Medeni Usul Hukukunda Feragat ve Kabul Halinde Yargılama Giderleri, Sorumluluk Esasları ve Vekalet Ücreti: HMK Madde 312
Hukuk yargılamasında tarafların davaya son veren işlemleri olan feragat ve kabul, mahkemenin esasa ilişkin nihai bir inceleme yapmasını sonlandırırken, dava nedeniyle yapılan masrafların ve vekalet ücretinin hangi tarafa yükleneceği sorununu gündeme getirir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 312. maddesinde düzenlenen “Feragat ve kabul hâlinde yargılama giderleri”, bu uyuşmazlıkların giderilmesi yönünden son derece adil ve dengeli kurallar getirmektedir. Temel kural, davadan feragat eden veya davayı kabul eden tarafın, davada aleyhine hüküm verilmiş bir taraf gibi yargılama giderlerini ve karşı taraf avukatlık ücretini ödemeye mahkum edilmesidir. Ancak davanın açılmasına kendi hal ve davranışlarıyla sebebiyet vermemiş olan ve ilk duruşmada davayı derhal kabul eden iyi niyetli davalılar yasa koyucu tarafından korunmuş ve bu giderleri ödemekten muaf tutulmuştur. HMK m. 312; davadan feragat (HMK m. 307), davayı kabul (HMK m. 308), yargılama giderlerinden sorumluluk (HMK m. 326) ve vekalet ücreti hükümleriyle doğrudan ve sıkı bir ilişki içerisindedir.
HMK Madde 312: Kanun Metni
Feragat ve kabul hâlinde yargılama giderleri
MADDE 312- (1) Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir.
(2) Davalı, davanın açılmasına kendi hâl ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmez.
6100 Sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi
Yargılama giderlerinin hangi tarafa yükleneceği genel olarak, “Yargılama giderlerinden sorumluluk” başlıklı 330 uncu maddede gösterilmiş ise de, feragat ve kabul davayı bitiren taraf işlemi olduğundan, tereddütleri gidermek bakımından, ayrıca düzenlenmesinde yarar görülmüştür. Madde, 1086 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin dili günümüz Türkçesine uyarlanarak, yeniden kaleme alınmıştır. Esasa ilişkin bir yenilik yoktur.
Hukuki İncelemeler
HMK m. 312 Uyarınca Feragat ve Kabul Halinde Yargılama Giderlerinden Sorumluluk Esasları
Medeni usul hukukunda yargılama giderleri kural olarak davada haksız çıkan tarafa yükletilir. HMK m. 312/1 maddesi, feragat ve kabul işlemlerinin davayı esastan sona erdirmesi nedeniyle bu genel kuralın nasıl uygulanacağını netleştirmiştir. Düzenlemeye göre, davadan feragat eden veya davayı kabul eden taraf, yargılama sürecinde tamamen haksız çıkmış ve aleyhine hüküm tesis edilmiş bir taraf gibi kabul edilir.
Bunun sonucu olarak, feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, mahkeme harçlarını, tebligat, bilirkişi ve keşif gibi tüm yargılama giderlerini ve karşı tarafın kendisini avukatla temsil ettirmesi durumunda karşı taraf lehine takdir edilecek vekalet ücretini ödemekle yükümlü kılınır. Bu kural, hak arama hürriyetinin kötüye kullanılmasını engellemeyi ve uyuşmazlığı haksız yere mahkeme önüne taşıyan ya da haksız alacak taleplerine direnerek masraf yapılmasına yol açan tarafların bu masrafları üstlenmesini sağlar.
Kısmi Feragat veya Kabul Durumunda Yargılama Giderlerinin Paylaştırılması ve Oranlama Kuralı
Davacının talep sonucunun tamamından değil, yalnızca belirli bir kısmından feragat etmesi ya da davalının borcun veya talebin belirli bir bölümünü kabul etmesi hallerinde yargılama giderleri “oranlama” kuralına tabi tutulur. HMK m. 312/1 maddesinin ikinci cümlesi uyarınca, kısmi feragat ve kabul durumunda yargılama giderlerine mahkumiyet, kabul veya feragat edilen oranlara göre belirlenir.
Bu kapsamda, davanın kabul edilen kısmı yönünden davalı haksız sayılır ve bu kısma isabet eden harç, yargılama giderleri ve vekalet ücreti davalıya yüklenir. Davanın feragat edilen (veya reddedilen) kısmı yönünden ise davacı haksız kabul edilir ve bu kısma isabet eden yargılama gideri ile vekalet ücretinden davacı sorumlu tutulur. Mahkeme kararında, kabul ve ret oranlarını kuruşu kuruşuna hesaplayarak yargılama giderlerini taraflara bu oranlar dahilinde paylaştırmak zorundadır.
Davanın Açılmasına Sebebiyet Vermeyen Davalının İlk Duruşmada Kabulü ve Giderlerden Muafiyeti
HMK m. 312/2 maddesi, iyi niyetli davalıları korumak amacıyla genel kurala çok önemli bir istisna getirmiştir. Bu istisnaya göre, davalının yargılama giderlerini ve vekalet ücretini ödemekten tamamen muaf tutulabilmesi için iki şartın birlikte (kümülatif olarak) gerçekleşmesi gerekir:
- Davanın Açılmasına Sebebiyet Vermemiş Olmak: Davalı, dava açılmadan önce borcunu ödemeye hazır olduğunu beyan etmiş, davacının taleplerini haksız yere reddetmemiş, yani davacıyı dava açmaya mecbur bırakacak hiçbir hal ve davranışta bulunmamış olmalıdır.
- İlk Duruşmada Kabul Etmek: Davalı, mahkemece düzenlenen ilk duruşmada (veya cevap dilekçesi ile ön inceleme aşamasında) davacının talep sonucunu hiçbir itiraz ileri sürmeksizin derhal kabul etmelidir. Bu iki şartın varlığı halinde, davalı davayı kabul etmiş olsa dahi, aleyhine hiçbir yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilemez. Tüm giderler davacı üzerinde bırakılır.
Avukat Görüşü: Davanın Açılmasına Sebebiyet Vermeme Kriteri, İlk Celsede Kabul Stratejisi ve Vekalet Ücreti Sorumluluğu
Yargılama pratiğinde HMK m. 312/2 istisnasından yararlanabilmek, davanın tarafları ve avukatları için çok ciddi bir mali avantaj sağlar. Ancak uygulamada “davanın açılmasına sebebiyet vermeme” kriteri mahkemelerce son derece dar yorumlanır. Bir davalının davanın açılmasına sebebiyet vermediğini kanıtlayabilmesi için, dava öncesinde kendisine gönderilen ihtarnamelere olumlu yanıt vermiş olması, borcu ödeme iradesini somutlaştırmış olması veya davacının dava açmakta hiçbir hukuki yararının bulunmadığını ispatlaması gerekir. Dava öncesinde temerrüde düşürülmüş bir borçlunun ilk celsede kabul beyanında bulunması onu yargılama giderlerinden kurtarmaz; çünkü borcunu zamanında ödemeyerek davanın açılmasına bizzat sebebiyet vermiştir.
Avukatların dikkat etmesi gereken bir diğer husus, feragat edilen davalılara yönelik vekalet ücreti takdiridir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin emsal kararlarında açıkça belirtildiği üzere; davacının birden fazla davalıya karşı açtığı davada, davalılardan bir kısmı yönünden davasından feragat etmesi durumunda, hakkında feragat kararı verilen davalılara yargılama gideri ve vekalet ücreti yükletilmesi kesinlikle hukuka aykırıdır. Tam aksine, feragat nedeniyle davası reddedilen bu davalılar lehine, davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmelidir. Feragat edilmeyen ve davası kabul edilen diğer davalı ise sadece kendi payına düşen kabul oranında giderlerden sorumlu tutulmalıdır. Bu dengenin doğru kurulması, avukatların müvekkillerini gereksiz mali yükümlülüklerden koruması adına stratejik öneme sahiptir.
Öne Çıkan Yargıtay Kararları Özeti
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2020/1841 E. , 2021/4692 K. (Davacının Davalıların Bir Kısmı Hakkındaki Davasından Feragat Etmesi Durumunda, Hakkında Feragat Edilen Davalılara Yargılama Gideri ve Vekalet Ücreti Yükletilemeyeceği, Feragat Eden Davacının Bu Giderlerden Sorumlu Tutulması Gerektiği)
ÖZET: HMK m. 312/1 uyarınca feragat beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir. Davacının birden fazla davalıya karşı açtığı davada, davalıların bir kısmı yönünden davasından feragat etmesi halinde, feragat edilen davalılara yargılama gideri ve vekalet ücreti yükletilemez; aksine bu davalılar yararına davacı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmelidir.
Kararın Esası: Davacı vekili paydaşlar arası ecrimisil davası açmış; yargılama sırasında davalılardan biri dışındaki diğer davalılar hakkındaki davasından feragat etmiştir. Yerel mahkeme ecrimisilin kabulüne karar verirken, hakkında feragat kararı verilen davalılardan da yargılama gideri ve vekalet ücreti tahsil edilmesine hükmetmiştir. Temyiz üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesi; HMK m. 312/1 ve m. 326/2 hükümleri uyarınca feragat eden tarafın aleyhine hüküm verilmiş gibi sorumlu olduğunu vurgulamıştır. Feragat nedeniyle davası reddedilen davalılara yargılama gideri ve vekalet ücreti yükletilmesinin hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararını bozmuştur. Masrafların kabul ve ret oranına göre feragat edilmeyen davalıya yükletilmesi gerektiğine karar verilmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2021/812 E. , 2021/722 K. (Basit Yargılama Usulünde Kararın Gerekçesiyle Birlikte Tefhim Edilmesinin Asıl Olduğu, Sadece Hüküm Sonucu Tefhim Edilmişse Temyiz Süresinin Gerekçeli Kararın Tebliğiyle Başlayacağı)
ÖZET: Basit yargılama usulüne tabi olan sıra cetveline şikayet davalarında, yargılama sonunda hakimin gerekçeli kararı hazırlayarak tüm hususları gerekçesiyle birlikte tefhim etmesi asıldır. Kısa kararda hükmün yasal unsurları tümüyle yer almıyorsa, temyiz süresi tefhimden itibaren değil gerekçeli kararın usulüne uygun şekilde taraflara tebliğ edilmesinden itibaren başlar.
Kararın Esası: İcra Hukuk Mahkemesi’nde görülen sıra cetveline şikayet davasında yerel mahkemece şikayetin kabulüne karar verilmiş ve bu kısa karar duruşmada tefhim edilmiştir. Şikayet olunan vekili kararı temyiz etmiş; mahkeme ise temyiz süresinin tefhimden itibaren başladığını belirterek temyiz talebini süresinden reddetmiştir. Temyiz üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi; basit yargılama usulünde kararın gerekçesiyle birlikte tefhim edilmesinin asıl olduğunu, ancak uygulamada sadece hüküm sonucunun yazıldığını belirtmiştir. Tefhim edilen kısa kararda hükmün tüm yasal unsurları yer almadığından, temyiz süresinin ancak gerekçeli kararın usulüne uygun tebliği ile başlayacağını vurgulayarak temyiz talebinin reddi kararını kaldırmış ve temyizin süresinde yapıldığını kabul ederek esasa ilişkin inceleme yapmıştır.
HMK Madde 312 Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Davadan feragat eden veya davayı kabul eden taraf yargılama giderlerini ödemekle yükümlü müdür?
Evet. HMK Madde 312/1 uyarınca feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş (yani davayı kaybetmiş) gibi yargılama giderlerini ve karşı tarafın vekalet ücretini ödemeye mahkum edilir.
Davalı hangi şartlar altında yargılama giderlerini ve vekalet ücretini ödemekten kurtulabilir?
HMK m. 312/2 uyarınca davalı; davanın açılmasına kendi hal ve davranışlarıyla sebebiyet vermemişse ve mahkemenin düzenlediği ilk duruşmada (veya öncesinde) davacının taleplerini hiçbir itiraz öne sürmeksizin kabul etmişse, yargılama giderlerini ve vekalet ücretini ödemekten tamamen muaf tutulur.
Kısmen feragat veya kabul yapılması halinde yargılama giderleri nasıl hesaplanır?
Talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin feragat veya kabul yapılması durumunda, yargılama giderleri oranlama kuralına göre paylaştırılır. Kabul edilen kısım oranında davalı haksız sayılarak masrafları öder; feragat edilen kısım oranında ise davacı haksız kabul edilerek o kısma isabet eden masraflardan sorumlu tutulur.
Hakkında feragat nedeniyle ret kararı verilen davalıya vekalet ücreti yükletilebilir mi?
Hayır. Davacının davasından feragat etmesi durumunda, feragat edilen davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemez. Tam aksine, HMK m. 312/1 gereğince davasından feragat eden davacı aleyhine, hakkında feragat edilen davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmelidir.
UYARI
Web sitemizde yayımlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka internet sitelerinde yayımlanması halinde derhal hukuki ve cezai süreç başlatılacaktır.
Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.
Sitemizde yer alan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Burada sunulan hiçbir bilgi, herhangi var olan bir yasal veya profesyonel tavsiye niteliğinde değildir. Bu paylaşım, hiçbir şekilde avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Bu nedenle ziyaretçilerimizin, profesyonel ve resmi anlamda hukuki yardım almadan herhangi bir işlemde bulunmamaları önemle tavsiye olunur.