Yemin Konusunun Açıklattırılması: HMK Madde 237 ve Hâkimin Soru Sorma Yetkisi

HMK Madde 237, yemin merasimi sırasında verilen beyanların muğlak, eksik veya çelişkili olması durumunda hâkime tanınan “açıklattırma ve aydınlatma” yetkisini düzenler. Yemin, davanın sonucunu kesin olarak belirleyen (kesin delil) bir işlem olduğundan, yemin edenin ağzından çıkan sözlerin hiçbir şüpheye yer bırakmayacak kadar net olması gerekir. Kişinin “bilmiyorum”, “hatırlamıyorum” veya “tam öyle değildi” gibi kaçamak cevaplar vermesi halinde hâkim, HMK 237 çerçevesinde devreye girerek gerçeğin tam olarak tutanağa geçmesini sağlamakla yükümlüdür.


HMK Madde 237: Kanun Metni

MADDE 237- (1) Hâkim, eksik olan noktaları tamamlamak veya açık olmayan hususları aydınlatmak için yeminin konusu ile bağlantılı gördüğü soruları yemin eden kimseye sorabilir.


6100 sayılı Kanunda Yer Alan Madde Gerekçesi

Madde, 1086 sayılı Kanunun 341 inci maddesinde yer alan hususları içermektedir. Kendisine yemin teklif olunan kimse, sorulan sorulara yemini tahtında cevap verdikten sonra, hâkimin, ancak o konu ile bağlantılı olan açıklamalar isteyebileceği, başka konular hakkında soru soramayacağı hüküm altına alınmıştır.


Hukuki İncelemeler

Yemin Beyanındaki Belirsizliklerin Giderilmesi

Yemin eden tarafın beyanı, tıpkı yemin formülü gibi net olmalıdır. Ancak uygulamada kişiler heyecandan, hafıza yanılgısından veya bilerek gerçeği gizleme çabasından dolayı eksik cümleler kurabilirler. HMK 237, hâkime pasif bir dinleyici olmaktan çıkıp, maddi gerçeği aydınlatmak için aktif olarak müdahale etme görevi verir. Hâkim, yemin beyanındaki çelişkileri gidermek için yönlendirici olmamak kaydıyla detay sorular sorabilir.

Hâkimin Soru Sorma Yetkisinin Sınırı: “Bağlantı” Kuralı

Gerekçede çok net vurgulandığı üzere, hâkimin soru sorma yetkisi sınırsız değildir. Hâkim sadece “yeminin konusu ile bağlantılı” olan hususları aydınlatmak için soru sorabilir. Yemin teklifinin sınırlarını aşan, davadaki başka bir iddiaya yönelik veya yemin formülünde hiç geçmeyen yepyeni bir konuda (ikinci bir yemin niteliğinde) soru sorulamaz. Karşı tarafın vekilinin de duruşma anında hakimin bu sınırı aşıp aşmadığını takip etmesi gerekir.

“Bilmiyorum” veya “Hatırlamıyorum” Şeklindeki Kaçamak Cevaplar

Kendisine yemin teklif edilen tarafın “bilmiyorum” demesi, hukuken doğrudan “yeminin reddi” veya “ikrar” sayılamaz. Zira kişinin o vakıayı bilmesi hayatın olağan akışına uygunsa, “bilmiyorum” demek gerçeği saklamak anlamına gelebilir. İşte bu noktada HMK 237 devreye girer. Hâkim, “Nasıl bilmezsiniz, o tarihte yetkili sizdiniz, muhasebe kayıtlarına bakmadınız mı?” gibi aydınlatıcı sorularla kişiyi net bir “Evet” veya “Hayır” cevabına (yemini eda etmeye veya iade/reddetmeye) zorlamalıdır.

Avukat Görüşü: Duruşmada Hâkimi Harekete Geçirme

Avukatlık pratiğinde, yemin eden karşı taraf kaçamak veya dolambaçlı bir cevap verdiğinde hâkim bazen bu beyanı doğrudan zapta geçirip işlemi bitirme eğiliminde olabilir. Böyle bir durumda avukatın derhal söz alarak: “Sayın Yargıç, karşı tarafın beyanı muğlaktır. HMK Madde 237 uyarınca bu hususun tam olarak açıklattırılmasını talep ediyoruz, net bir şekilde ‘borcum yoktur’ şeklinde mi yemin ediyor yoksa ‘hatırlamıyorum’ mu diyor, bu durum zapta net geçsin” şeklinde müdahale etmesi hayati önem taşır. Aksi halde muğlak bir yemin tutanağı aleyhinize kesin delil oluşturur.


Öne Çıkan Yargıtay Kararları Özeti

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Esas: 2020/3793, Karar: 2021/2458 (“Bilmiyorum” Beyanının HMK 237 Kapsamında Aydınlatılması Zorunluluğu)

ÖZET: Kendisine yemin teklif edilen tarafın “bilmiyorum” şeklindeki beyanı tek başına yemin konusunun ikrarı veya reddi anlamına gelmez. Mahkemenin HMK 237 çerçevesinde bu beyanı açıklattırmadan, doğrudan “kanıtlanamadı” gerekçesiyle davayı reddetmesi hukuka aykırıdır.

Kararın Esası: Ticari bir satım (şapka siparişi) nedeniyle açılan alacak davasında, davacı yazılı delil sunamamış ve yemin deliline dayanmıştır. Yemin teklif edilen davalı şirket yetkilisi duruşmada yemin formülüne karşılık “dava konusu şapka siparişi verilip verilmediğini bilmiyorum” şeklinde beyanda bulunmuştur. Yerel mahkeme, bu beyanı “yeminin reddi” olarak yorumlamış ve davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.

Yargıtay Kararı: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin kararını şu gerekçelerle bozmuştur:

  • Şirket yetkilisinin “bilmiyorum” şeklindeki beyanı, tek başına yeminin ikrarı veya reddi yönünde bir sonuç doğurmaz.
  • HMK’nın 237. maddesi çok açıktır: Mahkemece yapılacak iş, beyanda eksik geçen noktaları tamamlamak, açık olmayan hususları aydınlatmak ve gerektiğinde konuyla bağlantılı sorular sorarak cevabı “net olarak” tutanağa geçirmektir.
  • Mahkemece, HMK 237’deki bu yükümlülüğe riayet edilmeden, bağlayıcı hiçbir ibare içermeyen “bilmiyorum” lafzına dayanılarak hatalı yorumla karar verilmesi bozmayı gerektirir.

Pratik Çıkarım: Yemin eden kişi sorulan vakıayı kendisi bizzat yapmış veya kendi işlemiyse (kendi siparişi, kendi imzası vb.), “bilmiyorum/hatırlamıyorum” diyemez. Derse, hâkim HMK 237 uyarınca bu durumu aydınlatmalıdır. Hakim aydınlatmıyorsa, yemin teklif eden taraf olarak mutlaka tutanağa “Beyanın kaçamaklı olduğu ve HMK 237 uyarınca netleştirilmediği” yönünde itiraz şerhi düşürün.


HMK Madde 237 (Yemin Konusunun Açıklattırılması) Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Karşı taraf yemin ederken “bilmiyorum, aradan çok zaman geçti” derse davayı kazanır mı?

Hayır, doğrudan kazanmaz. Yargıtay kararlarına göre “bilmiyorum” cevabı tek başına yemin formülünün yerine getirilmesi (yeminin edası veya reddi) sayılamaz. Hâkimin HMK 237’ye göre kişiye konuyla ilgili hatırlatıcı ve netleştirici sorular sorarak kesin bir cevap (“Evet öyle oldu” veya “Hayır öyle olmadı”) alması gerekir.

Yemin eden kişiye ben avukat olarak doğrudan soru sorabilir miyim?

Türk usul hukukunda, özellikle yemin gibi sıkı şekil şartlarına bağlı merasimlerde, tarafların veya avukatların birbirine doğrudan soru sorması (çapraz sorgu) uygulaması kural olarak yoktur. Yemin eden kişiye sadece hâkim soru sorabilir. Ancak avukat olarak hâkimden, eksik kalan hususların (HMK 237 kapsamında) yemin edene sorulmasını talep edebilirsiniz.

Hâkim, yemin konusu dışında başka bir dosyayla ilgili soru sorabilir mi?

Kesinlikle soramaz. HMK 237 maddesinin gerekçesinde açıkça “başka konular hakkında soru soramayacağı” belirtilmiştir. Hâkimin aydınlatma soruları, yalnızca ve sıkı sıkıya yemin teklif metnindeki vakıalarla sınırlı olmak zorundadır.

Yemin beyanındaki belirsizlik giderilemezse ne olur?

Eğer hâkim tüm sorularına rağmen net bir cevap alamıyorsa ve kişi hala kaçamak cevaplar vermekte ısrar ediyorsa, kişinin tavrı mahkemece “yeminden kaçınma” (HMK 229) olarak değerlendirilebilir. Bu durumda kişi yemin konusu vakıayı ikrar etmiş (kabul etmiş) sayılır ve davayı kaybedebilir.


UYARI

Web sitemizde yayımlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Murat ÖCAL’a aittir. Makaleler, hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, özetlenmesi veya başka internet sitelerinde yayımlanması halinde derhal hukuki ve cezai süreç başlatılacaktır.

Avukat meslektaşlar, makale içeriklerini dava dilekçelerinde serbestçe kullanabilirler.

Sitemizde yer alan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Burada sunulan hiçbir bilgi, herhangi bir yasal veya profesyonel tavsiye niteliğinde değildir. Bu paylaşım, hiçbir şekilde avukat–müvekkil ilişkisi doğurmaz. Bu nedenle ziyaretçilerimizin, profesyonel ve resmi anlamda hukuki yardım almadan herhangi bir işlemde bulunmamaları önemle tavsiye olunur.