Tanık Dinlenirken Tarafların Yasak Davranışları, Söz Kesme ve Tahkir Yasağı: HMK Madde 262

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 262. maddesi, tanığın duruşma salonunda baskı, etki veya yıldırma altında kalmaksızın serbestçe beyanda bulunabilmesi amacıyla taraflara ve vekillerine yönelik üç temel yasak getirmektedir: tanığın sözünü kesme, söz veya hareketle tanığı övme ve tanığı tahkir etme. Madde, 1086 sayılı eski HUMK’un 268. maddesinin karşılığıdır ve tanığın doğruyu söylemesini sağlamaya yönelik koruyucu bir düzenlemedir. Bu yasaklara aykırı davranan taraf veya vekili önce hâkim tarafından uyarılır; uyarıya rağmen davranışını sürdürürse, HMK 79 (vekilin sorumluluğu) veya HMK 151 (duruşma düzenine ilişkin tedbirler) hükümleri devreye girer. Madde, tanık beyanının güvenilirliğini korumanın ötesinde, duruşmanın huzur ve düzen içinde yürütülmesini de güvence altına almaktadır.


HMK Madde 262: Kanun Metni

Yasak davranışlar

MADDE 262- (1) Tarafların, tanığın sözünü kesmeleri, söz veya hareketle onu övmeleri veya tahkir etmeleri yasaktır. Buna aykırı davranan taraf veya vekili, hâkimin uyarısına rağmen davranışını devam ettirecek olursa, 79 veya 151 inci maddeler uyarınca işlem yapılır.


6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi

Madde, 1086 sayılı Kanunun 268 inci maddesini karşılamaktadır. Tarafların tanığa karşı bazı davranışları yasaklanıp, tanığın doğruyu söylemesi amaçlanmıştır.

Adalet Komisyonu Değişiklik Gerekçesi

Tasarının 266 ncı maddesinde geçen “tanığa doğrudan soru sormaları” ibaresi, Tasarıya 158 inci madde olarak yeni eklenen “Soru yöneltme” başlıklı düzenleme sebebiyle “tanığın” olarak değiştirilmiş, ayrıca maddede Tasarının 84 ve 156 ncı maddelerine yapılan atıflar, teselsül nedeniyle sırasıyla 79 ve 151 inci maddeler olarak düzeltilmiş ve madde teselsül nedeniyle 268 inci madde olarak kabul edilmiştir.


Hukuki İncelemeler

Üç Temel Yasak: Söz Kesme, Övme ve Tahkir

HMK 262, tanık dinlenirken taraflara ve vekillerine yönelik üç emredici yasak içerir:

  1. Sözünü kesme yasağı: HMK 261/2’nin “tanığın sözü kesilmeden dinlenir” kuralını tamamlayan bu yasak, tarafların tanığın serbest anlatımını engellemesini önler. Tanığın sözünü kesmek, tanığın düşünce akışını bozarak beyanın eksik veya yanlış kalmasına neden olabilir. Taraflar ve avukatlar, soru sormak için HMK 263 kapsamındaki sırayı beklemelidir.

  2. Övme yasağı: Tanığı söz veya hareketle övmek — örneğin “çok doğru söylüyorsunuz”, baş sallama veya alkış — tanığa belirli bir yönde beyanda bulunmaya devam etmesi için dolaylı bir teşvik niteliği taşır. Bu durum, tanık beyanının bağımsızlığını ve tarafsızlığını zedeler.

  3. Tahkir (aşağılama) yasağı: Tanığa söz veya hareketle hakaret etmek, onu küçük düşürmek veya yıldırmaya çalışmak yasaktır. Tahkir, tanığın doğruyu söyleme iradesini kırarak beyanını geri çekmesine, değiştirmesine veya eksik vermesine yol açabilir. Bu yasak, tanığın psikolojik güvenliğini ve dolayısıyla beyanın güvenilirliğini korumayı amaçlar.

Kademeli Yaptırım Sistemi: Uyarı ve HMK 79 / HMK 151 Uygulaması

Madde, yasak davranışlara karşı kademeli bir yaptırım sistemi öngörmüştür:

  • Birinci kademe — Hâkimin uyarısı: Yasak davranışta bulunan taraf veya vekili, hâkim tarafından sözlü olarak uyarılır. Bu uyarı tutanağa geçirilmelidir.

  • İkinci kademe — HMK 79 veya HMK 151 uygulaması: Uyarıya rağmen davranışını sürdüren taraf veya vekili hakkında iki alternatif yaptırım mekanizması devreye girer:

    • HMK 79 (Avukatın sorumluluğu): Duruşma düzenine uymayan ve görevini kötüye kullanan vekilin, baro disiplin kuruluna bildirilmesi, duruşmadan çıkarılması veya duruşmaya kabul edilmemesi gibi yaptırımları düzenler.
    • HMK 151 (Duruşma düzenine ilişkin tedbirler): Duruşmanın düzenini bozan kişinin (taraf, vekil veya izleyici) salona alınmaması, salondan çıkarılması, hatta tutukluk süresini aşmamak kaydıyla disiplin hapsi uygulanabilmesini düzenler.

HMK 261/2 ve HMK 262 İlişkisi: Sözü Kesmeme Kuralının Çift Yönlü Koruması

HMK 261/2, tanığın sözünün kesilmeden dinlenmesini hâkime yönelik bir usul kuralı olarak düzenlerken; HMK 262, aynı yasağı taraflara ve vekillerine yönelik olarak pekiştirir ve ihlal halinde somut yaptırım öngörür. Bu iki hüküm birlikte değerlendirildiğinde, kanun koyucunun tanığın serbest anlatım hakkını çift yönlü — hem hâkime hem taraflara karşı — koruma altına aldığı görülmektedir.

Uygulamada tarafların veya avukatların tanığın sözünü kesmesi, genellikle tanığın aleyhte bir beyanda bulunmaya başladığı anlarda gerçekleşir. Bu tür müdahaleler, tanığın düşünce akışını bozmak ve beyanını yarıda kesmek suretiyle delil elde edilmesini engelleme amacı taşıyabilir.

HUMK 268’den HMK 262’ye Geçiş ve Yaptırım Mekanizmasındaki Değişiklik

1086 sayılı HUMK’un 268. maddesi de benzer yasakları içermekteydi; ancak yaptırım mekanizması farklıydı. HMK 262, atıf yaptığı HMK 79 ve HMK 151 ile yaptırımları modernize etmiştir. Özellikle HMK 151’in duruşma polisi yetkisiyle hâkime geniş tedbirler alma imkânı tanıması, eski kanuna göre daha caydırıcı bir düzenleme getirmektedir.

Adalet Komisyonu değişiklik gerekçesinde belirtildiği üzere, Tasarının 266. maddesinde “tanığa doğrudan soru sormaları” ibaresi yerine “tanığın” ifadesi getirilmiştir. Bu değişiklik, HMK 263 kapsamında düzenlenen “soru yöneltme” müessesesiyle uyum sağlamak amacıyla yapılmıştır.

Avukat Görüşü: Avukatın Yasak Davranış Sınırını Bilmesi ve Karşı Taraf İhlallerinde Yapılması Gerekenler

Uygulamada HMK 262 kapsamında avukatların dikkat etmesi gereken hususlar:

  1. Kendi tanığınızı yönlendirmekten kaçının: Avukatların kendi tanıklarına “doğru söylüyorsunuz” gibi onaylayıcı söz veya hareketlerde bulunması, HMK 262 kapsamında övme yasağını ihlal eder. Tanığınızın beyanı lehinize olsa bile, duruşma salonunda nötr kalmanız gerekmektedir.
  2. Karşı taraf tanığına tahkir yasağı: Karşı tarafın tanığına “yalan söylüyorsunuz” demek tahkir niteliğinde olabilir. Tanığın beyanının doğruluğunu sorgulamak için HMK 263 kapsamındaki soru sorma hakkınızı kullanmanız daha uygun olacaktır.
  3. İhlal halinde tutanağa geçirme: Karşı tarafın veya vekilinin tanığınızın sözünü kesmesi, övme veya tahkir niteliğinde davranışlarda bulunması halinde, bu durumun derhal tutanağa geçirilmesini talep etmeniz önemlidir. Tutanağa geçirilmiş ihlaller, istinaf veya temyiz aşamasında usul itirazı olarak ileri sürülebilir.
  4. Hâkimin uyarısını beklemeden itiraz: HMK 262, yaptırım uygulanması için hâkimin uyarısını şart koşmaktadır. Ancak avukat olarak yasak davranışı fark ettiğinizde, hâkimin dikkatini çekerek uyarıda bulunmasını talep etmeniz yerinde olacaktır.

Öne Çıkan Yargıtay Kararları Özeti

HMK 262, duruşma salonundaki davranışlara ilişkin disiplin niteliğinde bir hüküm olup, Yargıtay’ın bu maddeye doğrudan atıf yaparak verdiği kararlar sınırlıdır. Bununla birlikte, tanık dinleme usulüne ilişkin bozma kararlarında HMK 261 ve 262’nin birlikte değerlendirildiği görülmektedir.


HMK Madde 262 (Yasak Davranışlar) Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Tanığın sözünü kesmek neden yasaktır?

Tanığın sözünün kesilmesi, serbest anlatım hakkını ihlal eder ve beyanın eksik kalmasına neden olabilir. HMK 261/2 tanığın sözünün kesilmeden dinlenmesini, HMK 262 ise tarafların tanığın sözünü kesmesini yasaklayarak bu hakkı çift yönlü koruma altına almıştır. Taraflar soru sormak için HMK 263 kapsamındaki sırayı beklemelidir.

Tanığı övme veya tahkir etmenin yaptırımı nedir?

İlk aşamada hâkim tarafından sözlü uyarı yapılır. Uyarıya rağmen davranışın devam etmesi halinde HMK 79 uyarınca vekilin baro disiplin kuruluna bildirilmesi veya duruşmadan çıkarılması; HMK 151 uyarınca ise salondan çıkarma veya disiplin hapsi gibi yaptırımlar uygulanabilir.

Avukat, karşı tarafın tanığına sert sorular sorabilir mi?

Evet, HMK 263 kapsamında avukat karşı tarafa ait tanığa soru sorabilir. Ancak soru sormak ile tahkir etmek farklı şeylerdir. “Yalan söylüyorsunuz” veya “siz bu olayı görmüş olamazsınız” gibi ifadeler tahkir niteliğinde olabilir. Bunun yerine, tanığın beyanındaki çelişkileri ortaya çıkaracak somut sorular sormak hukuki açıdan doğru yöntemdir.

Hâkim uyarı yapmadan doğrudan HMK 79 veya 151 uygulayabilir mi?

HMK 262 açıkça “hâkimin uyarısına rağmen davranışını devam ettirecek olursa” demektedir. Bu ifade, yaptırım uygulanmadan önce uyarı yapılmasını zorunlu kılar. Dolayısıyla hâkimin, önce uyarıda bulunması ve uyarıya rağmen davranışın sürmesi halinde HMK 79 veya 151 kapsamındaki yaptırımları uygulaması gerekmektedir.

HMK 262 sadece taraflar ve vekilleri için mi geçerlidir?

Madde açıkça “taraf veya vekili” ifadesini kullanmaktadır. Ancak duruşma salonundaki üçüncü kişilerin (izleyiciler, basın mensupları vb.) tanığa yönelik bozucu davranışları, HMK 151 kapsamında genel duruşma düzeni kuralları çerçevesinde ayrıca yaptırıma tabi tutulabilir.


UYARI

Web sitemizde yayımlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka internet sitelerinde yayımlanması halinde derhal hukuki ve cezai süreç başlatılacaktır.

Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.

Sitemizde yer alan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Burada sunulan hiçbir bilgi, herhangi bir yasal veya profesyonel tavsiye niteliğinde değildir. Bu paylaşım, hiçbir şekilde avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Bu nedenle ziyaretçilerimizin, profesyonel ve resmi anlamda hukuki yardım almadan herhangi bir işlemde bulunmamaları önemle tavsiye olunur.