Yargıtay İçtihatları, Avukat Murat ÖCAL, Bodrum Avukat, Datça Avukat, Marmaris Avukat, Fethiye Avukat, Çeşme Avukat, Aydın Avukat, Kuşadası Avukat, Alanya Avukat, Antalya Avukat, Adana Avukat, Mersin Avukat, Çeşme Avukat, Balıkesir Avukat, Çanakkale Avukat, Ankara Avukat, İstanbul Avukat, Yozgat Avukat, Sivas Avukat

Adli yardımın kapsamı

HMK Madde 335

(1) Adli yardım kararı, ilgiliye, aşağıdaki hususları sağlar:

a) Yapılacak tüm yargılama ve takip giderlerinden geçici olarak muafiyet.

b) Yargılama ve takip giderleri için teminat göstermekten muafiyet.

c) Dava ve icra takibi sırasında yapılması gereken tüm giderlerin Devlet tarafından avans olarak ödenmesi.

ç) Davanın avukat ile takibi gerekiyorsa, ücreti sonradan ödenmek üzere bir avukat temini.

(2) Mahkeme, talepte bulunanın, yukarıdaki bentlerde düzenlenen hususlardan bir kısmından yararlanmasına da karar verebilir.

(3) Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder.

6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi

Adli yardımın kapsamının düzenlendiği bu maddede, 1086 sayılı Kanundaki düzenlemeye kural olarak bağlı kalınmış olmakla beraber, birinci bentteki genel düzenlemeden sonra bazı yargılama giderlerinin tek tek belirtilmesine gerek olmadığından ve yargılama giderleri ile nelerin kastedildiği bu düzenlemeyle belirlenmiş bulunduğundan, 1086 sayılı Kanunun 466 ncı maddesindeki bazı bentler metne alınmamıştır.

HMK Madde 335 Adli yardımın kapsamı

Yargıtay İçtihatları

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2020/7348E. , 2020/8028K.

  • HMK Madde 335
  • Adli yardımın kapsamı

MAHKEMESİ : ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen alacak davasının kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelenmesi sonucunda; davalı …’ın istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı … Bakanlığının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında verdiği kararın süresi içinde davalı … vekili tarafından adli yardım talepli olarak ve davacı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

1-Adli yardıma ilişkin usul ve esaslar 6100 Sayılı HMK’nun 334 ila 340. maddelerinde düzenlenmiştir. Davalı adli yardım talebini temyiz yoluna başvuru sırasında istediğinden adli yardım talebini inceleme görevi Yargıtay’a aittir (madde 336/3) ve talep hakkında duruşma yapılmaksızın karar verilebilir. Adli yardım isteğinde bulunan kimsenin, kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken yargılama giderlerinin kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olması (madde 334/1), yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri de mahkemeye ibraz etmesi (madde 336/2) gereklidir.

Adli yardım talebini içeren dilekçe ile dosya kapsamındaki belge ve bilgiler birlikte değerlendirildiğinde; adli yardım talebinde bulunan tarafın, kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken kanun yoluna başvuru giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğu yönünde kanaat oluşmadığından, adli yardım talebinin itiraz yolu açık olmak üzere reddine karar verilmesi gerekmiştir.

2-Bu red kararının, adli yardım talebinde bulunana tebliğine, süresi içinde itiraz edilmesi halinde, itirazın incelenmesi için dosyanın Yargıtay 4. Hukuk Dairesine
gönderilmesine, itiraz edilmemesi veya itirazın reddi halinde, temyiz harçlarının ikmali için HMK.’nın 366. maddesinin atfı ile aynı kanunun 344. maddesi uyarınca mehil verilmesi, harç süresi içinde ikmal edildiği takdirde dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere geri gönderilmesi, süresi içinde harç yatırılmadığı takdirde kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmesi için dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar verilmesi gerekmiştir.

3-Davalının ve davacının temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının adli yardım talebinin HMK.’nun 337. maddesine göre itiraz yolu açık olmak üzere REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenle işlem yapılmak üzere dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, (3) nolu bentte açıklanan nedenle davalının ve davacının temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 21/12/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

HMK Madde 335 Adli yardımın kapsamı

Yargıtay İçtihatları

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2016/13349E. , 2018/8129K.

  • HMK Madde 335
  • Adli yardımın kapsamı

MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davası üzerine yapılan yargılama sonunda davanın açılmamış sayılmasına ilişkin verilen hüküm davacılar vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacılar vekili adli yardım talepli dava dilekçesi ile;davalı …Ş. aleyhine tazminat davası açıldığını ve bu dava ile tazminat alacağına hükmedildiğini, davalı hakkında icra takibi başlattıklarını ancak davalının üzerine kayıtlı olan … ada 2 parseldeki benzin istasyonu vasfındaki taşınmaz ile … 1 parselde kayıtlı taşınmazın muvazaalı olarak diğer davalı şirkete devrolunduğundan bahisle tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekilleri davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece; toplanan deliller ve dosya kapsamına göre;18/04/2016 tarihli celsede davacı tarafın adli müzaharet talebinin reddine karar verilerek dosyanın 01/03/2016 tarihinden itibaren geçerli olarak işlemden kaldırılmasına karar verildiğinden ve üzerinden üç ay geçtiği görülmekle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hüküm, süresi içerisinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava; İİK’nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

Mahkemece; öncelikle 04/05/2015 tarihinde düzenlenen tensip zaptında; Dosya arasında bulunan … Asliye Hukuk Mahkemesinin… E 2014/106 K. Sayılı kararına göre davacılar lehine tazminata hükmedilmiş olduğundan adli müzaharet talebinin reddine karar verilmiş, 01/02/2016 tarihli celsede;

Davacı tarafa dava bedelini açıklamak üzere ve yapılan açıklamaya göre eksik harcı tamamlamak üzere bir ay kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde tamamlamadığı takdirde HMK’nın 30. Madde delaletiyle ve HMK 150 maddesi gereğince kesin sürenin bitim tarihinden itibaren dosyanın işlemden kaldırılmış sayılacağının ihtarına; 18/04/2016 tarihli celsede ise; harç yatırılmadığından; dosyanın 01/03/2016 tarihinden itibaren geçerli olarak işlemden kaldırılmasına ve son olarak da; 02/06/2016 tarihinde; dosyanın 01/03/2016 tarihinden itibaren geçerli olarak işlemden kaldırılmasına karar verilip üzerinden üç ay geçtiği anlaşıldığından davacıların davasının HMK 150/5 maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmişse de, varılan sonuç mevcut delil durumu ve dosya kapsamına uygun değildir.

Davacılar vekili; mahkemenin adli yardım talebinin reddine gerekçe gösterdiği …. Asliye Hukuk Mahkemesinin … E 2014/106 K. Sayılı davasında hükmedilen tazminat alacağını, davalı borçlu şirketten tahsil edemediğinden işbu tasarrufun iptali davasını adli yardım talepli olarak açmıştır.

Mahkeme ise; davacıların tahsil edemediği tazminat alacaklarını gerekçe göstererek adli yardım talebini reddetmiştir. Ancak; … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/181 E sayılı davasında yapılan ekonomik sosyal durum araştırmasında; Davacı …’in kendisine ait gecekondu evde eşi ve 2 çocuğuyla ikamet ettiği, işsiz olduğu, geçimini kardeşlerinin yardımıyla sağladığı, oğlu Ali’nin lise öğrencisi olup şu anda yürüyemez durumda bulunduğu, kızının ilkokul öğrencisi olduğu ve yine diğer davacı …’in ev hanımı ortaokul mezunu olduğu, psikolojik tedavi gördüğü, eşiyle birlikte gecekonduda yaşadığı, üzerine kayıtlı menkul ya da gayrimenkul bulunmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca; davacılar Üzerlerine kayıtlı gayrimenkul (Davacı Nazım’ın ikamet ettikleri gecekondu dışında) bulunmadığı, sigortalı olarak çalışmadıkları ve vergi dairesinde mükellefiyet kayıtlarının bulunmadığına dair evrakları da sunmuşlardır. Davacılar; Mahkemece adli yardım talebinin reddine gerekçe gösterdiği … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/181 E 2014/106 K. Sayılı davasında hükmedilen tazminat alacağını davalı borçlu şirketten karşılayamamış ve işbu tasarrufun iptali davasını da bu alacağı tahsil edemediğinden açmış olup, ayrıca hesap edilen harcın yüksek olduğu; davacıların bu bedelleri dava harcı olarak ödemesini beklemenin hakkaniyete uygun düşmeyeceği dikkate alındığında, adli yardım talebinin reddi somut olayın özellikleriyle bağdaşmamıştır.

İfade edilen tüm bu nedenlerle, davacı yanın adli yardım talebinin yasal koşulları oluştuğu dikkate alınıp HMK’nun 335 vd. maddeleri gereği adli yardım talebinin kabulü gerektiğinden mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 24/09/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.