HMK Madde 243: Tanığın Davet Edilmesi ve Hazır Tanık Dinletme Usulü

HMK Madde 243, hukuk yargılamasında tarafların gösterdiği tanıkların mahkeme huzuruna nasıl çağrılacağını ve hangi usullerle dinleneceğini düzenleyen temel maddedir. Kanun koyucu, tanıkların resmi davetiye ile çağrılmasını esas kabul etmekle birlikte, yargılamanın hızlandırılması amacıyla “taraflarca hazır bulundurulan tanığın dinlenmesi” (hazır tanık) imkanını da tanımıştır. Özellikle tanık listesi sunulmamış olsa dahi, belirlenen kesin sürede duruşmada hazır edilen tanığın dinlenmesi zorunluluğu, adil yargılanma ve ispat hakkının korunması açısından büyük öneme sahiptir.


HMK Madde 243: Kanun Metni

MADDE 243- (1) Tanık davetiye ile çağrılır. Ancak, davetiye gönderilmeden taraflarca hazır bulundurulan tanık da dinlenir. Şu kadar ki, tanık listesi için kesin süre verildiği ve dinlenme gününün belirlendiği hâllerde, liste verilmemiş olsa dahi taraf, o duruşmada hazır bulundurursa tanıklar dinlenir.

(2) Davetiyenin duruşma gününden en az bir hafta önce tebliğ edilmiş olması gerekir. Acele hâllerde tanığın daha önce gelmesine karar verilebilir.

(3) Tanığı davet, gerektiğinde telefon, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle de yapılabilir. Ancak, davete rağmen gelmemeye bağlanan sonuçlar, bu durumda uygulanmaz.


6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi

“Tanığın davet edilmesi” başlığını taşıyan bu maddenin ilk iki fıkrası mevcut 1086 sayılı Kanunun 258 inci maddesi hükmünü içermektedir. Bu bağlamda birinci fıkrada tanığın davet edilmesi zorunluluğuna işaret edilmiş, ikinci fıkrada ise acele hâllerde bunun istisnası dile getirilmiştir. Acele hâller kavramının takdiri, tanığı dinleyecek hâkime ait bir görevdir. Tanığın mahkemeye çağrılmasına ilişkin kullanılacak araçlar, günümüz iletişim ve bilişim teknolojisi göz önüne alınarak gösterilmiştir. Mahkeme gerektiğinde tanığı telefon, faks ve elektronik posta gibi araçlardan yararlanarak davet edebilecektir. Bu durum istisnaî bir düzenlemeyi içerdiğinden, olağan prosedürde öngörülen tanığın davete rağmen gelmemesinin sonuçları, burada uygulama alanı bulmayacaktır.

Adalet Komisyonu Değişiklik Gerekçesi

Tasarının 246 ncı maddesinin birinci fıkrasına, tanık listesi için kesin süre verildiği ve dinlenme gününün belirlendiği hallerde, liste verilmemiş olsa dahi taraf, o duruşmada hazır bulundurmuş olduğu tanıkların da mahkemece dinlenilmesine imkân sağlanması amacıyla fıkraya önerge ile bir cümle eklenmiş, ikinci fıkrada geçen “yedi gün” ibaresi, sürelerin hesabında kolaylık sağlanması ve uygulamadan kaynaklanan sorunların giderilmesi amacıyla “bir hafta” olarak değiştirilmiş ve madde teselsül nedeniyle 249 uncu madde olarak kabul edilmiştir.


Hukuki İncelemeler

Tanığın Mahkemeye Çağrılması Usulü ve Davetiye Kuralı

Hukuk yargılamasında kural olarak tanıklar resmi davetiye (subpoena) ile duruşmaya çağrılır. Mahkemenin gönderdiği davetiye resmi bir çağrı olup, kamu gücüne dayanır. Davetiye ulaştığında tanığın duruşmaya katılması yasal bir zorunluluktur. HMK 243/2 gereğince, tanığa gönderilecek davetiyenin duruşma gününden en az bir hafta önce tebliğ edilmiş olması gerekir. Bu süre, tanığın işini ve planlarını duruşma gününe göre ayarlayabilmesi amacıyla getirilmiş asgari koruyucu bir süredir. Tebliğ süresinin bir haftadan az olması halinde, tanığın duruşmaya gelmemesi durumunda zorla getirme veya disiplin para cezası gibi yaptırımlar uygulanamaz.

“Hazır Tanık” Müessesesi ve Liste Sunulmasa Bile Dinlenme Zorunluluğu

HMK 243’ün en büyük pratik önemi, birinci fıkranın son cümlesinde gizlidir. Usul hukukumuzda “hazır tanık” olarak adlandırılan bu düzenleme uyarınca; mahkeme tarafına tanık listesi sunması için kesin süre vermiş ve dinleme gününü belirlemiş olsa dahi, taraf süresinde yazılı liste vermemiş olsa bile, eğer duruşma günü tanığı bizzat yanında hazır bulundurursa, mahkeme o tanığı dinlemek zorundadır. Hakimin “Sen süresinde tanık listesi vermedin, bu yüzden hazır ettiğin tanığı da dinlemiyorum” deme lüksü kesinlikle yoktur. Bu kural, ispat hakkı ve hukuki dinlenilme hakkının en net yansımalarından biridir.

Teknolojik İletişim Araçlarıyla Davet Usulünün Sınırları

Kanun koyucu, HMK 243/3 ile duruşmaların hızlandırılması adına telefon, faks, SMS veya elektronik posta (e-posta) gibi modern iletişim araçlarıyla da tanık çağrılmasına imkan tanımıştır. Ancak bu kolaylığın çok önemli bir usuli sınırı vardır: Modern araçlarla yapılan davetlerde, tanığın gelmemesi durumunda gelmemeye bağlanan yasal yaptırımlar (polis zoruyla getirilme ve disiplin para cezası) uygulanamaz. Tanığın bu yaptırımlarla karşı karşıya kalabilmesi için mutlaka resmi tebligat kanalları (Ptt posta tebligatı veya e-tebligat) üzerinden usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş olmalıdır.

Avukat Görüşü: Duruşmada “Hazır Edilen” Tanığın Dinlenmesinde Mahkeme Direncini Kırma

Uygulamada bazı ilk derece mahkemeleri, yargılamayı hızlandırmak veya usul kolaylığına kaçmak adına duruşma günü hazır edilen tanıkları “Duruşma zapta bağlandı, zamanımız yok, listede adınız yok” gibi gerekçelerle dinlemekten kaçınmaktadır. Böyle bir durumla karşılaştığınızda derhal HMK Madde 243/1’in açık amir hükmünü hakime hatırlatmalısınız. Hakime, kanunun “liste verilmemiş olsa dahi taraf o duruşmada hazır bulundurursa tanıklar dinlenir” hükmünü duruşma tutanağına geçirteceğinizi ve hazır tanığı dinlememenin doğrudan mutlak bir bozma sebebi teşkil ettiğini belirterek direnç göstermelisiniz. Hazır tanığın dinlenmemesi yönünde kurulacak bir ara karara karşı duruşma zaptına şerh düşürmek, istinafta elinizi inanılmaz derecede güçlendirecektir.


Öne Çıkan Yargıtay Kararları Özeti

1. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi Esas: 2019/347, Karar: 2021/2627 (Keşif Mahallinde HMK 243 Uyarınca Tanık Davet Edilmesi Zorunluluğu)

ÖZET: Uyuşmazlığın taşınmaza ilişkin olduğu elatmanın önlenmesi ve kal davalarında; mahkemece yerel bilirkişilerin ve tüm tanıkların HMK m. 243, 244 ve 259 gereğince davetiyeyle keşif yerine çağrılmaları ve keşif yerinde bizzat dinlenmeleri gerekir. Usulüne uygun davet çıkarılmaksızın ve yerinde dinlenilmeksizin karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Kararın Esası ve Yargıtay’ın Yaklaşımı: Bir elatmanın önlenmesi ve yıkım (kal) davasında taraflar harici satış sözleşmesine dayanmışlardır. İlk derece mahkemesi, harici satış olgusunu, satıcı ve alıcıların mirasçılık ilişkilerini ve muvafakat durumunu tam olarak araştırmadan kal talebini reddetmiştir.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi kararı şu gerekçelerle bozmuştur:

  • Dava konusu taşınmaz üzerinde harici satış iddiası ve iyiniyet tartışması mevcuttur.
  • Bu tür gayrimenkul uyuşmazlıklarında olayın çözülmesi için yerel bilirkişilerin ve tanıkların HMK 243 gereğince resmi davetiye ile keşif mahalline davet edilmeleri şarttır.
  • Tanıklara HMK 243 uyarınca davetiye çıkarılarak keşif mahallinde HMK 259 gereğince dinlenilmeleri sağlanmalı, harici satış olgusunun ve fiili kullanım sınırlarının tespiti yerinde yapılmalıdır. Eksik incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirir.

2. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Esas: 2016/325, Karar: 2019/883 (Delilden Vazgeçme ile Tanığın Davet Edilmesi Usulü İlişkisi)

ÖZET: HMK Madde 196 gereğince, delil gösteren taraf karşı tarafın açık izni olmadıkça o delile dayanmaktan (tanık dinletmekten) vazgeçemez. Tanık davetiye tebliğine rağmen gelmemiş ve zorla getirilmesine karar verilmiş olsa dahi, bir taraf tanığın dinlenmesinden vazgeçtiğini beyan ederse; mahkeme karşı tarafa bu vazgeçmeyi kabul edip etmediğini sormalıdır. Karşı taraf vazgeçmeye onay vermezse, mahkeme HMK 243 ve devamı maddeleri uyarınca o tanığı bizzat çağırıp dinlemek zorundadır.

Kararın Esası ve Yargıtay’ın Yaklaşımı: Bir işçilik alacağı davasında işveren, işçinin iş yerinde uyuşturucu (esrar) kullandığını iddia ederek sözleşmeyi feshetmiştir. İşveren bu iddiasını kanıtlamak için bir tanık bildirmiştir. Bu tanık duruşmaya davetiyeye rağmen gelmemiş, mahkemece zorla getirilme kararı verilmiş ancak adreste bulunamamıştır. Bunun üzerine davacı işçi vekili tanığın dinlenilmesinden vazgeçtiklerini söylemiş, mahkeme de bu doğrultuda tanığı dinlemeden karar vermiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu yerel mahkemenin bu uygulamasını hatalı bularak direnme kararını bozmuştur:

  • HMK m. 196 (Delilden Vazgeçme) kuralı tanık delilini de kapsar.
  • Bir tarafın gösterdiği tanığın dinlenilmesinden vazgeçebilmesi için karşı tarafın açık rızası şarttır.
  • Mahkeme, davalı işverene davacının bu vazgeçme talebini kabul edip etmediğini sormalıdır. Eğer işveren vazgeçmeyi kabul etmezse, mahkeme HMK 243 ve devamı hükümleri uyarınca o tanığı bizzat çağırıp dinlemeli, ardından tüm dosya kapsamını birlikte değerlendirmelidir.

Pratik Çıkarım: Davada aleyhinize olan veya gerçeği söyleyeceğini bildiğiniz karşı taraf tanığı duruşmaya gelmediğinde ve karşı taraf “Ben bu tanığımdan vazgeçiyorum” dediğinde; HMK 196 ve bu HGK kararı uyarınca vazgeçmeyi kabul etmediğinizi, tanığın HMK 243 uyarınca bizzat çağrılmasını ve dinlenmesini talep etme hakkına sahipsiniz.


HMK Madde 243 (Tanık Daveti) Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Tanık listesi vermedim ama duruşmada tanığımı hazır ettim, hakim dinlemek zorunda mı?

Evet. HMK Madde 243/1 son cümlesi uyarınca, tanık listesi için kesin süre verilmiş ve dinlenme günü belirlenmiş olsa dahi, liste sunulmamış olsa bile taraf duruşma günü tanığı bizzat hazır bulundurursa mahkeme o tanığı dinlemekle yükümlüdür.

Tanık davetiyesi duruşmaya 3 gün kala tebliğ edildi, duruşmaya gitmek zorunda mıyım?

Hayır. HMK Madde 243/2 uyarınca davetiyenin duruşma gününden en az bir hafta önce tebliğ edilmiş olması gerekir. Bu süreye uyulmadan yapılan tebligatlarda tanığın duruşmaya katılmaması halinde, gelmemeye bağlanan yasal yaptırımlar (disiplin para cezası veya zorla getirme) uygulanamaz.

Hakim tanığı telefonla veya SMS ile çağırabilir mi? Gitmezsem polis zoruyla götürülür müyüm?

Evet, mahkeme HMK 243/3 uyarınca telefon, faks veya e-posta yoluyla tanığı davet edebilir. Ancak bu usulle yapılan davetlerde yasal zorlayıcı güç yoktur. Yani telefonla çağrılan tanık duruşmaya gitmezse hakkında disiplin para cezası verilemez veya polis zoruyla mahkemeye götürülemez. Bu yaptırımlar sadece resmi PTT tebligatı ile çağrılan tanıklar için geçerlidir.

Karşı taraf kendi gösterdiği tanığın dinlenilmesinden vazgeçebilir mi?

Sadece sizin açık rızanız olması halinde vazgeçebilir. HMK Madde 196 (Delilden Vazgeçme) uyarınca, bir delili gösteren taraf karşı tarafın açık izni olmadıkça o delile dayanmaktan vazgeçemez. Karşı taraf tanık dinletmekten vazgeçse bile, siz onay vermediğiniz sürece mahkeme HMK 243 uyarınca o tanığı davet edip dinlemek zorundadır.


UYARI

Web sitemizde yayımlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka internet sitelerinde yayımlanması halinde derhal hukuki ve cezai süreç başlatılacaktır.

Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.

Sitemizde yer alan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Burada sunulan hiçbir bilgi, herhangi bir yasal veya profesyonel tavsiye niteliğinde değildir. Bu paylaşım, hiçbir şekilde avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Bu nedenle ziyaretçilerimizin, profesyonel ve resmi anlamda hukuki yardım almadan herhangi bir işlemde bulunmamaları önemle tavsiye olunur.