Bilirkişinin Haber Verme Yükümlülüğü:
HMK Madde 275
Bilirkişilik müessesesi, hakimin hukuki bilgisiyle çözemediği özel ve teknik konularda adaletin tecellisine yardımcı olan çok hassas bir kurumdur. Ancak zaman zaman mahkemeler tarafından görevlendirilen bilirkişiler, kendilerine tevdi edilen dosyanın aslında kendi uzmanlık alanlarına girmediğini veya raporu tek başlarına hazırlayamayacaklarını sonradan fark edebilirler. İşte Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 275. maddesi, tam olarak bu ihtimali düzenleyerek bilirkişiye katı bir “haber verme yükümlülüğü” yükler. Kanun, bilirkişinin görevi aldıktan aylar sonra değil, derhal (bir hafta içinde) durumu mahkemeye bildirmesini emrederek, yargılamanın lüzumsuz yere uzamasını ve tarafların mağdur edilmesini engellemeyi amaçlamaktadır.
HMK Madde 275: Kanun Metni
Bilirkişinin haber verme yükümlülüğü
MADDE 275- (1) Bilgisine başvurulan bilirkişi, kendisine tevdi olunan görevin, uzmanlık alanına girmediğini, inceleme konusu maddi vakıaların açıklığa kavuşturulması ve tespiti için, uzman kimliği bulunan başka bir bilirkişi ile işbirliğine ihtiyaç duyduğunu veya görevi kabulden kaçınmasını haklı kılacak mazeretini bir hafta içinde görevlendirmeyi yapan mahkemeye bildirir.
(2) Bilirkişi, incelemesini gerçekleştirebilmek için, bazı hususların önceden soruşturulması ve tespiti ile bazı kayıt ve belgelerin getirtilmesine ihtiyaç duyuyorsa, bunun sağlanması için, bir hafta içinde kendisini görevlendiren mahkemeye bilgi verir ve talepte bulunur.
6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi
Maddenin birinci fıkrasında, bilirkişilik görevinin geciktirilmeden ifa edilebilmesi amacıyla bilgisine başvurulan bilirkişinin, kendisine tevdi olunan görevin uzmanlık alanına girip girmediğini; inceleme konusu maddî vakıaların açıklığa kavuşturulması yahut tespiti için uzman kimliği bulunan başka bir kişinin işbirliğine ihtiyaç duyup duymadığını ve bilirkişilik görevini ifadan kaçınmasına imkân verecek nitelikte bir mazeretinin bulunup bulunmadığı hususunu, derhâl kendisini görevlendiren mahkemeye haber vermesi yükümlülüğü öngörülmüştür. İkinci fıkrada da, bilirkişiye, incelemesini gerçekleştirebilmesi için, bazı hususların önceden soruşturulması ve tespiti ile bazı kayıt ve belgelerin getirtilmesine ihtiyaç duyması hâlinde, görevini süresinde ve gereklerine uygun şekilde yerine getirmesi amacıyla, hemen kendisini görevlendiren mahkemeye bilgi vermesi ve bu yönde talepte bulunması zorunluluğu getirilmiştir. Bu düzenlemenin amacı, yargılamanın sürüncemede kalmasının önlenmesidir.
Adalet Komisyonu Değişiklik Gerekçesi
Tasarının 279 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında kanun diline uyum sağlanması amacıyla değişiklik yapılmıştır. Birinci fıkrada bilgisine başvurulan bilirkişinin kendisine tevdi olunan görevin, uzmanlık alanına girmediğini, inceleme konusu maddi vakıaların açıklığa kavuşturulması ve tespiti için uzman kimliği bulunan başka bir bilirkişi ile işbirliğine ihtiyaç duyduğunu veya görevi kabulden kaçınmasını haklı kılacak mazeretini görevlendirmeyi yapan mahkemeye bildirmesinde açık bir süre belirtilmemiştir. Yapılan değişiklikle bu süreye açıklık getirilmiş ve madde teselsül nedeniyle 281 inci madde olarak kabul edilmiştir.
Hukuki İncelemeler
Bilirkişinin Uzmanlık Alanı ve İşbirliği İtirazı
Mahkemeler bazen tensip veya ara kararla dosyanın niteliğini tam tespit edemeden bir uzmana görevlendirme yapabilir. Örneğin bir inşaat davasında sadece inşaat mühendisi atanmış olabilir, ancak uyuşmazlığın elektrik tesisatını da ilgilendirdiği sonradan dosyayı inceleyen inşaat mühendisi tarafından anlaşılabilir. HMK m. 275 gereği, bilirkişi dosyayı teslim aldığında derhal incelemeli ve konunun kendi uzmanlık alanını aştığını veya başka bir disiplinden (örn. elektrik mühendisi) bir uzmanla işbirliği yapması gerektiğini anlarsa bunu 1 hafta içinde mahkemeye yazılı olarak bildirmelidir.
Eksik Evrak ve Soruşturma Talepleri İçin Yasal Süre
Bilirkişi, raporunu hazırlamak için davanın taraflarından veya üçüncü kurumlardan bazı evrakların (fatura, banka dekontu, SGK kayıtları vb.) celp edilmesine ihtiyaç duyabilir. Eskiden bilirkişiler aylarca dosyayı bekletip süre sonuna doğru “evrak eksik” diyerek dosyayı mahkemeye iade ederdi. HMK m. 275/2, bu suiistimali önlemek için bilirkişiye 1 haftalık süre tanımıştır. Bilirkişi, eksiklikleri görevlendirildiği tarihten itibaren 1 hafta içinde mahkemeye bildirmek ve bu hususların tamamlanmasını talep etmek zorundadır.
Mazeret Bildirimi ve Görevi Reddetme Hakkı
Bilirkişiler kural olarak kendilerine verilen görevi kabul etmek zorundadır; ancak hastalık, taraflardan biriyle husumet veya yakınlık gibi haklı veya yasal bir mazeretleri varsa bu görevi reddedebilirler. HMK m. 275, bu mazeretin mahkemeye sunulmasını yine görevlendirme tebliğinden itibaren 1 haftalık kati bir süreye bağlamıştır. Süresi içinde haklı bir mazeret sunulmazsa, bilirkişi o görevi kabul etmiş sayılır ve süresinde rapor sunmama yaptırımlarıyla karşı karşıya kalır.
Avukat Görüşü: Bilirkişi İhmallerinin Dosyaya Etkisi
Avukatlık pratiğimizde en sık karşılaştığımız usul hatalarından biri, bilirkişilerin HMK 275’teki “1 haftalık haber verme yükümlülüğüne” riayet etmemeleridir. Örneğin, bilirkişi aylarca dosyayı elinde tuttuktan sonra “benim uzmanlık alanım değil” diyerek veya “eksik evrak var” diyerek dosyayı geri göndermekte ve davayı uzatmaktadır. Avukatlar olarak süreci hızlandırmak adına, dosyanın bilirkişiye tevdiini müteakip ilk hafta dolduğunda UYAP üzerinden dosyanın durumunu kontrol etmeli, bilirkişi haksız yere süreci geciktiriyorsa durumu tutanağa bağlatmalı ve mahkemeden HMK usullerine riayet etmeyen bilirkişi hakkında işlem yapılmasını talep etmeliyiz. Ayrıca Yargıtay, tek bilirkişinin sonradan haber vermeden rapor düzenleyip mahkemenin bu ilk bilirkişinin yanına sonradan ekleme yaparak karma heyet oluşturmasını usule aykırı bulmaktadır (Bkz. aşağıdaki içtihatlar).
Öne Çıkan Yargıtay Kararları Özeti
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2016/3481 E., 2019/1548 K. (Bilirkişilikte İşbirliği Talebi ve Heyet Kurulması)
ÖZET: Raporunu sunmuş olan tek bilirkişinin yanına sonradan uzman eklenerek heyet oluşturulması usule aykırıdır. Mahkemece baştan yeni bir 3 kişilik uzman heyeti oluşturulmalıdır.
Kararın Esası: Danışmanlık hizmetinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali davasında, mahkemece mali müşavir bilirkişi görevlendirilmiştir. Mali müşavir bilirkişi, HMK m. 275 gereğince rapor düzenlemeden önce “bilişim uzmanı” ile işbirliğine ihtiyaç duyduğunu mahkemeye bildirmesi gerekirken bu bildirimi yapmadan raporunu sunmuştur. Mahkeme ise, görüşünü bildirmiş olan bu mali müşavirin yanına sonradan bir bilişim uzmanı dâhil ederek oluşturduğu 2 kişilik kurulun raporunu hükme esas almıştır. Yargıtay, bu uygulamanın usul ve yasaya aykırı olduğunu, ilk rapor ile ikinci rapor arasında çelişki bulunduğunu belirterek; mahkemece baştan yeni bir 3 kişilik uzman bilirkişi heyeti oluşturulup hizmetin ayıplı olup olmadığı ve alacak miktarı hususlarında denetime elverişli rapor alınması gerektiği gerekçesiyle kararı bozmuştur.
Kaynak: Yargıtay 23. Hukuk Dairesi (2016/3481 E., 2019/1548 K. sayılı ilamı)
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2016/5150 E., 2019/945 K. (Özel ve Teknik Bilgi Gerektiren Hallerde Sonradan Eklenen Uzmanla Heyet Kurulamaz)
ÖZET: Tek kişilik bilirkişi raporunu ibraz ettikten sonra, o bilirkişinin yanına 2 kişi daha eklenerek kurulan 3 kişilik heyetten alınan rapora dayanılarak karar verilemez. Ayrıca ispat yükü kurallarına da (TMK m. 6) dikkat edilmelidir.
Kararın Esası: Geri kazanım (ayıklama) işletmesinin çalıştırılmasına dayalı bir alacak davasında mahkeme, uyuşmazlığın teknik bilgi gerektirmesi nedeniyle önce tek kişilik bilirkişi görevlendirmiş ve rapor almıştır. Daha sonra, raporunu ibraz eden bu tek bilirkişinin yanına 2 uzman daha eklenerek oluşturulan 3 kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır. Yargıtay, HMK 275/1 maddesine açıkça aykırı olan bu sonradan heyet kurma işlemini bozma nedeni yapmıştır. Ayrıca Yargıtay, kabule göre de; Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesi uyarınca ispat yükünün davacıda olduğu kuralının göz ardı edildiğini, davanın konusu olan malzemelerin tesis dışına kim tarafından çıkarıldığı hususunun yeni oluşturulacak bilirkişi heyeti tarafından delillerle incelenmesi gerektiğini belirterek kararı bozmuştur.
Kaynak: Yargıtay 23. Hukuk Dairesi (2016/5150 E., 2019/945 K. sayılı ilamı)
HMK Madde 275 (Bilirkişinin Haber Verme Yükümlülüğü) Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Bilirkişinin dosyayı iade etme veya mazeret bildirme süresi ne kadardır?
Bilirkişi, görevin kendi uzmanlık alanına girmediğini, başka bir bilirkişiyle işbirliği yapması gerektiğini veya haklı bir mazeretle görevi yapamayacağını bir hafta içinde mahkemeye bildirmek zorundadır.
Bilirkişi eksik evrakları ne zaman mahkemeye bildirmelidir?
Bilirkişi dosyayı teslim aldıktan sonra yapacağı ön incelemede evrak eksikliği veya başka kurumlardan belge celbi gerektiğini tespit ederse, bunu da yine bir hafta içinde mahkemeye bildirmeli ve talepte bulunmalıdır. Aksi takdirde gecikmeden kendisi sorumlu olur.
Bir hafta içinde haber verme yükümlülüğüne uyulmazsa ne olur?
Bilirkişi bu bir haftalık süreye riayet etmez ve dosyayı gereksiz yere elinde bekletirse, yargılamanın uzamasına sebep olduğu için hakkında disiplin hükümleri uygulanabilir, kendisine ücret ödenmeyebilir ve Bilirkişilik Bölge Kuruluna şikayet edilebilir.
Mahkeme tek atadığı bilirkişinin yanına sonradan uzman ekleyerek heyet kurabilir mi?
Hayır. Yargıtay kararlarına göre, tek atanan bilirkişi raporunu sunduktan veya görüşünü açıkladıktan sonra onun yanına sonradan yeni uzmanlar eklenerek bir “heyet” oluşturulması HMK 275’e aykırıdır. Mahkeme eksiklik görürse sıfırdan yeni bir bilirkişi heyeti atamalıdır.
UYARI
Web sitemizde yayımlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka internet sitelerinde yayımlanması halinde derhal hukuki ve cezai süreç başlatılacaktır.
Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.
Sitemizde yer alan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Burada sunulan hiçbir bilgi, herhangi bir yasal veya profesyonel tavsiye niteliğinde değildir. Bu paylaşım, hiçbir şekilde avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Bu nedenle ziyaretçilerimizin, profesyonel ve resmi anlamda hukuki yardım almadan herhangi bir işlemde bulunmamaları önemle tavsiye olunur.