HMK Madde 244: Tanık Davetiyesinin İçeriği ve Zorunlu Şartları
HMK Madde 244, mahkeme tarafından tanıklara gönderilecek çağrı kağıtlarının (davetiyelerin) şekil şartlarını ve içermesi gereken zorunlu yasal unsurları düzenleyen son derece teknik ve şekilci bir maddedir. Kanun koyucu, tanığın duruşmaya katılımını sağlamak için öngörülen zorlayıcı tedbirlerin (zorla getirme ve disiplin para cezası gibi) uygulanabilmesini, bu davetiyede yapılacak yasal uyarıların (ihtaratların) eksiksiz ve tam olmasına bağlamıştır. Bu kapsamda, yasal unsurları taşımayan bir davetiye, tanığa karşı cezai ve hukuki yaptırımların uygulanmasını engeller.
HMK Madde 244: Kanun Metni
MADDE 244- (1) Tanıklara gönderilecek davetiyede;
a) Tanığın adı, soyadı ve açık adresi,
b) Tarafların ad ve soyadları,
c) Tanıklık yapacağı konu,
ç) Hazır bulunması gereken yer, gün ve saat,
d) Gelmemesinin veya gelmesine rağmen tanıklıktan ya da yemin etmekten çekinmesinin hukuki ve cezai sonuçları,
e) Adalet Bakanlığınca hazırlanan tarife gereğince ücret ödeneceği, yazılır.
6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi
“Davetiyenin içeriği” başlığını taşıyan bu madde ile tanığa gönderilecek çağrı kağıdında nelerin bulunması gerektiği, mevcut 1086 sayılı Kanunun 258 inci maddesinin birinci fıkrasına göre daha açık ve ayrı ayrı bentler hâlinde ifade edilmiştir.
Hukuki İncelemeler
Tanık Davetiyesinde Yer Alması Gereken Zorunlu Unsurlar
HMK m. 244 uyarınca, mahkeme tarafından tanıklara çıkarılacak davetiyenin geçerli olabilmesi ve yasal sonuçlarını doğurabilmesi için şu bilgileri eksiksiz içermesi gerekir:
- Kimlik ve Adres Bilgileri: Tanığın adı, soyadı ve açık adresi (Madde 244/1-a).
- Dava Bilgileri: Davacı ve davalının ad ve soyadları (Madde 244/1-b).
- Tanıklık Konusu: Tanığın hangi olay veya iddialarla ilgili dinleneceği (Madde 244/1-c).
- Duruşma Bilgileri: Tanığın hazır bulunması gereken mahkeme salonu, duruşma günü ve saati (Madde 244/1-ç).
- Yol ve Günlük Ücret: Adalet Bakanlığı tarifesine göre tanığa verilecek ücret (Madde 244/1-e).
HMK Madde 244/1-d Bendi: “İhtarat” Zorunluluğu ve Şekil Şartı
Maddenin en kritik bendi (d) fıkrasıdır. Bu hükme göre, tanık davetiyesinde tanığın duruşmaya gelmemesi veya gelmesine rağmen tanıklık yapmaktan ya da yemin etmekten kaçınması durumunda karşılaşacağı hukuki ve cezai yaptırımların açıkça yazılması gerekir. Bu yaptırımlar; HMK m. 245 uyarınca disiplin para cezası, gelmemesiyle sebep olduğu yargılama giderlerinin bizzat tanığa yükletilmesi ve polis zoruyla (ihzaren) getirilmesidir. Bu yasal uyarıya hukuk dilinde “ihtarat” denir.
Davetiyedeki Şekil Eksikliğinin Yaptırımların Geçersizliğine Etkisi
Eğer tanığa gönderilen davetiyede HMK m. 244/1-d bendinde yer alan ihtarat (uyarı) açıkça yazılmamışsa, bu davetiye usulsüz ve sakattır. Usulsüz çağrılan bir tanık duruşmaya gelmediği takdirde, mahkeme hakimi kesinlikle zorla getirme kararı veremez ve tanığa disiplin para cezası hükmedemez. Zira kamu gücüne dayalı bir ceza veya yaptırım uygulanabilmesi için, kişiye önceden uyması gereken yasal yükümlülüğün ve uymama halinde karşılaşacağı yaptırımların açıkça bildirilmiş olması Anayasal bir zorunluluktur (kanunilik ve adil yargılanma ilkesi).
Avukat Görüşü: Eksik ve İhtarsız Davetiyelere Karşı Hak Arama Stratejisi
Bir dava dosyasında tanığınızın bizzat dinlenmesi sizin için hayati önemde olabilir. Eğer mahkeme kalemi tanığınıza gönderdiği davetiyede tarafların adını, tanıklık konusunu veya en önemlisi yasal uyarıları eksik yazmışsa; tanığınız duruşmaya gelmediğinde hakim “Tanık gelmedi, dinlenmesinden vazgeçiyorum” diyerek dosyayı kapatmak isteyebilir. Bu durumda derhal söz alarak; tanığa çıkarılan davetiyenin HMK 244. madde şartlarını taşımadığını, ihtarsız/eksik davetiye nedeniyle tanığın gelmemesinin aleyhine yorumlanamayacağını ve tanık hakkında zorla getirme kararı verilemeyeceğini, bu sebeple tanığa HMK 244 standartlarına uygun olarak yeniden ihtaratlı davetiye çıkarılması gerektiğini talep etmelisiniz. Bu talep reddedilirse, bu usul hatasını duruşma zaptına geçirtip kararın istinafta bozulmasını sağlayabilirsiniz.
Öne Çıkan Yargıtay Kararları Özeti
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi Esas: 2021/5172, Karar: 2022/7142 (Keşifte HMK 244 Uyarınca Davetiye Çıkarılması Zorunluluğu)
ÖZET: Kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil uyuşmazlığında yerel bilirkişilerin ve taraf tanıklarının HMK m. 243, 244, 259 ve 290/2 maddeleri uyarınca usulüne uygun davetiye ile çağrılmaları ve mahallinde yapılacak keşifte dinlenmeleri zorunludur. Soyut beyanlara dayanılarak ve HMK 244 standartlarında usulüne uygun davetiye ile tanık celbi gerçekleştirilmeksizin eksik incelemeyle karar verilemez.
Kararın Esası ve Yargıtay’ın Yaklaşımı: Davacı, dayandığı eski tapu kayıtlarının kapsamının çekişmeli taşınmazı da içine aldığını belirterek tapu iptali ve tescil talebinde bulunmuştur. İlk derece mahkemesi ise komşu parsellerin belgesizden (zilyetliğe dayalı) tescil edildiği, davacının ise iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi yerel mahkemenin bu incelemesini yetersiz bularak bozmuştur:
- Mahkemenin soyut beyanlara dayanarak tapu kaydını uygulaması usule aykırıdır.
- HMK’nın 243, 244, 259 ve 290/2. maddeleri uyarınca yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları usulüne uygun (HMK 244 standartlarında zorunlu unsurları taşıyan) davetiye ile çağrılmak suretiyle taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalıdır.
- Keşif esnasında komşu taşınmazların tespit bilirkişileri de tanık sıfatıyla dinlenilmeli, tapu kayıtlarının kapsamları zeminde tek tek uygulanarak haritaya işaretlenmelidir. Tüm bu usuli kurallara (özellikle davetiyenin içeriği ve tebliğ usulüne) uyulmaksızın eksik inceleme ile karar verilmesi bozmayı gerektirir.
Pratik Çıkarım: Taşınmaz başında yapılacak keşiflerde dinlenecek tanıkların ve yerel bilirkişilerin davetiyelerinin HMK 244 standardına uygun çıkarılması yasal bir zorunluluktur. Mahkeme bu kurallara uymadan tanık dinlemez veya usulsüz davetle yetinirse, Yargıtay 1. HD kararı uyarınca hüküm doğrudan usulden bozulacaktır.
HMK Madde 244 (Davetiye İçeriği) Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Tanık davetiyesinde “gelmezseniz polis zoruyla getirileceksiniz” ihtarının yazılması şart mıdır?
Evet. HMK Madde 244/1-d bendi gereğince, tanığın gelmemesi veya gelip de tanıklıktan çekinmesi halinde karşılaşacağı yasal sonuçların (zorla getirme ve disiplin para cezası) davetiyede açıkça yazılması yasal bir zorunluluktur. Aksi halde bu yaptırımlar uygulanamaz.
Bana gelen tanık davetiyesinde sadece duruşma saati yazıyor, gelmezsem başıma ne geleceği yazmıyor. Gitmezsem ceza alır mıyım?
Hayır. Davetiyede yasal yaptırımlar (ihtarat) açıkça belirtilmemişse, mahkeme sizin hakkınızda zorla getirme (polis zoruyla getirme) kararı veremez ve disiplin para cezası uygulayamaz. Ancak yargılamanın aksamaması adına mazeretsiz duruşmaya katılmanız her zaman tavsiye edilir.
Tanık olarak mahkemeye gittiğimde bana yol ve emek ücreti ödenir mi?
Evet. HMK Madde 244/1-e uyarınca, davetiyede Adalet Bakanlığınca hazırlanan tarife gereğince ücret ödeneceği açıkça yazılır. Duruşmada beyanda bulunduktan sonra hakimden günlük harcırahınızı ve yol masrafınızı talep etme hakkınız vardır.
Davetiyede davanın taraflarının veya tanıklık yapacağım konunun yazılmaması usulsüzlük müdür?
Evet. HMK Madde 244/1-b ve c bentleri uyarınca davetiyede tarafların isimlerinin ve tanıklık yapacağınız konunun yazılması şarttır. Bu bilgiler tanığın hangi konuda şahitlik yapacağını bilmesi ve hazırlıklı gelebilmesi açısından gereklidir. Bu bilgilerin eksikliği davetiyeyi usulsüz kılar.
UYARI
Web sitemizde yayımlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka internet sitelerinde yayımlanması halinde derhal hukuki ve cezai süreç başlatılacaktır.
Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.
Sitemizde yer alan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Burada sunulan hiçbir bilgi, herhangi bir yasal veya profesyonel tavsiye niteliğinde değildir. Bu paylaşım, hiçbir şekilde avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Bu nedenle ziyaretçilerimizin, profesyonel ve resmi anlamda hukuki yardım almadan herhangi bir işlemde bulunmamaları önemle tavsiye olunur.