Yargıtay İçtihatları, Avukat Murat ÖCAL, Bodrum Avukat, Datça Avukat, Marmaris Avukat, Fethiye Avukat, Çeşme Avukat, Aydın Avukat, Kuşadası Avukat, Alanya Avukat, Antalya Avukat, Adana Avukat, Mersin Avukat, Çeşme Avukat, Balıkesir Avukat, Çanakkale Avukat, Ankara Avukat, İstanbul Avukat, Yozgat Avukat, Sivas Avukat

Bilirkişinin haber verme yükümlülüğü

HMK Madde 275

(1) Bilgisine başvurulan bilirkişi, kendisine tevdi olunan görevin, uzmanlık alanına girmediğini, inceleme konusu maddi vakıaların açıklığa kavuşturulması ve tespiti için, uzman kimliği bulunan başka bir bilirkişi ile işbirliğine ihtiyaç duyduğunu veya görevi kabulden kaçınmasını haklı kılacak mazeretini bir hafta içinde görevlendirmeyi yapan mahkemeye bildirir.

(2) Bilirkişi, incelemesini gerçekleştirebilmek için, bazı hususların önceden soruşturulması ve tespiti ile bazı kayıt ve belgelerin getirtilmesine ihtiyaç duyuyorsa, bunun sağlanması için, bir hafta içinde kendisini görevlendiren mahkemeye bilgi verir ve talepte bulunur.

6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi

Maddenin birinci fıkrasında, bilirkişilik görevinin geciktirilmeden ifa edilebilmesi amacıyla bilgisine başvurulan bilirkişinin, kendisine tevdi olunan görevin uzmanlık alanına girip girmediğini; inceleme konusu maddî vakıaların açıklığa kavuşturulması yahut tespiti için uzman kimliği bulunan başka bir kişinin işbirliğine ihtiyaç duyup duymadığını ve bilirkişilik görevini ifadan kaçınmasına imkân verecek nitelikte bir mazeretinin bulunup bulunmadığı hususunu, derhâl kendisini görevlendiren mahkemeye haber vermesi yükümlülüğü öngörülmüştür. İkinci fıkrada da, bilirkişiye, incelemesini gerçekleştirebilmesi için, bazı hususların önceden soruşturulması ve tespiti ile bazı kayıt ve belgelerin getirtilmesine ihtiyaç duyması hâlinde, görevini süresinde ve gereklerine uygun şekilde yerine getirmesi amacıyla, hemen kendisini görevlendiren mahkemeye bilgi vermesi ve bu yönde talepte bulunması zorunluluğu getirilmiştir. Bu düzenlemenin amacı, yargılamanın sürüncemede kalmasının önlenmesidir.

Adalet Komisyonu Değişiklik Gerekçesi

Tasarının 279 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında kanun diline uyum sağlanması amacıyla değişiklik yapılmıştır. Birinci fıkrada bilgisine başvurulan bilirkişinin kendisine tevdi olunan görevin, uzmanlık alanına girmediğini, inceleme konusu maddi vakıaların açıklığa kavuşturulması ve tespiti için uzman kimliği bulunan başka bir bilirkişi ile işbirliğine ihtiyaç duyduğunu veya görevi kabulden kaçınmasını haklı kılacak mazeretini görevlendirmeyi yapan mahkemeye bildirmesinde açık bir süre belirtilmemiştir. Yapılan değişiklikle bu süreye açıklık getirilmiş ve madde teselsül nedeniyle 281 inci madde olarak kabul edilmiştir.

HMK Madde 275 Bilirkişinin haber verme yükümlülüğü

Yargıtay İçtihatları

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2016/3481E. , 2019/1548K.

  • HMK Madde 275
  • Bilirkişinin haber verme yükümlülüğü

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili; davalı ….nin Satın alma Grubu’nun ….07.2011 tarihli Sipariş formu ile müvekkili şirketle …com Danışmanlık Bedeli için anlaşmaya vardıklarını, söz konusu hizmet alınmasına rağmen ….08.2011 tarihli ….664,50 TL. miktarlı faturanın son ödeme günü ……..2011 günü olmasına rağmen davalı tarafından ödemede bulunmadığını, davalı aleyhine … takibi başlatıldığını davalının takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile fatura alacağı olan ….553,67 TL.nin takip tarihinde itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre taraflar arasında ”….com” ürünün davalı şirkete uyarlamak suretiyle danışmanlıktan doğan ticari ilişki bulunduğu, ticari ilişkinin taraflarca birlikte hazırlanan sipariş formuyla verilecek hizmetin ”….com Danışmanlık” işi, bedelinin ise ….000.USD olarak belirlendiği, şipariş formuna göre ödemenin toplam bedelin %… unun proje teknik ekibinde tanımlı …. Faz kabulünden sonra yerine getirileceğinin belirtildiği, … takibinin 6102 Sayılı Kanun’un ….md kapsamında değerlendirilen …. faz kabulüne istinaden kesilen faturadan kaynaklı alacağın tahsiline yönelik olduğu, dosya kapsamında …. faz kabulüne ilişkin bir belge ibraz edilememiş olmakla birlikte Bilişim uzmanı Bilirkişi tarafından yapılan tespitler ile davacı tarafın davalı tarafa sunduğu,”PRM on ….com ve Profesyonel Hizmetler Proje Teklifi” referanslı …/07/2011 tarihli sipariş formunda belirtilen Proje teknik ekinde tanımlı …. faz kabulünün gerçekleştiği yönündeki değerlendirme ile davacının davalıdan ….500 USD karşılığı ….664,50.TL alacaklı olduğu hususu sabit bulunduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağı ile ilgili yapılan takibe vaki itirazın iptaline ilişkindir.

Dosyada ilk rapor sunan Mali Müşavir bilirkişi HMK’nın 275. maddesi gereğince rapor düzenlemeden önce bilişim uzmanı ile işbirliğine ihtiyaç duyduğunu mahkemeye bildirmesi gerekirken bu bildirimi yapmadan raporunu ibraz etmiş olup mahkeme de Mali Müşavir bilirkişinin yanına Bilişim Uzmanını dahil ederek daha önce görüş ve kanaat bildiren … kişilik bilirkişi kurulundan alınan raporu hükme esas almıştır. Bu husus usul ve yasaya aykırı olduğu gibi ilk rapor ile …. rapor arasında varılan sonuç ve kanaat yönünden çelişki bulunmaktadır. Mahkemece yapılacak … yeniden …. kişilik uzman bilirkişi heyeti oluşturulup hizmetin ayıplı olup olmadığı, alacak miktarı hususlarında denetime elverişli şekilde rapor alındıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, kararın tebliğinden itibaren … gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere ….04.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

HMK Madde 275 Bilirkişinin haber verme yükümlülüğü

Yargıtay İçtihatları

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2016/5150E. , 2019/945K.

  • HMK Madde 275
  • Bilirkişinin haber verme yükümlülüğü

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili; davacının davalı şirketin işletiminde olan ……ayıklama işletmesini ilk olarak 2002 yılında yaptığı sözleşmeye bağlı olarak 2 yıl üst üste yaptığını ve sözleşmenin bitimine rağmen davalının muvafakati ile 2004 yılının 11 ayına kadar aralıksız çalıştırdığını, 2004 yılı içerisinde yapmış olduğu çalışmaları neticesinde toplam 10 aylık süre içerisinde davacının elde ettiği geri dönüşüm malzemelerinin 2003 yılında yapılan sözleşmede yer alan hükümlere aykırı olarak davacıya teslim edilmediğini, sözleşmede yer aldığı üzere davalının geri dönüşüm malzemelerinin toplam ağırlığı üzerinden sözleşmede belirlenen kira bedelini alarak, bu malzemelerin tamamını davacı şirkete teslim etmesi gerekirken teslim etmediğini, cari fiyatının altında bir bedelle 3. şahıslara satarak bedelini kendi hesaplarına geçirdiğini, 10 aylık çalışmanın ürünü olan bu ayıklama işlemi süresince davacı şirketin bu faaliyetinden dolayı elde edeceği kazançtan yoksun kaldığı gibi yaptığı masraflarla ayrıca zararının oluştuğunu belirterek şimdilik 10.000 TL. alacağın tespiti ile dava tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili; davacının geri kazanım ürünlerini tesis dışına çıkardığı kantar kayıtları ile sabit olduğu, davacı şirketin müvekkili şirketten alacağı bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davacı şirketin sunulan faturalar ile gelir tablosu verileri de dikkate alınarak 2002-2003 yıllarına ait toplam faaliyet giderlerinin toplam satışlarına oranı baz alınmak suretiyle 2002 yılı net satış tutarı 1.289.052,87 TL. faaliyet gideri 22.484,36 TL. ve buna göre 0,017 oranı ile 2003 yılı net satış tutarı 3.573.289,57 TL. faaliyet giderleri 72.432,015 TL. olmak üzere 0,020 oranına nazaran faaliyet giderlerinin toplam satışlara oranı %2 olduğu ve buna göre toplam 928.836,38 TL. tutarındaki davaya konu satış tutarına isabet eden faaliyet giderinin 18.577,00 TL. 20 aylık net satış karının 46.488-18.577=27.911 TL. olmak üzere aylık ortalama net satış karının 1.396 TL. ve buna göre de 10 aylık net satış karının 13.960 TL. olacağı hesaplandığı, davacının fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak maksadıyla açtığı kısmi dava dikkate alındığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
…/…
S.2.

Dava, alacak davasıdır.

1-HMK 266. maddesi uyarınca çözümü hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektirmesi halinde hakim bilirkişi görüşüne başvurmak zorundadır. Bilirkişi tek olabileceği gibi heyet halinde de olabilir. Bu hususlar HMK 275/1 maddesinde belirlenmiştir. Somut olayda mahkemece uyuşmazlığın teknik bilgiyi gerektirmesi nedeniyle bilirkişi incelemesine başvurulmuş, ilk etapta tek kişilik bilirkişinin raporunu ibraz ettikten sonra bu heyete 2 kişi eklenerek 3 kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınmış olması HMK 275/1 maddesine aykırıdır. Mahkemece bu hususun gözetilmemesi doğru görülmemiştir.

Kabule göre de;

Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre davacı davasını ispat etmek zorundadır. Mahkemece yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak dosyaya ibraz edilen belgeler, taraf kayıtları ve diğer deliller üzerinde inceleme yapılarak dava konusu dönemde malzemelerin kim tarafından tesis dışına çıkarıldığı üzerinde de durulup sonuca göre karar verilmesi gerekirken ispat yükünün davacıda olduğu hususunun gözetilmemesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 11.03.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.