
Gözleri Kapalı Karar Verilmez: Hâkimin Davayı Aydınlatma Ödevi (HMK Madde 31)
Hukuk davalarında vatandaşların en sık düştüğü yanılgı, “Ben dilekçemi verdim, mahkemeye derdimi yazdım, hâkim onu okur ve içinden gerçeği bulur” düşüncesidir. Usul hukukumuz “Hâkim tarafların getirdiği delillerle bağlıdır” kuralını (HMK m. 25) benimsemiş olsa da, hâkime pasif bir seyirci olma görevi vermez. Hâkimin görevi, önüne gelen eksik, çelişkili veya “ne istendiği tam belli olmayan” evraklara bakıp hemen “Davanı reddediyorum” demek değildir. İşte bu noktada adaletin laboratuvarı olan Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) Madde 31 devreye girer. Yasa koyucu bu maddeyle yargıça emredici bir görev vermiştir: “Davayı Aydınlatma Ödevi”. Dilekçede iddialar birbirine girmişse, miktar belli değilse veya hayatın doğal akışına yakışmayan bir çelişki varsa; hâkim gerekirse avukatları veya bizzat asilleri duruşmada karşısına alıp iddialarını açıklattırmak ve doğruları bulmak zorundadır. Aksi hâlde kurduğu hüküm, Yargıtay çatısından dönmeye mahkumdur.
HMK Madde 31
(1) Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir.
Hâkimin Davayı Aydınlatma Ödevi Nedir? (HMK 31)
HMK Madde 31 der ki; “Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir.” Bir sözleşme alacağı istiyorsunuz ama parayı TL olarak mı, Euro olarak mı istediğinizi dava dilekçenize yazmayı unutmuşsunuz. İşte mahkeme başkanı sırf miktar cinsini belirtmediniz diye davanızı çöpe atamaz. Sizi çağırıp, “Dilekçende borcun cinsini yazmamışsın, bana bunu hemen açıkla” deyip maddi hatayı düzelttirerek adaletin tecellisini sağlamak zorundadır.
Hâkim, Tarafların Yerine Delil Bulabilir mi?
Buradaki hassas denge “Aydınlatma Ödevi” ile “Taraflarca Getirilme İlkesi” arasındadır. Aydınlatma ödevi, hâkimin hafiye gibi sokağa çıkıp sizin lehinize yeni deliller araması anlamına gelmez. Hâkim size lehinize olacak taktikler veremez. O sadece, davanın içine girdiği çıkmaz sokağı aşmak için tarafların sunduğu ama “anlaşılmayan” kısımları netleştirmekle yükümlüdür. Zaten dosyada var olan bir delil kırıntısının nereye bağlanacağını göstermenizi ister.
Avukat Görüşü: Ne İstediğini Açıkla Denilmeden Verilen Hüküm Bozulur
Bir uyuşmazlıkta iddiaların karanlık ve anlaşılmaz bırakılması sadece vekilin veya vatandaşın eksikliği değil, hukuki boyutta hâkimin görev ihmali sayılır. Yargıtay’ın istikrar kazanmış içtihatlarında Mahkemelere yöneltilen en büyük eleştiri; “Dilekçelerdeki karmaşayı HMK 31 uyarınca açıklattırmadan esasa girilmesi” yönündedir.
Özellikle tazminat ve iş davalarında vatandaş, “Tüm mirasçılarımız için manevi tazminat istiyoruz” gibi toplu yazar ancak kim için kaç Lira istediğini parçalara ayırmaz. Eğer Hâkim, duruşma esnasında “Bu 10 kişi için istediğiniz paranın dağılımı tam olarak nedir, kalem kalem bana beyan edin” demezse ve kendi kafasına göre o parayı paylaştırırsa, Yargıtay o kararı bozmaktadır. Şunu biliyoruz ki adalet, varsayımlar üzerine değil, berrak ve aydınlatılmış gerçekler üzerine inşa edilmek zorundadır.
6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi
Hâkimin, uyuşmazlığın aydınlatılması bakımından neler yapabileceğinin hüküm altına alındığı bu madde, 1086 sayılı Kanunun 75 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarını karşılamaktadır. 75 inci maddede, “iki tarafın iddiaları hududu dahilinde olmak üzere” şeklinde ifade edilen husus “uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda” ibaresi kullanılarak ifade edilmiştir. Bu düzenlemeye göre, hâkimin ancak bu hâllerde, taraflardan açıklama isteme, soru sorma ve delil göstermelerini isteme yetkisi vardır.
Maddede, hâkimin maddî anlamda davayı sevk yetkisi düzenlenmektedir. Mukayeseli hukuktaki gelişim sonucu, günümüzde, bununla hâkimin taraflara sorular sorma, işaret ve müzakere etme ödevi anlaşılmaktadır. Bununla hâkim, olayın ve hukukî uyuşmazlığın olgusal ve hukukî boyutlarını gerekli olduğu ölçüde taraflarla birlikte ele alabilecek, tarafların zamanında uyuşmazlığın çözümü için önemli vakıaların tamamı hakkında açıklama yapmalarını, özellikle ileri sürülen vakıalardaki eksiklikleri tamamlamalarını, delilleri ikame etmelerini ve gerekli talepleri ileri sürmelerini sağlayabilecektir.
HMK Madde 31 Hâkimin Çelişkileri Açıklatması Hakkında SSS
Hâkim duruşmada bana yani vatandaşa direkt soru sorabilir mi, avukatım olsa bile?
Evet, kesinlikle sorabilir. HMK Madde 31 uyarınca hâkimin “davayı aydınlatma” gibi emredici bir görevi vardır. Eğer avukatınızın hazırladığı dilekçeyle o gün anlatılanlar arasında hayatın olağan akışına uymayan bir çelişki varsa, veya evraklardaki bir iş dökümü sadece sizin cevaplayabileceğiniz kadar kişiselse; hâkim sizi (davacı/davalı asil) bizzat kürsüye çağırıp gerçeği anlamak adına çapraz sorular yöneltebilir.
Dilekçemin bir kısmı yanlış anlaşılabilir duruyorsa dava esastan reddedilir mi?
Hayır. Türk usul hukukunda sırf ifade veya hukuki tavsif (açıklama) noksanlıklarından ötürü dava palas pandıras reddedilemez. Eğer okunan bir paragrafta iki farklı anlama çıkabilecek bir karmaşa yahut bir adres – parasal çelişki varsa, mahkeme başkanı tarafınıza “Bu yazdığınızdan tam olarak ne kastettiniz? Talebinizi net hâle getirin, anlaşılmıyor” diyerek size süre tanıma ve gerçeği aydınlatma hakkı verecektir.
Hâkime ‘Karşı tarafın bankalarındaki delilleri siz bulun’ diyebilir miyiz?
Hayır. Hâkimin aydınlatma ödevi (HMK 31), tarafların lehine dedektiflik yapmak değildir. Siz, “Karşı taraf parasını falanca X bankasına gizlemiştir, sayın hâkim siz oraya yazı yazıp o delili getirin” demelisiniz (Taraflarca getirtme ilkesi). Eğer siz “Karşı taraf kesin bir yerlere para saklamıştır, sayın hâkim bulsun” derseniz bu talebiniz reddedilir, zira hâkimin sizin adınıza ucu bucağı görünmeyen bir delil araştırması (hafiye gibi araştırma yapması) yasaktır.
HMK Madde 31 Hâkimin Davayı Aydınlatma Ödevi
Yargıtay İçtihatları
4. Hukuk Dairesi 2020/1075 E. , 2020/4067 K.
ÖZET (Tazminat Taleplerinin Bölünmesi): Meydana gelen ölümlü trafik kazasında ölenin tüm yakınları (mirasçıları) ortak bir dilekçeyle dava açıp “Hepimiz için manevi tazminat istiyoruz” demişlerdir. Yerel Mahkeme bu talebi esastan inceleyip bir rakam vererek davayı kabul etmiştir. Yargıtay, yerel mahkemenin bu kararını bozmuştur. Gerekçesinde tutanaklara şunu geçirmiştir: “Davacılar toplu bir istekte bulunmuştur ama hangi şahsın acısına karşılık tam olarak ne kadar manevi tazminat istediği açık değildir. Hâkimin HMK 31 ‘Davayı Aydınlatma Ödevi’ kapsamında taraf avukatlarına bunu ayrıntılı olarak açıklattırmadan toptan hüküm kurması kanuna aykırıdır.”
- HMK Madde 31
- Hakimin Davayı Aydınlatma Ödevi
HMK Madde 31 Hâkimin Davayı Aydınlatma Ödevi
Yargıtay İçtihatları
8. Hukuk Dairesi 2019/1294 E. , 2019/4233 K.
ÖZET (Bilinmeyen Malda Katılım Alacağı Sınırı): Bir boşanma sonrası açılan mal rejimi tasfiyesi davasında davacı, “Karşı tarafın banka hesabı, 3 dairesi ve şirket hisselerine karşılık şimdilik 10.000 TL istiyorum” diyerek kısmı dava açmıştır. Yerel Mahkeme ise hiç sormadan daireler üzerinden 2 milyon TL tazminata hükmetmiştir. Yargıtay der ki: “Öncelikle HMK 31 uyarınca dava aydınlatılmalıdır! Davacı bu 10 Bin TL’lik isteği tam olarak hangi taşınmaz, hangi banka hesabı veya hangi şirket hissesinden alacağını ayrı ayrı kalem kalem belirtmemiştir. Hâkim onu çağırıp bunu öncelikle bir açıklattırmalıdır, doğrudan karanlıkta karar veremez.”
- HMK Madde 31
- Hakimin Davayı Aydınlatma Ödevi
HMK Madde 31 Hâkimin Davayı Aydınlatma Ödevi
Yargıtay İçtihatları
9. Hukuk Dairesi 2020/3166 E. , 2020/10213 K.
ÖZET (10 Yılda 17 Gün İzin Çelişkisi): İşten ayrılan bir işçinin açtığı davada, işçi kağıt üzerinde “10 yıl çalışmış ama toplamda sadece 17 gün yıllık izin yapmış” gibi durmaktadır. Mahkeme kağıtlara bakıp adama hak etmediği hesaplarla ceza kesmiştir. Yargıtay ise duruma HMK 31 ‘davayı aydınlatma ödevi’ perspektifinden tarihi bir müdahalede bulunmuştur: “Bir evlada, 10 koca yıl boyunca sadece 17 gün yıllık ücretli izin kullandırmak hayatın olağan akışına açıkça aykırıdır! Mahkeme hâkimi kâğıda bakar, bu tuhaflığı görür, hemen işçinin (davacı asil) bizzat kendisini mahkemeye çağırtır ve bu yıllık izinlerin sırrını ona bizzat sorarak durumu aydınlatır, ondan sonra kararını verir.”
- HMK Madde 31
- Hakimin Davayı Aydınlatma Ödevi
UYARI
Web sitemizde yer alan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka web sitelerinde yayımlanması halinde hukuki ve cezai yollara başvurulacaktır.
Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.