Yargıtay İçtihatları, Avukat Murat ÖCAL, Bodrum Avukat, Datça Avukat, Marmaris Avukat, Fethiye Avukat, Çeşme Avukat, Aydın Avukat, Kuşadası Avukat, Alanya Avukat, Antalya Avukat, Adana Avukat, Mersin Avukat, Çeşme Avukat, Balıkesir Avukat, Çanakkale Avukat, Ankara Avukat, İstanbul Avukat, Yozgat Avukat, Sivas Avukat

Adli yardımla ertelenen yargılama giderlerinin tahsili

HMK Madde 339

(1) Adli yardım kararından dolayı ertelenen tüm yargılama giderleri ile Devletçe ödenen avanslar dava veya takip sonunda haksız çıkan kişiden tahsil olunur. Adli yardımdan yararlanan kişinin haksız çıkması hâlinde, uygun görülürse yargılama giderlerinin en çok bir yıl içinde aylık eşit taksitler hâlinde ödenmesine karar verilebilir.

(2) (Ek: 11/4/2013-6459/ 24 md.) Adli yardım kararından dolayı Devletçe ödenen veya muaf tutulan yargılama giderlerinin tahsilinin, adli yardımdan yararlananın mağduriyetine neden olacağı mahkemece açıkça anlaşılırsa, mahkeme, hükümde tamamen veya kısmen ödemeden muaf tutulmasına karar verebilir.

6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi

Adli yardım kararı, ondan yararlanan kişiye geçici bir muafiyet tanıdığından, ertelenen giderler ve verilen avanslarla, temin edilen avukatın ücreti, dava veya takip sonunda haksız çıkan taraftan tahsil edilecektir. Ancak, dava veya takip sonunda, adli yardımdan yararlanan kişinin haksız çıkmış olmasına rağmen, yoksulluk koşulunda bir değişiklik olmaması hâlinde, daha önce ertelenen giderlerin ve verilen avansların tamamının derhâl bu kişiden tahsiline girişilmesinin, sosyal devlet anlayışı ile bağdaşmayacağı kabul edilmiştir. Bu nedenle bu durumda olan kişilerin, adli yardım sebebiyle muaf tutuldukları giderleri ve Devletçe ödenen avansların geri ödenmesi konusunda, kişinin malî durumu dikkate alınarak, mahkeme tarafından kendisine, en çok bir yıl içinde aylık eşit taksitlerle ödeme yapması konusunda bir imkân tanınabilir. Mahkemenin bu hususu, verdiği kararın yargılama giderlerine ilişkin hüküm fıkrasında açıkça belirtmesi gerekir.

6459 sayılı Kanunda Yer Alan Değişiklik Gerekçesi

Mevcut düzenlemede, adlî yardım kararından dolayı ertelenen tüm yargılama giderleri ile Devletçe ödenen avanslar dava veya takip sonunda haksız çıkan kişiden tahsil edilmektedir. Maddeyle, yargılama giderlerinin tahsilinin açıkça ilgilinin mağduriyetine neden olacağının mahkemece anlaşılması hâlinde, hüküm ile birlikte tamamen veya kısmen geri ödemeden muaf tutulmasına karar verilebilmesi imkânı getirilmektedir.

HMK Madde 339 Adli yardımla ertelenen yargılama giderlerinin tahsili

Yargıtay İçtihatları

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2020/7348E. , 2020/8028K.

  • HMK Madde 339
  • Adli yardımla ertelenen yargılama giderlerinin tahsili

MAHKEMESİ : ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen alacak davasının kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelenmesi sonucunda; davalı …’ın istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı … Bakanlığının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında verdiği kararın süresi içinde davalı … vekili tarafından adli yardım talepli olarak ve davacı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

1-Adli yardıma ilişkin usul ve esaslar 6100 Sayılı HMK’nun 334 ila 340. maddelerinde düzenlenmiştir. Davalı adli yardım talebini temyiz yoluna başvuru sırasında istediğinden adli yardım talebini inceleme görevi Yargıtay’a aittir (madde 336/3) ve talep hakkında duruşma yapılmaksızın karar verilebilir. Adli yardım isteğinde bulunan kimsenin, kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken yargılama giderlerinin kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olması (madde 334/1), yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri de mahkemeye ibraz etmesi (madde 336/2) gereklidir.

Adli yardım talebini içeren dilekçe ile dosya kapsamındaki belge ve bilgiler birlikte değerlendirildiğinde; adli yardım talebinde bulunan tarafın, kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken kanun yoluna başvuru giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğu yönünde kanaat oluşmadığından, adli yardım talebinin itiraz yolu açık olmak üzere reddine karar verilmesi gerekmiştir.

2-Bu red kararının, adli yardım talebinde bulunana tebliğine, süresi içinde itiraz edilmesi halinde, itirazın incelenmesi için dosyanın Yargıtay 4. Hukuk Dairesine
gönderilmesine, itiraz edilmemesi veya itirazın reddi halinde, temyiz harçlarının ikmali için HMK.’nın 366. maddesinin atfı ile aynı kanunun 344. maddesi uyarınca mehil verilmesi, harç süresi içinde ikmal edildiği takdirde dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere geri gönderilmesi, süresi içinde harç yatırılmadığı takdirde kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmesi için dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar verilmesi gerekmiştir.

3-Davalının ve davacının temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının adli yardım talebinin HMK.’nun 337. maddesine göre itiraz yolu açık olmak üzere REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenle işlem yapılmak üzere dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, (3) nolu bentte açıklanan nedenle davalının ve davacının temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 21/12/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

HMK Madde 339 Adli yardımla ertelenen yargılama giderlerinin tahsili

Yargıtay İçtihatları

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2015/1291E. , 2015/4086K.

  • HMK Madde 339
  • Adli yardımla ertelenen yargılama giderlerinin tahsili

Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalılar Sağlık Bakanlığı ve diğeri aleyhine 26/03/2014 gününde verilen dilekçe ile tedavi hatası nedeni ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın husumet ve görev yönünden reddine dair verilen 05/06/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı Sağlık Bakanlığı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.

2- Diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, tedavi hatası nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı Bakanlık yönünden idari yargı görevli olduğundan, davalı … yönünden ise husumet nedeni ile davanın reddine karar verilmiş, karar davalı Sağlık Bakanlığı tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı, rahatsızlığı nedeni ile Bulanık Devlet Hastanesi acil servisine başvurduğunu, kendisine davalı hemşire tarafından yapılan iğnenin sinirine gelmesi üzerine ayağının sakat kaldığını beyan ederek uğradığı maddi ve manevi zararlarının davalılardan müştereken ve müteselsilen ödetilmesi isteminde bulunmuştur.

Davalılar davanın görev ve husumet yönlerinden reddi gerektiğini savunmuşlardır.

Mahkemece, davalı Sağlık Bakanlığı yönünden görevsizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine, davalı … yönünden, kamu görevlisi olması nedeniyle Anayasa 129/5. maddesi uyarınca husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, davanın adli yardımlı olmasından dolayı kendini vekille temsil ettiren davalı Sağlık Bakanlığı yararına vekalet ücretine hükmedilmemiştir.

01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinde Adli yardım kararından dolayı ertelenen tüm yargılama giderleri ile Devletçe ödenen avanslar dava veya takip sonunda haksız çıkan kişiden tahsil olunur hükmü bulunmaktadır. Aynı kanunun 331/2 maddesinde; ”Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm eder.” biçiminde düzenleme yapılmıştır.

Yukarıdaki yasal düzenleme hiç kuşkusuz adli yargı yerinde görülecek davalarda ve adli mahkemeler arasındaki görevsizlik kararlarında uygulanmalıdır. Açıklanan maddede “davaya bir başka mahkemede devam edilmesi” hali düzenlenmiştir. Oysa yargı yolu bakımından görevsizlik kararlarında, davaya başka bir mahkemede devam edilmesi söz konusu olmayıp, kendine has usul kuralları bulunan farklı yargı yerinde yeniden açılan bir dava söz konusudur ve bu dava adli yargı yerindeki davanın devamı niteliğinde değildir.

Buna göre, davacı davasını, yürürlükte bulunan yasal düzenlemelere göre görevsiz yargı yerinde açmış ise “yargı yolu bakımından görevsizliğe” dair verilecek kararla birlikte; vekalet ücreti yönünden de hüküm kurulması gerekir. Bu hususun gözetilmemiş olması nedeniyle kararın bozulması gerekir ise de bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 sayılı HMK’ nun geçici 3. maddesi uyarınca temyiz hükümleri bakımından halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK’nun 438. maddesi uyarınca karar düzeltilerek onanmalıdır.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenle hüküm fıkrasının 5 nolu bendinin tümden silinmesine, yerine “5-Davalı Sağlık Bakanlığı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde geçerli olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre, 1.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” cümlesinin eklenmesine, davalının diğer temyiz itirazlarının ise ilk bentte gösterilen nedenle reddi ile kararın düzeltilmiş bu şeklinin ONANMASINA 02/04/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.