Taraflarca Getirilme İlkesi Nedir? HMK Madde 25 ve İspat Sınırları
Özel hukuk yargılamasında hâkim, tarafların avukatı veya dedektifi değildir. Taraflar mahkemenin önüne hangi olayları, iddiaları ve delilleri getiriyorsa, uyuşmazlığın çerçevesi o kadardır. HMK Madde 25‘te vücut bulan Taraflarca Getirilme İlkesi, davanın malzemesini (vakıaları ve ispat araçlarını) mahkemeye sunma yükümlülüğünü tamamen davacı ve davalıya bırakır. Bir kişi davasında ne kadar haklı olursa olsun, eğer bu hakkı doğuran olayları süresi içinde dilekçesinde belirtmemişse veya delilini sunmamışsa, hâkim sırf gerçeği biliyor veya tahmin ediyor diye “Şu savunmayı da yapsaydın kazanırdın, unuttun sanırım” diyemez ve bu eksikliği kendi başına tamamlayamaz. Yargılama, ispatlanan hususlarda karar verir.
HMK Madde 25: Kanun Metni
(1) Kanunda öngörülen istisnalar dışında, hâkim, iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz ve onları hatırlatabilecek davranışlarda dahi bulunamaz.
(2) Kanunla belirtilen durumlar dışında, hâkim, kendiliğinden delil toplayamaz.
6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi
Maddede, dava malzemesi olan vakıaların, taraflarca getirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Maddenin birinci fıkrası, 1086 sayılı Kanunun 75 inci maddesinin birinci fıkrasını karşılamaktadır. İkinci fıkra ise yeni bir hüküm olup, delillerin toplanması bakımından genel kuralı ifade etmektedir.
Maddede, 1086 sayılı Kanunun 75 inci maddesindeki “hatırlatacak hâllerde dahi bulunamaz” ibaresi muhafaza edilmiştir. Bununla yasaklanan husus, somut bir olaya, vakıaya işaret edilmesi, vakıa getirilmesinin telkin edilmesidir. Hâkim, getirilen olayın olgularının, vakıalarının soyut hukuk normunun unsurlarını karşılamadığını beyan edebilecektir… Maddede dava malzemesinin, davanın temelini teşkil eden vakıalar ve delillerin getirilmesi konusunda, tarafların mutlak yetkisi vurgulanmaktadır.
Hukuki İncelemeler
Hâkimin Pasif Rolü ve “Hatırlatma Yasağı”
Taraflarca getirilme ilkesi, adil yargılanma ve mahkemenin tarafsızlığı kuralının en katı sonucudur. Örneğin bir alacak davasında, borcun üzerinden kanuni zamanaşımı süresi çoktan geçmiş olabilir. Ancak davalı taraf dilekçesinde açıkça “Zamanaşımı itirazında bulunuyorum” demediği sürece, Hâkim “Sayın davalı, bu borç 15 yıllık, zamanaşımı itirazı yapsana!” şeklinde bir imada bulunamaz. Keza sözleşmeye dayalı temerrüt faizi istenmemişken, hâkim kendi kendine faize hükmedemez.
Avukat Görüşü: Bilirkişinin İlkeyi Aşması Durumu
Pratikte bu kuralın en çok ihlal edildiği anlar “Bilirkişi Raporları”nda ortaya çıkar. Kimi zaman alanında uzman bir bilirkişi, davacının dilekçesinde hiç iddia etmediği bir detayı (Örneğin işçinin haftada 3 gün saat 22:00’ye kadar mesai yaptığını) farazi olarak hesaplayıp raporuna yansıtabilir. Hâkim eğer davacının kendi iddiasını (“Ben saat 18:00’de çıkıyordum” beyanını) unutup bilirkişinin yarattığı bu yeni vakıa üzerinden hüküm kurarsa, HMK 25 “Taraflarca Getirilme İlkesi” ağır şekilde ihlal edilmiş olur (Nitekim aşağıda yer alan Yargıtay 9. HD kararı tam olarak bu hatayı bozmuştur). Hâkim ve bilirkişi, tarafların çizdiği sınırların duvarını aşamaz.
Öne Çıkan Yargıtay Kararları Özeti
(Not: Aşağıda yer alan Yargıtay içtihatları, mevcut mevzuat metinlerinde sıklıkla atıf alan usul hukuku kararlarının özetleridir. Yasal sınırların çizilmesinde emsal teşkil ederler.)
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2015/20641 E. , 2018/12547 K.
ÖZET (Davacının İddiasını Aşan Bilirkişi Raporuna Dayanılamayacağı): Bir işçilik alacağı davasında davacı işçi dava dilekçesinde, “Haftada 6 gün sabah 08:30 ile akşam 18:00 arasında çalışıyorum” diyerek durumunu izah etmiştir. Ancak dosyaya atanan bilirkişi, nedense işçinin haftanın 3 gününde akşam 22:00’ye kadar fazla mesai yaptığını kurgulayarak hesaplama yapmış ve hâkim de buna dayanarak davayı kabul etmiştir. Yargıtay kararı HMK m.25 bazında ağır bir ihlal sayarak bozmuştur: Davacının kendi iddiası 18:00 iken, bilirkişinin davacının söylemediği bir vakıayı (22:00’ye kadar çalışmayı) ihdas etmesi ve hakimin bunu karara dayanak alması “Taraflarca Getirilme İlkesi”ne açıkça aykırıdır.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2016/4267 E. , 2019/3155 K.
ÖZET (Davalının Yapmadığı Savunmayı Hâkimin Re’sen Dikkate Alamayacağı): Ticari bir alacak davasında, KİK Hizmet İşleri Genel Şartnamesi gereği davacının hakediş raporlarına belirli bir usulle itiraz etmiş olması gerekmektedir. Yargılama boyunca davalı taraf böyle bir savunma yapmamış, “şartnameye göre itiraz etmediler” dememiştir. Buna rağmen mahkeme hakimi, sözleşme şartnamesini bizzat inceleyerek “Davacı hakedişe itiraz etmemiş” diyerek davayı kendi kendine reddetmiştir. Yargıtay bozmuştur: Şartnamedeki bu kural “kamu düzenine” ilişkin veya emredici bir yasa kuralı değildir; sadece bir sözleşme hükmüdür. HMK 25 gereği, davalı tarafın ileri sürmediği (söylemediği) bir savunmayı hâkim kendi bulup çıkartarak davayı reddedemez.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2016/15491 E. , 2021/171 K.
ÖZET (Delillerin ve Vakıaların Tarafça İspatlanması Zorunluluğu): Muris muvazaasına (mirastan mal kaçırma) dayanan tapu iptal ve tescil davasıdır. Davacı taraf, mirasbırakanın kasıtlı hareket ettiğini fiili delillerle ispatlamak yerine sadece “Taşınmazı bedelsiz devrettiler” argümanına sığınmıştır. Mahkeme ise dosyaya güçlü deliller sunulmamasına rağmen, yöre (mahalli) bilirkişilerinin afaki beyanlarına dayanarak davanın kabulüne hükmetmiştir. Yargıtay bozmuştur: HMK 25. maddesindeki “Taraflarca Getirilme İlkesi” ve genel ispat kuralları uyarınca, muvazaa davasında vakıaların toplanması ve sunulması hakime/bilirkişiye değil davacıya aittir. Davacı iddialarını somut olarak kanıtlamadığı sürece re’sen hüküm verilemez.
HMK Madde 25 Sıkça Sorulan Sorular
Hâkimin, taraflarca getirilmeyen bir şeyi araştırabilmesinin (Re’sen Araştırma) istisnaları nelerdir?
HMK 25’te “Kanunda öngörülen istisnalar dışında” vurgusu yapılmıştır. Kamu düzenini ilgilendiren davalar tarafların keyfiyetine bırakılmaz ve buralarda “Re’sen (kendiliğinden) Araştırma İlkesi” geçerlidir. Soybağı (nesep) davaları, babalık davaları, velayet, vesayet, kadastro davaları, çekişmesiz yargı işleri ve dava şartlarının (görev, ehliyet vb.) incelenmesi durumlarında hâkim taraflarca sunulan delillerle bağlı değildir, gerçeği bizzat kendi araştırır.
Davada sonradan aklıma gelen çok önemli bir vakıayı veya iddiayı hemen dilekçe ile dosyaya sunabilir miyim?
Bunu “İddia ve Savunmanın Genişletilmesi Yasağı” kuralları (HMK m. 141) çerçevesinde yapabilirsiniz. Dava veya Cevap dilekçenizi sunduktan belli bir aşamaya kadar (ön inceleme aşamasına kadar) serbestçe yeni vakıa getirebilirken, tahkikat aşamasına geçildikten sonra karşı tarafın açık rızası yahut ‘ıslah’ müessesesi haricinde dosyaya sonradan yeni vakıalar sokamazsınız.
Davada çok kritik bir delili (örneğin tapu belgesini) mahkemeye sunmayı unuttum, hâkim devletin UYAP sisteminden bunu kendi görebileceği için resmi belgeyi çıkarıp benim lehime kullanmaz mı?
Hayır. Özel hukuk yargılamasında taraflar o belgenin UYAP’tan celbini talep etmedikçe hâkim kendiliğinden (re’sen) “Ben UYAP’tan girip tapuya veya banka hesaplarına bakayım” şeklinde bir delil toplama işlemi yapamaz. Hak kaybı yaşamamak adına delil listelerinizi avukat eşliğinde ve eksiksiz sunmalısınız.
UYARI
Web sitemizde yayımlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka internet sitelerinde yayımlanması halinde derhal hukuki ve cezai süreç başlatılacaktır.
Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.
Sitemizde yer alan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Burada sunulan hiçbir bilgi, herhangi bir yasal veya profesyonel tavsiye niteliğinde değildir. Bu bilgilerin paylaşılması, hiçbir şekilde avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Bu nedenle ziyaretçilerimizin, profesyonel ve resmi anlamda hukuki yardım almadan herhangi bir işlemde bulunmamaları önemle tavsiye olunur.