
Duruşmaya gelinmemesi ve giderlerin ödenmemesi
HMK Madde 358
(1) Duruşmalı olarak incelenen işlerde taraflara çıkartılan davetiyelerde, duruşmada hazır bulunmadıkları takdirde tahkikatın yokluklarında yapılarak karar verileceği hususu ile başvuran tarafa çıkartılacak davetiyede, ayrıca, yapılacak tahkikatla ilgili olarak bölge adliye mahkemesince belirlenen gideri, iki haftadan az olmamak üzere verilecek kesin süre içinde avans olarak yatırması gerektiği açıkça belirtilir.*
(2) Başvuran, kabul edilebilir bir mazerete dayanarak duruşmaya gelemediğini bildirdiği takdirde, yeni bir duruşma günü tayin edilerek taraflara bildirilir.
(3) (Değişik:22/7/2020-7251/37 md.) Belirlenen giderin, verilen kesin süre içinde yatırılmış olması kaydıyla, taraflar mazeretsiz olarak duruşmaya katılmadıkları takdirde tahkikat yokluklarında yapılarak karar verilir. Belirlenen gider, süresi içinde yatırılmadığı takdirde, dosyanın mevcut durumuna göre karar verilir. Şu kadar ki, öngörülen tahkikat yapılmaksızın karar verilmesine olanak bulunmayan hâllerde başvuru reddedilir.
*22/7/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanunun 37 nci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “gideri duruşma gününe kadar” ibaresi “gideri, iki haftadan az olmamak üzere verilecek kesin süre içinde” şeklinde değiştirilmiştir.
6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi
Bölge adliye mahkemesinde yapılacak duruşma için taraflara gönderilecek davetiyelerde nerede ve ne zaman hazır bulunmaları gerektiği, duruşmada hazır bulunmadıkları takdirde tahkikatın yolluklarında yapılarak karar verileceği bildirilir. Bölge adliye mahkemesine başvuran tarafa gönderilecek davetiyede, yapılacak tahkikatla ilgili olarak belirlenen gideri duruşma gününe kadar yatırması istenir. Bu giderler, daha sonra yapılacak tebligatlar da düşünülerek yeteri kadar avans olarak alınmalıdır. Bunun amacı tahkikatın, gerekli olan giderler sebebiyle gecikmesini önlemek ve olabildiğince çabuk sonuçlanmasını sağlamaktır.
Başvuranın kabul edilebilir bir mazereti varsa, bunu süresi içinde bölge adliye mahkemesine bildirdiği takdirde, bu mazereti kabul edilirse, giderlerini yatırmak şartıyla, yeni bir duruşma günü belirlenerek taraflara tebliği edilir.
Başvuran, kendisine usulüne uygun olarak tebligat yapıldığı hâlde duruşmaya gelmezse ve kabul edilebilir bir mazeret de bildirmezse ya da gerekli avansı süresi içinde yatırmazsa, inceleme dosya üzerinden yapılarak mevcut durumuna göre karar verilir. Ancak, öngörülen tahkikat yapılmaksızın karar verilemiyorsa, başvuru reddedilir.
HMK Madde 358 Duruşmaya gelinmemesi ve giderlerin ödenmemesi
Yargıtay İçtihatları
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/9549E. , 2022/10963K.
- HMK Madde 358
- Duruşmaya gelinmemesi ve giderlerin ödenmemesi
Mahkemesi : Turgutlu 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir
İlk derece mahkemesince hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı Kurum vekili ile Ağasar İnş. Har. Müh. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiş olup; iş bu kararın Dairemizin 2021/5289 E. 2021/155560 K. sayılı ilamı ile bozulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesince, davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin kararının, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor ve dosyadaki belgeler incelendi, gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1) DAVACININ İSTEMİ
Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; 05.11.2012 ile 31.07.2013 tarih aralığında büro elemanı olarak çalıştığından bahisle davalı yanındaki eksik bildirilen hizmetlerinin tespitine karar verilmesini; talep ve dava etmiştir.
2) DAVALILAR CEVABI
Davalı taraflar, davanın reddine dair karar verilmesini talep etmiştir.
3) MAHKEME KARARI
A) İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.
B) BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, bozma öncesi verilen kararda; dinlenen tüm bordro tanıklarının ve de davacı tanıklarının anlatımları dikkate alındığında, davacının çalışma süresine ilişkin görgüye dayalısı bilgileri bulunmadığından bahisle, davanın reddine dair karar tesis edilmiş olup; iş bu kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerien; Dairemizin 2021/5289 Esas, 2021/ 15560 Karar sayılı ilamı ile ; “….. davacının davalıya ait işyerinde kısmi bildirimleri mevcut olup; davacı tarafından bildirilen süreler haricinde de kesintisiz çalıştığı iddia edilmektedir. İlgili Bölge Adliye Mahkemesince, dinlenilen tanıkların beyanlarına itibar edilmemiş olmasına rağmen; re’sen araştırma ilkesi gereğince davacının iddialarının araştırılması ve de delillerin toplanılması ilgili hususlar yerine getirilmemiştir. Halbuki inşaat işçisi tanıkların da büroya iş için gidip gelmeleri mümkün olabileceği gibi büro elemanının da inşaata gitmesi mümkün olup sırf bu nedenle inşaat işçisi olmalarından dolayı beyanlara itibar edilememesi yerinde görülmemiştir. İlgili Bölge Adliye Mahkemesince, belirtilenler ışığında, talep dönemi itibari ile bordro tanıklarının re’sen tespit edilerek, kendi çalıştığı dönemler de belirlenmek suretiyle davacının iddia edilen hizmetinin kesintisiz olup olmadığı; her türlü kuşkudan uzak şekilde tereddütsüz saptanmalıdır.
Öte yandan, büro işleri sürekli çalışmayı gerektirmekte olup eksik bildirim sebepleri Kurumdan sorularak; buna ilişkin bilgi ve belgelerin de bordroya eklenmesi esas olduğundan bu hususlar da araştırılmalıdır…” şeklinde bozulmuş olup; bozma sonrası Bölge Adliye Mahkemesince; davanın açılmamış sayılmasına dair karar tesis edilmiştir.
4) TEMYİZ TALEBİ
Davacı, ilgili kararı; eksik işlemle oluşturulan kararın bozulmasını talep etmiştir.
5) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Eldeki davada, Dairemizin verdiği bozma kararı sonrası; ilgili Bölge Adliye Mahkemesince, tensip zaptı le birlikte duruşma tarihinin 02.03.2022’ye verildiğini gösterir şekilde, davacı vekiline elektronik tebligat yapıldığı; iş bu tebligatın davacı vekili tarafından 17.01.2022 tarihinde açılarak görüldüğü, belirlenen duruşma tarihinde davacı vekilinin mazeretsiz olarak duruşmaya gelmediği, bu kapsamda dosyanın 6100 sayılı HMK’nın madde 150/1 uyarınca işlemden kaldırıldığı; davanın işlemden kalkma tarihinden sonra üç ay içinde yenilenmemesi hasebi ile de 03.06.2022 tarihinde, davanın açılmamış sayılmasına dair karar tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda bahsi geçen kanunun 358. “Duruşmaya Gelinmemesi ve Giderlerin Ödenmemesi” başlıklı; “ (1) Duruşmalı olarak incelenen işlerde taraflara çıkartılan davetiyelerde, duruşmada hazır bulunmadıkları takdirde tahkikatın yokluklarında yapılarak karar verileceği hususu ile başvuran tarafa çıkartılacak davetiyede, ayrıca, yapılacak tahkikatla ilgili olarak bölge adliye mahkemesince belirlenen gideri, iki haftadan az olmamak üzere verilecek kesin süre içinde avans olarak yatırması gerektiği açıkça belirtilir.(2) Başvuran, kabul edilebilir bir mazerete dayanarak duruşmaya gelemediğini bildirdiği takdirde, yeni bir duruşma günü tayin edilerek taraflara bildirilir. (3) (Değişik:22/7/2020-7251/37 md.) Belirlenen giderin, verilen kesin süre içinde yatırılmış olması kaydıyla, taraflar mazeretsiz olarak duruşmaya katılmadıkları takdirde tahkikat yokluklarında yapılarak karar verilir. Belirlenen gider, süresi içinde yatırılmadığı takdirde, dosyanın mevcut durumuna göre karar verilir. Şu kadar ki, öngörülen tahkikat yapılmaksızın karar verilmesine olanak bulunmayan hâllerde başvuru reddedilir.”hükmünü içermektedir .
Somut olayda; davacı vekilinin açılan duruşmaya mazeretsiz gelmemesi halinde, tahkikatın yokluklarında devam edeceği değerlendirilmeksizin, davanın açılmamış sayılmasına dair hüküm tesis edilmiş olması isabetsiz bulunmuştur.
Bu kapsamda, Bölge Adliye Mahkemesince, belirtilen maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen karar bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/2. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.09.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
HMK Madde 358 Duruşmaya gelinmemesi ve giderlerin ödenmemesi
Yargıtay İçtihatları
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2017/22904E. , 2020/16390K.
- HMK Madde 358
- Duruşmaya gelinmemesi ve giderlerin ödenmemesi
BÖLGE ADLİYE
MAHKEMESİ : İstanbul 27. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Bursa 8. İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
avacı vekili, müvekkilinin 13/05/2003 tarihinde davalı işverenin … işyerinde Sağlık ve Spor Kulübünde çalışmaya başladığını, 2008 yılının Nisan ayında aynı davalının … yat limanında bulunan … Otelinde halkla ilişkiler ve organizasyon banket satış sorumlusu olarak görevine devam ettiğini, 2014 yılı Aralık ayında brüt 3.456,00 TL ücret aldığını, iş akdinin 17/01/2015 tarihinde haksız ve gerekçesiz olarak işverenlikçe feshedildiğini, çalışma süresi boyunca haftanın 6 günü sabah saat 08.00’den bazı akşamlar saat 20.00’a kadar hatta bazı akşamlar saat 23.00-24.00’lere kadar devam ettiğini, yoğun olunan dönemlerde pazar günleri de çalışıldığını, genel tatillerde çalışma yaptığı, bu çalışmalarının karşılıkları ile Ocak 2015 zamlı maaşının ve kullanmadığı izin ücretlerinin ödenmediğini iddia ederek; kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ulusal bayram genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti alacağı ve ücret alacaklarının faizleri ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, açılan davayı kabul etmediklerini, zamanaşımı itirazları olduğunu, ücreti belirli olan davacının kısmi dava açmasının usule uygun olmadığını, 13/05/2003 yılında işe başlayan davacının 12/01/2015 tarihinden itibaren görevine gelmeyerek iş akdini kendisi feshetmiş olduğundan kıdem ve ihbar tazminatı talep edemeyeceğini, ihtirazi kayıtsız imzalı bordrolarda da görüldüğü üzere davacının vasıfsız eleman olarak asgari ücretle çalıştığını, fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil çalışmalarının nadiren yapıldığını, karşılıklarının da davacıya ödendiğini, Ocak 2015 ayı ücretinin de ödendiğini, davacının hak ettiği tüm yıllık izinlerini de kullanmış olduğunu savunarak, davanın usulden ve esastan reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk derece mahkemesince, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf başvurusu :
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge Adliye Mahkemesince, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun belirtilen 358/3 maddesinde açıkça tahkikatla ilgili giderlerin süresinde yatırılmadığı takdirde dosyanın mevcut durumuna göre karar verileceği, öngörülen tahkikat yapılmaksızın karar verilmesine olanak bulunmayan hâllerde ise başvurunun reddedileceği öngörülmüş olmakla, somut olayda davacının fazla mesai yönünden mahkeme hükmüne ve hükme esas alınan bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının değerlendirilebilmesi ve ayrıntılı hesaba ilişkin başka bir bilirkişi raporu alınmasına karar verildiği halde davacı tarafından ilgili masraf yatırılmadığı ve yatırılmayacağının bildirildiği dikkate alındığında duruşma tensibinde öngörülen bilirkişi incelemesi yapılmaksızın fazla mesai itirazı yönünden karar verilmesine imkan bulunmadığı, ilk talep miktarlarına göre davanın belirsiz alacak türlerinden kısmi eda külli tespit niteliğinde olduğu için ilk derece mahkemesinin faiz belirlemelerinde isabetsizlik bulunmadığı, tanık beyanına dayalı fazla mesai hesabına mahkeme taktiri sınırlarında %40 oranında yapılan hakkaniyet indirimi uygulanmasında aşırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davacının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 358/3. maddesi 2. cümlesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
Temyiz başvurusu :
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere ve göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçi fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarını talep etmiş, mahkemece davacı tanıklarından …’ın beyanı dikkate alınarak ve adı geçen tanığın 2012 yılına kadar çalıştığından bahisle tanığın çalışma süresi ile sınırlı hesaplama yapılarak her üç istekle ilgili hüküm kurulmuştur.
Yargılama sırasında davacı tanığı olarak … adlı tanık da dinlenmiş olup adı geçen tanık 2015 yılı Mayıs ayına kadar çalışmıştır. Davacının iş sözleşmesinin feshedildiği tarihte tanık … çalışmakta olup işyerindeki çalışma ve dinlenme sürelerini bilebilecek durumdadır. Mahkemece tanık olarak dinlenen …’nun açtığı davada da fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil istekleri kabul edilmiş olup, davalı temyizi üzerine yapılan temyiz incelemesi sonucu verilen karar Dairemizce 2017/18548 esas, 2020/16389 karar sayılı kararı ile onanmıştır.
Böyle olunca temyize konu iş bu davada davacı tanığı …’nun işverene karşı dava açtığından bahisle tanıklık beyanına değer verilmemesi isabetli değildir. Adı geçen tanık davacının çalışmalarını bilebilecek durumda olduğundan 2012 ile 2015 yılları bakımından dosyadaki delil durumlarına göre fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil hesaplaması yapılmalı ve takdiri indirim hususu da yeniden değerlendirilerek isteklerle ilgili bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.