
Yemin tutanağının düzenlenmesi
HMK Madde 238
(1) Hâkim, yemin eden kimsenin beyanını dinleyip tutanağa geçirir ve yazılanları yüksek sesle huzurunda okur; beyanında ısrar edip etmediğini sorar ve verilen cevabı tutanağa kaydeder.
6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi
Madde, 1086 sayılı Kanunun 340 ıncı maddesine tekabül etmektedir. Bir hüküm değişikliği yoktur. Böylece yeminin manevî etkisi vurgulanmış, yemin eden kimseye son bir defa düşünme imkânı tanınmıştır.
Adalet Komisyonu Değişiklik Gerekçesi
Tasarının 241 inci maddesinde geçen “sebat” ibaresi, açıklığın sağlanması amacıyla “ısrar” olarak değiştirilmiş ve madde teselsül nedeniyle 244 üncü madde olarak kabul edilmiştir.
HMK Madde 238 Yemin tutanağının düzenlenmesi
Yargıtay İçtihatları
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2018/2372E. , 2018/6291K.
- HMK Madde 238
- Yemin tutanağının düzenlenmesi
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davacı-karşı davalı erkeğin, davalı -karşı davacı kadına nazaran daha ağır kusurlu olduğu gerekçesiyle her iki davanın da kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de, mahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillerden; davacı-karşı davalı erkeğe yüklenen “güven sarsıcı davranışlarda bulunma ve kadının intihar teşebbüsüne neden olma” vakıalarına davalı-karşı davacı kadın tarafından usulünce ve süresinde dayanılmadığı, bu nedenle kadın tarafından usulünce dayanılmayan bu vakıaların erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceği anlaşılmaktadır. Mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen erkeğin diğer kusurlu davranışları ile kadın tarafından temyiz edilmeyerek kesinleşen kadının kusurlu davranışları birlikte değerlendirildiğinde boşanmaya sebebiyet veren olaylarda taraflar eşit kusurlu oldukları halde erkeğin kadına nazaran daha ağır kusurlu olduğu yönündeki yanılgılı kusur belirlemesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
3-Yukarıda 2. bentte de açıklandığı üzere boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda taraflar eşit kusurlu olup davalı-karşı davacı kadın yararına Türk Medeni Kanununun 174/1-2 maddesi koşulları somut olayda gerçekleşmemiştir. Bu husus nazara alınmadan yanılgılı kusur belirlemesine bağlı olarak davalı-karşı davacı kadın yararına maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
4-Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz (TMK m. 175). Yukarıda 2. bentte açıklanan sebeplerle, boşanmaya neden olan vakıalarda tarafların eşit kusurlu oldukları anlaşılmaktadır. Ayrıca kadının çalışmadığı, gelir ve malvarlığının bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği gerçekleşmiştir. O halde, kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası (TMK m. 175) takdiri gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak isteğin reddi doğru görülmemiştir.
5-Davalı-karşı davacı kadın, ziynet eşyası alacağını, gösterdiği diğer delillerle kanıtlayamamıştır. Ancak, davalı-karşı davacı kadın açıkça yemin deliline de dayanmıştır. Mahkemece kadına yemin teklif etme hakkı hatırlatılmamıştır. O halde mahkemece, ziynet eşyası alacağıyla ilgili olarak kadına yemin teklif etme hakkı bulunduğunun hatırlatılması, yemin teklif edildiği takdirde ise, usulünce yemine ilişkin yargılama işlemlerinin yerine getirilmesi (HMK m. 227-238) ve gerçekleşecek sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (2.), (3.), (4.) ve (5.) bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.