
Bilirkişilik görevinin kapsamı
HMK Madde 269
(1) Bilirkişilik görevi, mahkemece yapılan davete uyup tayin edilen gün ve saatte mahkemede hazır bulunmayı, yemin etmeyi ve bilgisine başvurulan konuda süresinde oy ve görüşünü mahkemeye bildirmeyi kapsar.
(2) Geçerli bir özrü olmaksızın mahkemece yapılan davete uyup, tayin edilen gün ve saatte mahkemede hazır bulunmayan yahut mahkemeye gelip de yemin etmekten veya süresinde oy ve görüş bildirmekten kaçınan bilirkişiler hakkında, tanıklığa ilişkin disiplin hükümleri uygulanır ve durum bilirkişilik bölge kuruluna bildirilir.*
*3/11/2016 tarihli ve 6754 sayılı Kanunun 51 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “uygulanır” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve durum bilirkişilik bölge kuruluna bildirilir” ibaresi eklenmiştir
6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi
Maddenin birinci fıkrasında yer alan düzenlemede, genel çerçevesi itibarıyla, bilirkişilik görevinin, hangi hususları kapsadığına açıkça işaret olunmuştur. Anılan yasal düzenlemeye göre, bilirkişilik görevi, mahkemece yapılan davete icabet etmeyi, yemin etmeyi ve bilgisine başvurulan konuda süresi içinde oy ve görüşünü mahkemeye bildirmeyi kapsar. Ayrıca bu düzenleme ile, bilirkişi olarak atanacak kimselerin, neleri yapmaları gerektiği hususunda, kendilerinin de bilgilendirilmesi hedeflenmiştir. Maddenin ikinci fıkrasındaki düzenleme ile, bilirkişilik görevinin kapsamı içerisinde yer alan hususların, geçerli bir özrü bulunmaksızın, bilirkişi olarak atanan kimse tarafından yerine getirilmemesi hâlinde, işlerlik kazanabilecek olan disipliner yaptırımlar, tanıklığa ilişkin hükümlere (Tasarının 248 ve 256 ncı maddeleri) atıf yapılmak suretiyle belirlenmiştir.
HMK Madde 269 Bilirkişilik görevinin kapsamı
Yargıtay İçtihatları
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2020/1000E. , 2020/2356K.
- HMK Madde 269
- Bilirkişilik görevinin kapsamı
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki iflasın ertelenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde asli müdahil vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkil şirketin TTK’nın madde 376. ve madde 377. muvacehesinde borca batık olduğunu ileri sürerek, İİK’nın 179. maddesi uyarınca borca batık halinin tespiti ile iyileştirme projesi çerçevesinde müvekkil şirketin iflasın ertelenmesine karar verilmesini İİK’nın 179/a maddesi uyarınca müvekkil şirketin mal varlığının korunması amacıyla aleyhindeki … takiplerinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece iddia ve tüm dosya kapsamına göre; söz konusu şirketin 2015 yılı yevmiye defterinden kanuni süreleri içerisinde yevmiye defterinin açılış tasdikini yapmış olduğunu ve borca batıklık yönünden kanunen esas kabul edilebileceği belirtilmiş, şirketin borca batıklık tutarının (-….477.743,21TL) olduğu, borca batıklık oranının % 58,44 olduğu, şirketin ortaklara herhangi bir borcu olmadığı, dava şartlarından olan borca batıklık durumunun şirket için mevcut olduğu, … A.Ş’den alacaklara ilişkin hak edişlerin sunulmuş olduğu, bilançoya yansıyan alacak tutarı ile örtüştüğü, şirket aktifinde yer alan gayri menkullerin tapu kaydı ile araçların ruhsatlarının sunulduğu, iyileştirme projesinde mal satışlarından elde edilecek gelirler dışındaki hususların soyut olması yanında satışa hazır taşınmazlar ile taşıtların satılması halinde şirketin sektörde deneyimli ve tecrübeli olmasından kaynaklı mevcut sıkıntılı durumdan kurtulabileceği rapor edildiği, iflasın ertelenmesi halinde iflasın derhal açılmasından oranla daha kötü bir duruma getirilmemeleri amacı, iyileştirme projesine göre ve mevcut durumda şirketin kendini kurtarabileceği ihtimalinin bulunması, kayyım heyeti raporuna göre davacı firmanın pasiflerini azaltma yönünde çaba gösterdiği, iflasın ertelenmesi halinde borca batıklıktan kurtulabileceği, alacaklıların iflasın derhal açılmasına göre daha karlı çıkacakları, iflas erteleme koşullarının mevcut olduğu gerekçesiyle iflas erteleme talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Karar müdahil … vekili temyiz etmiştir.
Dava iflasın ertelenmesi taleplidir. Mahkemece davacı şirketin iflasının ertelenmesine
karar verilmişse de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli görülmemiştir. HMK’nın 267. maddesinde birden fazla bilirkişi seçilecek olması halinde tek sayıda bilirkişi heyetinin oluşturulması gerekir. Mahkemece iki kişiden oluşan heyetten rapor alınmış ve sonuca gidilmiştir. Bu nedenle mahkemece içinde davacı şirketin iştigal konusunda uzman bilirkişinin de bulunması kaydıyla en az üç kişiden oluşan yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak davacı şirketin borca batık olup olmadığı, projesinin bu borca batıklıktan kurtulmaya yatıp yatmadığı iflas erteleme kurumundan faydalanmaya başladığı tedbir tarihinden itibaren şirketin bu süreci nasıl değerlendirdiği aktif pasif dengesinin bu süreçte alacaklılar lehine gelişip gelişmediği iflasın ertelenmesi halinde borca batıklıktan kurtulmasının mümkün olup olmadığı ve bunun ne şekilde gerçekleştirileceği somut verilere dayalı denetime açık rapor tanzim ettirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yeterli araştırma yapılmadan karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç : SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davalı yararına BOZULMASINA, kararın tebliğinden itibaren … gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere ……..2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.