Tanıklıktan Çekinmenin Sonucu ve Cezası: HMK Madde 253 Yaptırımları
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 253. maddesi, yargılamanın makul sürede ve sağlıklı bir şekilde yürütülmesi için “tanıklık görevini” güvence altına alan kritik bir yaptırım hükmüdür. Bir davada tanık olarak çağrılmak, isteğe bağlı bir durum değil, hukuki bir kamu görevidir. Geçerli ve yasal bir sebep olmaksızın tanıklıktan çekinmek, mahkeme huzurunda sorulan sorulara cevap vermemek veya yemin etmekten kaçınmak, adaletin tecellisini doğrudan engeller. Kanun koyucu, maddi gerçeğe ulaşılmasını zorlaştıran bu tür keyfi tutumları önlemek amacıyla “disiplin para cezası” ve “disiplin hapsi” gibi oldukça sert yaptırımlar öngörmüştür. Bu madde, hâkime yargılama düzenini koruma ve tanığı konuşmaya zorlama yetkisi verirken, tanığın da adalete karşı sorumluluklarını hatırlatır.
HMK Madde 253: Kanun Metni
Çekinmenin kabul edilmemesinin sonucu
MADDE 253- (1) Tanık, kanuni bir sebep göstermeden tanıklıktan çekinir, yemin etmez veya mahkemece çekinme sebebi kabul edilmemesine rağmen tanıklık yapmaktan çekinirse; beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar disiplin para cezasına ve bu yüzden doğan giderleri ödemeye mahkûm edilir; ayrıca yeniden dinlenilmek üzere yargılama başka güne bırakılır.
(2) Tanık, kendisine sorulan sorulara cevap vermez veya yemin etmemekte direnirse, o mahkemece iki haftayı geçmemek üzere disiplin hapsine mahkûm edilir ve bu hapis kararı derhâl infaz olunur.
6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi
Maddede, tanığın tanıklıktan çekinme hakkı bulunmaksızın veya çekinme hakkı mahkemece kabul edilmeksizin çekinmesi ya da yemin etmemesi hâlinde uygulanacak yaptırımlar gösterilmiştir. Bu düzenleme ile yargılamanın makul sürede bitirilmesi ve tanıklığın bir kamu görevi olması hususu pekiştirilmiştir. Tanığın mazeretsiz olarak görevden kaçması, davanın uzamasına ve masrafların artmasına yol açar. Bu nedenle hem adlî bir para cezası (disiplin niteliğinde) hem de hürriyeti kısıtlayıcı bir tedbir (disiplin hapsi) getirilerek, tanığın devlete ve adalete karşı olan ödevini yerine getirmesi zorunlu tutulmuştur.
Adalet Komisyonu Değişiklik Gerekçesi
Tasarının 256 ncı maddesinin ikinci fıkrasında geçen “onbeş günü” ibaresi, sürelerin hesabında kolaylık sağlanması ve uygulamadan kaynaklanan sorunların giderilmesi amacıyla “iki haftayı” şeklinde değiştirilmiş ve madde teselsül nedeniyle 259 uncu madde olarak kabul edilmiştir.
Hukuki İncelemeler
Birinci Aşama Yaptırım: Disiplin Para Cezası ve Giderlerden Sorumluluk
HMK 253/1 uyarınca, sebepsiz yere tanıklıktan çekinen veya yemin etmeyen kişiye mahkemece öncelikle 500 TL ile 5000 TL arasında bir disiplin para cezası kesilir. Bununla birlikte, tanığın konuşmaması veya gelmemesi nedeniyle yargılamanın başka bir güne bırakılmasından doğan tüm masraflar (tebligat giderleri, bilirkişi veya taraf yol giderleri vb.) tanığa yükletilir.
İkinci Aşama Yaptırım: Disiplin Hapsi ve İnfazı
HMK 253/2, mahkemedeki duruşma düzenini ve adaletin işleyişini korumak için çok daha ağır bir tedbir öngörür. Eğer tanık bizzat duruşmada hazır bulunmasına rağmen “sorulara cevap vermemekte” veya “yemin etmemekte” ısrarla direnirse, mahkeme hâkimi tarafından iki haftayı geçmemek üzere disiplin hapsine mahkûm edilir. Kanun metni açıkça “derhâl infaz olunur” demektedir; bu kararın itiraz süreci infazı durdurmaz. Ancak bu hapis cezasının amacı cezalandırmak değil, tanığı konuşmaya ikna etmektir; tanık ifade vermeye razı olursa tahliye edilir.
Avukat Görüşü: HMK 253’ün Yargılamadaki Stratejik Kullanımı
Bir avukat için karşı tarafın gösterdiği tanığın mahkemede susma hakkını kullanmaya çalışması veya “ben karışmak istemiyorum” diyerek çekilmesi sık rastlanan bir durumdur. Eğer tanığın çekinme gerekçesinin yasal bir temeli yoksa (örneğin HMK 248 veya 249 kapsamında bir hısımlık veya sır söz konusu değilse), avukatın derhal hâkimden “HMK 253 uyarınca tanığa disiplin hapsi ve para cezası yaptırımlarının ihtar edilmesini” talep etmesi gerekir.
Çoğu zaman, iki haftalık disiplin hapsi ihtimalinin hâkim tarafından yüzüne karşı söylenmesi, “karışmak istemeyen” tanığın bir anda bildiklerini anlatmaya başlamasını sağlar. Ancak avukatların dikkat etmesi gereken en önemli husus usuldür: Hâkimin tanığa yaptırım uygulayabilmesi için öncelikle tanığa çekinme hakkı bulunmadığını bildirmesi, soruları açıkça yöneltmesi ve direnme durumunu zapta net ifadelerle geçirmesi şarttır. Usulüne uygun yapılmayan uyarılar, disiplin cezasının iptaline neden olacaktır.
Öne Çıkan Yargıtay Kararları Özeti
HMK 253 Uygulaması ve Yargıtay Denetimi Hakkında Önemli Not: HMK 253 kapsamında tanıklara verilen disiplin para cezası ve disiplin hapsi kararları, davanın esasına ilişkin nihai bir karar (hüküm) olmadığından kural olarak doğrudan Yargıtay temyiz incelemesine tabi değildir. Bu kararları mahkemenin yargılama düzenini sağlamak için verdiği ara kararı ve usul yaptırımı niteliğindedir. Bu cezalara karşı yasa yolu, bir üst mercie “itiraz” şeklindedir.
Ancak Yargıtay’ın istikrar kazanmış genel usul hukuku içtihatlarına göre; hakimin bir tanığa HMK 253 uyarınca yaptırım uygulayabilmesi için öncelikle tanığa kanuni haklarını hatırlatması, şayet bir mazereti varsa bunu dinlemesi ve mazereti haksız bulduğu takdirde “tanıklıktan çekinme hakkı bulunmadığını, sorulara cevap vermemesi halinde disiplin hapsine çarptırılacağını” yüzüne karşı açıkça ihtar etmesi şarttır. Bu ihtar ve sonrasındaki direnme durumu duruşma zaptına net ifadelerle geçirilmeden doğrudan hapis veya para cezası verilemez. Verildiği takdirde usule aykırılık nedeniyle itiraz mercilerince kaldırılır.
HMK Madde 253 (Tanıklıktan Çekinme Yaptırımları) Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Disiplin hapsi adli sicil (sabıka) kaydına işler mi?
Hayır. HMK 253 uyarınca verilen disiplin hapsi veya para cezası, bir suç karşılığında verilen ceza mahkûmiyeti değil, mahkemenin düzenini korumaya yönelik bir “usul yaptırımıdır”. Bu nedenle adli sicil kaydına (sabıkaya) işlemez ve tekerrüre esas teşkil etmez.
Mahkemede soruya “Hatırlamıyorum” dersem hapis yatar mıyım?
Hayır. “Hatırlamıyorum” veya “bilmiyorum” demek hukuken bir beyandır ve soruya verilmiş bir cevaptır. Disiplin hapsi yaptırımı, tanığın “ben konuşmuyorum”, “cevap vermeyi reddediyorum” diyerek ifade vermekten inatla kaçınması (eylemsizlik ve direnç göstermesi) halinde uygulanır.
Tanık konuşmaya ikna olursa hapisten çıkar mı?
Evet. Disiplin hapsinin amacı kişiyi cezalandırmak değil, adaletin yerini bulması için konuşmaya zorlamaktır. Disiplin hapsine gönderilen tanık, gerçeği söylemeye (ifade vermeye) veya yemin etmeye karar verirse hapis hali derhal sonlandırılır.
Kesilen disiplin para cezasına veya hapse itiraz edebilir miyim?
Evet. Mahkemenin HMK 253 kapsamında verdiği disiplin cezalarına karşı kararın öğrenilmesinden/tebliğinden itibaren kanun yollarına (istinaf/itiraz mercilerine) başvurulabilir. Ancak unutulmamalıdır ki, hapis cezaları için yasa “derhal infaz olunur” hükmünü içerir.
UYARI
Web sitemizde yayımlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka internet sitelerinde yayımlanması halinde derhal hukuki ve cezai süreç başlatılacaktır.
Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.
Sitemizde yer alan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Burada sunulan hiçbir bilgi, herhangi bir yasal veya profesyonel tavsiye niteliğinde değildir. Bu paylaşım, hiçbir şekilde avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Bu nedenle ziyaretçilerimizin, profesyonel ve resmi anlamda hukuki yardım almadan herhangi bir işlemde bulunmamaları önemle tavsiye olunur.