Tanığa Görevinin Önemini Anlatma ve Yasal İhtar: HMK Madde 256

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 256. maddesi, mahkeme huzurunda dinlenecek olan tanığın beyanına başvurulmadan hemen önce hakimin yerine getirmesi gereken emredici “ön hazırlık” prosedürünü düzenler. Yargılamada tanık beyanının adaletin tecellisindeki kritik rolü sebebiyle kanun koyucu; tanığın dinlenmeye başlanmadan evvel gerçeği söylemesinin öneminin vurgulanmasını, yalan söylemesi halinde cezalandırılacağının hatırlatılmasını ve yemin edeceğinin kendisine ihtar edilmesini zorunlu kılmıştır. Bu işlem sıradan bir formalite olmayıp, şahadetin güvenilirliğini temin eden en temel usul kurallarından biridir.


HMK Madde 256: Kanun Metni

Tanığa görevinin önemini anlatma

MADDE 256- (1) Tanığa dinlenmeden önce;

a) Gerçeği söylemesinin önemi,

b) Gerçeği söylememesi hâlinde yalan tanıklık suçundan dolayı cezalandırılacağı,

c) Doğruyu söyleyeceği hususunda yemin edeceği,

ç) Duruşmada mahkeme başkanı veya hâkimin açık izni olmadan mahkeme salonunu terk edemeyeceği ve gerekirse diğer tanıklarla yüzleştirilebileceği,

anlatılır.


6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi

“Tanığa görevinin önemini anlatma” başlıklı bu maddede, 1086 sayılı Kanunun 256 ncı maddesi günümüz Türkçesiyle ifade edilmiş ve ayrıca (ç) bendi eklenerek tanığın duruşma düzenine uyması sağlanmıştır.


Hukuki İncelemeler

Tanığa Yasal İhtarın Temel Usulü

Duruşmada tanık kürsüye alındığında, hakimin veya mahkeme başkanının doğrudan sorulara geçmesi usulen yasaktır. HMK 256 uyarınca hakim, tanığın kimliğini tespit ettikten sonra (Bkz. HMK m. 254) bizzat tanığa hitaben; doğru söylemesinin vicdani ve hukuki önemini, eğer kasten yalan söylerse Türk Ceza Kanunu kapsamında yargılanacağını hatırlatmak zorundadır. Bu ihtarların tanığa yapıldığı, duruşma zaptına açıkça yazılmak (örneğin: “Tanığa HMK 256 uyarınca yasal ihtarat yapıldı…”) mecburiyetindedir.

Usul Hataları ve Yargıtay Denetimi (Yaptırım Boyutu)

Hakimin HMK 256’daki ihtarları yapmayı unutarak veya atlayarak tanığı doğrudan dinlemesi ve bu eksik usulle alınan beyanlara dayanarak hüküm kurması, hukuki dinlenilme ve adil yargılanma hakkının ihlali sayılmaktadır. Yargıtay incelemelerinde, duruşma zaptında HMK 256 uyarınca yasal ihtarın yapıldığına dair bir ibare yer almıyorsa, bu durum “emredici usul kuralına aykırılık” kabul edilerek kararın salt bu nedenle (usulden) bozulmasına sebebiyet verebilir. Usul, esastır.

Yalan Tanıklık ve Cezai Boyut (TCK m. 272)

Kanun, hakimin duruşma salonunda tanığa “TCK 272 Yalan Tanıklık” suçunu bizzat hatırlatmasını emreder. Bu ihtara rağmen tanığın kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu yargılama sonucunda veya diğer kesin delillerle ortaya çıkarsa, hem yalan beyana dayalı hukuk mahkemesi kararı “yargılamanın iadesi” (HMK m. 375) sebebiyle ortadan kaldırılır, hem de tanık hakkında 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası istemiyle Ağır/Asliye Ceza Mahkemelerinde dava açılır.

Avukat Görüşü: Duruşma Stratejisi Olarak HMK 256

Duruşma pratiğinde bazen yoğunluktan ötürü hakimler HMK 256 ihtaratlarını zapta geçirmeyi unutabilmekte veya sadece matbu olarak “yemin ettirildi” deyip geçmektedir. Kendi aleyhine yalan söylediği bariz olan bir tanığın dinlendiği davada, uzman bir avukat duruşma tutanağını derhal incelemeli ve hakimin HMK 256 ihtaratlarını yapıp yapmadığını kontrol etmelidir. Eğer ihtar zapta geçmemişse, bu eksiklik istinaf/temyiz aşamasında “usule aykırı dinlenen tanık beyanının hükme esas alınamayacağı” argümanı olarak çok güçlü bir savunma silahına dönüşür.


HMK Madde 256 (Tanığa Yasal İhtarat) Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Hakim duruşmada tanığa neler söylemek/ihtar etmek zorundadır?

Hakim tanığa dinlenmeden hemen önce; gerçeği söylemesinin vicdani önemini, yalan söylemesi halinde Türk Ceza Kanununa göre cezalandırılacağını, mahkemeye doğruyu söyleyeceğine dair yemin edeceğini ve izinsiz salonu terk edemeyeceğini bizzat anlatmak zorundadır (HMK m. 256).

Tanığa yalan tanıklık ihtarı yapılmadan ifade alınırsa mahkeme kararı bozulur mu?

Evet, Yargıtay içtihatlarına göre HMK 256’daki ihtaratların yapılması emredici (zorunlu) bir usul kuralıdır. Bu ihtarın yapıldığı duruşma zaptına yazılmadan alınan şahadet geçersiz sayılır ve bu beyanla kurulan hüküm Yargıtay/İstinaf tarafından usulden bozulur.

Mahkeme tutanağında ihtarat yapıldığı yazmıyorsa ne yapılmalıdır?

Eğer aleyhinize beyanda bulunan bir tanığın tutanağında HMK 256 ihtarı (veya yemin) yer almıyorsa, bu durumu derhal İstinaf veya Temyiz dilekçenizde “usule aykırı delil toplanması ve emredici kuralların ihlali” başlığı altında bir bozma sebebi olarak ileri sürmelisiniz.

Hakim yasal ihtarı yapmasına rağmen tanık yalan söylerse yaptırımı nedir?

Eğer tanık, hakimin yasal ihtarına ve yeminine rağmen kasten yalan beyanda bulunmuşsa, TCK Madde 272 “Yalan Tanıklık” suçu oluşur. Bu suçun tespiti halinde 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası verilir ve o davadaki karar “yargılamanın iadesi” yoluyla iptal edilebilir.


UYARI

Web sitemizde yayımlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka internet sitelerinde yayımlanması halinde derhal hukuki ve cezai süreç başlatılacaktır.

Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.

Sitemizde yer alan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Burada sunulan hiçbir bilgi, herhangi bir yasal veya profesyonel tavsiye niteliğinde değildir. Bu paylaşım, hiçbir şekilde avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Bu nedenle ziyaretçilerimizin, profesyonel ve resmi anlamda hukuki yardım almadan herhangi bir işlemde bulunmamaları önemle tavsiye olunur.