Sayfa İçerikleri

Medeni Usul Hukukunda Tavzih ve Tamamlama Talebi Usulü, İnceleme Yöntemi ve Karar Aşamaları: HMK Madde 306

Mahkemelerce tesis edilen kararların icra aşamasında ortaya çıkan tereddütlerin giderilmesi (tavzih) veya hükümde karar verilmesi unutulan hususların eklenmesi (tamamlama) süreçleri, sıkı şekil kurallarına bağlanmış usuli işlemlerdir. Kararın kesinleşmesi veya icra edilmesinden önce taraflara tanınan bu hakların hukuki güvenliği sarsmaması adına yasa koyucu, HMK Madde 306 (Tavzih ve Tamamlama Talebi ile Usulü) maddesiyle süreci adil yargılanma ve silahların eşitliği ilkelerine uygun şekilde dizayn etmiştir. Bu madde; mahkemeye yapılacak başvurunun şeklini, taraflara yapılacak tebligatları, cevap sürelerinin belirlenmesini ve hakimin dosyayı inceleme yöntemini emredici kurallarla düzenlemektedir. HMK m. 306, mahkemenin dosya üzerinden karar verme yetkisini asıl kılarken, gerekli hallerde tarafları dinleme serbestisini de tanımaktadır. Böylece, kararın özünün zedelenmesi engellenirken, tarafların hukuki dinlenilme hakkı da güvence altına alınmaktadır. HMK m. 306 hükümleri; hükmün tashihi (HMK m. 304)hükmün tavzihi (HMK m. 305) ve hükmün tamamlanması (HMK m. 305/A) süreçlerinin usuli çatısını oluşturmaktadır.


HMK Madde 306: Kanun Metni

Tavzih ve tamamlama talebi ile usulü

MADDE 306- (1) Tavzih veya tamamlama, dilekçeye tarafların sayısı kadar nüsha eklenmek suretiyle hükmü veren mahkemeden istenebilir. Dilekçenin bir nüshası, cevap süresi mahkemece belirlenerek karşı tarafa tebliğ edilir. Cevap, tavzih veya tamamlama talebinde bulunan tarafa tebliğ olunur.

(2) Mahkeme, cevap verilmemiş olsa bile dosya üzerinde inceleme yaparak karar verir; ancak gerekli görürse iki tarafı sözlü açıklamalarını yapabilmeleri için davet edebilir.

(3) Mahkeme tavzih veya tamamlama talebini yerinde gördüğü takdirde 304 üncü madde uyarınca işlem yapar.

(Not: 22/7/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanunun 28 inci maddesiyle, bu madde başlığı “Tavzih talebi ve usulü” iken metne işlendiği şekilde değiştirilmiş, birinci fıkraya “Tavzih” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya tamamlama” ibaresi ile birinci ve üçüncü fıkralara “tavzih” ibarelerinden sonra gelmek üzere “veya tamamlama” ibareleri eklenmiştir).


6100 Sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi

1086 sayılı Kanunun 456 ve 457 nci maddelerindeki düzenlemelere karşılık gelen bu maddeyle tavzih usulü düzenlenmiştir. Mahkeme tavzih talebini yerinde gördüğü takdirde, “Hükmün tashihi” başlıklı 308 inci maddede (Nihai metinde 304 üncü maddede) öngörülen usule göre gerekli düzeltmeyi yapar.


Hukuki İncelemeler

Medeni Usul Hukukunda Tavzih ve Tamamlama Usulü, Başvuru Mercii ve Şekli

Medeni usul hukukunda tavzih (hükmün açıklanması) veya tamamlama (unutulan hususların hükme eklenmesi) hakkı, tarafların keyfi ve kontrolsüz biçimde başvurabileceği birer yol değildir. HMK m. 306/1 uyarınca, bu hukuki çarelere başvuracak tarafın, talebini açıkça belirten yazılı bir dilekçe ile doğrudan kararı veren mahkemeye başvurması zorunludur. Başvurunun şekli şartlarından en önemlisi, dilekçeye davanın karşı taraflarının sayısı kadar nüsha eklenmesidir. Bu kural, dijital yargılama çağında fiziki olarak veya UYAP üzerinden karşı tarafa kolayca tebligat yapılabilmesini temin etmek amacıyla getirilmiştir.

Başvurulacak merci, münhasıran hükmü tesis etmiş olan mahkemedir. Eğer ilk derece mahkemesi kararının esası istinaf edilmemiş veya istinafta sadece süre yönünden usuli bir karar verilmişse tamamlama veya tavzih mercii ilk derece mahkemesidir. Bölge adliye mahkemesinin esastan yeni bir hüküm kurduğu durumlarda ise bu merci ilgili bölge adliye mahkemesi dairesi olacaktır.

Tavzih ve Tamamlama Dilekçelerinin Tebliği, Cevap Süreci ve Hukuki Dinlenilme Hakkı

HMK m. 306/1, anayasal bir güvence olan hukuki dinlenilme hakkını (HMK m. 27) ve adil yargılanma hakkının temel unsuru olan “silahların eşitliği” ilkesini korumak amacıyla iki taraflı bir tebligat usulü öngörmüştür. Buna göre, mahkemeye sunulan tavzih veya tamamlama dilekçesi doğrudan karşı tarafa tebliğ edilmelidir. Mahkeme, tebliğ işlemi sırasında karşı tarafın sunacağı cevaplar için somut olayın niteliğine göre uygun bir cevap süresi belirler.

Cevap süresinin belirlenmesi mahkemenin takdirindedir ancak bu süre savunma hakkını zedelemeyecek makul bir süre olmalıdır. Karşı tarafın sunduğu cevap dilekçesi de iddia ve savunmanın dengelenmesi amacıyla, tavzih veya tamamlama talebinde bulunan tarafa tebliğ edilir. Bu tebligat zinciri tamamlanmadan hakimin karar vermesi, en temel savunma haklarının ihlali niteliğinde olup üst mahkemeler önünde mutlak bir bozma sebebi teşkil eder.

Mahkemenin İnceleme Yöntemi: Dosya Üzerinden Karar Verme ve Duruşma Açma Yetkisi

Tavzih ve tamamlama taleplerinin karara bağlanmasında izlenecek yöntem HMK m. 306/2 ile açıklığa kavuşturulmuştur. Kanun koyucu, yargılamanın hızlı yürümesi ve usul ekonomisi ilkeleri çerçevesinde, dosya üzerinden inceleme yapma yöntemini asıl kabul etmiştir. Karşı taraf belirlenen süre içerisinde cevap dilekçesi vermemiş olsa dahi, mahkeme dilekçeler aşamasının tamamlanmasıyla birlikte dosya üzerinde inceleme yaparak kararını verir.

Bununla birlikte, dosyada yer alan iddiaların karmaşık olması, hüküm fıkrasındaki kapalılığın veya eksikliğin dosya kapsamından doğrudan anlaşılamaması durumunda hakime takdir yetkisi tanınmıştır. Hakim gerekli görürse, her iki tarafı da sözlü açıklama yapabilmeleri için duruşmaya davet edebilir. Bu davet üzerine taraflar gelmese dahi mahkeme dosya üzerinden incelemesini tamamlayıp kararını vermekle yükümlüdür.

Avukat Görüşü: Hükümdeki Çelişki ve İcra Tereddütlerinde Tavzih/Tashih Taleplerinin Usulüne Uygun Tavsifi ve Hakimin Tebliğ Sorumluluğu

Yargılama pratiğinde avukatların sıklıkla karşılaştığı sorunlardan biri, mahkeme kararlarının icra daireleri veya tapu müdürlükleri gibi infaz organlarınca “anlaşılmaz” veya “çelişkili” bulunarak yerine getirilmemesidir. Bu durumlarda avukatların izlemesi gereken stratejik usul yöntemleri şunlardır:

  • Tavzih ve Tashih Taleplerinin Doğru Nitelendirilmesi: Uygulamada taraflar karardaki basit maddi hataları (örneğin tarafların isimlerindeki harf hataları veya parsel numaralarındaki maddi yanlışlıklar) düzeltmek için tavzih dilekçesi vermektedir. Oysa bu durum HMK m. 304 kapsamında “hükmün tashihi” konusudur. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi’nin emsal kararında da belirtildiği üzere; davacının dilekçesini “tavzih” olarak adlandırmış olmasına bakılmaksızın, hakim Türk hukukunu resen uygulamakla yükümlü olduğundan (HMK m. 33), bu talebi HMK m. 304 uyarınca “tashih” (düzeltme) olarak tavsif etmeli ve ona göre karar vermelidir. Avukatlar dilekçelerinde bu nitelendirmeyi açıkça belirtmelidir.
  • Tebliğ ve Duruşma Kurallarına Dikkat Edilmesi: Eğer mahkeme kararı taraflara tebliğ edilmiş ve kesinleşme aşamasına gelinmişse, hükümdeki maddi hatayı düzeltmek için HMK m. 304/1 uyarınca tarafların dinlenmesi zorunludur. Mahkeme tarafları davet etmeden veya dilekçeyi tebliğ etmeden tashih ya da tavzih kararı verirse, bu ek karar usulden bozulacaktır. Avukatlar, mahkemenin bu usuli adımları eksiksiz yerine getirdiğini icra aşamasından önce mutlaka denetlemelidir.
  • İnfaz Tereddütlerinde Direnç Gösterilmesi: İcra daireleri veya resmi kurumlar (özellikle Tapu Müdürlükleri), hükmün icrası sırasında karar kartonundaki orijinal metin ile kendilerine gönderilen kesinleşmiş şerhli nüshalar arasında el yazısı veya paraf gibi harici müdahaleler nedeniyle tereddüt yaşayabilmektedir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin emsal kararında net biçimde ortaya konduğu üzere, infaz kurumunun kararı uygulamaktan kaçınması halinde “icrada tereddüt” oluştuğu sabittir ve bu durum tavzih talebinin kabulünü gerektirir. Mahkemenin “karar kartonundaki metin açık, tereddüt yoktur” diyerek talebi reddetmesi hukuka aykırıdır; önemli olan infazı fiilen engelleyen bir tereddütün varlığıdır.

Öne Çıkan Yargıtay Kararları Özeti

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/3760 E. , 2022/7467 K. (İnfazı Gerçekleştirecek Olan Resmi Kurumun Karardaki Harici Değişiklikler Nedeniyle Tereddüt Yaşaması Halinde İcrada Tereddüt Oluştuğu, Mahkemece Tavzih İsteminin Kabul Edilmesi Gerektiği)

ÖZET: Hukuki sonuç doğurma kabiliyetine sahip olan ve infaz organına (örneğin Tapu Müdürlüğüne) gönderilen kararda yer alan el yazısı düzeltmeler, paraflar veya maddi çelişkiler icrada tereddüt yaratıyorsa, mahkemece tavzih talebinin kabulü ile bu belirsizliğin giderilmesi gerekir. Karar kartonundaki asıl nüshanın açık olması, infaz nüshasındaki çelişkiden kaynaklanan fiili icra tereddüdünü ortadan kaldırmaz.

Kararın Esası: Davacı vekili, kadastro tespitine itiraz davasında lehlerine verilen 2100 metrekarelik kısmın tescili için tapu müdürlüğüne gönderilen ilam suretinde, 455 parsel numarasının üzerinin el yazısıyla çizilerek 454 yapıldığını, bu nedenle tapu müdürlüğünün tescil işlemini yapmadığını belirterek tereddütün giderilmesi için tavzih talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, karar kartonundaki kararın açıkça 455 parsel olarak yazıldığını, tarafların elindeki nüshalar ile karton arasında fark olması halinde karar kartonundaki kararın esas alınacağını (HMK m. 301/3) belirterek tavzih talebini reddetmiştir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi yaptığı temyiz incelemesinde; tapu müdürlüğüne gönderilen ilamdaki el yazısı değişikliğin fiilen icrayı imkansız hale getirdiğini, infaz organı nezdinde ciddi bir tereddüt yarattığını tespit etmiştir. HMK m. 305-306 uyarınca icrada tereddüt uyandıran bu durumun giderilmesinin zorunlu olduğunu belirterek, mahkemenin talebi reddetmesini usul ve yasaya aykırı bulmuş ve ek kararı bozmuştur.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 2017/5937 E. , 2021/2244 K. (Tavzih Dilekçesinin İçeriğinin Maddi Hatanın Düzeltilmesine İlişkin Olması Halinde Talebin HMK m. 304 Kapsamında Tashih Olarak Değerlendirilmesi Gereği, Tebliğ Edilmiş Hükümlerde Taraflar Dinlenilmeden Tashih Kararı Verilemeyeceği Usulü)

ÖZET: Taraflarca “tavzih” adı altında sunulan dilekçelerin içeriği isim, soyisim veya açık maddi hataların düzeltilmesine ilişkin ise hakim bu talebi HMK m. 304 kapsamında “tashih” olarak nitelendirmelidir. Tebliğ edilmiş kararlarda maddi hata düzeltilirken tarafların hukuki dinlenilme hakkı gereğince mutlaka dinlenilmesi veya usulüne uygun şekilde davet edilmesi zorunludur.

Kararın Esası: Elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesi davasında, davalı mirasçılardan birinin adı karar fıkrasında “Sevinç Kandil” olarak yazılmıştır. Mirasçı, 28.09.2017 tarihli dilekçesinde gerçek adının “Şaziye” olduğunu, mirasçılık belgesi ve nüfus kaydında Şaziye Teke (Kandil) olarak yer aldığını belirterek isminin düzeltilmesi için tavzih talebinde bulunmuştur. Mahkemece tavzih talebi ek kararla reddedilmiştir. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi dosya incelemesinde; dosya kapsamındaki nüfus kayıtları ve mirasçılık belgesine göre davalının isminin hatalı yazıldığının açık olduğunu, bu durumun infazda tereddüt yaratacağını saptamıştır. Yargıtay, bu talebin niteliği itibariyle HMK m. 304 uyarınca “hükmün tashihi” (maddi hatanın düzeltilmesi) kapsamında olduğunu, hakimin yasa gereği talebi doğru usul kuralıyla çözmesi gerektiğini vurgulamıştır. HMK m. 304 uyarınca, karar tebliğ edilmiş olduğundan taraflar usulüne uygun şekilde dinlenilerek veya davet edilerek bu maddi hatanın düzeltilmesi gerekirken, talebin doğrudan reddedilmesini hukuka aykırı bularak ek kararı bozmuştur.


HMK Madde 306 Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Hükmün tavzihi veya tamamlanması talebi hangi mahkemeye ve nasıl iletilir?

HMK Madde 306/1 uyarınca, tavzih veya tamamlama talebi, kararı (hükmü) vermiş olan mahkemeye hitaben yazılan bir dilekçe ile istenir. Başvuru sahibinin, dilekçesine davanın diğer taraflarının sayısı kadar nüsha (kopya) eklemesi yasal bir zorunluluktur.

Tavzih veya tamamlama dilekçesi karşı tarafa tebliğ edilmek zorunda mıdır?

Evet. Hukuki dinlenilme hakkı ve savunma hakkının korunması amacıyla, tavzih veya tamamlama dilekçesinin bir nüshası karşı tarafa tebliğ edilir. Mahkeme, karşı tarafa iddialara cevap vermesi için makul bir cevap süresi belirler. Karşı tarafın sunduğu cevap dilekçesi de talepte bulunan tarafa tebliğ olunur.

Mahkeme tavzih veya tamamlama talebini duruşma yapmadan dosya üzerinden karara bağlayabilir mi?

Evet. HMK m. 306/2 uyarınca, karşı taraf cevap vermemiş olsa dahi mahkeme dosya üzerinden inceleme yaparak karar verir. Duruşma açılması zorunlu olmayıp hakimin takdirindedir. Ancak hakim gerekli görürse, tarafları sözlü açıklamalarını yapmaları için duruşmaya davet edebilir.

Tavzih veya tamamlama talebi yerinde görüldüğü takdirde mahkeme nasıl bir işlem yapar?

HMK m. 306/3 yollamasıyla, mahkeme talebi yerinde gördüğü takdirde HMK m. 304 (tashih usulü) uyarınca işlem yapar. Düzeltilen veya tamamlanan hususlar karar kartonundaki nüshaların ve taraflara verilmiş suretlerin altına yazılır, imzalanır ve mühürlenir veya ek bir karar şeklinde karara bağlanır.


UYARI

Web sitemizde yayımlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka internet sitelerinde yayımlanması halinde derhal hukuki ve cezai süreç başlatılacaktır.

Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.

Sitemizde yer alan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Burada sunulan hiçbir bilgi, herhangi var olan bir yasal veya profesyonel tavsiye niteliğinde değildir. Bu paylaşım, hiçbir şekilde avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Bu nedenle ziyaretçilerimizin, profesyonel ve resmi anlamda hukuki yardım almadan herhangi bir işlemde bulunmamaları önemle tavsiye olunur.