Tanıkların Davaya Bakan Mahkemede Dinlenmesi, İstinabe ve Keşif Yoluyla Dinlenme: HMK Madde 259
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 259. maddesi, tanıkların nerede ve hangi koşullarda dinleneceğine ilişkin temel usul kurallarını düzenler. Maddenin özünde yatan ilke “doğrudanlık” (Unmittelbarkeitsprinzip) ilkesidir: kural olarak davada hükmü verecek olan hâkim, tanığı bizzat dinlemelidir. Birinci fıkra bu genel kuralı koyarken, ikinci ve üçüncü fıkralar gerçeğin ortaya çıkması veya tanığın sağlık durumu gibi zorunluluk hallerinde mahkeme dışında dinlenmeye imkân tanır. Dördüncü fıkra ise tanığın mahkemenin yargı çevresi dışında bulunması halinde istinabe (talimat yoluyla dinleme) müessesesini düzenler. Madde, 1086 sayılı HUMK’un 255, 257, 259 ve 266. maddelerinin işlevlerini tek çatı altında toplamış olup, aynı zamanda HMK 154/2’deki “ses ve görüntü nakli yoluyla duruşma icrası” ile de sistematik bir bütünlük içindedir.
HMK Madde 259: Kanun Metni
Tanıkların mahkemede dinlenilmesi
MADDE 259- (1) Tanıklar davaya bakan mahkemede dinlenir.
(2) Mahkeme, gerçeğin ortaya çıkması için gerekliyse, tanığın olayın gerçekleştiği veya şeyin bulunduğu yerde dinlenilmesine karar verebilir.
(3) Mahkeme, hasta veya engelli olmasından dolayı gelemeyen tanığı bulunduğu yerde dinler.*
(4) Mahkemenin yargı çevresi dışında bulunan tanığın, bulunduğu yer mahkemesi tarafından dinlenmesine karar verilebilir. İstinabe yolu ile dinlenilmesine karar verilen tanığın, nerede, hangi gün ve saatte dinleneceği hususu, talepleri hâlinde taraflara tebliğ edilir. Bu durumda, tanığın, hangi hususlardan dolayı dinleneceğini hâkim belirler.
* 25/4/2013 tarihli ve 6462 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “özürlü” ibaresi “engelli” şeklinde değiştirilmiştir.
6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi
Madde, 1086 sayılı Kanunun 255, 257, 259 ve 266 ncı maddelerini karşılamaktadır. İlk üç fıkra, kural olarak, delil toplanmasının doğrudanlığı ilkesiyle, yani davada hükmü verecek olan hâkimin tanığı bizzat dinlemesi esasıyla ilgilidir. Birinci fıkra, tanığın davaya bakan mahkemede dinlenilmesi genel kuralına, ikinci ve üçüncü fıkra ise gerekli hâllerde mahkemenin tanığı, mahkeme dışında da dinleyebileceğine ilişkindir. Son fıkra ise duruma göre, tanık dinlenmesi hususunda hâkimin istinabe yoluna gidebilmesine imkân vermektedir. “Ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla duruşma icrası” başlıklı 154 üncü maddenin ikinci fıkrası uyarınca, tanığın bulunduğu yerden ses ve görüntü nakli mümkün olan hâllerde, tarafların rızasıyla, tanığın bizzat davaya bakan hâkim tarafından dinlenmesi gerekmektedir. Her hâlükarda mahkemenin bulunduğu yer dışında bulunan tanıkların dinleneceği gün ve saat ile dinleneceği yer, tarafların talepleri hâlinde onlara tebliğ edilecektir. Son fıkranın son cümlesi, 1086 sayılı Kanunun 267 nci maddesinin üçüncü cümlesinin karşılığıdır. İstinabe hâlinde tanığa hangi soruların sorulacağını davaya bakan hâkim en iyi şekilde bilebilecek durumdadır.
Adalet Komisyonu Değişiklik Gerekçesi
Tasarının 262 nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında, anlatım bozukluğunun giderilmesi amacıyla değişiklik yapılmış ve madde teselsül nedeniyle 265 inci madde olarak kabul edilmiştir.
Hukuki İncelemeler
Doğrudanlık İlkesi ve Tanığın Davaya Bakan Mahkemede Dinlenmesi Kuralı (f. 1)
HMK 259/1, yargılama hukukunun temel ilkelerinden biri olan doğrudanlık ilkesinin somut yansımasıdır. Bu ilkeye göre, hükmü verecek olan hâkim delilleri bizzat toplamak ve değerlendirmek zorundadır. Tanık beyanı takdiri bir delil olduğundan, hâkimin tanığın yüz ifadesini, ses tonunu, tereddütlerini ve tavırlarını bizzat gözlemlemesi, beyanın güvenilirliğini doğru değerlendirebilmesi için kritik öneme sahiptir. Bu nedenle kanun koyucu, tanığın kural olarak davaya bakan mahkemede — yani yargılamayı yürüten ve hükmü verecek olan hâkimin huzurunda — dinlenmesini emretmiştir. İstinabe yoluna başvurulması ise istisna olup, ancak zorunlu hallerde kabul görmektedir.
Keşifte Tanık Dinleme ve Hasta/Engelli Tanığın Yerinde Dinlenmesi (f. 2-3)
HMK 259/2, tanığın olayın gerçekleştiği yerde veya dava konusu şeyin bulunduğu yerde dinlenmesine olanak tanır. Bu fıkra uygulamada özellikle keşif sırasında tanık dinlenmesi şeklinde karşımıza çıkar. Hâkim, tanığın soyut ifadelerinden ziyade, olay yerinde “gösterim yaparak” (parmakla işaret ederek, mesafe tahmin ederek) somut bilgi vermesini sağlamak amacıyla bu yola başvurabilir.
Üçüncü fıkra ise hasta veya engelli olması sebebiyle mahkemeye gelemeyen tanık için özel bir düzenleme getirmiştir. Bu fıkradaki “dinler” ifadesi emredici niteliktedir; yani hasta veya engelli tanık söz konusu olduğunda mahkemenin takdir yetkisi yoktur, tanığı bulunduğu yerde dinlemek zorundadır. 25/4/2013 tarihli ve 6462 sayılı Kanun ile fıkrada yer alan “özürlü” ibaresi “engelli” olarak güncellenmiştir.
İstinabe (Talimat Yoluyla Dinleme) Usulü ve Koşulları (f. 4)
Tanığın, mahkemenin yargı çevresi dışında bulunması halinde istinabe yoluna başvurulabilir. İstinabe; davaya bakan mahkemenin, tanığın bulunduğu yerdeki mahkemeden (talimat mahkemesi) tanığı dinlemesini talep etmesidir. Dördüncü fıkra, istinabe usulünün üç temel kuralını ortaya koyar:
- Yer ve zaman bildirimi: İstinabe ile dinlenecek tanığın nerede, hangi gün ve saatte dinleneceği, tarafların talepleri halinde onlara tebliğ edilir. Tarafların duruşmada hazır bulunma ve soru sorma hakları bu şekilde güvence altına alınmıştır.
- Soruların belirlenmesi: Tanığa hangi hususlardan dolayı dinleneceğini davaya bakan hâkim belirler. Bu kural, doğrudanlık ilkesinin istinabe kurumundaki yansımasıdır; talimat mahkemesi hâkimi davanın esasını bilmediğinden, hangi soruların sorulması gerektiğini davaya bakan hâkim en iyi bilebilecek durumdadır.
- HMK 154/2 ile ilişki: Tanığın bulunduğu yerden ses ve görüntü nakli (SEGBİS/e-duruşma) mümkünse ve taraflar rıza gösterirse, istinabe yerine tanığın bizzat davaya bakan hâkim tarafından uzaktan dinlenmesi tercih edilmelidir. Teknolojinin gelişmesiyle bu yöntem giderek yaygınlaşmaktadır.
HMK 259 ve SEGBİS/e-Duruşma İlişkisi
HMK 154/2 ile bağlantılı olarak değerlendirildiğinde, HMK 259’un istinabe kurumunun artık birçok durumda SEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi) veya e-duruşma yoluyla aşılabildiği görülmektedir. Teknolojik altyapının yeterli olduğu mahkemelerde, yargı çevresi dışındaki tanığın doğrudan davaya bakan hâkim tarafından ses ve görüntü nakli ile dinlenmesi, doğrudanlık ilkesine istinabeden çok daha uygun bir çözüm sunar. Bununla birlikte, SEGBİS yoluyla dinlenme için tarafların rızası aranmaktadır. Taraflardan biri itiraz ederse, istinabe veya tanığın mahkemede bizzat dinlenmesi yoluna gidilmesi gerekir.
Avukat Görüşü: İstinabe Talebi ve Doğrudanlık Dengesinde Avukatın Stratejisi
Uygulamada avukatların, tanığın nerede dinleneceği konusunda bilinçli bir strateji geliştirmesi önemlidir. İstinabe yoluyla dinlenen tanığın beyanı, davaya bakan hâkim tarafından bizzat gözlemlenememesi sebebiyle genellikle daha düşük ikna gücüne sahiptir. Özellikle kritik tanıklar söz konusu olduğunda, avukatların mümkün olduğunca tanığın davaya bakan mahkemede bizzat dinlenmesini sağlamaları veya en azından SEGBİS yoluyla doğrudan hâkimin huzurunda ifade vermesini talep etmeleri tavsiye edilir.
Buna karşın, karşı tarafın önemli bir tanığının uzak bir yargı çevresinde istinabe yoluyla dinlenmesi ve tarafların soru sorma imkânının fiilen kısıtlanması, savunma hakkının zedelenmesi anlamına gelebilir. Bu durumda avukatın, istinabe duruşmasına bizzat veya vekil aracılığıyla katılım hakkını kullanması, tebligat talebinde bulunması ve talimat mahkemesine yöneltilecek soruları davaya bakan mahkemeden talep etmesi büyük önem taşır.
Öne Çıkan Yargıtay Kararları Özeti
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, Esas: 2017/1123, Karar: 2020/89, Tarih: 06.02.2020
ÖZET: Kadastro tespitine itiraz davasında tanıkların davaya bakan mahkemede ve keşif mahallinde dinlenilmesi, doğrudanlık ilkesi çerçevesinde mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarının yerinde değerlendirilmesi gerekliliği.
Kararın Esası: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bu kararında; orman kadastrosuna itiraz davasında mahalli bilirkişilerin keşif mahallinde dinlenmesi ve beyanlarının doğrudanlık ilkesi çerçevesinde hâkim tarafından bizzat değerlendirilmesinin önemini vurgulamıştır. Kozluk Kadastro Mahkemesi, keşif sırasında mahalli ve tespit bilirkişilerini olay yerinde dinleyerek, tanıkların fiziki coğrafyayı göstererek verdikleri ifadeleri doğrudan gözlemlemiştir. Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin bozma kararına karşı direnilmesi üzerine HGK, dosyayı incelemiş; tanıkların HMK 259/1 uyarınca davaya bakan mahkemede ve HMK 259/2 kapsamında keşif yerinde dinlenmesinin usule uygun olduğunu, ancak uyuşmazlığın esasına ilişkin hukuki değerlendirmenin (orman içi açıklık niteliği) ayrıca yapılması gerektiğini belirterek karar vermiştir.
HMK Madde 259 (Tanıkların Mahkemede Dinlenilmesi) Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Tanık her zaman davaya bakan mahkemede mi dinlenmek zorundadır?
Kural olarak evet. HMK 259/1 uyarınca tanıklar davaya bakan mahkemede dinlenir. Ancak kanun üç istisna öngörmüştür: (1) Gerçeğin ortaya çıkması için gerekiyorsa olay yerinde dinlenme (f. 2), (2) hasta veya engelli tanığın bulunduğu yerde dinlenmesi (f. 3) ve (3) yargı çevresi dışındaki tanığın istinabe yoluyla dinlenmesi (f. 4).
İstinabe nedir ve nasıl uygulanır?
İstinabe (talimat yoluyla dinleme), tanığın davaya bakan mahkemenin yargı çevresi dışında bulunması halinde, bulunduğu yer mahkemesi aracılığıyla dinlenmesidir. Davaya bakan hâkim, tanığa hangi soruların sorulacağını belirler ve talimat mahkemesine gönderir. Tarafların talepleri halinde, tanığın dinleneceği yer, gün ve saat kendilerine tebliğ edilir.
Hasta veya engelli olan tanık mahkemeye gelmek zorunda mıdır?
Hayır. HMK 259/3 uyarınca hasta veya engelli olmasından dolayı gelemeyen tanık, bulunduğu yerde dinlenir. Bu hüküm emredici niteliktedir; mahkemenin takdir yetkisi yoktur, tanığın yerinde dinlenmesi zorunludur.
SEGBİS (e-duruşma) ile tanık dinlenebilir mi?
Evet. HMK 154/2 uyarınca, tanığın bulunduğu yerden ses ve görüntü nakli mümkünse ve taraflar rıza gösterirse, tanık davaya bakan hâkim tarafından uzaktan dinlenebilir. Bu yöntem doğrudanlık ilkesine istinabeden daha uygun olduğundan, teknolojik altyapının elvermesi halinde tercih edilmelidir.
Tanığın keşif yerinde dinlenmesine kim karar verir?
HMK 259/2 uyarınca bu kararı davaya bakan mahkeme (hâkim) verir. Hâkim, gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse tanığın olayın gerçekleştiği veya dava konusu şeyin bulunduğu yerde dinlenmesine karar verebilir. Tarafların da bu yönde talepte bulunma hakkı vardır.
UYARI
Web sitemizde yayımlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka internet sitelerinde yayımlanması halinde derhal hukuki ve cezai süreç başlatılacaktır.
Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.
Sitemizde yer alan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Burada sunulan hiçbir bilgi, herhangi bir yasal veya profesyonel tavsiye niteliğinde değildir. Bu paylaşım, hiçbir şekilde avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Bu nedenle ziyaretçilerimizin, profesyonel ve resmi anlamda hukuki yardım almadan herhangi bir işlemde bulunmamaları önemle tavsiye olunur.