Bilirkişinin Görev Süresi ve Rapor Teslimi: HMK Madde 274
Bilirkişi incelemesi, davaların aydınlatılmasında kritik bir rol oynasa da raporların gecikmesi yargılamanın uzamasına (makul sürede yargılanma hakkının ihlaline) neden olan en büyük sorunlardan biridir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 274. maddesi, tam da bu sorunu çözmek amacıyla bilirkişiye raporunu hazırlaması için verilecek sürenin üst sınırını (yazılı yargılamada 3 ay, basit yargılamada 2 ay) kesin olarak çizmektedir. Kanun koyucu, sadece süre belirlemekle kalmamış, raporu süresinde mahkemeye sunmayan bilirkişinin dosyadan el çektirilmesi, ücret hakkından mahrum bırakılması ve bilirkişilik bölge kuruluna şikayet edilmesi gibi ciddi yaptırımları da düzenleyerek usul ekonomisini güvence altına almıştır.
HMK Madde 274: Kanun Metni
Bilirkişinin görev süresi
MADDE 274- (1) Bilirkişi raporunun hazırlanması için verilecek süre üç ayı geçemez. Bilirkişinin talebi üzerine, kendisini görevlendiren mahkeme gerekçesini göstererek, süreyi üç ayı geçmemek üzere uzatabilir. (Ek cümle: 28/2/2018-7101/56 md.) Ancak basit yargılama usulüne tabi dava ve işlerde bu süreler iki ay olarak uygulanır.
(2) Belirlenen süre içinde raporunu vermeyen bilirkişi görevden alınıp, yerine bir başka kimse, bilirkişi olarak görevlendirilebilir. Bu durumda mahkeme, görevden alınmış olan bilirkişiden, görevden alındığı ana kadar yapmış olduğu işlemler hakkında açıklama yapmasını talep eder ve ayrıca bilirkişinin dizi pusulasına bağlı bir biçimde görevi sebebiyle incelenmek üzere kendisine teslim edilmiş bulunan dosya ve eklerini mahkemeye hemen tevdi etmesini ister. (Değişik son cümle: 3/11/2016-6754/53 md.) Ayrıca hukuki ve cezai sorumluluğuna ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla, bilirkişiye ücret ve masraf adı altında hiçbir ödeme yapılmamasına karar verilebilir ve gerekçesi gösterilerek gerekli yaptırımların uygulanması bilirkişilik bölge kurulundan talep edilir.
6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi
Maddenin birinci fıkrasında yer alan düzenlemede, bilirkişiye raporunu hazırlayıp mahkemeye sunması için verilecek olan sürenin üst sınırı belirtilmiş ve bu sürenin uzatılmasının mümkün olup olmadığı hususu hükme bağlanmıştır. Bu düzenleme çerçevesinde, mahkeme, somut olayın koşullarını ve özelliklerini gözeterek, bilirkişiye, raporunu hazırlayıp mahkemeye sunması için, üç ayı geçmemek üzere bir süre verecek ve bu süreye bilirkişinin görevlendirilmesine ilişkin kararında da açıkça işaret edecektir. Raporun tevdiine ilişkin süreye uyma konusunda gereken özenin gösterilmesinin temini için, öngörülen süre içinde raporun verilmemesi hâlinde, işlerlik kazanabilecek olan, disipliner ve cezaî yaptırımlar da bilirkişinin görevlendirilmesine ilişkin kararda gösterilmelidir. Öte yandan, gereken özenin gösterilmemesi hâlinde, mahkemeler de, bilirkişi hakkında, bu yaptırımlara işlerlik kazandırmaktan kaçınmamalıdır. Çünkü, uygulamada en çok yakınılan konulardan birisini de, bilirkişinin raporunu süresi içerisinde mahkemeye tevdi etmemesi oluşturmaktadır. Ayrıca, bu düzenlemede, bir zorunluluk varsa, bilirkişinin, raporunu tevdii için öngörülen sürenin bitmesinden önce, talepte bulunması üzerine, mahkemenin gerekçesini de göstermek suretiyle, raporu tevdii süresinin uzatılmasına karar verme yetkisinin bulunduğu hususu da hüküm altına alınmıştır.
Maddenin ikinci fıkrasında ise bilirkişinin, öngörülen süre içinde raporunu tevdii etmemesi hâlinde ortaya çıkacak tablo ile işlerlik kazandırılabilecek yaptırımlara işaret edilmiştir. Bu çerçevede, belirlenen süre içinde raporunu vermeyen bilirkişiyi mahkeme görevden alıp; yerine bir başka kimseyi, bilirkişi olarak görevlendirme yoluna gidecektir. Ayrıca, mahkeme, görevden almış olduğu bilirkişiden, görevden aldığı ana kadar yapmış olduğu işlemler hakkında bilgi talep edecek ve kendisine bilirkişilik görevi sebebiyle tevdii edilmiş olan dosya ve eklerini, bir dizi pusulasına bağlı biçimde hemen iade etmesini isteyecektir. Bunların dışında, mahkeme, raporunu süresinde teslim etmemek suretiyle yargılamanın sürüncemede kalmasına sebebiyet veren bilirkişi hakkında, disipliner bağlamda yaptırım olarak, kendisine ücret ve masraf adı altında herhangi bir ödeme yapılmamasına karar verebilecek; bilirkişilik görevini belirli bir süreyle yapmaktan yasaklanma yahut listeden çıkartılma işleminin uygulanmasını, onun kayıtlı bulunduğu bölge adliye mahkemesi adli yargı adalet komisyonundan talep edebilecektir.
7101 sayılı İcra ve İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunda Yer Alan Gerekçe
Maddeyle, makul sürede yargılamaların tamamlanması amacıyla basit yargılama usulünde bilirkişinin rapor verme süresi kısaltılmaktadır. Süresinde rapor vermeyen bilirkişi hakkında ikinci fıkrada belirtilen müeyyideler uygulanacak olup bunlar yeterli görülmüştür. İki aylık süre hem asıl süre ve hem de uzatma süresi bakımından geçerlidir.
Hukuki İncelemeler
Yargılama Usulüne Göre Değişen Rapor Teslim Süreleri
Bilirkişiye raporunu hazırlaması için verilecek yasal süre, davanın tabi olduğu yargılama usulüne göre farklılık arz etmektedir. Kural olarak (yazılı yargılama usulünde) hakimin verebileceği ilk süre en fazla 3 ay olabilir. 2018 yılında yapılan değişiklikle, basit yargılama usulüne (örneğin iş veya tüketici mahkemelerindeki davalar) tabi davalarda, sürecin hızlandırılması amacıyla bu süre üst limiti 2 ay olarak kısaltılmıştır. Hakim somut dosyanın teknik niteliğine göre örneğin 15 gün veya 1 ay gibi daha kısa bir süre de takdir edebilir, ancak yasal üst sınırları aşamaz.
Bilirkişinin Ek Süre Talebi ve Şartları
Bilirkişi, işin niteliğinin veya dosya hacminin belirlenen ilk sürede bitirilmesine imkan vermediğini tespit ederse, mahkemeden rapor teslimi için ek süre talep edebilir. Ancak bu talep mutlaka başlangıçta verilen sürenin dolmasından önce mahkemeye iletilmelidir. Mahkeme ek süre talebini haklı bulursa “gerekçesini göstererek” bir defaya mahsus uzatma kararı verir. Uzatılacak bu süre de yazılı yargılamalarda 3 ayı, basit yargılamalarda ise 2 ayı geçemez.
Raporun Süresinde Sunulmamasının Bilirkişi Açısından Yaptırımları
HMK m. 274/2, süreyi ihlal eden bilirkişiye yönelik son derece caydırıcı müeyyideler öngörmektedir. Süresinde rapor sunulmadığında hakim, o bilirkişiyi dosyadan alarak yerine yeni bir bilirkişi tayin edebilir. Görevden alınan bilirkişi, o ana kadar yürüttüğü işlemlerle ilgili mahkemeye hesap vermek ve dosyayı eksiksiz iade etmek zorundadır. Daha da önemlisi, görevi savsaklayan bilirkişiye hiçbir ücret ödenmeyebilir ve mahkemenin şikayeti üzerine Bilirkişilik Bölge Kurulu tarafından disiplin cezası (listeden geçici veya kalıcı çıkarılma vb.) uygulanabilir.
Avukat Görüşü: Süreyi Kaçıran Bilirkişiye Karşı Vekilin Tutumu
Uygulamada pek çok davada bilirkişilerin raporlarını aylar, hatta bazen yıllar sonra sunduğuna şahit olunmaktadır. Bir avukat olarak müvekkilinizin “adil ve makul sürede yargılanma hakkını” korumakla mükellefsiniz. Dosya bilirkişiye tevdî edildiğinde verilen süreyi UYAP üzerinden özenle takip etmeli, yasal süre dolduğu halde (ve bilirkişi süresinde uzatma talep etmediği halde) rapor gelmemişse, derhal HMK 274/2 uyarınca “bilirkişinin görevden alınması, kendisine ücret takdir edilmemesi, yeni bir bilirkişi atanması ve mevcut bilirkişinin ilgili Bölge Kuruluna ihbar edilmesi” talepli bir dilekçe sunmalısınız. Bu tür proaktif dilekçeler, mahkemelerin de süreci hızlandırma yönünde inisiyatif almasını kolaylaştırır.
Öne Çıkan Yargıtay Kararları Özeti
(HMK Madde 274 özelinde Yargıtay kararı bulunmadığından, bu alan bilgi amaçlı ayrılmıştır. Uygulamada Yargıtay, raporların gecikmesinin tek başına bir bozma sebebi olmadığını ancak makul sürede yargılanma hakkı kapsamında ihlal teşkil edebilmektedir.)
HMK Madde 274 (Bilirkişinin Görev Süresi) Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Bilirkişi en fazla ne kadar sürede raporunu hazırlamak zorundadır?
Bilirkişi raporu yazılı yargılama usulünde en geç 3 ay içinde, basit yargılama usulünde ise en geç 2 ay içinde mahkemeye sunulmalıdır. Haklı gerekçeler varsa ve hakim kabul ederse bu süreler en fazla bir o kadar daha (3 ay veya 2 ay) uzatılabilir.
Bilirkişi verilen sürede raporu bitiremezse ne olur?
Süresinde raporu vermeyen bilirkişinin görevi mahkeme tarafından sonlandırılır ve yerine yeni bilirkişi atanır. Görevden alınan bilirkişiye emek vermiş olsa dahi ücret ödenmemesine karar verilebilir ve hakkında Bilirkişilik Bölge Kuruluna disiplin yönünden ihbarda bulunulabilir.
Süresinde verilmeyen veya gecikmeli sunulan rapor geçersiz mi sayılır?
Hayır. Bilirkişi görevden alınmadan önce gecikmeli olarak raporunu dosyaya sunmuşsa ve mahkeme de bu raporu dosyaya kabul edip taraflara tebliğ etmişse, sırf yasal süresinden sonra (örneğin 4. ayda) teslim edildiği gerekçesiyle rapor hukuken geçersiz sayılmaz. Ancak bilirkişinin gecikme nedeniyle alacağı ücrette kesinti yapılabilir.
Taraflar bilirkişinin görevden alınmasını talep edebilir mi?
Evet. Yasal sürenin ve varsa ek sürenin dolmasına rağmen bilirkişi raporunu mahkemeye teslim etmemişse, davacı veya davalı makul sürede yargılanma hakkı çerçevesinde mahkemeden HMK 274/2 uygulanarak mevcut bilirkişinin görevden alınmasını ve yeni bilirkişi tayinini talep edebilir.
UYARI
Web sitemizde yayımlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka internet sitelerinde yayımlanması halinde derhal hukuki ve cezai süreç başlatılacaktır.
Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.
Sitemizde yer alan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Burada sunulan hiçbir bilgi, herhangi bir yasal veya profesyonel tavsiye niteliğinde değildir. Bu paylaşım, hiçbir şekilde avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Bu nedenle ziyaretçilerimizin, profesyonel ve resmi anlamda hukuki yardım almadan herhangi bir işlemde bulunmamaları önemle tavsiye olunur.