Medeni Usul Hukukunda Hükmün Tashihi, Maddi Hataların Düzeltilmesi Usulü ve Sınırları: HMK Madde 304
Mahkemelerce verilen nihai kararların hüküm fıkralarında veya gerekçe kısımlarında bazen isimlerin yanlış yazılması, TC kimlik numaralarının hatalı girilmesi veya hesaplamalarda aritmetik hataların yapılması gibi maddi uyuşmazlıklar ortaya çıkabilmektedir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 304. maddesinde düzenlenmiş olan “Hükmün Tashihi” (düzeltilmesi) müessesesi, bu tür basit ve açık hataların, kararın özüne dokunmaksızın ve kanun yollarına başvurulmasına gerek kalmaksızın hızlıca giderilmesini sağlayan pratik bir usuli çaredir. Yasa koyucu, hükmün kesinleşip kesinleşmediğine bakılmaksızın mahkemeye resen veya talep üzerine bu düzeltmeyi yapma yetkisi tanımıştır. Ancak adil yargılanma ve hukuki dinlenilme haklarını korumak amacıyla, hükmün taraflara tebliğ edilmiş olması durumunda, hakimin tarafları dinlemeden düzeltme yapamayacağı kuralını amir kılmıştır. HMK m. 304; hükmün tavzihi (HMK m. 305), hükmün tamamlanması (HMK m. 305/A) ve tashih kararının suretlere işlenmesi prosedürüyle usul hukukunun sarsılmaz güvenliğini tesis etmektedir.
HMK Madde 304: Kanun Metni
Hükmün tashihi
MADDE 304- (1) Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir.
(2) Tashih kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarla ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir.
6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi
1086 sayılı Kanunun 459 uncu maddesindeki düzenlemeye karşılık gelen bu madde ile karardaki açık hataların mahkemece re’sen veya taraflardan birinin talebi üzerine tashih edilebileceği esası getirilmiştir. Ancak karar tebliğ edildikten sonra mahkemenin karardaki açık hatayı düzeltebilmesi için tarafları dinlemesi; yapılan davet üzerine taraflar gelmedikleri takdirde düzeltmenin dosya üzerinde yapılabileceği öngörülmüştür. Böylece taraflara tebliğ edilmiş bir kararda düzeltme yapılması hâlinde, tarafların elindeki ilâmla mahkeme karar kartonunda muhafaza edilen karar aslı arasında fark olmasının önüne geçilmesi amaçlanmıştır.
Hukuki İncelemeler
Medeni Usul Hukukunda Hükmün Tashihi Kavramı ve Hukuki Niteliği
Mahkeme kararları yazılırken ortaya çıkabilecek isim, soyisim, kimlik numarası hataları veya matematiksel aritmetik hatalar “maddi hata” olarak adlandırılır. HMK m. 304 kapsamında düzenlenen hükmün tashihi, kararı veren mahkemenin bu tür basit ve açık maddi hataları kendiliğinden (resen) ya da taraflardan birinin yazılı dilekçeyle başvurusu üzerine düzeltebilmesine imkan tanıyan hukuki bir yoldur.
Tashih kurumunun en önemli özelliği, kararın özüne, uyuşmazlığın esasına ve hüküm fıkrasındaki hak tesisine kesinlikle müdahale edememesidir. Hakim, tashihi gerekçe göstererek davayı kabulden redde veya redden kabule dönüştüremeyeceği gibi, taraflara kararla tanınmayan yeni bir hak da veremez. Bu tür esasa yönelik hatalar ancak kanun yolları (istinaf ve temyiz) aracılığıyla denetlenebilir. Tashih ise yalnızca şekli ve yazılı çelişkileri gidermeye hizmet eder.
Tebliğ Edilmiş Hükümlerde Tashih Usulü ve Tarafların Dinlenilmesi Zorunluluğu
HMK m. 304/1, tashihte adil yargılanma ve tarafların eşitliği ilkelerini korumak amacıyla kararın tebliğ durumuna göre iki farklı usul öngörmüştür. Karar henüz taraflara tebliğ edilmemişse, mahkeme herhangi bir duruşma açmaksızın hatayı doğrudan veya talep üzerine düzeltebilir. Ancak gerekçeli karar taraflara resmi olarak tebliğ edilmişse, hakimin tarafları dinlemeden hatayı düzeltmesi hukuken mümkün değildir.
Hüküm tebliğ edildikten sonra düzeltme talep edilirse veya resen fark edilirse, mahkeme taraflara tashih duruşması günü ve düzeltilecek hususları içeren davetiye göndermek zorundadır. Bu davet üzerine taraflar mahkemeye gelip beyanda bulunabilirler. Davet edilmelerine rağmen taraflar duruşmaya gelmezlerse, mahkeme yokluklarında dosya üzerinde gerekli incelemeyi yürüterek tashih hakkında karar verme yetkisine sahiptir. Bu kural, tarafların elindeki ilam ile mahkeme arşivinde saklanan asıl kararın (karar kartonunun) birebir aynı olmasını hedefler.
Tashih Kararlarının İcra Edilmesi, Karar Suretlerine İşlenmesi ve Kanun Yolu
Mahkemece tashih kararı verilmesi halinde, yapılan bu düzeltme kararın fiziki ve dijital arşiv nüshalarına işlenmek zorundadır. HMK m. 304/2 uyarınca, tashih kararı mahkemede bulunan asıl karar nüshası (karar kartonu) ile taraflara önceden verilmiş olan ilam suretlerinin altına yazılır, imzalanır ve mahkeme mührüyle mühürlenir. Eğer suretin altında yeterli yer yoksa, surete eklenecek ayrı bir kağıda yazılarak mühürlenip imzalanması zorunludur.
İcra hukuku bakımından, tashih edilmiş bir ilam artık düzeltilmiş yeni haliyle cebr-i icra organları önünde takip gücüne sahip olur. Eğer ilam önceden icraya konulmuşsa, alacaklı vekili tashih kararını icra dosyasına ibraz ederek takibin düzeltilmiş miktarlar veya isimler üzerinden devam etmesini istemelidir. Tashih talebinin kabulü veya reddine dair verilen mahkeme kararlarına karşı da, asıl kararın tabi olduğu kanun yollarına başvurma hakkı mevcuttur.
Avukat Görüşü: Hükümdeki Maddi Hataların Giderilmesinde Tashih Talebi Yetkisi ve Yargıtay Aşamasındaki Stratejiler
Gerekçeli kararlarda sıklıkla karşılaşılan vekil isimlerinin yanlış yazılması, yargılama giderlerinin yanlış toplanması veya vekalet ücretinin hatalı hesaplanması gibi durumlarda avukatların izlemesi gereken stratejik adımlar şunlardır:
- Tashih Yetkisinin Yalnızca Hükmü Veren Mahkemede Olduğunun Bilinmesi: Sitemizde yer alan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2014/1742 Esas, 2014/1094 Karar sayılı ilamı uyarınca, HMK m. 304 kapsamında maddi hataları düzeltme yetkisi münhasıran “hükmü veren mahkemeye” aittir. Kararın temyiz veya istinaf aşamasında olması durumunda, Yargıtay daireleri bu tashih taleplerini inceleme yetkisine sahip değildir. Bu nedenle, üst mahkemeden tashih talep ederek vakit kaybetmemelisiniz.
- Tashih Başvurusunun Mahallinde Yapılması: Kararda bir maddi hata tespit ettiğinizde, dosya Yargıtay arşivinde veya istinaf dairesinde bulunsa dahi, tashih dilekçenizi doğrudan kararı veren ilk derece mahkemesine sunmalısınız. HGK içtihadı uyarınca, ilk derece mahkemesi dosya aslı üst mahkemede olsa dahi UYAP sistemi üzerinden veya dosya üzerinden her zaman tashih kararı verme yetkisine sahiptir.
- Tebliğ Sonrası Süreçte Duruşma Davetinin Takibi: Tebliğ edilmiş kararlar yönünden mahkemenin tarafları dinleme zorunluluğunu göz önünde bulundurarak, mahkemeden ivedilikle duruşma günü vermesini ve karşı tarafa tebligat çıkarılmasını istemelisiniz. Karşı tarafın duruşmaya gelmemesi ihtimalinde de dosya üzerinden karar verilmesi talebinizi dilekçenizde açıkça belirtmelisiniz.
Öne Çıkan Yargıtay Kararları Özeti
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2014/1742 E. , 2014/1094 K. (Hükümdeki Maddi Hataların Düzeltilmesi Talebinin HMK Madde 304 Uyarınca Yalnızca Hükmü Veren İlk Derece Mahkemesince İncelenebileceği, Yargıtay Aşamasında Tashih Talebi Hakkında Karar Verilemeyeceği)
ÖZET: Karardaki yazı, hesap veya diğer benzeri açık maddi hataların düzeltilmesi talepleri HMK m. 304 uyarınca kararı veren mahkemece (mahallinde) incelenmelidir. Karar temyiz incelemesi için Yargıtay aşamasındayken yapılan düzeltme talepleri hakkında Yargıtay tarafından inceleme yapılamaz.
Kararın Esası: İş Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine, Özel Daire davalının esnaf olup olmadığı yönünden eksik inceleme yapıldığı gerekçesiyle kararı bozmuştur. Bozma kararı üzerine yerel mahkeme direnmiştir. Direnme kararının davalı vekilince temyizi üzerine dosya Hukuk Genel Kurulu önüne gelmiştir. Yargılama süreci devam ederken davacı vekili sunduğu dilekçe ile yerel mahkeme kararında yapılan maddi hatanın düzeltilmesini (tashih) talep etmiştir. HGK yaptığı incelemede; HMK m. 304 uyarınca hükümdeki yazı, hesap ve benzeri açık hataların resen veya taraflardan birinin talebi üzerine ancak “kararı veren yerel mahkemesince” düzeltilebileceğini vurgulamıştır. Davacı vekilinin maddi hatanın düzeltilmesi yönündeki talebinin yerel mahkemece her an mahallinde yerine getirilmesinin mümkün olduğunu belirterek, HGK aşamasındaki tashih talebi hakkında “inceleme yapılmasına yer olmadığına” karar vermiş ve direnme kararını Özel Daire bozma gerekçeleri doğrultusunda bozmuştur.
HMK Madde 304 Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Hükmün tashihi (düzeltilmesi) ile karardaki hangi tür hatalar giderilebilir?
HMK Madde 304/1 uyarınca karar fıkrasındaki veya gerekçedeki tarafların isimlerindeki imla hataları, TC kimlik numaralarındaki yanlışlıklar, yargılama giderlerinin hatalı toplanması gibi basit aritmetik hesap hataları ve diğer açık maddi hatalar tashih yoluyla düzeltilebilir.
Gerekçeli karar taraflara tebliğ edildikten sonra hakimin resen tashih yapması mümkün müdür?
Evet, hakim hatayı fark ettiğinde resen düzeltme yapabilir. Ancak karar taraflara tebliğ edilmişse, hakim tarafları dinlemeden (tashih duruşması açıp tarafları davet etmeden) düzeltme yapamaz. Taraflar davete rağmen gelmezse dosya üzerinden karar verilebilir.
Karar temyiz veya istinaf aşamasındayken ortaya çıkan maddi hataların düzeltilmesi Yargıtay’dan istenebilir mi?
Hayır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun yerleşik içtihatları doğrultusunda, karardaki maddi hataları düzeltme yetkisi münhasıran kararı veren ilk derece mahkemesindedir. Dosya üst mahkemede olsa dahi tashih başvurusu mahallindeki mahkemeye yapılmalıdır.
Tashih kararı verildikten sonra bu düzeltme kararın suretlerine nasıl işlenir?
HMK m. 304/2 uyarınca tashih kararı verildikten sonra, düzeltilen hususlar mahkeme arşivindeki asıl nüsha ile tarafların elinde bulunan ilam suretlerinin altına yazılır, mühürlenir ve hakim tarafından imzalanır. Gerekirse düzeltme metni ayrı bir kağıda yazılarak surete eklenir.
UYARI
Web sitemizde yayımlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka internet sitelerinde yayımlanması halinde derhal hukuki ve cezai süreç başlatılacaktır.
Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.
Sitemizde yer alan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Burada sunulan hiçbir bilgi, herhangi var olan bir yasal veya profesyonel tavsiye niteliğinde değildir. Bu paylaşım, hiçbir şekilde avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Bu nedenle ziyaretçilerimizin, profesyonel ve resmi anlamda hukuki yardım almadan herhangi bir işlemde bulunmamaları önemle tavsiye olunur.