Tanıklardan Bir Kısmının Dinlenilmesiyle Yetinilmesi: HMK Madde 241
HMK Madde 241, hukuk yargılamasında tarafların davayı uzatma ve kötüye kullanma amaçlı aşırı tanık gösterme çabalarını engellemek amacıyla mahkemeye tanınmış özel bir yetkidir. Bu yetkiye göre hakim, gösterilen tanıklardan bir kısmını dinledikten sonra uyuşmazlık konusu vakıa hakkında “yeterli bilgi edindiği” kanaatine varırsa geri kalan tanıkları dinlemekten vazgeçebilir. Ancak bu yetki sınırsız değildir; adil yargılanma ve hukuki dinlenilme hakkının ihlali boyutuna varmaması için Yargıtay’ın çizdiği çok katı usuli sınırlar vardır.
HMK Madde 241: Kanun Metni
MADDE 241- (1) Mahkeme, gösterilen tanıklardan bir kısmının tanıklığı ile ispat edilmek istenen husus hakkında yeter derecede bilgi edindiği takdirde, geri kalanların dinlenilmemesine karar verebilir.
6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi
“Tanıklardan bir kısmının dinlenilmesiyle yetinilmesi” başlığını taşıyan bu madde, davayı uzatma niyetiyle hareket etmek isteyen tarafın bu konudaki çabalarını önleme yolunda, mahkemeye tanınmış bir imkânı ifade etmektedir. Bir önceki maddenin ikinci fıkrasıyla tanıkların hangi vakıa hakkında dinleneceklerini açıklama görevinin tanığı gösteren tarafa yüklenmiş olduğu da dikkate alınarak, bu bağlamda, taraflarca tanık listesinde gösterilen tanıklardan bir kısmının dinlenmesiyle yeterli derecede sonuç alınmış ise diğerlerinin dinlenmesinden vazgeçilmiş sayılmasına karar verilebilecektir.
Adalet Komisyonu Değişiklik Gerekçesi
Tasarının 244 üncü maddesinde geçen “dinlenilmesinden vazgeçilmesine” ibaresi, daha doğru bir ifade olan “dinlenilmemesine” olarak değiştirilmiş ve madde teselsül nedeniyle 247 nci madde olarak kabul edilmiştir.
Hukuki İncelemeler
Mahkemenin Tanık Sayısını Sınırlandırma Yetkisinin Kapsamı
Hukuk yargılamasında kural olarak tarafların göstereceği tanık sayısı konusunda yasal bir üst sınır yoktur. Taraf, iddialarını ispatlamak için dilediği sayıda tanık gösterebilir (ispat hakkı). Ancak HMK 241, mahkemeye bu hakkın kötüye kullanılmasını önleme yetkisi vermiştir. Eğer sunulan tanık listesindeki ilk birkaç tanık dinlendikten sonra uyuşmazlık konusu olay (vakıa) şüpheye yer bırakmayacak biçimde aydınlanmışsa, hakim geri kalan tanıkları dinlemekten vazgeçebilir.
“Önceden Sınırlandırma” Yasağı ve Hukuki Dinlenilme Hakkı
HMK 241’in en kritik uygulama sınırı, bu yetkinin “önceden” kullanılamayacak olmasıdır. Mahkeme henüz tanıkları çağırmadan ve hiçbirini dinlemeden, dosya başında “Davanın niteliği gereği sadece iki tanık dinleyeceğim, fazlasını kabul etmiyorum” şeklinde bir karar veremez. Bu tür bir ön sınırlandırma, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan “Adil Yargılanma Hakkı” ve HMK 27. maddesindeki “Hukuki Dinlenilme Hakkı”nın açık bir ihlalidir.
HMK Madde 241’in Uygulanabilmesi İçin Gerekli Şartlar
Mahkemenin geri kalan tanıkları dinlemekten vazgeçebilmesi için şu şartların bir arada bulunması gerekir:
- Tanıkların Kısmen Dinlenmiş Olması: En azından birkaç tanık fiilen dinlenmiş olmalıdır.
- Yeter Derecede Bilgi Edinilmesi: Dinlenen tanıkların beyanlarıyla, ispatlanmak istenen vakıa hakkında hakimde tam bir vicdani kanaat oluşmuş olmalıdır.
- Farklı Vakıaların Olmaması: Dinlenmeyen tanıkların da aynı vakıa için bildirilmiş olması gerekir. Eğer tanıklar davanın farklı iddiaları (örneğin biri fazla çalışma, diğeri hakaret vakıası) için bildirilmişse, hakim “yeterli bilgi edindim” diyerek diğer vakıanın tanıklarını dinlemekten vazgeçemez.
Avukat Görüşü: Hakimin Tanık Dinlememe Kararına Karşı İtiraz Stratejisi
Duruşmada hakim “Ben ilk iki tanığı dinledim, konuyu anladım, kalan 3 tanığı dinlemiyorum” diyerek HMK 241 uyarınca ara karar kurarsa, derhal söz alıp itiraz etmelisiniz. İtirazınızda; dinlenmeyen tanıkların farklı somut vakıalar (örneğin fazla mesai dışında hafta tatili veya ulusal bayram çalışması) hakkında beyanda bulunacağını, HMK 241’in sadece aynı vakıaya ilişkin tanıklar için geçerli olduğunu ve bu kararın müvekkilinizin “ispat ve hukuki dinlenilme hakkını” kısıtladığını belirterek bu hususu tutanağa geçirtmelisiniz. Bu şerh, istinaf ve temyiz aşamasında kararı bozdurabilmeniz için altın değerindedir.
Öne Çıkan Yargıtay Kararları Özeti
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Esas: 2017/2183, Karar: 2021/156 (Tanıkların Önceden Sınırlandırılamayacağı İlkesi)
ÖZET: Mahkeme henüz tanıkları dinlemeden, dosya başında tarafların tanık dinletme hakkını sayıca (örneğin iki tanıkla) sınırlandıramaz. HMK Madde 241 ancak bazı tanıklar dinlenildikten ve ispatlanmak istenen vakıa hakkında yeterli bilgi edinildikten sonra uygulanabilir. Önceden yapılan sınırlandırma, adil yargılanma ve hukuki dinlenilme hakkının ihlalidir.
Kararın Esası ve Yargıtay’ın Yaklaşımı: Bir işçilik alacağı davasında mahkeme, ön inceleme aşamasında taraflara delillerini bildirmeleri için süre verirken “Davacının seçeceği iki tanık ile davalının seçeceği iki tanığın davet edilip dinlenmesine” şeklinde duruşma başında tanık sayısını iki ile sınırlandırmıştır. Davalı vekili 5 tanık bildirmiş ancak mahkeme sadece ikisini dinlemiş, kalan 3 tanık için HMK 241 gereğince yeterli bilgi edinildiğini belirterek dinleme talebini reddetmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, yerel mahkemenin bu direnme kararını şu gerekçelerle bozmuştur:
- HMK’nın 27. maddesinde düzenlenen “Hukuki Dinlenilme Hakkı” ve “Açıklama ve İspat Hakkı”, taraflara uyuşmazlığın çözümü için delillerini sunma ve inceletme imkanını anayasal güvenceyle verir.
- HMK Madde 241 münhasıran “tanıklar dinlenildikten sonra” yukarıda belirtilen şartların oluşması halinde uygulanabilecek bir hükümdür.
- Henüz tanıklar dinlenilmeden ve ispat edilmek istenen husus hakkında mahkemece yeter derecede bilgi edinilmeden, tarafların tanık dinletme hakkının peşinen (ara kararla iki kişiye) sınırlandırılması savunma hakkının gaspıdır.
- Ayrıca davalı taraf, 5 tanığının her birinin farklı işçilik alacağı vakıaları (fazla çalışma, genel tatil, ücret alacağı vb.) hakkında beyanda bulunacağını somutlaştırarak bildirmiştir. Farklı vakıalar söz konusu olduğundan mahkemenin tanık dinlemekten kaçınması usul ve yasaya aykırıdır.
Pratik Çıkarım: Mahkeme duruşma başında tanık sayısı sınırlaması koyarsa, bu Hukuk Genel Kurulu kararına dayanarak, tanıkların peşinen sınırlandırılamayacağını, her tanığın farklı vakıalar için bildirildiğini belirterek karara karşı durmalısınız.
HMK Madde 241 (Tanık Sınırlaması) Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Hakim kafasına göre “Ben bu kadar tanıkla ikna oldum, kalanları dinlemiyorum” diyebilir mi?
Hayır. Hakimin HMK 241 uyarınca tanık dinlemekten vazgeçebilmesi için dinlenen tanıkların beyanlarıyla vakıanın tam olarak aydınlanmış olması gerekir. Ayrıca hakim bu kararını gerekçelendirmek zorundadır. Keyfi bir dinlememe kararı Yargıtay tarafından “savunma hakkının kısıtlanması” gerekçesiyle bozulur.
Davada 10 tanık gösterdim, hakim hepsini dinlemek zorunda mı?
Eğer 10 tanığın tamamı da aynı olay (örneğin sadece iş kazasının meydana geldiği an) için gösterilmişse ve hakim ilk 3 tanığı dinledikten sonra olay hakkında net bir vicdani kanaate varmışsa, HMK 241 uyarınca kalan 7 tanığı dinlemeyebilir. Ancak tanıklar farklı konular için gösterilmişse dinlemek zorundadır.
Tanıkların peşinen (duruşma başında) sınırlandırılması ne anlama gelir?
Hakimin duruşma başında henüz tanıkların hiçbirini dinlemeden “Dilekçenizde 5 tanık yazmışsınız ama ben sadece 2 tanesini dinleyeceğim, seçin” demesidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı uyarınca bu uygulama kesinlikle yasaktır ve bozma sebebidir.
Hukuki dinlenilme hakkı tanık dinletmeyi de kapsar mı?
Evet. HMK Madde 27’de güvence altına alınan Hukuki Dinlenilme Hakkı; yargılama hakkında bilgilenme, açıklama yapma ve iddialarını “ispat etme” hakkını içerir. Tanık dinletmek de ispat hakkının en temel aracıdır.
UYARI
Web sitemizde yayımlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka internet sitelerinde yayımlanması halinde derhal hukuki ve cezai süreç başlatılacaktır.
Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.
Sitemizde yer alan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Burada sunulan hiçbir bilgi, herhangi bir yasal veya profesyonel tavsiye niteliğinde değildir. Bu paylaşım, hiçbir şekilde avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Bu nedenle ziyaretçilerimizin, profesyonel ve resmi anlamda hukuki yardım almadan herhangi bir işlemde bulunmamaları önemle tavsiye olunur