Hâkimin Reddi Sebepleri Nelerdir? HMK Madde 36 İncelemesi

Bir yargılamanın adil olabilmesi için hâkimin sadece dışarıdan bağımsız görünmesi yetmez, içeride taraflara karşı zerre kadar ön yargı taşımayan “tarafsız” bir ruha da sahip olması gerekir. Önceki maddede (HMK 34) hâkimin kesinlikle bakamayacağı eş-akraba davaları sayılmıştı. HMK Madde 36 (Ret Sebepleri) ise, akrabalık olmasa bile Hâkimin Tarafsızlığından Şüphe Duyulmasını gerektiren durumları ele alır. Örneğin bir hâkimin taraflardan birine duruşma arası hukuki taktik vermesi, daha önce o davada tanık sıfatıyla dinlenmiş olması veya asil taraflardan biriyle dışarıda şahsi bir kavgasının / düşmanlığının bulunması, adaletin terazisini bozar. Böyle durumlarda taraflar, dilekçe vererek “Sizin tarafsız kalacağınıza inanmıyorum, dosyamdan çekilin” diyerek Hakimin Reddi kurumunu işletebilirler.


HMK Madde 36: Kanun Metni

(1) Hâkimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin bulunması hâlinde, taraflardan biri hâkimi reddedebileceği gibi hâkim de bizzat çekilebilir. Özellikle aşağıdaki hâllerde, hâkimin reddi sebebinin varlığı kabul edilir:

a) Davada, iki taraftan birine öğüt vermiş ya da yol göstermiş olması.

b) Davada, iki taraftan birine veya üçüncü kişiye kanunen gerekmediği hâlde görüşünü açıklamış olması.

c) Davada, tanık veya bilirkişi olarak dinlenmiş veya hâkim ya da hakem sıfatıyla hareket etmiş olması; uyuşmazlıkta arabuluculuk veya uzlaştırmacılık yapmış bulunması. (1)

ç) Davanın, dördüncü derece de dâhil yansoy hısımlarına ait olması.

d) Dava esnasında, iki taraftan birisi ile davası veya aralarında bir düşmanlık bulunması.

Dipnot (1): 22/7/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle, bu bentte yer alan “etmiş olması.” ibaresi “etmiş olması; uyuşmazlıkta arabuluculuk veya uzlaştırmacılık yapmış bulunması.” şeklinde değiştirilmiştir.

6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi

Madde, 1086 sayılı Kanunun 29 uncu maddesinin yeniden düzenlenmiş hâlidir. Birinci cümlede, genel ret sebebi olarak, 29 uncu maddenin birinci fıkrasının altıncı bendindeki durum kabul edilmiş ve diğer hâller örnek olarak sayılmıştır.


Hukuki İncelemeler

Reddi Hakim İle Kanun Yoluna Gitmek (İstinaf/Temyiz) Arasındaki İnce Çizgi

Uygulamada sıklıkla karşılaşılan en büyük hata, vatandaşın davasındaki ara kararları beğenmediği için Hâkimi reddetmeye kalkmasıdır. Bir hâkimin sunduğunuz tanıkları dinlemeyi reddetmesi, avukatınızın mazeretini kabul etmemesi veya bilirkişi raporunu haksız yere lehinize onaylamaması onu “taraflı” yapmaz ve HMK 36 kapsamında Ret Sebebi oluşturmaz. Bunlar hukuki değerlendirme farklılıkları veya usuli hatalardır. Çözümü de hâkimi mahkemeden kovmak değil, dosya karara çıktığında yanlışları yazarak dosyayı “İstinaf/Temyiz” etmektir. Reddi hâkim kurumu ancak hâkimin dış dünyada sizinle davası/düşmanlığı varsa veya karşı tarafa alenî bir şekilde akıl ve taktik veriyorsa işletilebilir.

Avukat Görüşü: Avukata Olan Husumet, Hâkimi Reddetmeye Yeter Mi?

Duruşma esnasında bir avukat ile hâkim şiddetli şekilde tartışabilir, birbirleri hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda dahi bulunabilirler. Ancak Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, “Hâkim ile Avukat arasındaki düşmanlık” HMK 36 anlamında hakimin davadan reddedilmesine tek başına yetmez. Mahkemenin (ve olası düşmanlığın) asıl süjesi avukat değil, davacı/davalı vatandaştır. Hâkim vatandaşa değil de avukata kızgınsa davadan çekilemez; zira avukat her zaman vekâletten azledilebilir veya dosyaya yeni bir avukat atanabilir. Yargıtay bu kuralı “Hukuki husumet ancak taraf asillerle hakim arasında olursa red sebebidir” şeklinde yorumlamaktadır.


Öne Çıkan Yargıtay Kararları Özeti

(Not: Aşağıda yer alan Yargıtay içtihatları; ne tür olayların meşru bir Hakimin Reddi (HMK 36) statüsüne girebileceğini çarpıcı emsaller (bilirkişilere kıyasen uygulananlar dahil) üzerinden göstermektedir.)

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2016/4298 E. , 2016/10093 K.

ÖZET (Hâkim ile Avukat Arasındaki Husumetin Red Sebebi Olmayacağı): Bir davada, davacı avukatının dilekçesi tahkir edici bulunmuş ve hâkim, o avukat hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunmuştur. Bunun üzerine hâkim “Aramızda husumet oluştu” diyerek davadan bizzat çekilmek / kendini reddetmek istemiştir. Yargıtay kararı açıkça hukuka aykırı bulmuş ve bozmuştur: “HMK 36 uyarınca reddi hâkim veya çekilme; asil taraf (davacı/davalı vatandaş) ile olan uyuşmazlıklarda geçerlidir. Avukat davanın tarafı değildir, müvekkili namına hareket eder ve her zaman azledilebilir. Hâkimin, vatandaşın sadece vekiliyle kavgalı olması, kendisini o davadan çekmesini haklı çıkarmaz.”

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2017/23819 E. , 2017/9886 K.

ÖZET (Hakimin Reddi Kurallarının Bilirkişilere de Çarpıcı Şekilde Uygulanması): HMK m.272 uyarınca hâkimler için geçerli ret ve yasaklılık sebepleri mahkeme bilirkişileri için de aynen geçerlidir. Bir iş davasında atanan Bilirkişi’nin, aynı zamanda başka bir iş mahkemesindeki benzer bir davada davalı şirkete karşı “İşçi Avukatlığı” yaptığı ortaya çıkmıştır. Yargıtay: “Bir tarafta davalı kuruma karşı işçi vekili olarak savaşan avukatın, başka bir mahkemede aynı kuruma karşı açılan davada ‘tarafsız bilirkişi’ olarak görev yapması HMK 36’daki tarafsızlık ilkesiyle çelişir. Bu bilirkişinin reddedilmesi ve yeni heyetten rapor alınması gerekir.”

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2018/3982 E. , 2018/6693 K.

ÖZET (Aynı Hâkimin Hem İlk Derecede Hem İstinafta Karar Vermesi): Bir manevi tazminat davasında İlk Derece Mahkemesi davanın reddine karar vermiştir. Karar istinafa gitmiş, tesadüf eseri İstinaf Dairesinin Başkanı olarak da aynı dosyada önceden İlk Derece Hâkimliği yapmış olan kişi dosyaya bakarak esastan red vermiştir. Yargıtay durumu derhal saptamış ve HMK 36/1-c maddesinde yer alan (Davada, daha önce hâkim sıfatıyla hareket etmiş olması) mutlak kuralını bekleterek kararı bozmuştur: “İlk derecede karar veren hâkimin, aynı dosyanın istinaf denetimi heyetinde de bulunması HMK 36’ya açık aykırıdır, tarafsızlıktan şüphe yaratır.”

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2014/3509 E. , 2014/5787 K.

ÖZET (Hâkimin Mazereti Reddetmesinin Ret Sebebi Yapılamayacağı): Bir vatandaş reddi hâkim talep ederek; “Hâkim avukatımın mazeret dilekçesini vekaletnamesi dosyada yok diye reddetti davayı düşürdü, lehimize olan dosyaları celp etmedi, davayı çabuk bitirmek için icra müdürünün usulsüzlüklerini örttü, taraf tutuyor” şeklinde şikayetlerde bulunmuştur. Yargıtay, bu iddialarla yapılan reddi hâkim taleplerinin kabul edilemez olduğuna karar vermiştir: “Dilekçedeki hususlar, hâkimin delilleri toplaması ve usul kurallarını işletmesine yönelik ara kararlardır. Ara kararların hatalı olduğu iddiası kanun yolu (temyiz) sebebidir, tarafsızlıktan şüphe gerektiren bağımsız bir HMK 36 / Ret sebebi olamaz.”


HMK Madde 36 Sıkça Sorulan Sorular

Davama bakan hâkimi sevmiyorum, duruşmada bana sert davranıyor. Reddi hâkim yapabilir miyim?

Sadece hâkimin ses tonunun yüksek olması veya duruşma tutanaklarını keskin bir dille dikte ettirmesi tek başına bir HMK 36 ret sebebi değildir. Hukuk Muhakemeleri Kanunumuz, hâkimlerin sempatik olmasını değil; adil ve tarafsız olmasını emreder. Ancak hâkimin sert davranışı size açıkça hakaret etmeye, sizi aşağılamaya veya “Sen bu davayı zaten kaybettin” şeklinde davanın başından kararını (ihsas-ı rey) belli etmeye dönüşmüşse, tarafsızlık şüphesi gereği Hakimi Reddedebilirsiniz.

Hâkim duruşma arasında “Bu davada şunları kanıtlamak zorundasınız yoksa kaybedersiniz” şeklinde karşı tarafa yol gösterdi. Bu bir ret sebebi midir?

Evet. HMK Madde 36/1-a bendi son derece nettir: “Davada, iki taraftan birine öğüt vermiş ya da yol göstermiş olması” tartışmasız bir reddi hâkim sebebidir. Mahkeme başkanı hiç kimsenin avukatlığını veya hukuki danışmanlığını yapamaz; böyle bir durumda tutanak tutturarak derhal reddi hâkim usulünü işletebilirsiniz.

Davayı uzatmak amacıyla zırt pırt “Reddi Hâkim” talep edersem ne olur?

Kanun koyucu reddi hâkim kurumunun kötüye kullanılmasını, hakimi yıpratmaya yönelik taktiksel bir erteleme aracına dönüşmesini engellemek için çok sert yaptırımlar öngörmüştür (HMK 42). Şayet ret talebinizin kötü niyetle ve sadece duruşmaları uzatmak maksadıyla (hiçbir inandırıcı delil olmadan) yapıldığı anlaşılırsa, mahkeme talebinizi geri çevirir ve şahsınıza yüksek miktarda Disiplin Para Cezası keser.


UYARI

Web sitemizde yayımlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka internet sitelerinde yayımlanması halinde derhal hukuki ve cezai süreç başlatılacaktır.

Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.

Sitemizde yer alan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Burada sunulan hiçbir bilgi, herhangi bir yasal veya profesyonel tavsiye niteliğinde değildir. Bu bilgilerin paylaşılması, hiçbir şekilde avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Bu nedenle ziyaretçilerimizin, profesyonel ve resmi anlamda hukuki yardım almadan herhangi bir işlemde bulunmamaları önemle tavsiye olunur.