Yargıtay İçtihatları, Avukat Murat ÖCAL, Bodrum Avukat, Datça Avukat, Marmaris Avukat, Fethiye Avukat, Çeşme Avukat, Aydın Avukat, Kuşadası Avukat, Alanya Avukat, Antalya Avukat, Adana Avukat, Mersin Avukat, Çeşme Avukat, Balıkesir Avukat, Çanakkale Avukat, Ankara Avukat, İstanbul Avukat, Yozgat Avukat, Sivas Avukat

Hükmün müzakeresi

HMK Madde 295

(1) Hüküm, gizli müzakere edilerek hazırlanır ve alenen tefhim olunur.

(2) Hükmü, yargılamanın sona erdiğinin bildirildiği duruşmada hazır bulunan hâkim veya hâkimler verir. Bu şekilde hüküm verebilecek hâkimlerin tamamı hazır bulunmadıkça hüküm hakkında görüşme yapılamaz.

(3) Hükmün müzakeresi sırasında, yargılamanın sona erdiğinin bildirildiği duruşmada hazır bulunan hâkim bulunmuyorsa, gerekli görüldüğü takdirde tarafların sözlü açıklamaları tekrar dinlendikten sonra müzakere edilir ve hüküm verilir.

6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi

Madde “hükmün müzakeresi” başlığını taşımakta olup, ilk iki fıkra 1086 sayılı Kanundaki hükümlerin günümüz Türkçesiyle ifadesini yansıtmaktadır. Üçüncü fıkra hükmü ile bir boşluk doldurulmakta ve yargılamanın sözlü safhasında bulunmuş olan hâkimlerin hükmün müzakeresi sırasında bulunmamaları hâlinde ne yapılacağı düzenlenmektedir.

HMK Madde 295 Hükmün müzakeresi

Yargıtay İçtihatları

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2015/13799E. , 2017/5538K.

  • HMK Madde 295
  • Hükmün müzakeresi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı …’ye velayeten … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 17/06/2010 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 12/05/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

Dava, taksirle yaralanmaya sebebiyet vermekten kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı, küçük …’nin davalının kurmuş olduğu tuzakta bulunan köstebek tabancası ile küçüğün elinden yaralandığını, davalının yol kenarına tuzak kurmakla kusurlu olduğunu iddia ederek yaralanma sonucu oluşan maddi ve manevi zararın tazmini isteminde bulunmuştur.

Davalı, olayda bir kusuru bulunmadığını iddia ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece, dosyada bulunan bilirkişi raporu esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Dosyadaki bilgi ve belgelerden; mahkemenin taraflar arasında yapılan yargılamanın 12/05/2015 tarihli son oturumunda, açılan davanın kısmen kabulü ile 12.081,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verildiği şeklinde tefhimde bulunduğu, gerekçeli kararda ise; kısa kararda sehven “12.081,00 TL ” yazıldığını, aslında bilirkişi raporunda hesaplanan ve davacının ıslah dilekçesiyle talep ettiği “62.082,38 TL” maddi tazminatın davalıdan tahsiline şeklinde karar verilmek istendiğini belirterek hüküm kısmında “62.082,38 TL” maddi tazminatın davalıdan tahsiline şeklinde karar verdiği anlaşılmaktadır.

6100 sayılı HMK’nın 297. maddesine göre hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği belirtilmiş, aynı yasanın 298/2 maddesinde ise gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı düzenlenmiştir. Eldeki davada tefhim edilen hüküm de “12.081,00 TL ” maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verildiği halde gerekçeli kararda “62.082,38 TL” maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmek suretiyle HMK’nın 295/2 maddesine aykırı olacak şekilde açık bir çelişki ortaya çıkmıştır. Mahkeme kararındaki bu çelişkinin; bozma nedeni oluşturacağına ve bozmadan

sonra mahkemenin önceki kısa kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi giderme koşuluyla vicdani kanaatine göre karar verebileceğine Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunca 10/04/1992 gün ve 7/4 sayıyla karar verilmiştir.

Şu halde, mahkemece yapılacak iş; önceki kısa kararla bağlı olmaksızın; kısa karara uygun olarak gerekçesini yeniden düzenlemek veya gerekçeye uygun nitelikte yeni bir kısa karar oluşturmak ve bu şekilde kısa kararla gerekçeli karar arasındaki çelişkiyi gidermek olup mahkemece kısa kararla gerekçeli karar arasındaki çelişkinin giderilmesi için kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 09/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.