleşirse, kesinleşmiş olan birinci davanın kararı, dava engeli oluşturacağından, ikinci kararın iptali ile yetinilecektir.

1086 sayılı Kanunun 450 nci maddesinin ikinci fıkrasında, aynı Kanunun 445 inci maddesinin birinci fıkrasının (9) numaralı bendine atıfta bulunulmak suretiyle, yasaklı hâkimin davaya bakmış olması hâlinde dahi, hükmün iptali ile yetinileceği gösterilmiş ise de; bu gibi durumlarda usulüne uygun açılmış bir dava bulunduğundan, hükmün iptali ile yetinilmesi, kanunda yasaklanan ve hâkimin sorumluluğunu gerektiren “Hakkın yerine getirilmesinden kaçınmış olmak” niteliğinde görüldüğünden, yasaklı hâkimin davaya bakmış olması hâli, bu maddenin birinci fıkrasının birinci cümlesi kapsamında kabul edilmiştir.

Maddenin ikinci fıkrasında, iptal keyfiyetinin hükmün bütün nüshalarında gösterileceği emredilmek suretiyle kanuna aykırı oluşmuş olan hükmün kullanılmasına imkân bırakılmamıştır.

1086 sayılı Kanunun 452 nci maddesi hükmü, kesin hükmün tabiî bir sonucu olup, temyize ilişkin kural da yargılamanın iadesi davasının diğer davalardan bir farklılaşmasının bulunmaması nedeniyle bu Tasarıda yer almamıştır.

HMK Madde 380 Yeniden yargılama veya hükmün iptali

Yargıtay İçtihatları

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/14460E. , 2021/2503K.

  • HMK Madde 380
  • Yeniden yargılama veya hükmün iptali

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ : İstanbul 18. Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar (asıl davanın davalıları) … ve diğerleri vekili Av…. tarafından davalı (asıl davanın davacısı) … aleyhine 03.05.2016 gününde verilen dilekçe ile yargılamanın yenilenmesinin istenmesi üzerine İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; yargılamanın iadesi isteminin kabulü ile 29.05.2014 günlü ve 2012/376-2014/207 sayılı önceki kararın iptaline dair verilen 30.03.2017 günlü kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince verilen 17.12.2020 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekilince süresi içinde istenilmekle, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakim tarafından hazırlanan rapor ile dosya içindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Davacılar (asıl davanın davalıları) vekili, mahkemenin önceki 2012/376 esas, 2014/207 karar sayılı ve 29/05/2014 günlü kararı ile Anayasa Mahkemesinin 11/12/2009 tarihli kararıyla kapatılmasına karar verilen … Toplum Partisinin 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 107. maddesi uyarınca mal varlığının Hazineye intikali nedeniyle 25.670,66 TL alacağın davacılardan tahsiline karar verildiğini, kapatılan … Toplum Partisinin eş başkanları, parti yöneticileri ve üyeleri tarafından hak ihlali nedeniyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurulduğunu ve sözleşmenin 11. maddesinin ve 1 nolu protokolün 3. maddesinin ihlal edildiğine karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, bu nedenle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 375. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendinde düzenlenen sebebin gerçekleştiğini belirterek, yargılamanın iadesi isteminde bulunmuştur.

Davalı (asıl davanın davacısı), istemin reddi gerektiğini savunmuştur.

İlk derece mahkemesince; 6100 sayılı Kanun’un 375. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendi kapsamında yargılamanın iadesi koşulunun oluştuğu gerekçesiyle istemin kabulü ile mahkemenin önceki 29/05/2014 tarihli ve 2012/376 esas, 2014/207 karar sayılı hükmünün

iptaline, karar kesinleştiğinde hükmün iptal ediliği hususunun karar nüshalarına şerh verilmesine şeklinde karar verilmiştir. Hükme karşı davalı (asıl davanın davacısı) Hazine vekili istinaf isteminde bulunmuştur.

Bölge adliye mahkemesi ilgili hukuk dairesince, davalı (asıl davanın davacısı) vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun’un 353. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin (1) nolu alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiş; karar, davalı (asıl davanın davacısı) tarafından temyiz edilmiştir.

6100 sayılı HMK’nun “Yeniden yargılama veya hükmün iptali” başlıklı 380. maddesi;

“(1) İnceleme sonunda, dayanılan yargılamanın iadesi sebebi sabit görülürse, yeniden yargılama yapılarak ortaya çıkacak duruma göre verilmiş olan karar onanır veya kısmen yahut tamamen değiştirilir. Ancak, davacının açık veya zımni muvafakati olmaksızın vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması yahut 375 inci maddenin birinci fıkrasının (ı) bendine dayalı olarak yargılamanın iadesi dilekçesi kabul olunursa, başka bir inceleme yapılmaksızın hüküm iptal edilir.

(2) Bu husus, iade yoluyla incelenmesi istenen hükmün bütün nüshalarında gösterilir” hükmünü içermektedir.

Aynı Kanun’un “Hükmün kapsamı” başlıklı 297. maddesinin 2. fıkrası ise; “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” hükmünü içermektedir. Fıkrada açıklanan yön, kamu düzenine ilişkindir.

Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler uyarınca; sadece yargılamanın iadesi talebinin 6100 sayılı Kanun’un 375. maddesinin 1. fıkrasının ( c ) ve (ı) bentlerinde yazılı sebeplerden birine dayanması halinde, yargılamanın iadesi talebini kabul eden mahkeme, başka bir inceleme yapmadan, hakkında yargılamanın iadesi istenen hükmün iptaline karar verir. Keza, üçüncü kişilerin aynı Kanun’un 376. maddesi uyarınca açtıkları yargılamanın iadesi davasında da hükmün iptaline karar verilebilir. 375. maddenin diğer bentlerinde yazılı sebeplerden birine dayanılması halinde ise yargılamanın iadesi talebini kabul eden mahkemece, doğru olduğunu kabul ettiği iade sebebi gereğince, yeniden yargılama yapılarak, ortaya çıkacak duruma göre ilk kararın doğru olduğu sonucuna varılması halinde bu kararın onanmasına karar verilir. Verilmiş olan ilk kararın kısmen veya tamamen değiştirilmesi gerektiği sonucuna varılır ise, önceki karar kısmen veya tamamen değiştirilerek yeni bir karar verilmesi, verilecek olan yeni hükmün de önceki kararın bütün nüshalarında belirtilmesi gerekir. (380. maddenin 2. fıkrasına ilişkin Kanun Gerekçesinden; “Bu şekilde verilecek mahkemenin yeni kararı, daha önceki kararın bütün nüshalarında şerh olarak gösterilmek suretiyle, önceki kararın kullanılmaması sağlanmış olur.) Yargılamanın iadesi davası sonucunda eski hükmün kısmen veya tamamen değiştirilmesine karar verilir ise bu karar, eski (asıl) hükmün yerine geçer, yani geçmişe etkilidir. Eski hüküm daha önce icra edilmişse, icra eski haline iade olunur (2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 40. maddesi kıyasen)

Somut uyuşmazlığa gelince; ilk derece mahkemesi yürüttüğü yargılama sonucunda dayanılan yargılamanın iadesi sebebini yerinde görerek istemi kabul etmiş ve yargılamanın iadesi istemine konu önceki kararın iptaline karar vermiş, ancak önceki davadaki istem hakkında yeni bir hüküm kurmamış, bu karara yönelik davalının istinaf başvurusu ise bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmiştir.

Şu halde mahkemece; ilk derece mahkemesince yukarıdaki açıklamalar ve 6100 sayılı Kanun’un 380 ve 297. maddesinin 2. fıkrasındaki düzenlemelere aykırı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya uygun düşmediğinden, bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılarak ilk derece mahkemesi hükmünün bu sebeple bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK 373/1. maddesi gereğince KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının HMK 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 492 sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca davalı Maliye Hazine’sinden harç alınmamasına 07/06/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.

HMK Madde 380 Yeniden yargılama veya hükmün iptali

Yargıtay İçtihatları

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2016/26038E. , 2017/4480K.

  • HMK Madde 380
  • Yeniden yargılama veya hükmün iptali

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacı kadın, erkek tarafından açılan boşanma davasının gıyabında görülerek boşanma hükmü kurulduğunu ve kesinleştirildiğini iddia ederek boşanma hükmünün iptali ile yargılamanın yenilenmesini talep etmiş olup, mahkemece kısa kararda davanın kabulüne şeklinde hüküm kurulduğu halde gerekçeli kararda erkeğin boşanma davasında verilen hükmün iptali ile yetinildiği anlaşılmaktadır. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 380/1. maddesinde yeniden yargılama veya iptali başlığı altında “İnceleme sonunda, dayanılan yargılamanın iadesi sebebi sabit görülürse, yeniden yargılama yapılarak ortaya çıkacak duruma göre verilmiş olan karar onanır veya kısmen yahut tamamen değiştirilir” hükmü düzenlenmiştir. O halde mahkemece hükmü iptal edilen boşanma davasının esası ve fer’ileri hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 18.04.2017 (Salı)