Yargıtay İçtihatları, Avukat Murat ÖCAL, Bodrum Avukat, Datça Avukat, Marmaris Avukat, Fethiye Avukat, Çeşme Avukat, Aydın Avukat, Kuşadası Avukat, Alanya Avukat, Antalya Avukat, Adana Avukat, Mersin Avukat, Çeşme Avukat, Balıkesir Avukat, Çanakkale Avukat, Ankara Avukat, İstanbul Avukat, Yozgat Avukat, Sivas Avukat

Temyiz dilekçesinin verilmesi

HMK Madde 365

(1) Temyiz dilekçesi, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya Yargıtayın bozması üzerine hüküm veren ilk derece mahkemesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilir.

(2) Temyiz dilekçesi, kararı veren mahkemeden başka bir mahkemeye verilmişse temyiz defterine kaydolunur ve durum derhâl kararı temyiz edilen mahkemeye bildirilir.

(3) Temyiz edene ücretsiz bir alındı belgesi verilir.

6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi

Maddeyle, temyiz dilekçesinin verilmesi düzenlenmiştir.

Temyiz dilekçesi; kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine, bölge adliye mahkemesi hukuk dairesi kararının Yargıtayca bozulması sonucu yeniden hüküm veren ilk derece mahkemesine, kararı temyiz eden kişinin bulunduğu yerdeki bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya kararı temyiz eden kişinin bulunduğu yerdeki ilk derece mahkemesine verilebilecektir.

Temyiz dilekçesi kararı veren bölge adliye mahkemesi ya da ilk derece mahkemesi yerine, bir başka yerdeki bölge adliye mahkemesi ya da ilk derece mahkemesine verilirse, kararının temyiz edildiği derhâl kararı temyiz edilen mahkemeye bildirilecektir.

Temyiz dilekçesi; temyiz defterine kaydedilerek temyiz edene ücretsiz bir alındı belgesi verilecektir.

HMK Madde 365 Temyiz dilekçesinin verilmesi

Yargıtay İçtihatları

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2020/2336E. , 2020/3153K.

  • HMK Madde 365
  • Temyiz dilekçesinin verilmesi

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda davacı-davalı kadın tarafından, Kağızman Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.09.2019 tarihli ek kararı ile Erzurum Bölge Adliye Mahkemesinin asıl kararı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1-Davacı-davalı kadın tarafından bölge adliye mahkemesi kararının bozulması istemli temyiz dilekçesi, Kağızman Asliye Hukuk Mahkemesine verilmiş olup, Kağızman Asliye Hukuk (Aile Mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesince 28.09.2019 tarih ve 2015/189 esas-2017/69 karar sayılı ek kararla temyizin Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi’ne yapılması gerektiği ve temyiz harcının olmadığı gerekçeleriyle “Temyiz başvuru dilekçesinin reddine” karar verilmiştir. Ancak davacı-davalı kadının adli yardım talebinin kabulüne karar verildiği, 6100 sayılı HMK’nm 365. maddesi gereğince, temyiz dilekçesinin, temyiz edenin bulunduğu yer ilk derece mahkemesine de verilebileceği hususları gözetilmeksizin temyiz başvuru dilekçesinin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Kaldı ki temyiz istemine dair karar verme yetkisi ilgili bölge adliye mahkemesindedir. Açıklanan nedenlerle; Kağızman Asliye Hukuk (Aile Mahkemesi sıfatıyla) Mahkmesince 28.09.2019 tarih ve 2015/189 esas-2017/69 karar sayılı ek kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.

2-Davacı-davalı kadının bölge adliye mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;

Asıl dava, TMK’nın 197. maddesine dayalı tedbir nafakası davası olup, birleşen dava ise, TMK 166/1-2 maddesine dayalı boşanma davasıdır. İlk derece mahkemesince asıl davanın kısmen kabulü ile davacı-davalı kadın yararına aylık 300,00 TL tedbir nafakasına, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Anılan karara karşı davalı-davacı erkek tarafından her iki dava yönünden istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, istinaf incelemesi yapan bölge adliye mahkemesince verilen kararın gerekçesinde, davacı-davalı kadının ayrı yaşamakta haklı olduğu bu nedenle yararına tedbir nafakasına hükmedilmesinin doğru olduğu gerekçesiyle davalı-davacı erkeğin tedbir nafakasına yönelik istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiği belirtildikten sonra hüküm sonucunda davacı-davalı erkeğin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek hüküm ile gerekçe arasında çelişki yaratılmıştır. Gerekçe ve hüküm arasında yaratılan bu çelişki tek başına bozma sebebi oluşturduğundan, hükmün münhasıran bu sebeple bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple Kağızman Asliye Hukuk Mahkemesinin ek kararının KALDIRILMASINA, yukarıda (2.) bentte gösterilen sebeple bölge adliye mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yor olmadığına, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi.22.06.2020 (Pzt.)

HMK Madde 365 Temyiz dilekçesinin verilmesi

Yargıtay İçtihatları

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2018/7904E. , 2019/10054K.

  • HMK Madde 365
  • Temyiz dilekçesinin verilmesi

ukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

Alacaklı yanca başlatılan ilamlı icra takibinde borçlunun icra mahkemesine başvurusunda takibe konu 249.716,52 TL kamulaştırma bedeli ve buna ilişkin istenen faizin ödenmesine rağmen haklarında kötüniyetle takip başlatıldığını belirterek takipte istenen asıl alacak ve buna ilişkin faizin iptalini ve yine alacaklı hakkında % 20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiği, mahkemece şikayet kabul edilerek belirtilen miktarların iptaline ve 50.280,42 TL kötüniyet tazminatına hükmedildiği, kararın alacaklı yanca istinaf edilmesi üzerine …….. Dairesinin 16/11/2017 tarih ve 2017/28-26 Esas ve Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun kötüniyet tazminatına ilişkin olduğu değerlendirilerek 7.260 TL kesinlik sınırını geçmediğinden bahisle İİK’nun 363/1 ve 365/son maddeleri gereğince istinaf başvuru dilekçesinin reddine karar verildiği, kararın alacaklı yanca temyiz edildiği görülmektedir.

02/03/2005 tarih ve 5311 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile değişik 2004 sayılı İİK’nun 363/1. maddesine göre; istinafı kabil olan icra mahkemesi kararlarına karşı, ait olduğu alacak, hak veya malın değer veya miktarı 1.000 TL’yi geçmesi şartıyla istinaf yoluna başvurulabilir. Anılan hükümdeki kesinlik sınırının, aynı Kanunun ek (1). maddesi dikkate alındığında, 20.07.2016 tarihinden itibaren 2.190 TL, 02.12.2016 tarih ve 6373 sayılı Kanunun 3. maddesi ile yapılan değişiklik sonucu 02.12.2016 tarihinden itibaren 7.000 TL, yine aynı Kanunun ek (1). maddesi uyarınca da 01.01.2017 tarihinden itibaren 7.260 TL, 01.01.2018 tarihinden itibaren 8.310 TL olarak uygulanması gerekmektedir.

Somut olayda temyiz eden alacaklılar vekilinin istinaf dilekçesinin incelenmesinde temyizin yalnızca kötüniyet tazminatı ile sınırlı tutulmayıp kararın bütününe yönelik olduğu gibi, hükmedilen kötüniyet tazminatı miktarı 50.280,52 TL olmakla ilk derece mahkemesi kararının istinaf kabiliyeti bulunduğu, kesin olmadığı açıktır.

O halde Bölge Adliye Mahkemesince işin esasının incelenmesi gerekirken kesin olduğundan bahisle istinaf başvurusunun reddi doğru olmayıp Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.

……..
SONUÇ: Alacaklıların temyiz itirazlarının kabulü ile, ………Hukuk Dairesinin 16/11/2017 tarih ve 2017/28 E. – 2017/26 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 12/06/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.