HMK Madde 250: Menfaat İhlali Tehlikesi Nedeniyle Tanıklıktan Çekinme
HMK Madde 250, hukuk yargılamasında maddi gerçeğe ulaşma gayesi ile tanığın ve yakınlarının temel hak ve hürriyetlerini (mülkiyet hakkı, şeref ve itibar, lekelenmeme hakkı) koruma amacı arasında hassas bir denge kurar. Kanun koyucu, tanık olarak çağrılan bir kimseyi, vereceği ifadenin kendisi veya HMK 248’de sayılan yakınları için doğrudan maddi zarar, ceza soruşturması veya şeref/itibar kaybı yaratacağı durumlarda tanıklıktan çekinme hakkı ile donatmıştır. Bu hak, adil yargılanma ve kimsenin kendisini veya yakınlarını suçlamaya zorlanamaması (nemo tenetur) ilkesinin hukuk yargılamasındaki yansımasıdır.
HMK Madde 250: Kanun Metni
MADDE 250- (1) Aşağıdaki hâllerde tanıklıktan çekinilebilir:
a) Tanığın beyanı kendisine veya 248 inci maddede yazılı kimselerden birine doğrudan doğruya maddi bir zarar verecekse.
b) Tanığın beyanı kendisinin veya 248 inci maddede yazılı kimselerden birinin şeref veya itibarını ihlal edecek ya da ceza soruşturmasına veya kovuşturmasına sebep olacaksa.
c) Tanığın beyanı, meslek veya sanatına ait olan sırların ortaya çıkmasına sebebiyet verecekse.
6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi
Bu madde, 1086 sayılı Kanunun 246 ncı maddesinin mevcut düzenlemede aynen korunmuş hâlini ifade etmekte olup, yeni bir hüküm içermemektedir. Bu hüküm tanığın kendisini koruma düşüncesiyle hareket edebileceği ve doğruyu söylemeyebileceği ihtimali dikkate alınarak düzenlenmiştir.
Hukuki İncelemeler
HMK 250 Uyarınca Maddi Zarar Tehlikesi Nedeniyle Tanıklıktan Çekinme
Maddenin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, tanık olarak çağrılan kişinin vereceği beyan, doğrudan doğruya kendisinin veya HMK 248’de sayılan yakınlarının (eşi, altsoy-üstsoyu, nişanlısı vb.) malvarlığında somut ve doğrudan bir eksilmeye (maddi bir zarara) yol açacak nitelikte ise, tanık bu sorulara cevap vermekten ve tanıklık yapmaktan çekinebilir. Buradaki zarar tehlikesinin soyut bir ihtimal değil, ifadenin verilmesiyle doğrudan doğacak somut bir mali kayıp veya borç altına girme tehlikesi olması şarttır. Yasa, kişileri kendi aleyhine maddi yıkım yaratacak beyanlarda bulunmaya zorlamaz.
Şeref, İtibar veya Ceza Soruşturması/Kovuşturması Tehlikesi (a-b bentleri)
Maddenin (b) bendi, Anayasa’nın 38/5. maddesinde yer alan “Hiç kimse kendisini ve kanunda gösterilen yakınlarını suçlayıcı beyanda bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamaz” ilkesinin (nemo tenetur) Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ndaki birebir karşılığıdır. Eğer tanığın vereceği beyan;
- Kendisinin veya yakınlarının şeref ve itibarını ağır biçimde zedeleyecek, lekeleyecek nitelikte ise,
- Kendisi veya yakınları hakkında bir ceza soruşturması açılmasına ya da ceza kovuşturması (kamu davası) yürütülmesine zemin hazırlayacaksa, tanık bu hususlarda beyanda bulunmaktan imtina edebilir. Bu hak, bireyin lekelenmeme hakkının yargılama hukuku düzeyindeki en güçlü korumasıdır.
Yasa Tasarısı ve Yürürlükteki Metin Arasındaki Fark: HMK 250 ve HMK 255 İlişkisi
Usul hukuku uygulayıcılarının ve Yargıtay dairelerinin kararlarında sıkça karşılaşılan çok önemli bir teknik detay mevcuttur. HMK Tasarısı mecliste görüşülürken “Tanığın doğruluğu konusunda kuşkuyu gerektiren sebepler (Husumetli Tanık)” maddesi 250. madde olarak numaralandırılmıştır. Yargıtay’ın iş hukuku uyuşmazlıklarındaki yerleşik “husumetli tanık” kararlarında sürekli “HMK 250” maddesine atıf yapılmasının sebebi bu tasarı numaralandırmasıdır. Ancak yasa son halini alıp yürürlüğe girdiğinde, maddelerin kayması (teselsül) nedeniyle bu hüküm HMK m. 255 olmuştur. Yürürlükteki kanunda HMK m. 250 “Menfaat ihlali tehlikesiyle çekinme” iken, HMK m. 255 “Tanığın doğruluğunda kuşku duyulacak hallerdir.” Bu nedenle, husumetli tanık iddialarında yürürlükteki kanuna göre HMK m. 255’e dayanılmalıdır.
Avukat Görüşü: Duruşmada HMK 250 Çekinme Hakkının İleri Sürülmesi ve Husumetli Tanık İtirazları
Bir davanın tarafı veya tanık vekili olarak HMK 250 ve HMK 255 maddelerini şu stratejilerle yönetmelisiniz:
- Tanığın Çekinme Talebi: Müvekkiliniz veya yakınınız tanık olarak çağrıldığında, sorulan soruların TCK kapsamında bir ceza riski doğuracağını fark ederseniz, derhal duruşmada müdahale ederek HMK m. 250/1-b uyarınca ceza soruşturması tehlikesi nedeniyle tanıklıktan çekinme hakkını kullandığını zapta geçirtin.
- Husumetli Tanık İtirazı (HMK m. 255): Karşı tarafın gösterdiği tanıkların, müvekkilinize karşı aktif davaları olan (husumetli) kişiler olduğunu tespit ederseniz; Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin aşağıda özetlenen emsal kararları uyarınca, bu beyanların tek başına hükme esas alınamayacağını, doğruluğundan şüphe edilmesi gerektiğini belirterek beyanlara ihtiyatla yaklaşılmasını talep edin.
Öne Çıkan Yargıtay Kararları Özeti
1. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi Esas: 2016/13760, Karar: 2020/2666 (Husumetli Tanık Beyanlarına İhtiyatlı Yaklaşım ve HMK 255/250 Uygulaması)
ÖZET: İşçilik alacakları davalarında, davacı tanıklarının davalı işverene karşı kendi açtıkları aktif davalarının bulunması durumunda (husumetli tanık), bu kişilerin beyanlarına ihtiyatla yaklaşılması gerekir. Bu beyanlar tek başına hükme esas alınamaz, diğer yan delillerle birlikte değerlendirilmelidir.
Kararın Esası ve Yargıtay’ın Yaklaşımı: Yurt dışı şantiyesinde çalışan davacı işçinin açtığı fazla mesai ve tazminat davasında, yerel mahkeme davacı tanıklarının beyanlarına dayanarak talepleri kabul etmiştir. Ancak davalı vekili, bu tanıkların işverene karşı benzer taleplerle dava açtıklarını (husumetli olduklarını) ileri sürmüştür.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi hükmü şu gerekçelerle bozmuştur:
- HMK m. 255 (Kararda tasarı numarası olan HMK 250 olarak atıf yapılmıştır) uyarınca, tanığın davada yararı bulunmak gibi tanıklığının doğruluğu konusunda kuşkuyu gerektiren sebepler varsa, bunu iki taraftan biri iddia ve ispat edebilir.
- Davalıya karşı dava açan işçilerin tanıklıklarına ihtiyatla yaklaşılmalıdır. Husumetli tanık beyanları tek başına fazla çalışma ve tatil ücreti alacaklarının ispatı için yeterli kabul edilemez. Beyanların diğer yan delillerle desteklenmemesi bozma sebebidir.
2. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi Esas: 2017/3122, Karar: 2018/14232 (Husumetli Tanık Beyanlarının İspat Gücü Sınırı)
ÖZET: Fazla mesai ve genel tatil alacaklarının ispatında dayanılan tanıkların, aynı gün temyiz incelemesi yapılan dosyalarda benzer iddialarla davalı işverene karşı davacı olmaları durumunda, beyanları doğruluğundan kuşku duyulan (husumetli) delil niteliğindedir. Yan delillerle desteklenmeyen husumetli tanık beyanlarına göre fazla mesai hesabı yapılması usule aykırıdır.
Kararın Esası ve Yargıtay’ın Yaklaşımı: Moto-kurye ve vardiya müdürü olarak çalışan davacının fazla mesai iddialarını ispat için gösterdiği 5 tanıktan 4’ünün davalı işverene karşı benzer iddialarla davacı olduğu tespit edilmiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur:
- HMK m. 255 (Tasarı m. 250) uyarınca tanıklığa duyulacak güveni etkileyebilecek yakınlık ve husumet araştırılmalıdır.
- Davalı işverene karşı davası olan husumetli tanıkların beyanları dışında başkaca yan delil bulunmadığından fazla çalışma talebinin reddi gerekirken kabulü hatalıdır.
HMK Madde 250 (Menfaat İhlali Tehlikesi) Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
İfade verirsem hakkımda ceza davası açılması tehlikesi varsa tanıklıktan çekinebilir miyim?
Evet. HMK Madde 250/1-b bendi uyarınca, vereceğiniz tanık ifadesi kendiniz veya HMK 248’de sayılan yakınlarınız (eşiniz, nişanlınız, çocuklarınız vb.) hakkında bir ceza soruşturması veya kovuşturması açılmasına sebep olacaksa, bu sorulara cevap vermekten ve tanıklık yapmaktan yasal olarak çekinebilirsiniz.
Tanıklık yapmam şahsıma doğrudan maddi bir zarar verecekse çekinebilir miyim?
Evet. HMK Madde 250/1-a bendi gereğince, tanık olarak yapacağınız açıklamalar kendinize veya yakın akrabalarınıza doğrudan doğruya maddi/finansal bir zarar (örneğin tazminat ödeme yükümlülüğü veya borç altına girme riskleri) doğuracaksa, tanıklıktan çekinme hakkınız mevcuttur.
Yargıtay kararlarında geçen ‘husumetli tanık’ ne demektir ve HMK 250 ile ilişkisi nedir?
Husumetli tanık, davanın taraflarından birine karşı aktif olarak kendi davası veya düşmanlığı bulunan tanığı ifade eder. HMK Tasarısı aşamasında bu durum HMK 250. maddede yer aldığından Yargıtay kararlarında “HMK 250 uyarınca husumetli tanık” ifadesi kullanılır. Ancak yürürlükteki kanunda bu durum HMK Madde 255 altında düzenlenmiştir ve husumetli tanık beyanlarına ihtiyatla yaklaşılmasını emreder.
Kişisel şeref ve itibarımı zedeleyecek sorulara mahkemede cevap vermek zorunda mıyım?
Hayır. HMK Madde 250/1-b bendi uyarınca, sorulan sorulara vereceğiniz cevapların kendinizin veya HMK 248 kapsamındaki yakınlarınızın şeref, itibar ve haysiyetini ihlal edecek nitelikte olması durumunda tanıklıktan çekinme hakkınızı kullanabilirsiniz.
UYARI
Web sitemizde yayımlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka internet sitelerinde yayımlanması halinde derhal hukuki ve cezai süreç başlatılacaktır.
Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.
Sitemizde yer alan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Burada sunulan hiçbir bilgi, herhangi bir yasal veya profesyonel tavsiye niteliğinde değildir. Bu paylaşım, hiçbir şekilde avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Bu nedenle ziyaretçilerimizin, profesyonel and resmi anlamda hukuki yardım almadan herhangi bir işlemde bulunmamaları önemle tavsiye olunur.