HMK Madde 252: Çekinme Sebeplerinin Bildirilmesi ve İncelenmesi Usulü

HMK Madde 252, kanunda tanınan tanıklıktan çekinme haklarının duruşma salonuna ve dava dosyasına nasıl taşınacağını gösteren emredici usul köprüsüdür. Kanun koyucu, yasal olarak çekinme hakkı olan kişilerin bu haklarını keyfi olarak değil, belirli bir usuli takvim ve denetim çerçevesinde kullanmalarını zorunlu kılmıştır. Bu doğrultuda, çekinme hakkını kullanmak isteyen tanığın beyanını mahkemeye sunma şekli, duruşmaya katılma zorunluluğunun kalktığı haller ve mahkemenin çekinme talebi üzerindeki denetim ve karar yetkisi (çekinmenin haklılığı denetimi) HMK 252’de açıkça usuli kurallara bağlanmıştır.


HMK Madde 252: Kanun Metni

MADDE 252- (1) Tanıklıktan çekinen kimse, çekinme sebebini ve bu sebebi haklı gösterecek delilini, dinleneceği günden önce yazılı veya davet edildiği duruşmada sözlü olarak bildirmek zorundadır.

(2) Çekinme sebeplerini ve bunun dayanaklarını önceden bildirmiş olan tanık belli günde mahkemeye gelmek zorunda değildir.

(3) Mahkeme, duruşmada bulunan tarafları dinledikten sonra tanıklıktan çekinmenin haklı olup olmadığına karar verir.


6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi

“Çekinme sebeplerinin bildirilmesi ve incelenmesi” başlığını taşıyan bu madde, 1086 sayılı Kanunun 250 ve 251 inci maddelerinden esinlenerek yazılmıştır. Buna göre, tanık, çekinme sebebini ve delilini, dinleneceği günden önce yazılı veya oturum sırasında sözlü olarak bildirecektir. Çekinme sebeplerinin bildirilmesi ve incelenmesi prosedürü bağlamında, zabıt kâtibi veya yazı işleri müdürüne bir görev verilmemiştir.


Hukuki İncelemeler

Tanıklıktan Çekinme Beyanının Şekli ve Haklı Gösterecek Deliller (1. Fıkra)

Tanıklıktan çekinmek isteyen kişi, sadece soyut bir biçimde “Ben şahitlik yapmak istemiyorum” diyerek görevinden kaçınamaz. HMK m. 252/1 uyarınca, çekinme hakkını kullanmak isteyen tanık:

  • Hangi yasal gerekçeye (HMK 248, 249 veya 250) dayandığını açıkça belirtmeli,
  • Bu gerekçeyi ispat edecek yasal delilini sunmalıdır. Örneğin; yakın akrabalıktan çekinilecekse vukuatlı nüfus kayıt örneği, meslek sırrından çekinilecekse avukatlık ruhsatnamesi veya tabiplik belgesi gibi deliller mahkemeye ibraz edilmelidir. Bu bildirim, duruşma gününden önce yazılı bir tanıklıktan çekinme dilekçesi ile yapılacağı gibi, duruşmaya gelinerek hakim huzurunda sözlü olarak da gerçekleştirilebilir.

Çekinme Nedenini Önceden Bildiren Tanığın Duruşmaya Gelmeme Hakkı (2. Fıkra)

Maddenin ikinci fıkrası, tanıklar için çok büyük bir kolaylık sağlamaktadır. Eğer tanık, duruşma gününden önce çekinme sebeplerini ve delillerini (örneğin nüfus kaydını) mahkemeye yazılı bir dilekçe ekinde sunmuşsa, duruşma gününde adliyeye gelmek zorunda değildir. Bu düzenleme hem tanıkların iş gücü kaybını engellemekte hem de adliyelerdeki gereksiz yoğunluğu azaltmaktadır. Ancak yazılı bildirim duruşma gününden önce dosyaya girmemişse, tanık davetiyeye uyarak duruşmaya gelmek ve sözlü beyanda bulunmakla yükümlüdür.

Mahkemenin Çekinme Hakkını Denetleme Yetkisi ve “Tarafları Dinleme” Zorunluluğu (3. Fıkra)

Çekinme beyanının sunulmasıyla süreç kendiliğinden sona ermez. HMK m. 252/3, mahkeme hakimine aktif bir denetim ödevi yüklemiştir. Buna göre:

  1. Hakim, duruşmada hazır bulunan davacı ve davalı tarafları (veya vekillerini) dinler; onların tanığın çekinme beyanına karşı diyeceklerini (muvafakat veya itirazlarını) alır.
  2. Ardından hakim, duruşma tutanağına geçireceği açık bir ara karar ile tanıklıktan çekinmenin yasal olarak haklı olup olmadığına karar verir. Eğer hakim çekinmeyi haklı bulursa tanık dinlenmez. Ancak çekinme sebebi yasaya aykırı veya haksız bulunursa (örneğin HMK 251 kapsamında bir istisna söz konusu ise), çekinme talebi reddedilir ve tanığın dinlenmesine geçilir.

Avukat Görüşü: Duruşmada Çekinme Taleplerinin Usulünce İleri Sürülmesi ve Karşı Tarafın Çekinme Beyanlarına Karşı Strateji

Hukuk davalarında tanıkların çekinme beyanları karşısında şu stratejik usul adımlarını izlemelisiniz:

  1. Dilekçeyi Önceden Hazırlayın: Müvekkilinizin yakını veya meslek sırrına sahip bir tanık duruşmaya çağrıldığında, duruşma gününü beklemeden çekinme dilekçesini ve ekindeki delilleri (nüfus kaydı, ruhsat vb.) UYAP üzerinden mahkemeye sunarak tanığın duruşmaya gitme zorunluluğunu (HMK 252/2) ortadan kaldırın.
  2. Hakimin Doğrudan Kabulüne İtiraz Edin: Karşı tarafın tanığı duruşmaya gelip “şahitlikten çekiniyorum” dediğinde, hakimin doğrudan “tanık çekindi, dinlenmedi” şeklinde zabıt tutmasına engel olun. Hakime HMK m. 252/3’ü hatırlatarak, taraf olarak beyanınızın alınmasını ve çekinmenin haklılığı hakkında açık bir karar verilmesini talep edin. Hakimin bu prosedürü atlaması, kararı doğrudan bozma nedeni yapacaktır.

Öne Çıkan Yargıtay Kararları Özeti

1. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Esas: 2014/16432, Karar: 2014/24078 (Mahkeme HMK 252/3 Uyarınca Çekinmenin Haklılığı Hakkında Açık Karar Vermek Zorundadır)

ÖZET: Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 252. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, mahkeme duruşmada bulunan tarafları dinledikten sonra, tanıklıktan çekinmenin haklı olup olmadığına karar vermekle yükümlüdür. Yakınlık nedeniyle tanıklıktan çekindiğini beyan eden tanığın, yasal istisnalar (mali uyuşmazlık vb.) göz ardı edilerek doğrudan dinlenilmesinden vazgeçilmesi usule aykırı olup bozma sebebidir.

Kararın Esası ve Yargıtay’ın Yaklaşımı: Anlaşmalı boşanma protokolünden doğan taşınmaz bedelinin iadesine ilişkin alacak davasında, davalı koca müşterek çocuklarının tanık olarak dinlenmesini istemiştir. Müşterek çocuk duruşmaya gelerek “şahitlik yapmak istemediğini” bildirmiş ve yerel mahkemece tanıklıktan çekinmesi doğrudan kabul edilmiştir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kararı şu gerekçelerle bozmuştur:

  • Müşterek çocuğun HMK 248 uyarınca çekinme hakkı bulunsa da, dava aile içi mali uyuşmazlığa (HMK 251/1-c) ilişkindir.
  • HMK m. 252/3 gereğince mahkeme, duruşmada hazır bulunan tarafları dinledikten sonra, tanıklıktan çekinmenin haklı olup olmadığına dair yasal bir denetim yapıp karar vermelidir.
  • Mahkemenin bu yasal usul adımlarını işletmeksizin tanığı dinlemeden eksik inceleme ile karar vermesi kanuna açıkça aykırıdır.

HMK Madde 252 (Çekinme Sebeplerinin Bildirilmesi) Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Şahitlik yapmak istemiyorum diyen yakınımın duruşmaya bizzat gitmesi şart mıdır?

Hayır. HMK Madde 252/2 uyarınca, tanıklıktan çekinme sebeplerinizi ve bunu kanıtlayan yasal delillerinizi (örneğin nüfus kaydı, ruhsat vb.) duruşma gününden önce yazılı bir dilekçe ile mahkemeye bildirmişseniz, duruşma gününde adliyeye gitmek zorunda değilsiniz.

Tanıklıktan çekindiğimi mahkemeye nasıl bildirmeliyim?

Çekinme beyanınızı iki şekilde yapabilirsiniz: Duruşma gününden önce mahkeme dosyasına yazılı bir “tanıklıktan çekinme dilekçesi” sunarak ya da size tebliğ edilen duruşma gün ve saatinde bizzat mahkemeye gidip hakim huzurunda sözlü olarak çekinme hakkınızı kullanmak istediğinizi beyan ederek (HMK 252/1).

Tanık olarak sadece ‘ifade vermek istemiyorum’ demem çekinmek için yeterli midir?

Hayır. Tanıklıktan çekinebilmek için HMK 248, 249 veya 250. maddelerde sayılan yasal çekinme sebeplerinden (akrabalık, meslek sırrı, ceza riski vb.) birine sahip olmanız ve bu durumu kanıtlayacak yasal delilinizi mahkemeye sunmanız gerekmektedir (HMK 252/1).

Tanık çekindiğini söylediği halde hakim onu zorla dinleyebilir mi?

Evet. Eğer mahkeme, duruşmada bulunan tarafları dinledikten sonra HMK m. 252/3 uyarınca tanığın çekinme talebinin haksız veya yasal dayanaktan yoksun olduğuna (örneğin yasal istisnaların varlığına) karar verirse, tanık ifade vermek zorundadır. Aksi halde tanıklıktan kaçınmanın yaptırımları uygulanır.


UYARI

Web sitemizde yayımlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka internet sitelerinde yayımlanması halinde derhal hukuki ve cezai süreç başlatılacaktır.

Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.

Sitemizde yer alan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Burada sunulan hiçbir bilgi, herhangi bir yasal veya profesyonel tavsiye niteliğinde değildir. Bu paylaşım, hiçbir şekilde avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Bu nedenle ziyaretçilerimizin, profesyonel ve resmi anlamda hukuki yardım almadan herhangi bir işlemde bulunmamaları önemle tavsiye olunur.